Near Türkçe ne demek? near (zarf/sıfat/fiil) Yakın, yakında, hemen hemen We prune the branches of the tree, which is near one meter tall.(Boyu bir metreye yakın olan ağacın dallarını buduyoruz.) The only plus of this house is that it’s near the school and grocery shop.(Bu evin tek artısı okula ve bakkala yakın olması.) Student: What does near means?(Öğrenci: Near ne demek?)Teacher: Near means to nearby.(Öğretmen: Near yakın demektir.) Yakınlaşmak, yaklaşmak, sokulmak As time went on,…

promise (fiil) Söz vermek, vadetmek, garanti etmek, taahhüt etmek My father promised me that when I turn 18, he will buy the car I want. (Babam bana 18 yaşıma girdiğimde istediğim arabayı alacağına söz verdi.) Ethical people stand behind their promises no matter what. (Ahlaklı insanlar, verdikleri sözlerin arkasında ne olursa olsun dururlar.) promise (isim) Söz, vaat He never forgot that promise of his uncle. (Amcasının o sözünü asla unutmadı.) What about your promise that…

Press ne demek? press (fiil) basmak, bastırmak, baskı yapmak Don’t press every button you see. It might be dangerous.(Gördüğünüz her düğmeye basmayın. Tehlikeli olabilir.)Jeff pressed his face against the window of the bus.(Jeff yüzünü otobüsün penceresine bastırdı / dayadı.)Student: What is the meaning of press?(Öğrenci: Press ne demek?)Teacher: Press means to urge.(Öğretmen: Press zorlamak demektir.) baskı yapmak, zorlamak The police pressed him for more information.(Polis, daha fazla bilgi için ona baskı yaptı.) suyunu çıkarmak, ezmek Can…