poser (isim) Poz veren kişi, model She is such a poser, look how she smiles to the cameras. (O tam bir poz veren, baksana kameralara nasıl da bakıyor.) Brad Pitt is a complete poser, he is looking good on TV. (Brad Pitt tam bir model, o televizonda çok iyi görünüyor) Yapmacık, şovmen, numaracı The definition of a poser is a person who pretends to be someone he is not, or a person who attempts to…

Eğer internette zaman geçiriyorsanız, mutlaka İngilizce kısaltmalar ile karşılaşmışsınızdır. Sosyal medyada, mesajlarda, online oyunlarda, blog veya çeşitli internet sitelerinde artık İngilizce yazı diliyle neredeyse bütünleşmiş olan bu kullanımlar internet kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu tarafından kabul görmekte ve anlamları bilinmektedir. Ancak bazen bu İngilizce Kısaltmaları kullanırken veya gördüğümüzde hatırlamakta zorluk çekebiliyoruz. Sizin için düzenlediğimiz en çok kullanılan bu İngilizce Kısaltmalar ile kolaylıkla sizde bu kısaltmaları anlayıp, kullanabilirsiniz. En çok Kullanılan 20 İngilizce Kısaltma LOL (Laughing Out…

month (isim) Ay This month our cafe made so much profit that I can pay all my bills. (Bu ay kafemiz o kadar çok kar elde etti ki tüm faturalarımı ödeyebilirim.) April is my favorite month because I am a spring person and April is the best month to feel the spring. (Nisan benim en sevdiğim aydır çünkü ilkbahara bayılırım ve Nisan ayı ilkbaharı en iyi hissedebileceğiniz aydır.) A human pregnancy lasts for nine months…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!