outdoor (sıfat) Açıkhava, dış mekan My Geography teacher said that we will make the class outdoors tommorow morning because we will look into rocks. (Coğrafya öğretmenim yarın sabah dersi açık havada yapacağımızı söyledi çünkü yarın kayalara bakacağız.) It is very nice to see that you choose an outdoor restaurant for our third anniversary. (Üçüncü yıl dönümümüz için açıkhava bir restoran seçimi yaptığını görmek oldukça güzel.) During this quarantine period, I missed the outdoors very very…

unisex (sıfat) Üniseks, her iki cinsiyete de uygun Unisex bathrooms are gaining popularity day by day. (Üniseks tuvaletler gün be gün popülarite kazanıyor.) This shop sells unisex clothings in general. (Bu mağaza genel olarak her iki cinsiyete de uygun kıyafetler satıyor.) Turkish is a language which has unisex personal pronouns. (Türkçe, üniseks kişi zamirlerinin bulunduğu bir dildir.) Unlike the common perception, every color is unisex. (Genel kanının aksine, her renk iki cinsiyete de uygundur.) Some…

gam (isim) Balina avcılarının yaptıkları toplantı, denizde yapılan toplantı The meeting held by ancient whalers meeting at a port or on a ship is called “gam”. (Eski zamanlardaki balina avcılarının bir limanda ya da bir gemide buluşarak yaptıkları toplantıya “gam” denmektedir.) When my father was a sailor, he often attended gams. (Babam denizciyken sık sık balina avcılarının toplantılarına katılırdı.) (Argo) Kadın bacağı When a man saw a pair of gams, all his attention would be…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!