always (zarf) Hep, her zaman, daima My mom has always taken care of us. (Annem hep bize baktı.) I always pictured myself living away from the city. (Kendimi her zaman şehirden uzakta yaşarken hayal ettim.) Jack’s grandmother said to him “Be always honest.”. (Jack’in babaannesi, ona “Her zaman dürüst ol.” dedi.) Is this place always like this? (Bu mekan her zaman böyle midir?) Amy always liked living on the edge. (Amy hep sınırlarda yaşamayı sevdi.)…

Eğer internette zaman geçiriyorsanız, mutlaka İngilizce kısaltmalar ile karşılaşmışsınızdır. Sosyal medyada, mesajlarda, online oyunlarda, blog veya çeşitli internet sitelerinde artık İngilizce yazı diliyle neredeyse bütünleşmiş olan bu kullanımlar internet kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu tarafından kabul görmekte ve anlamları bilinmektedir. Ancak bazen bu İngilizce Kısaltmaları kullanırken veya gördüğümüzde hatırlamakta zorluk çekebiliyoruz. Sizin için düzenlediğimiz en çok kullanılan bu İngilizce Kısaltmalar ile kolaylıkla sizde bu kısaltmaları anlayıp, kullanabilirsiniz. En çok Kullanılan 20 İngilizce Kısaltma LOL (Laughing Out…

sunset (isim) Gün batımı, güneş batışı The sunset is looking wonderful at the top of that cliff. (Gün batımı şu uçurumun tepesinde harika görünüyor.) We can finish our job because we have a couple of hours before the sunset. (İşimizi bitirebiliriz çünkü güneşin batımına kadar birkaç saatimiz daha var.) I have never watched the sunset with any of my partners until today. (Bugüne kadar hiçbir partnerimle gün batımını izlememiştim.) We are safe now until the…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!