ghetto (isim) Getto, kenar mahalle, azınlık mahallesi, yoksul mahallesi My sister lives in a ghetto and she is considering moving away soon. (Kız kardeşim bir kenar mahallede yaşıyor ve yakında taşınmayı düşünüyor.) Cities with income inequality have more ghettos than cities with equal income. (Gelir eşitsizliği olan şehirler, eşit gelirli şehirlerden daha fazla gettoya sahiptir.) The environment became more dangerous as they went into the ghetto. (Onlar gettonun içlerine girdikçe çevre daha tehlikeli hale geldi.)…

Playboy Türkçe ne demek? playboy (isim) Zampara, Çapkın She was dating a rich American playboy who was seeing two other women at the same time.(Aynı anda iki kadınla görüşen zengin bir Amerikalı zamapara ile birlikteydi.) Legendary actor Roger Moore stars as debonair playboy Simon Templar in the series that made him an international star.(Efsanevi oyuncu Roger Moore, kendisini uluslararası bir yıldız yapan dizide güler yüzlü zampara Simon Templar’ı canlandırıyor.) Their lives are forever changed when…

sing (fiil) Şarkı söylemek, söylemek, şiir okumak My son is singing now at the school concert. (Oğlum şu anda okul konserinde şarkı söylüyor.) When her favorite singer sings a song, she almost screams. (Onun en sevdiği şarkıcı şarkı söylediğinde neredeyse çığlık atar.) Alice loves to sing when she is having shower. (Alice duş alırken şarkı söylemeyi sever.) Şakımak, ötmek, vızıldamak Our canary is singing every morning. (Kanaryamız her sabah ötüyor.) He is singing like a…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!