Soon Türkçe ne demek? soon (zarf) yakında, biraz sonra, kısa bir zaman içinde His eyes closed and he was soon fall asleep(Onun gözleri kapandı ve kısa bir zaman içinde uykuya daldı.) This daunted the enemy for a time, but the defenders were soon out of breath.(Bu düşmanı bir süreliğine de olsa sindirmişti fakat savunmacılar kısa bir zaman içinde bitkin düştü.) en kısa sürede, andan itibaren (as soon as) She had to get a car as…

beach (isim) Sahil, kumsal, plaj, kıyı, kara When we went to the beach we saw that many jellyfish had hit the shore. (Plaja gittiğimizde birçok denizanasının sahile vurmuş olduğunu gördük.) Beach volleyball is my favorite sport and we play beach volleyball every summer. (Plaj voleybolu en sevdiğim spordur ve biz her yaz plaj voleybolu oynarız.) Next time you go to the beach, don’t forget to take your sunscreen with you. (Bir dahaki sefere sahile gittiğinizde,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!