in (zarf) İçeri, içinde, iç, dahili Henry insisted I go in and drink a cup of coffee, I couldn’t say no to him. (Henry içeri girip bir fincan kahve içmem için ısrar etti, ona hayır diyemedim.) My friend Andy and Martin couldn’t believe their eyes when they saw what was going on in the house. (Arkadaşım Andy ve Martin içeride neler olduğunu gördüklerinde gözlerine inanamadılar.) In their house, every day was like a carnival. (Onların…

Today Türkçe ne demek? today (isim/zarf) bugün, günümüz, bugüne ilişkin, zamane, içinde olduğumuz dönem When my fiancee’s exam passed awful today, I immediately went to support her.(Nişanlımın sınavı bugün kötü geçtiğinde, hemen ona destek olmaya gittim.) The value of today is always understood in the tomorrow.(Bugünün değeri her zaman yarın anlaşılır.)Today is the day that I felt happy.(Bugün mutlu hissettiğim gündür.) Today’s young people spend the best years of their youth with anxiety for the…

For Türkçe ne demek? for (sıfat / bağlaç) için, doğru, zarfında, dair, beri, adına, yüzünden, namına, göre, karşı, amacıyla It really exhausts me that you still treat me like this despite all the risks I took for you.(Senin için aldığım onca riske rağmen bana hala böyle davranıyor olman beni gerçekten çok yoruyor.)Aunt Alice has a bag full of chocolate reserved for her children.(Alice Teyze’nin çocukları için ayırdığı çikolata dolu bir çantası var.)In case of for…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!