flood (isim) Sel, taşkın, tufan, su baskını The flood destroyed the levee and messed up the town. (Taşkın, seti yıktı ve tüm kasabayı alt üst etti.) Last year approximately these days, it has rained almost 2 days without a break and flood ruined our farm. (Geçen yıl yaklaşık bu zamanlar, yağmur aralıksız olarak iki gün yağdı ve sel çiftliğimizi mahvetti.) flood (fiil) Basmak, su basmak The water flooded everywhere! Who has blocked the bath? (Banyoyu…

Bugün sizlere belki de herkesin İngilizce’ye başlarken ilk öğrendiği gramer konusu olan “Simple Present Tense” konusunu anlatacağız. Türkçedeki geniş zamana tekabül eden bu zaman, her şeyin temelidir. Hadi gelin bu gramer konusuna detaylı bir göz atalım ve hem eğlenceli hem öğretici hem de bol örnekli yazımıza başlayalım. Simple Present Tense ile basitçe cümleler türetebiliriz. Belki de bu yüzden bize ilk öğretilen İngilizce zaman konusu budur. Sadece özne ve yüklem ile başarılı bir şekilde konuşabilirsiniz. Mesela…

old (sıfat/fiil/isim) Eski, yaşlı, ihtiyar Alice’s parents are very old and kind people.(Alice’in anne ve babası oldukça yaşlı ve kibar insanlar.) I donated my old shoes to charity, I hope it goes to someone in need.(Eski ayakkabılarımı hayır kurumuna bağışladım, umarım ihtiyacı olan birine gider.) The professor was touched because she remembered the old times.(Profesör, eski günleri hatırladığı için duygulandı.) Old people should be carefull about Covid-19, Coronavirus is effect them badly according to younger.(Yaşlı…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!