cute (sıfat) Sevimli, şirin, cici, hoş Do you think Celien is cute? (Sence de Celien tatlı değil mi?) This doll is so cute! She always sleeps with it. (Bu oyuncak çok tatlı! O sürekli onunla uyuyor.) The baby looks so cute in her dress. (Bebek elbisesinin içerisinde çok tatlı görünüyordu.) I know she is cute. (Onun sevimli olduğunu biliyorum.) She goes to prom that’s why she looks so cute. (Bu gece baloya gidecek bu nedenle…

İngilizcede yer alan bir diğer geçmiş zaman kalıbımız Past Continuous Tense. Özellikle Simple Past Tense ile çok karıştırılan bu kalıp, aslında basit bir mantığa sahiptir. Bu derste Past Continuous Tense’in tüm detaylarını öğrenebilir, püf noktalara dikkat ederek ve verdiğimiz örneklerle karşılaştırarak bu kalıbı düzgün ve doğru şekilde kullanabilirsiniz. İlk önce bu zaman kalıbının ne olduğunu açıklamakla başlayalım. Past Continuous Tense Ne Demektir? Past Continuous Tense, adından da anlaşılabileceği üzere hem past hem de continuous kalıplarının…

ghetto (isim) Getto, kenar mahalle, azınlık mahallesi, yoksul mahallesi My sister lives in a ghetto and she is considering moving away soon. (Kız kardeşim bir kenar mahallede yaşıyor ve yakında taşınmayı düşünüyor.) Cities with income inequality have more ghettos than cities with equal income. (Gelir eşitsizliği olan şehirler, eşit gelirli şehirlerden daha fazla gettoya sahiptir.) The environment became more dangerous as they went into the ghetto. (Onlar gettonun içlerine girdikçe çevre daha tehlikeli hale geldi.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!