Focus Türkçe ne demek? focus (isim / fiil) odaklanmak, fokuslanmak, odaklamak, merkezlemek, odak, merkez I’m focused on something right now, can you please leave me alone?(Şu anda bir şeye odaklanıyorum, lütfen beni yalnız bırakır mısın?)Now we will focus on the matches going forward, we cannot be tied to the past.(Şimdi önümüzdeki maçlara odaklanacağız, geçmişe bağlı kalamayız.)I tried to focus on my exams, but my mind was full of questions about my parents divorcing process.(Sınavlarıma odaklanmaya…

yes (zarf) Evet (onaylamak, anlaşmaya varmak) Do you agree with me? – Yes, I agree. (Bana katılıyor musun?) – Evet, katılıyorum. Evet (bir karşıtlığı tasdiklemek) Don’t go that way. – Yes, I will. (O taraftan gitme. – Evet gideceğim.) Evet (seslenişe cevap vermek) Excuse me? – Yes mam. (Pardon bakar mısınız? – Evet hanımefendi.) Evet (kabul oyu ) *aye kelimesi de kullanılır hay hay, elbette Do you want go to lunch with me? – Yes…

Swordsman Türkçe ne demek? Swordsman (isim) İyi kılıç kullanan kimse, silahşör, kılıç ustası, savaşçı The swordsman lifted a sword from the ground and quickly attacked his opponent.(Kılıç ustası yerden bir kılıcı kaldırdı ve hızla rakibine saldırdı.) He was the finest swordsman in the army, and possessed that daring recklessness which is the most useful quality of leadership against Asiatics.(Ordudaki en iyi kılıç ustasıydı ve Asyalılara karşı liderliğin en yararlı niteliği olan bu cüretkar pervasızlığa sahipti.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!