ghetto (isim) Getto, kenar mahalle, azınlık mahallesi, yoksul mahallesi My sister lives in a ghetto and she is considering moving away soon. (Kız kardeşim bir kenar mahallede yaşıyor ve yakında taşınmayı düşünüyor.) Cities with income inequality have more ghettos than cities with equal income. (Gelir eşitsizliği olan şehirler, eşit gelirli şehirlerden daha fazla gettoya sahiptir.) The environment became more dangerous as they went into the ghetto. (Onlar gettonun içlerine girdikçe çevre daha tehlikeli hale geldi.)…

premium (isim) İkramiye, prim Health care premiums have increased this year but it still isn’t enough. (Sağlık hizmetleri primleri bu yıl arttı ama yine de yeterli değil.) We can pay a premium for the best location for our new hotel. (Yeni otelimiz için en iyi konuma ikramiye ödeyebiliriz.) premium (sıfat) Yüksek kaliteli, ayrıcalıklı Astrid prefers to drink premium coffee. (Astrid yüksek kaliteli kahve içmeyi tercih ediyor.) Jake is a premium member of our society. (Jake,…

İngilizce Öğrenmenin En Etkili Yolları: Hızla ve Verimli Dil Öğrenme Stratejileri İngilizce öğrenmek, globalleşen dünyada en önemli becerilerden biridir. Hem kariyerinizdeki fırsatları artırır hem de sosyal yaşamda daha geniş bir etkileşim alanı sağlar. Peki, İngilizce öğrenmek artık daha kolay ve verimli hale geldi. Bu yazıda, İngilizceyi hızla öğrenmek için kullanılan en etkili dil öğrenme yöntemlerini keşfedecek, konuşma pratiği ve günlük çalışma rutinleri ile nasıl ilerleyeceğinizi öğreneceksiniz. 1. Günlük Pratik: İngilizceyi Konuşarak Öğrenin Dil öğrenmenin en…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!