other (sıfat) Öteki, başka, diğer In other words, it’s none of my business. So, I don’t care. (Başka bir deyişle, bunların hiçbiri beni ilgilendirmez. Yani, umurumda değil.) Why do you care what others think about you? (Neden diğerlerinin senin hakkında ne düşündüğünü önemsiyorsun?) Jonathan didn’t like the other children. That’s why he never played with them. (Jonathan öteki çocukları sevmedi. Bu yüzden onlarla hiç oynamadı.) Can we go to other place, please? I didn’t like…

partisan (isim) Tarafgir, taraftar, yandaş The partisan media behave like there are no problems in the country and even the only problem in country is the opposition. (Yandaş medya ülkede hiçbir problem yokmuş ve hatta ülkedeki tek sorun muhalefetmiş gibi davranıyor.) We couldn’t win the elections because of our party’s partisans. (Partimizin tarafgirleri yüzünden seçimi kazanamadık.) Almost all newspapers has become partisan of the nationalist party. (Hemen hemen tüm gazeteler milliyetçi partinin partizanı oldular.) Gerilla,…

İngilizce organlar resimleri ve örnekleri ile İngilizce olarak vücudun farklı bölümlerini bu yazımızda sizler için hazırladık. İngilizce kelime dağarcığınızı artırmak için vücut organlarının adlarını öğrenin. Örneğin, İngilizce konuşulan bir ülkede olduğunuzu ve bir doktora görünmeniz gerektiğini hayal edin. Konuşmanız gereken en önemli şeylerden biri, problemin vücudunuzun neresinde olduğu olacaktır. Bu nedenle, farklı organlarınızın veya problem hissettiğiniz organın adını İngilizce olarak doktora doğru bir şekilde söylemeniz çok önemlidir. Bu sadece tıbbi bir durumda değil, aynı zamanda…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!