norm (isim) Kaide, düstur, kural Sometimes, some people’s life styles don’t fit with the society’s norms. (Bazen bazı insanların hayat tarzları toplumun kaidelerine uymaz.) Some Jewish, Christian and Muslim people have very strict norms. (Bazı Yahudi, Hristiyan ve Müslüman insanların oldukça katı kuralları vardır.) Journalism norms have been broken commonly in these days. (Gazetecilik kaideleri bugünlerde oldukça sıklıkla çiğneniyor.) The norms of this tribe are very interesting. (Bu kabilenin kuralları oldukça ilginç.) Standard, model Universal…

Eat ne demek? eat (fiil) yemek Having gone all day without food, we greedily ate the hamburgers.(Bütün günü yemek yemeden geçirince, hamburgerleri aç gözlü bir şekilde yedik.)We’re going to eat before we leave, and you’re going to act grateful.(Çıkmadan önce yemek yiyeceğiz ve sen tatminkar biri gibi davranacaksın.)After a nice warm bath and a night’s sleep, she stopped in the hotel restaurant to eat breakfast.(Güzel sıcak bir duş ve bütün gece deliksiz bir uykudan sonra,…

public (isim) Halk She insisted that she did everything she can for the public.(Halk için elinden gelen her şeyi yaptığı konusunda ısrar etti.)Before making a decision, the government should ask the public first.(Bir karar vermeden önce, hükümet ilk önce halka sormalıdır.) public (fiil) Kamu, umumi, halk, halka açık Jessica’s biggest dream is to establish a public library one day.(Jessica’nın en büyük hayali, bir gün bir halk kütüphanesi kurmaktır.)I am not sure if I can have…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!