Fix Türkçe ne demek? fix (fiil) Düzeltmek, onarmak, tamir etmek, hile karıştırmak, şike yapmak I have been receiving reports that horse racing competitions were fixed.(At yarışı müsabakalarına hile karıştırıldığına dair raporlar alıyorum.) I don’t want it, if you really want it, go ahead and fix something.(İstemiyorum, eğer gerçekten istiyorsan, devam et ve bir şeyi düzelt.) You can’t fix a war that’s been on for hundreds of thousands of years.(Yüzbinlerce yıldır devam eden bir savaşı düzeltemezsiniz.)…

sunset (isim) Gün batımı, güneş batışı The sunset is looking wonderful at the top of that cliff. (Gün batımı şu uçurumun tepesinde harika görünüyor.) We can finish our job because we have a couple of hours before the sunset. (İşimizi bitirebiliriz çünkü güneşin batımına kadar birkaç saatimiz daha var.) I have never watched the sunset with any of my partners until today. (Bugüne kadar hiçbir partnerimle gün batımını izlememiştim.) We are safe now until the…

Current ne demek? current (sıfat) geçerli, mevcut Current parenting perspectives gives more opportunity to children for express themselves.(Mevcut ebeveynlik perspektifleri çocuklara kendilerini ifade etmeleri için daha çok fırsat veriyor.)Current fashion trends shows that ladies will wear lots of thick dresses this winter.(Geçerli moda trendleri gösteriyor ki bu kış kadınların bol bol kalın elbise giyeceğini göreceğiz.)Student: What does current means?(Öğrenci: Current ne demek?)Teacher: Current means valid.(Öğretmen: Current geçerli demektir.) güncel, halihazırda, şimdiki, şu anki Current experiments…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!