old (sıfat/fiil/isim) Eski, yaşlı, ihtiyar Alice’s parents are very old and kind people.(Alice’in anne ve babası oldukça yaşlı ve kibar insanlar.) I donated my old shoes to charity, I hope it goes to someone in need.(Eski ayakkabılarımı hayır kurumuna bağışladım, umarım ihtiyacı olan birine gider.) The professor was touched because she remembered the old times.(Profesör, eski günleri hatırladığı için duygulandı.) Old people should be carefull about Covid-19, Coronavirus is effect them badly according to younger.(Yaşlı…

loading (isim) Yükleme When you see a loading screen, don’t shut it down because the installation process is in progress. (Eğer yükleme ekranı görürsen sakın kapatma çünkü kurulum işlemi devam etmektedir.) The loading has been going on for 8 hours and it is getting very annoying. (Yükleme 8 saattir sürüyor ve çok sinir bozucu olmaya başladı.) There was a wage crisis at loading department that’s why the shipment had been delayed. (Yükleme departmanında ücretlerle alakalı…

month (isim) Ay This month our cafe made so much profit that I can pay all my bills. (Bu ay kafemiz o kadar çok kar elde etti ki tüm faturalarımı ödeyebilirim.) April is my favorite month because I am a spring person and April is the best month to feel the spring. (Nisan benim en sevdiğim aydır çünkü ilkbahara bayılırım ve Nisan ayı ilkbaharı en iyi hissedebileceğiniz aydır.) A human pregnancy lasts for nine months…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!