say (fiil) Söylemek, demek, söz sahibi olmak, söz etmek / sözel olarak bahsetmek The patient knocked the door. “Come in” the doctor said. (Hasta kapıyı çaldı. Doktor “içeri girin” dedi.) He has said nothing about his meeting. (Toplantısından hiç bahsetmedi.) I just want to say how pleased I am to be here. (Burda olmaktan ne kadar mutlu olduğumu söylemek istiyorum.) One thing you have to say about Americans: they love drama. (Amerikalılar hakkında söylemen gereken…

İngilizce hastalıklar, kelime bilginizi geliştirmek için hastalık ve hastalık isimlerini öğrenin. İngilizce konuşulan bir ülkede hasta olduysanız veya sahip olduğunuz bir hastalık hakkında biriyle konuşmak istiyorsanız, o zaman İngilizce hastalık isimlerini bilmek sizin için çok faydalı olacaktır. Bu aynı zamanda tıp ve insan vücudu hakkında bilgi almak isteyen ve konuyla ilgili metinleri okumak veya İngilizce TV programlarını izlemek için çok kullanışlı olan ve herkes için gerçekten yararlı bilgiler. Şimdi sizler için hazırladığımız İngilizce hastalık isimlerine…

special (isim/sıfat) Özel, yemek (lokantaya has), özel sayı, spesiyal, mahsus, olağanüstü, yegane He’s planning a special dinner to propose marriage.(Evlenme teklif etmek için özel bir akşam yemeği planlıyor.) I would like to try the chef’s special menu.(Şefin özel menüsünü denemek istiyorum.) She preferred her order as a special delivery to be faster.(Siparişini daha hızlı olması için özel gönderim olarak tercih etti.) It is time to shop! The stores have special prices for you on this…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!