old (sıfat/fiil/isim) Eski, yaşlı, ihtiyar Alice’s parents are very old and kind people.(Alice’in anne ve babası oldukça yaşlı ve kibar insanlar.) I donated my old shoes to charity, I hope it goes to someone in need.(Eski ayakkabılarımı hayır kurumuna bağışladım, umarım ihtiyacı olan birine gider.) The professor was touched because she remembered the old times.(Profesör, eski günleri hatırladığı için duygulandı.) Old people should be carefull about Covid-19, Coronavirus is effect them badly according to younger.(Yaşlı…

İngilizce Öğren: Hızlı ve Verimli Dil Öğrenmenin Yolları İngilizce öğren, günümüzde hem kişisel hem de profesyonel yaşamda büyük bir önem taşır. Teknolojinin etkisiyle, dil öğrenme süreçleri daha hızlı, verimli ve kişiselleştirilmiş hale geliyor. Eğer İngilizce öğrenmeye başlamak ya da hızlandırmak istiyorsanız, doğru platformdasınız! Bu yazıda, İngilizce öğrenmek için en etkili yöntemleri keşfedecek ve Lingusta’nın size nasıl yardımcı olabileceğini öğreneceksiniz. Bu yazıda, İngilizce öğrenmenin en hızlı ve etkili yollarını keşfedecek ve Lingusta’nın size nasıl yardımcı olabileceğini…

province (isim) Vilayet, il, saha, taşra, yetki alanı, ülkenin idari bölümlerinden biri, eyalet My uncle was the governor of this province for 15 years. (Benim amcam 15 yıl bu ilin valiliğini yaptı.) A curfew was declared throughout the province due to Covid-19. (Covid- 19 nedeniyle il genelinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi.) This is the most famous cafe in this province. (Bu eyaletteki en ünlü kafe burasıdır.) All my memories take place in this province…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!