yes (zarf) Evet (onaylamak, anlaşmaya varmak) Do you agree with me? – Yes, I agree. (Bana katılıyor musun?) – Evet, katılıyorum. Evet (bir karşıtlığı tasdiklemek) Don’t go that way. – Yes, I will. (O taraftan gitme. – Evet gideceğim.) Evet (seslenişe cevap vermek) Excuse me? – Yes mam. (Pardon bakar mısınız? – Evet hanımefendi.) Evet (kabul oyu ) *aye kelimesi de kullanılır hay hay, elbette Do you want go to lunch with me? – Yes…

İngilizcede geçmiş zamanda yaşanmış olayları konuşurken kullanabileceğiniz birden fazla Tense bulunmaktadır. Hangi durumda hangisini kullanacağınızı bilmek kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Bu kadar Tense içinde “Past Perfect Tense” belki de en nadir kullanılan zamanlardan bir tanesidir. Past Perfect Tense’i diğerlerinden ayırmak, kurallarını doğru öğrenip cümlelerinizi doğru kurmak ve hata yapmamak istiyorsanız yazımızı dikkatlice okuyup bu zamanı tüm ayrıntılarıyla öğrenebilirsiniz. Tüm durumlar hakkında sizlere örnekler verip konuyu iyice kavramanızı ve alıştırma yapmanızı sağlayacağız. Lafı uzatmadan…

feel (fiil) Hissetmek, sezmek I asked Jacob how he felt like but he didn’t answer. (Jacob’a nasıl hissettiğini sordum fakat cevap vermedi.) I feel like this is not a good idea. (Bunun iyi bir fikir olmadığını seziyorum.) Josephine is feeling sad since Bellamy has left the village. (Bellamy köyü terk ettikten beri Josephine üzgün hissediyor.) Dokunmak, ellemek, el sürmek I don’t like feeling silk shirts. (İpek gömleklere dokunmayı sevmem.) feel (isim) His, duygu There was…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!