Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan
İngilizce

Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan

Sıfırdan başlayanlar için evde uygulanabilir İngilizce çalışma programı: günlük 30 dakikalık düzen, haftalık tablo, aşama aşama yol haritası ve aksatınca ne yapılacağı.

Devamını Oku
40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber
İngilizce

40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber

30, 40 ya da 50 yaşından sonra İngilizce öğrenilir mi? Yaşın gerçekten neyi değiştirdiği, sık yapılan 5 hata ve dolu bir hayata sığan çalışma düzeni.

Devamını Oku
Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?
İngilizce

Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?

Online kurs, yüz yüze kurs, özel ders ve kendi hızında program yan yana. Konuşma süresi, toplam maliyet ve kayıttan önce sorman gereken 7 soru.

Devamını Oku

Lake Türkçe ne demek? Lake (isim) göl They own a cottage on the lake.(Gölde bir kulübeleri var.) In Turkey, some people are believe that there is a sea monster in the Lake of Van and its name is “Monster of Lake of Van”.(Türkiye’de bazı insanlar Van Gölü’nde bir deniz canavarı olduğunu inanıyor ve adı “Van Gölü Canavarı”. We used to go to the lake every weekend and make fishing with me and my kids.(Her haftasonu…

Bugün, Present Perfect Tense konu anlatımı ve Present Perfect Tense örnek cümleleri üzerinde duracağız. Present Perfect Tense, çok karıştırılan ve anlaşılması biraz zor olan bir konudur. Türkçe’de tam olarak bir zaman karşılığı olmaması, bu kalıbı öğrenmeyi daha zor hale getiriyor. Simple Past Tense ile sık sık karıştırılan bu kalıbın kurallarını iyice öğrenip, kullanım alanlarını bilirsek karışıklığı engellemiş oluruz. Present Perfect Tense Nedir, Present Perfect Tense kullanım alanları, Present Perfect Tense olumlu cümleler, Present Perfect Tense…

challenge (fiil) Mücadeleye davet etmek. Meydan okumak. They had challenged the best teams in the world. (Dünyanın en iyi takımlarına meydan okudular.) He challenged the minister to show evidence. (Bakana kanıt göstermesi için meydan okudu.) The idea has never been challenged. (Bu fikre hiçbir zaman meydan okunmadı.)   challenge (isim) Büyük efor ve kararlılık gerektiren yeni ve zorlayıcı mesele, aşılması zor bir durum, yarışma / düello / müsabaka / zorluk Mountain Everest presented a challenge…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar