confirm (fiil) Onaylamak, doğrulamak, tasdik etmek The law has passed the parliment by a large vote but in the next step, the president should confirm it. (Yasa parlamentodan büyük bir oyla geçti ama sonraki adımda başkanın yasayı onaylaması gerekiyor.) Would you tell Mr. Johnson that he need to sign these papers for confirming the tender offer. (Bay Johnson’a ihale teklifini onaylamak için bu belgelere imza atması gerektiğini söyler misiniz?) Tespit etmek Our pilots confirmed that…

İngilizce İnstagram biyografi sözleri paylaşarak sosyal medyadaki en etkili hesaplardan bir tanesi olmak ister misiniz? Arkadaşlarınızın İngilizce seviyeniz karşısında hayran kalmasını sağlayacak üstelik birbirinden özel anlamları ile sevdiklerinizin de ilgisini çekecek kısa ve havalı İngilizce İnstagram sözleri arasında sizler için en uygun olanını seçmeye hazır olun. İşte o birbirinden özel cümleler! İngilizce İnstagram Sözleri Be the change you want to see in the world.Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol. Happiness is not something readymade. It…

sad (sıfat) Üzgün, kederli, mahzun, üzüntülü, gamlı After I heard what she tells me, i feel sad.(Bana anlattıklarını duyduktan sonra üzüldüm.) The last song I listened on the concert made me sad.(Konserde dinlediğim son şarkı beni üzdü.) Student: What is the meaning of sad?(Öğrenci: Sad ne demek?)Teacher: Sad means depressed.(Öğretmen: Sad mahzun demektir.) Keder verici, üzücü, hazin Princess Diana’s car accident was a sad incident.(Prenses Diana’nın araba kazası keder verici bir olaydı.) I don’t like…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!