allow (fiil) İzin vermek, müsaade etmek, kabul etmek Allow me to give you an example for this situation. (İzin verirseniz bu durum için size bir örnek vereyim.) You have to allow your son attend some school parties otherwise he would go without your permission. (Oğlunun okuldaki bazı partilere katılmasına izin vermelisin, aksi takdirde senin iznin olmadan gidecektir.) Would you allow me in? I’m too late. (İçeri girmeme izin verir misin? Çok geç kaldım.) My father…

Dijitalleşen dünyada İngilizce Nickler kullanarak; sanal ortamda kendimizi en iyi şekilde yansıtacak kullanıcı adını bulmak önemlidir. Sosyal medya uygulamaları, oyunlar ve daha pek çok mecrada sizin için hazırladığımız en güzel nickleri kullanabilirsiniz. İngilizce Nickler Seçeceğiniz nick sizi bulunduğunuz ortamda temsil edeceğini unutmayın, nasıl ki dışarda dış görünüşünüz ile ilk izlenimi oluşturuyorsanız, sanal bir mecrada ise insanların sizinle ilgili göreceği ilk şey kullandığınız isimdir. Kullanıcı adınızı seçerken evrensel geçerliliği olduğu kabul edilen, İngilizce Nickler seçerek geniş…

Handsome Türkçe ne demek? handsome (sıfat) yakışıklı Last week I was looking old photograph albums and saw that my grandfather was a really handsome man.(Geçen hafta eski fotoğraf albümlerine bakıyordum ve gördüm ki dedem gerçekten yakışıklı bir adammış.) I am very happy because yesterday I introduced my handsome boyfriend to my parents and they really liked him.(Çok mutluyum çünkü dün yakışıklı erkek arkadaşımı annem ve babama tanıştırdım ve onu gerçekten çok sevdiler.) Student: What does…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!