Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan
İngilizce

Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan

Sıfırdan başlayanlar için evde uygulanabilir İngilizce çalışma programı: günlük 30 dakikalık düzen, haftalık tablo, aşama aşama yol haritası ve aksatınca ne yapılacağı.

Devamını Oku
40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber
İngilizce

40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber

30, 40 ya da 50 yaşından sonra İngilizce öğrenilir mi? Yaşın gerçekten neyi değiştirdiği, sık yapılan 5 hata ve dolu bir hayata sığan çalışma düzeni.

Devamını Oku
Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?
İngilizce

Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?

Online kurs, yüz yüze kurs, özel ders ve kendi hızında program yan yana. Konuşma süresi, toplam maliyet ve kayıttan önce sorman gereken 7 soru.

Devamını Oku

nope (zarf) Hayır (konuşma dilinde) Nope, it’s none of my concern. (Hayır, bu benim sorunum değil.) “Are you going out?” Jacob asked. Jennifer answered, “Nope.”. (Jacob, “Dışarı mı çıkıyorsun?” diye sordu. Jessica, “Hayır” diye cevapladı.) Nope, it’s not right. (Hayır, bu doğru değil.) When I asked him if he finished the book, he answered “Nope.”. (Ona kitabı bitirip bitirmediğini sorduğumda “Hayır.” diye cevapladı.) Nope, I can’t go to movies with you. (Hayır, seninle sinemaya gidemem.)…

For Türkçe ne demek? for (sıfat / bağlaç) için, doğru, zarfında, dair, beri, adına, yüzünden, namına, göre, karşı, amacıyla It really exhausts me that you still treat me like this despite all the risks I took for you.(Senin için aldığım onca riske rağmen bana hala böyle davranıyor olman beni gerçekten çok yoruyor.)Aunt Alice has a bag full of chocolate reserved for her children.(Alice Teyze’nin çocukları için ayırdığı çikolata dolu bir çantası var.)In case of for…

null (sıfat) Hükümsüz, geçersiz The contract was declared null. (Sözleşme geçersiz ilan edildi.) The elections should be null. (Seçimler geçersiz olmalı.) İşe yaramaz, değersiz, önemsiz This marriage was null for him. (Bu evlilik onun için değersizdi.) null (isim) Sıfır No matter how many times we calculated, the result was always null. (Kaç kere hesaplamamıza rağmen sonuç hep sıfırdı.) null (fiil) Geçersiz kılmak, iptal etmek After she learned her husband cheated on her, she decided to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar