norm (isim) Kaide, düstur, kural Sometimes, some people’s life styles don’t fit with the society’s norms. (Bazen bazı insanların hayat tarzları toplumun kaidelerine uymaz.) Some Jewish, Christian and Muslim people have very strict norms. (Bazı Yahudi, Hristiyan ve Müslüman insanların oldukça katı kuralları vardır.) Journalism norms have been broken commonly in these days. (Gazetecilik kaideleri bugünlerde oldukça sıklıkla çiğneniyor.) The norms of this tribe are very interesting. (Bu kabilenin kuralları oldukça ilginç.) Standard, model Universal…

fine (sıfat) İyi, hoş At first I thought she was a fine person but then I realized that she is very selfish about everything and she makes fun of people. (İlk başta onun iyi bir insan olduğunu düşündüm, ama daha sonra onun her şeyde çok bencil olduğunu ve insanlarla dalga geçtiğini fark ettim.) Although he had a very serious accident, his condition was fine. (Çok ciddi bir kaza geçirmesine rağmen durumu iyiydi.) She is a…

Current ne demek? current (sıfat) geçerli, mevcut Current parenting perspectives gives more opportunity to children for express themselves.(Mevcut ebeveynlik perspektifleri çocuklara kendilerini ifade etmeleri için daha çok fırsat veriyor.)Current fashion trends shows that ladies will wear lots of thick dresses this winter.(Geçerli moda trendleri gösteriyor ki bu kış kadınların bol bol kalın elbise giyeceğini göreceğiz.)Student: What does current means?(Öğrenci: Current ne demek?)Teacher: Current means valid.(Öğretmen: Current geçerli demektir.) güncel, halihazırda, şimdiki, şu anki Current experiments…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!