promise (fiil) Söz vermek, vadetmek, garanti etmek, taahhüt etmek My father promised me that when I turn 18, he will buy the car I want. (Babam bana 18 yaşıma girdiğimde istediğim arabayı alacağına söz verdi.) Ethical people stand behind their promises no matter what. (Ahlaklı insanlar, verdikleri sözlerin arkasında ne olursa olsun dururlar.) promise (isim) Söz, vaat He never forgot that promise of his uncle. (Amcasının o sözünü asla unutmadı.) What about your promise that…

İngilizce Alfabe – İngiliz Alfabesi (English Alphabet) İngilizce öğrenmenin ilk adımı İngilizce alfabe öğrenmekle başlar. İngiliz alfabesi, Türk alfabesinden üç harf daha az olmak üzere toplam 26 harften oluşmaktadır. 5 tane sesli (vowels), 21 tane sessiz (consonants) harf bulunmaktadır. İngilizce alfabesi, Türk alfabesinde olduğu gibi A harfiyle başlamakta ve Z harfi ile bitmektedir. En temel konular olarak İngilizce alfabe ile birlikte İngilizce sayılar konusunu da gözden geçirmeniz faydalı olacaktır. İngilizce alfabe ile ilgili olarak öncelikle…

follow (fiil) Takip etmek, izlemek, peşinden gitmek I followed her but she noticed me. (Onu takip ettim fakat beni fark etti.) She thinks nobody is following her but she’s wrong. (Kimsenin onu takip etmediğini düşünüyor fakat yanılıyor.) Dinlemek, kavramak He answered every question correctly because he followed the lessons. (Her soruyu doğru cevapladı çünkü dersleri takip etti.) It was clear from his eyes that he followed me very carefully. (Beni dikkatle takip ettiği gözlerinden belliydi.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!