switch (fiil) Değiştirme, değişme I don’t like your clothes because it’s colors are very pastel and looks unfashionable so you should switch it.(Kıyafetini beğenmedim çünkü renkleri çok pastel ve demode gözüküyor bu yüzden onları değiştirmelisin. I want to switch my university department because I am not happy with my current department.(Üniversitedeki bölümümü değiştirmek istiyorum çünkü şu anki bölümümde mutlu değilim.) Student: What is the meaning of switch?(Öğrenci: Switch ne demek?)Teacher: Switch means to swap something.(Öğretmen:…

back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

moron (isim) Aptal, ahmak. Suzan fell in love with that moron. (Suzan o morona aşık oldu.) They look like morons. I still can’t believe how they got a job at the office in New York? (Onlar morona benziyor. New York’taki ofiste nasıl işe girdiklerine hala inanamıyorum. Psikoloji biliminde hafif zeka geriliği olan kimse, orta derecede zihinsel kusur His son had the IQ test and the result is 52. So the doctor diagnosed as moron. (Oğlu…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!