High Türkçe ne demek? High (sıfat, fiil, isim) Yüksek, zirve, ulu, muhteşem, üst, direnmek, kabarmak, dolgun(ücret), asil If you want to reach a high position in the company, you have to work hard and win the boss’s favor.(Şirkette yüksek bir pozisyona ulaşmak istiyorsanız, çok çalışmanız ve patronun gözüne girmeniz gerekiyor.) The mountain we climbed was so high that after a while we could see the clouds from above.(Tırmandığımız dağ o kadar yüksekti ki bir süre…

trend (isim) Akım, moda Hot colours is the new trend in fashion. (Sıcak renkler şimdi yeni moda.) The new trends in public health had shown up after the pandemic. (Pandemiden sonra halk sağlığı alanında yeni akımlar ortaya çıkmaya başladı.) Posting childhood photos became a new trend in social media. (Çocukluk fotoğraflarını paylaşmak sosyal medyada yeni bir trend haline geldi.) Yönelim, meyil The trend of the valley reach out toward the coastline. (Vadinin yönelimi sahil şeridine…

e Okul Veli Bilgilendirme Sistemi Giriş Ekranı Milli Eğitim Bakanlığı, e-okul sistemi üzerinden veli ve öğrencilere e okul Veli Bilgilendirme Sistemi ile bir çok bilgiye erişim imkanı sunuyor. Öğrenciler ve veliler, notları ve devamsızlıkları e-okul üzerinden takip edebiliyorlar. Nakil işlemleri ve TEOG sonuçlarının açıklanması gibi konular e okul Veli Bilgilendirme Sistemi üzerinden öğrenilebiliyor. e-okul Hakkında Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) projesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Ocak 2007 tarihinde kullanıma açılmıştır. e okul web tabanlı…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!