sorry (sıfat) Üzgün, pişman, üzüntülü I am very sorry to hear that you are moving to Boston. (Boston’a taşındığını duyduğuma üzüldüm.) She was very sorry about her grandfather’s funeral. (O, büyükbabasının cenazesinden dolayı çok üzgündü.) Peter failed the exam, I am sorry about his result. (Peter sınavdan geçemedi, onun sınav sonuçlarına üzüldüm.) İzin isteme, ricada bulunma Sorry, may I enter the class? (Pardon, sınıfa girebilir miyim?) Sorry, can you give me tissue? (Kusura bakmayın, bana…

kit (isim) Takım, alet, araç, aygıt takımı, eşya dizisi Always keep spare blankets, water, first aid kits and bandages in your room in case of an earthquake. (Deprem ihtimaline karşın odanızda daima yedek battaniye, su, ilk yardım çantası ve bandaj bulundurun.) You should always carry a repair kit in the trunk of your car in case your tire blows. (Lastiğinizin patlaması ihtimaline karşı, aracınızın bagajında her zaman bir tamir kiti taşımalısınız.) Soldiers have to keep…

İngilizce’de gramer kurallarını ezberlemek ve cümleleri doğru bir şekilde kurmak büyük önem taşımaktadır. Ama cümle ögelerini doğru bir şekilde sıralasanız da dikkat etmeniz gereken şeyler bununla sınırlı kalmaz. Bu noktada irregular verbs konusunu bilmeniz oldukça faydalı olacaktır. Simple Past Tense ve diğer geçmiş zamanla ilgili zamanlarda fiiller normal formunda bulunmazlar. Fiiller geçmiş zamanla ilgili gramer kalıplarında fiilin 2. Halinde veya fiilin 3. Halinde bulunurlar. 2. Hal veya 3. Hal nedir diye kafanız karışmasın, çünkü bugünkü…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!