has (fiil) Sahip olmak (have fiilinin 3. tekil şahıslar için kullanılan hali) The car has GPS navigation.(Araç GPS navigasyonuna sahip.)Jessica has a new puppy. You should see it, it is so cute.(Jessica’nın yeni bir köpeği var. Görmelisin, çok tatlı.)I can safely say that Jack has excellent taste.(Jack’in mükemmel bir zevke sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.)I don’t have to worry. After all, he has you.(Endişelenmeme gerek yok. Nihayetinde, sana sahip.)Student: What is the meaning of has?(Öğrenci: Has…

Reported speech, yada Türkçe adıyla dolaylı anlatım, bir kişinin söylediği bir sözün bir başka kişiye dolaylı bir şekilde aktarılması şeklinde karşımıza çıkan bir konudur. Bunun yanında, x kişisinin söylediği bir sözü y kişisine anlatmanın diğer yolu da doğrudan anlatımdır. Doğrudan ve dolaylı anlatımı (Direct Speech-Reported Speech) daha iyi idrak etmeniz için bunu birer örnekle izah edebiliriz. Örneğin, “Tom bana dün pizza yediğini söyledi.” veya “Tom “dün pizza yedim” dedi.” işte gördüğünüz gibi, tıpkı Türkçede olduğu…

idealist (isim) İdealist, mefkureci, ülkücü An idealist must be capable of facing the results of his/her actions. (Bir idealist, yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşebilir olmalıdır.) The idealists gained power in the party after the congress. (Kongre’den sonra idealistler partide güç kazandı.) Diligence is the most important character trait in the eyes of an idealist. (Çalışkanlık bir idealistin gözünde en önemli karakter özelliğidir.) Plato is the most important thinker of idealist philosophy. (Plato idealist felsefenin en önemli düşünürüdür.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!