dear (sıfat/isim) Sevgili, canım, tatlım, tatlı kimse, sevimli, değerli I’ll miss you so much my dear friend.(Seni çok özleyeceğim sevgili arkadaşım.) I usually start diaries with “dear diary”.(Günlüklere genellikle “sevgili günlük” diyerek başlıyorum.) My uncle’s dear friends fulfilled their last duty to him by attending his funeral.(Amcamın sevgili arkadaşları, cenazesine katılarak ona karşı son görevlerini yerine getirdiler.) Dear Lord, what just happened in the living room?(Aman Tanrım, oturma odasında az önce ne oldu?) He was…

gross (sıfat) Müstehcen The teacher was expelled from the university and permanently banned for his gross actions against female students.(Öğretmen kadın öğrencilerine karşı yaptığı müstehcen hareketler sebebi ile üniversiteden kovuldu ve kalıcı olarak yasaklandı.) The principal called me and my wife to school because our son made some gross jokes to his friends(Müdür beni ve eşimi okula çağırdı çünkü oğlumuz arkadaşlarına bazı müstehcen içerikli şakalar yapmış.) This web page has been banned forever by the…

tag (isim) Etiket Look! There’s a tag on the leash with the dog’s name on it.(Bak! Tasmanın üzerinde köpeğin isminin yazılı olduğu bir etiket var.) I will put a tag to all of my groceries and foods because my roommates always uses them without permission.(Eşyalarımın ve yemeklerimin üzerine etiket yapıştıracağım çünkü ev arkadaşlarım onları izin almadan kullanıyor.) I have to put a price tag on all the products until opening time.(Açılış saatine kadar bütün ürünlere…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!