Shine Türkçe ne demek? shine (fiil) parlamak, parıldamak, ışık saçmak The Sun appears to shine particularly brightly in summer because that is when it’s closest to the Earth.(Güneş özellikle yaz aylarında parlıyor gibi görünüyor çünkü o dönemde Dünya’ya en yakın konumda yer alıyor.) My new shoes are shining with the sun.(Yeni ayakkabılarım güneşle birlikte parlıyor.) The room was dark aside from curtains opened to allow the moon to shine through.(Ayın parlamasına izin vermek için açılan…

Happy Türkçe ne demek? happy (sıfat) Mutlu, sevinçli, çakırkeyif, kutlu, sevindirici, bahtiyar, şad, mesut, iyi The whole family hopes you two will be happy together for many years.(Bütün aile, ikinizin uzun yıllar birlikte mutlu olmanızı umuyor.) It made us all very happy to see Mr Smith among us today.(Bay Smith’i bugün aramızda görmek hepimizi çok mutlu etti.) Maybe she wasn’t happy with the way her parents lived.(Belki de ailesinin yaşama biçiminden memnun değildi) To be…

team (isim) Takım, ekip I am sure that our basketball team will win the final match.(Basketbol takımımızın final maçını kazanacağına eminim.) Don’t forget that Elizabeth is a part of our team. Please be nice to her.(Elizabeth’in takımımızın bir parçası olduğunu unutmayın. Ona kibar davranın.) team (fiil) Takım halinde yapmak, ekip kurmak, takım oluşturmak If we want to be successful on this project, we should team up.(Eğer bu projede başarılı olmak istiyorsak takım oluşturmalıyız.)It is not…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!