Fresh Türkçe ne demek? fresh (sıfat) taze The restaurant uses only really fresh ingredients in all of its dishes.(Restoran bütün yemeklerinde gerçekten sadece taze malzemeler kullanıyor.)The scents of fresh bread and some sort of meat cooking nearly nailed her to the ground as she rounded the corner.(Köşeyi dönerken taze ekmek kokuları ve pişirilen bir çeşit et onu neredeyse yere çakıyordu.)Of course, she could call Connie, but Yancey’s conversation on the phone was fresh in her…

1. Eğitim Sezonu Başlıyor: Hedefiniz İngilizce Öğrenmek Yeni eğitim sezonu sadece derslere dönmek anlamına gelmez; kişisel hedeflerinizi belirlemek ve geliştirmek için de mükemmel bir dönemdir. Eğer bu yıl İngilizce öğrenmek istiyorsanız, Lingusta ile bunu 1 eğitim sezonunda sistemli bir şekilde başarabilirsiniz. Lingusta, öğrencilerine konuşarak, dinleyerek ve okuyarak aktif öğrenme fırsatı sunar. Bu sayede, bir eğitim sezonu boyunca düzenli bir program uygulayarak temel seviyeden ileri seviyeye doğru ilerleme kaydedebilirsiniz. Okula dönüş heyecanı ile birlikte çoğu öğrenci…

mix (fiil/isim) Karışım, karıştırmak, katmak, kaynaşmak, karmak The wood of my wardrobe was a mix of dark oak and pine.(Gardırobumun ahşabı koyu meşe ve çam karışımıydı.) Olive oil and water never mix, the oil always stays on top and the water stays on the bottom.(Zeytinyağı ve su asla karışmaz, yağ her zaman üstte ve su altta kalır.) Rainbow is a mix in which colors are harmonious.(Gökkuşağı, renklerin uyumlu olduğu bir karışımdır.) The Atlantic and Pacific…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!