dark (isim/sıfat) Kara, karanlık, koyu, belirsiz, izbe, ışıksız Come home before it gets dark, I need to talk to you about an important issue. (Hava kararmadan eve gel, seninle önemli bir konu hakkında konuşmalıyım.) When Alex disappeared in the forest, she was terrified of the dark and wild animals. (Alex ormanda kaybolduğunda karanlıktan ve vahşi hayvanlardan çok korkmuştu.) Dark clouds covered the sky, I guess it will rain. (Kara bulutlar gökyüzünü kapladı, sanırım yağmur yağacak.)…

Serendipity Türkçe ne demek? Serendipity (isim) Mutlu tesadüf, aramazken bulmak, iyi şans My success in my garden is due mostly to serendipity.(Bahçemdeki başarım büyük ölçüde mutlu bir tesadüfe dayanıyor.) It was only through pure serendipity that I met my best friend!(En yakın arkadaşımla karşılaşmam gerçekten safi iyi şanstı.) I am hoping that serendipity will lead me to the right place.(Umuyorum ki iyi şans doğru yeri bulmamda bana liderlik edecek.)Or, through serendipity, we met with our soul mates.(Ya da,…

Up ne demek? up (zarf) yukarı Don’t put these glasses up on the top shelf. I can’t even reach them.(Bu bardakları yukarı, üst rafa koymayın. Onlara ulaşamıyorum bile.)When see saw Jeff after a long time, Josephine started jumping up and down because of happiness.(Uzun bir süre sonra Jeff’i gördüğünde, Josephine mutluluktan yukarı aşağı zıplamaya başladı.) Student: What does up means?(Öğrenci: Up ne demek?)Teacher: Up means upward.(Öğretmen: Up yukarı demektir.) up (fiil) yükseltmek, artırmak If we…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!