fast (sıfat) Süratli, hızlı Jack bought a fast car and he is very proud of it. (Jack hızlı bir araba aldı ve bununla gurur duyuyor.) Luna is a really fast Olympic swimmer. (Luna gerçekten hızlı bir olimpik yüzücü.) fast (zarf) Çabuk, hızlı You should act fast if you want to get the job. (Eğer işi almak istiyorsan, hızlı davranmalısın.) Come on, we need to buy concert tickets right now. The seats are filling up fast.…

Dijital Eğitim Pazarı 2025: Bilimsel Temelli Dil Öğrenme Yöntemleri ve Lingusta’nın Yeri Dil öğrenme süreci, yıllar içinde büyük bir değişim geçirdi. Özellikle dijital eğitim pazarı, yeni metodolojiler ve bilimsel temelli yaklaşımlar ile her geçen yıl daha etkili ve verimli hale geliyor. 2025 yılı itibarıyla, dil öğrenme trendleri, beyin temelli öğrenme yöntemleri ve konuşarak öğrenme gibi bilimsel araştırmalarla desteklenen içeriklerle şekilleniyor. Peki, dijital eğitim pazarı hangi yeni fırsatlarla büyümeye devam ediyor ve Lingusta bu pazarda nasıl…

movie (isim) Film, sinema, sinema filmi, video The movie we watched last night was so boring that I fell asleep before half. (Dün gece izlediğimiz film o kadar sıkıcıydı ki yarısından önce uyuyakaldım.) The biggest fear of filmmakers is that the movie will not be viewed at the expected level. (Film yapımcılarının en büyük korkusu, filmin beklenen düzeyde izlenmemesidir.) Clint Eastwood was the leading role of my favorite movie when I was little. (Küçükken en…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!