Spell Türkçe ne demek? spell (isim/sıfat/fiil) Hecelemek, büyü, efsun, doğru yazmak, anlamına gelmek, imlasını yazmak This love spell lasts twenty four hours, but it definitely works.(Bu aşk büyüsü yirmi dört saat sürer ama kesinlikle işe yarar.) We were all overjoyed when my sister won the spelling contest in middle school.(Kız kardeşim ortaokulda heceleme yarışmasını kazanınca hepimiz çok sevinmiştik.) The spell was broken like a dropped mirror on a marble floor.(Büyü, mermer bir zemine düşen bir…

loser (isim) Kaybeden kişi, mağlup Our high school football team is always a loser this year. (Bu sene lise futbol takımımız hep kaybeden oluyor.) I think the president will be the loser on the next elections. (Bence başkan gelecek seçimde kaybeden bir kişi olacak.) Ezik kimse, başarısız kimse, beceriksiz kimse Don’t waste your time with that loser, you should break up with him. (O ezikle vaktini kaybetme, ondan ayrılmalısın.) I was a loser in highschool…

sure (sıfat) Elbette, kesinlikle, muhakkak, emin olmak I am sure that we can handle this job. (Eminim ki bu işin üstesinden geleceğiz.) Do you want to come with me to the balcony? – Sure, I do. (Benimle birlikte balkona gelmek ister misin? – Elbette isterim.) Are you sure about that? (Bundan emin misin?) Please be sure to close the windows before you leave. (Lütfen çıkmadan önce pencereleri kapattığından emin ol.) Sağlam, güvenilir I drew a…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!