Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan
İngilizce

Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan

Sıfırdan başlayanlar için evde uygulanabilir İngilizce çalışma programı: günlük 30 dakikalık düzen, haftalık tablo, aşama aşama yol haritası ve aksatınca ne yapılacağı.

Devamını Oku
40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber
İngilizce

40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber

30, 40 ya da 50 yaşından sonra İngilizce öğrenilir mi? Yaşın gerçekten neyi değiştirdiği, sık yapılan 5 hata ve dolu bir hayata sığan çalışma düzeni.

Devamını Oku
Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?
İngilizce

Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?

Online kurs, yüz yüze kurs, özel ders ve kendi hızında program yan yana. Konuşma süresi, toplam maliyet ve kayıttan önce sorman gereken 7 soru.

Devamını Oku

Suit Türkçe ne demek? suit (isim) dava Filed a suit against the company that had manufactured the faulty heater, claiming they were responsible for the fire.(Kusurlu ısıtıcıyı üreten şirkete yangının sorumlusu olduğu iddiasıyla dava açıldı.) Next morning I will go to the most important suit of my career so I have to go to bed and get up early.(Yarın sabah tüm kariyerimin en önemli davasına gideceğim yani uyuyup sabah erken kalkmak zorundayım.) takım elbise He…

Fashion Türkçe ne demek? fashion (isim) moda During the 1990s tattoos once again became a hot fashion especially for young men.(1990lı yıllarda dövmeler bir kez daha özellikle genç erkekler için büyük bir moda haline geldi.) Velvet coats and jackets are the recent fashion in woman’s dressing in this winter.(Kadife kaban ve ceketler kadın giyiminde bu kışın modası.) Student: What does fashion means?(Öğrenci: Fashion ne demek?) Teacher: Fashion means vogue.(Öğretmen: Fashion moda demektir.) üslup, tarz When…

yummy (sıfat) Lezzetli, nefis, harika, çok çekici, tadı güzel When you go to the market, you should not fill your basket with yummy treats.(Markete gittiğinizde sepetinizi lezzetli ikramlarla doldurmamalısınız.) Mom, dinner looks great! When will we eat this yummy meal?(Anne, akşam yemeği harika gözüküyor! Ne zaman bu nefis yemeği yiyeceğiz?) The dish on your plate looks yummy, can I have a bite?(Tabağınızdaki yemek nefis görünüyor, bir ısırık alabilir miyim?) The Italian restaurant at the corner,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar