sing (fiil) Şarkı söylemek, söylemek, şiir okumak My son is singing now at the school concert. (Oğlum şu anda okul konserinde şarkı söylüyor.) When her favorite singer sings a song, she almost screams. (Onun en sevdiği şarkıcı şarkı söylediğinde neredeyse çığlık atar.) Alice loves to sing when she is having shower. (Alice duş alırken şarkı söylemeyi sever.) Şakımak, ötmek, vızıldamak Our canary is singing every morning. (Kanaryamız her sabah ötüyor.) He is singing like a…

Travel Türkçe ne demek? travel (isim) gezi, gezinti, seyahat, yolculuk Does any section of science consider time travel a possibility?(Bilimin her hangi bir kanadı zamanda yolculuğu mümkün olarak görüyor mu?)Sorry, I was on travel yesterday.(Üzgünüm, dün seyahatteydim.) Pierre kissed Maria and crossed to her bathroom, tossing several items into her travel bag.(Pierre Maria’yı öptü ve onun banyosuna geçip seyahat çantasına birkaç eşya attı.) Student: What does travel means?(Öğrenci: Travel ne demek?)Teacher: Travel means journey.(Öğretmen: Travel…

cross (fiil) Karşıya geçmek, keşişmek Crossing the road is dangerous from here. Let’s see if there is a traffic light near.(Buradan yolun karşısına geçmek tehlikeli. Hadi, yakınlarda trafik ışığı var mı bakalım.)Cross the cinema, then turn left.(Sinemadan karşıya geç, daha sonra sola dön.)Student: What is the meaning of cross?(Öğrenci: Cross ne demek?)Teacher: Cross means to travel across.(Öğretmen: Cross karşıya geçmek demektir. ) cross (isim) Çarmıh, haç Josephine always wears a gold cross necklace around her neck.(Josephine boynuna her…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!