Leave Türkçe ne demek? leave (fiil) Bırakmak, ayrılmak, terk etmek, gitmek, unutmak, caymak, kalkmak(taşıt) My father knew that my mother wouldn’t leave him over something that happened before they got engaged.(Babam, nişanlanmadan önce olan bir şey yüzünden annemin onu terk etmeyeceğini biliyordu.) Whatever she couldn’t get into it, she would simply have to leave behind.(Ne yaşarsak yaşayalım, seni geride bırakmam.) I was just getting ready to leave the house.(Evi terk etmeye hazırlanıyordum.) Ever since Alice…

partner (isim) Eş, ortak, arkadaş, şerik, paydaş, işbirlikçi Alan’s partner will not be with us tonight as she is very sick. (Alan’ın eşi, çok hasta olduğu için bu gece bizimle olamayacak.) Being your partner, you know that I have the authority to manage this company as much as you do, right? (Ortağın olarak, bu firmada seninle aynı oranda yönetim yetkisine sahip olduğumu biliyorsun değil mi?) The partners meeting to be held this week will determine…

İngilizce’de farklı İngilizce film türleri farklı platformlarda sıkça karşımıza çıkar. Yüzlerce farklı film türü vardır, ancak bu yazımızda ana türlere ve her tür için kullanılan kalıplardan bazılarını inceleyeceğiz. Herkesin kendine göre izlemeyi sevdiği bir film tarzı vardır. Bazıları suçlarla ilgili filmlerden hoşlanırken, diğerleri aşk filmlerini sever. İnsanların zevklerine uygun bir film türünü bulmalarına yardımcı olmak için, tüm filmler konularına, hikayelerine veya yapıldığı tarza göre gruplandırılır ve kategorilere ayrılır. Biz de sevdiğimiz İngilizce film türleri kategorilerinin…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!