casual (sıfat) Raslantısal, rastgele, tesadüfî Today, I attended a casual meeting which I hadn’t got any preparations. (Bugün hiç hazırlığımın olmadığı ve rastgele gerçekleşen bir toplantıya katıldım.) Gündelik (iş) After six months of unemployment, finally I could found a casual job in a restaurant. (Altı ay boyunca süren bir işsizlik sonrasında, sonunda bir lokantada gündelik bir iş bulabildim. Günlük (giysi) Most of the time I like to wear casual clothes. (Çoğu zaman günlük kıyafetler giymeyi…

İngilizce dili, dünyanın her yerinde konuşulan, birçok farklı coğrafyadan insanın iletişim kurmasını sağlayan, diğer bir adıyla “lingua franca” (ortak dil) olarak nitelendirilen bir dildir. İngilizce birçok farklı kültürde ve ülkede konuşulan bir dil olarak aslında kendi içerisinde çok büyük bir birikime sahiptir. İşte İngilizce dilini özel kılan hususlardan bir tanesi de dilin zengin bir kullanım şeklinin bulunmasıdır. Bu zengin kullanımlardan en bilineni ise deyimlerdir (idioms). İngilizce deyimler ile ilgili bir bilgi verelim. Deyimler, Türkçede olduğu…

team (isim) Takım, ekip I am sure that our basketball team will win the final match.(Basketbol takımımızın final maçını kazanacağına eminim.) Don’t forget that Elizabeth is a part of our team. Please be nice to her.(Elizabeth’in takımımızın bir parçası olduğunu unutmayın. Ona kibar davranın.) team (fiil) Takım halinde yapmak, ekip kurmak, takım oluşturmak If we want to be successful on this project, we should team up.(Eğer bu projede başarılı olmak istiyorsak takım oluşturmalıyız.)It is not…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!