Chill (isim) Soğukluk, serinlik Kelly was wearing a thick coat against a chill weather when it’s snowing.(Kelly kar yağıyorken, soğuk havaya karşı kalın bir ceket giyiyordu.) When we get back to Ankara it was so chill we couldn’t go anywhere.(Ankara’ya döndüğümüzde hava öyle soğuktu ki hiçbir yere gidemedik.) Student: What is the meaning of chill?(Öğrenci: Chill ne demek?)Teacher: Chill means cool.(Öğretmen: Chill serin demektir.) Üşüme, titreme New York was so cold. I felt chill when…

paint (fiil/isim) Boya, boyamak, portresini yapmak, resmetmek, resim yapmak The artist paints a portrait at the lakeside.(Sanatçı göl kenarında bir portre çiziyor.) We’ll take care of everything, including the paint job.(Boya işi dahil her şeyle biz ilgileneceğiz.) Paint is all over the place, who is responsible for this mess?(Boya her yere bulaşmış, bu karmaşadan kim sorumlu?) I will rent a house but it should be painted like a new.(Yeni bir ev kiralayacağım ama yeni gibi…

Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce Değil, Yöntem “Yazılı İngilizceyi anlıyorum ama iş konuşmaya gelince yapamıyorum.” Eğer bu cümle sana tanıdık geliyorsa, yalnız değilsin.Hatta bu, İngilizce öğrenmeye çalışan yetişkinlerin en sık yaşadığı problemlerden biri. Kelime biliyorsun.Gramer kurallarını hatırlıyorsun.Okuduğunu büyük ölçüde anlıyorsun. Ama sıra konuşmaya geldiğinde…Duruyorsun. Cümle kuramıyorsun. Ses çıkmıyor. Buradaki iyi haber şu:Sorun sende değil. Sorun, bugüne kadar öğrendiğin yöntemde olabilir. Neden “İngilizce Konuşamıyorum” Hissi Bu Kadar Yaygın? Çünkü çoğumuz İngilizceyi yıllarca şu şekilde öğrendik: Kelime…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!