kit (isim) Takım, alet, araç, aygıt takımı, eşya dizisi Always keep spare blankets, water, first aid kits and bandages in your room in case of an earthquake. (Deprem ihtimaline karşın odanızda daima yedek battaniye, su, ilk yardım çantası ve bandaj bulundurun.) You should always carry a repair kit in the trunk of your car in case your tire blows. (Lastiğinizin patlaması ihtimaline karşı, aracınızın bagajında her zaman bir tamir kiti taşımalısınız.) Soldiers have to keep…

Dilimizde bir olayın tarihini, süregelen faaliyetlerin gerçekleşme zamanını ya da gelecekte gerçekleşmesi öngörülen olayların tahmini saatini belirtirken “-de, -da” bulunma halini kullanırız. İngilizce dilinde bu bulunma hali “in on at” edatları ile sağlanır. Örneğin; “Okula saat tam sekizde varacağım.” “Dedem 1957’de doğmuş.” gibi. Aynı şekilde olayların belirli bir zaman aralığında gerçekleştiğini belirtmek için “Üç gündür buradayım.” “Beş sene içerisinde mezun olacağım.” gibi ifadeler kullanırız. İngilizcede ise tüm bunları ifade etmek için İngilizce zaman edatları kullanılır.…

premium (isim) İkramiye, prim Health care premiums have increased this year but it still isn’t enough. (Sağlık hizmetleri primleri bu yıl arttı ama yine de yeterli değil.) We can pay a premium for the best location for our new hotel. (Yeni otelimiz için en iyi konuma ikramiye ödeyebiliriz.) premium (sıfat) Yüksek kaliteli, ayrıcalıklı Astrid prefers to drink premium coffee. (Astrid yüksek kaliteli kahve içmeyi tercih ediyor.) Jake is a premium member of our society. (Jake,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!