done (sıfat) Bitmiş, sona ermiş After you finished your last two articles, you are done for today. (Son iki makaleni de bitirdikten sonra, bugünlük işin sona eriyor.) This assignment must be done until first week of the next month. (Bu ödev gelecek ayın ilk haftasına kadar bitmiş olmalı.) I don’t think it will be done in an appropriate way. (Bunun uygun bir yolla sona ereceğini sanmıyorum.) Pişmiş How would you like your steak? Well done,…

İngilizcede geçmiş zamanda yaşanmış olayları konuşurken kullanabileceğiniz birden fazla Tense bulunmaktadır. Hangi durumda hangisini kullanacağınızı bilmek kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Bu kadar Tense içinde “Past Perfect Tense” belki de en nadir kullanılan zamanlardan bir tanesidir. Past Perfect Tense’i diğerlerinden ayırmak, kurallarını doğru öğrenip cümlelerinizi doğru kurmak ve hata yapmamak istiyorsanız yazımızı dikkatlice okuyup bu zamanı tüm ayrıntılarıyla öğrenebilirsiniz. Tüm durumlar hakkında sizlere örnekler verip konuyu iyice kavramanızı ve alıştırma yapmanızı sağlayacağız. Lafı uzatmadan…

future (isim) Gelecek People who want to have a good job in the future should work hard without giving up.(Gelecekte iyi bir meslek sahibi olmak isteyen insanlar pes etmeden çok çalışmalılar.) I can’t live these ages well because I think too much about the past and the future.(Geçmiş ve gelecek hakkında çok fazla düşündüğüm için bu yaşlarımı iyi yaşayamıyorum.) I want to be an architect in the future so I decided to prepare for the…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!