edge (isim) Kenar Don’t put the plates close to the edge of table, you may drop them. (Tabakları masanın kenarına yakın koyma, onları düşürebilirsin.) Buy the right perfume, there must be a black horse in its edge, be careful. (Doğru parfümü al, kenarında siyah bir at olmalı ona dikkat et.) Avantaj, üstünlük We have the edge boys be careful we took the lead! (Üstünlük bizde çocuklar, dikkatli olun öne geçtik.) You had the edge but…

İngilizce İnstagram biyografi sözleri paylaşarak sosyal medyadaki en etkili hesaplardan bir tanesi olmak ister misiniz? Arkadaşlarınızın İngilizce seviyeniz karşısında hayran kalmasını sağlayacak üstelik birbirinden özel anlamları ile sevdiklerinizin de ilgisini çekecek kısa ve havalı İngilizce İnstagram sözleri arasında sizler için en uygun olanını seçmeye hazır olun. İşte o birbirinden özel cümleler! İngilizce İnstagram Sözleri Be the change you want to see in the world.Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol. Happiness is not something readymade. It…

freedom (isim) Özgürlük, bağımsızlık, hürriyet, istiklâl Turkey gained its freedom in 1923 with Treaty of Lausanne. (Türkiye 1923’deki Lozan Barış Antlaşması ile bağımsızlığını kazanmıştır.) In this country, our freedom is guaranteed by the government and by the constitution. (Bu ülkede, özgürlüğümüz hükümet ve anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.) Freedom, equality and fraternity are the core values of French Revolution. (Hürriyet, eşitlik ve kardeşlik Fransız Devriminin ana değerlerini oluşturur.) Hak, imtiyaz In United States of America,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!