low (sıfat) Alçak, az, düşük, alt, ucuz She bought this skirt at a low price. (O bu eteği düşük bir fiyata satın aldı.) This chair is too low for her. (Bu sandalye onun için çok alçak.) I saw this computer at the mall. The price tag was not low. (Bu bilgisayarı alışveriş merkezinde gördüm. Fiyat etiketi düşük değildi.) Zayıf, güçsüz, kısa The battery is low that’s why the laptop doesn’t work. (Batarya zayıf bu yüzden…

Evde İngilizce Öğrenmek Hayal Değil: İşe Yarayan Yöntemler ve Lingusta’nın Farkı Birçoğumuzun içinde aynı düşünce dönüp duruyor:”Keşke zamanım olsa da bir kursa yazılsam…”Ama gerçek şu: Kursa gitmeden de İngilizce öğrenmek mümkün. Hem de etkili bir şekilde. Pandemi sonrası birçok kişi uzaktan çalışmaya başladı. Peki neden uzaktan İngilizce öğrenmeyelim?Bu yazıda, evde İngilizce öğrenmenin gerçekten işe yarayan yollarını ve bu süreci kolaylaştıran Lingusta Metodu’nu anlatacağız. Evde İngilizce Öğrenmenin Zorlukları Öncelikle dürüst olalım. Evde tek başına İngilizce öğrenmek…

PR (isim) (Public Relations); halkla ilişkiler, şirket tanıtımını içeren kamu ilişkileri yardımı PR is important in the movie industry because every movie needs to have good publicity. (PR, film endüstrisinde önemlidir çünkü her film, iyi bir tanıtıma ihtiyaç duyar.) When I told him my ideas, he suggested that I get in touch with a PR consultant. (Fikirlerimi ona anlattığımda bir PR danışmanı ile iletişime geçmemi önerdi.) (Personal Record); kişisel rekor Some contestants ran their PR…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!