streak (isim) Çizgi, iz, damar I put makeup every day to cover the streaks under my eyes. (Gözlerimin altındaki çizgileri kapamak için her gün makyaj yapıyorum.) You didn’t clean the windows properly, there were streaks on it. (Camları düzgün temizleyememişsin, üzerinde izler vardı.) Özellik Richard is hard to get along with because of his stubborn streak. (İnatçı özelliğinden dolayı Richard anlaşması zor biri.) Seri Everybody believes in our team. We are the only one with…

try (fiil) Bir şeyi denemek, yapmaya çalışmak Would you please try this shirt?(Bu gömleği dener misiniz lütfen?) Try making sentences shorter when writing.(Yazı yazarken cümleleri daha kısa yapmayı dene.) Student: What is the meaning of try?(Öğrenci: Try ne demek?)Teacher: Try means to attempt to do something.(Öğretmen: Try bir şeyi yapmayı denemek demektir.) Bir şeyin başarısını, uygunluğunu veya sonucunu test etmek The new keyboard is great. You should try it.(Yeni klavye harika. Onu denemelisin.) They will…

Eat ne demek? eat (fiil) yemek Having gone all day without food, we greedily ate the hamburgers.(Bütün günü yemek yemeden geçirince, hamburgerleri aç gözlü bir şekilde yedik.)We’re going to eat before we leave, and you’re going to act grateful.(Çıkmadan önce yemek yiyeceğiz ve sen tatminkar biri gibi davranacaksın.)After a nice warm bath and a night’s sleep, she stopped in the hotel restaurant to eat breakfast.(Güzel sıcak bir duş ve bütün gece deliksiz bir uykudan sonra,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!