ex (isim) Eski sevgili My ex called me but I didn’t answer it. (Eski sevgilim beni aradı fakat ben telefonu açmadım.) I saw my ex with a new guy, and she saw me as well. (Eski sevgilimi yanında biriyle gördüm, o da beni gördü.) ex (ön ek) Eski, önceki, sabık My ex-wife and I are staying in touch for the kids. (Eski karım ve ben çocuklar için iletişimi kesmiyoruz.) Ex-president gave a speech which criticizes…

“Eskiden oralar hep dutluktu!” cümlesini büyüklerimizden pek çok kez duymuşuzdur. Peki bu cümlenin İngilizcede nasıl ifade edilebileceğini hiç merak ettik mi? İşte bu noktada used to kullanımı devreye giriyor. İngilizce öğrenmek adına ilk adımlarını atanlar için en büyük ikilem cümleler için doğru zaman zarflarını seçmektir. Böyle bir cümle ile karşılaşıldığında dil öğrencilerinin pek çoğu çeviriye başlamadan vazgeçebilir. Kim bilir hangi Past Tense’ler veya Perfect’ler böyle bir ifadeyi anlatmak için kullanılıyordur. İşte tam da böyle kafa…

Rare Türkçe ne demek? rare (sıfat) nadir, eşsiz, benzersiz Even among the prize-winning roses, this one is a rare beauty.(Ödüllü güller arasında bile bu gül nadir bir güzelliğe sahip.) Rare specialty wools, such as cashmere, prized for their fineness, lightness and exceptional warmth.(Kaşmir gibi nadir özelliklere sahip yünler, incelikleri, hafiflikleri ve olağanüstü sıcaklıklarıyla çok değerlidirler.) The table was decorated with rare and beautiful plants and flowers.(Masa, nadir ve güzel bitkiler ve çiçeklerle süslenmişti.) I have…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!