live (fiil) Yaşamak, ikamet etmek, ömür geçirmek, naklen, zinde They live in a two-story, blue-colored detached house. (Onlar iki katlı, mavi renkte olan müstakil bir evde yaşıyorlar.) Did you know that tortoises can live up to 200 years old? (Kara kaplumbağalarının 200 yaşına kadar yaşayabildiklerini biliyor muydun?) live (sıfat) Canlı, canlı yayın It is necessary to be extremely careful in live animal markets due to the risk of infectious diseases. (Canlı hayvan pazarlarında bulaşıcı hastalık…

Some – any kelimeleri İngilizce konuşmalarda sık sık kullanılan kalıplar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kalıpları genelde nesnelerin sayılarını belirtirken kullanırız. ‘’Some’’ ve ‘’any’’ benzer anlamlar taşıyor olsa da kullanım alanları çok farklıdır. Öncelikle ‘’Some’’ kelimesine bakalım. Some Ne Demek? Some, ‘’biraz’’ ve ‘’birkaç’’ anlamlarında kullanılmaktadır. Hem sayılabilen countable hem de sayılamayan yani uncountable nesnelerle birlikte kullanılmaktadır. Sayılabilen isim ve nesnelerle kullanıldığında ‘’birkaç’’ anlamı taşırken sayılamayan isim ve nesnelerle kullanıldığında ‘’biraz’’ anlamına gelir. Sayılabilen nesnelerle ‘’çoğul’’…

history (isim) Tarih The history is written by the winners. (Tarihi kazananlar yazar.) History will write about the sacrifices you have made for this nation, and your children, our grandchildren, will be proud of you. (Tarih bu ulus için yaptığınız fedakarlıkları yazacak ve çocuklarınız, torunlarımız sizinle gurur duyacak.) I study history, especially the German millitary history. –Wow, you must be very knowledgeable and cultured. (Tarih ile, özellikle Alman askeri tarihi ile ilgileniyorum.– Vay, çok bilgili…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!