king (isim) Kral King Arthur’s legend is my favorite legend in British literature.(Kral Arthur’un efsanesi İngiliz edebiyatındaki en sevdiğim efsanedir.) Suleiman the Magnificent  is the tenth king of the Ottoman Empire.(Kanuni Sultan Süleyman Osmanlı İmparatorluğu’nun onuncu kralıdır.) King of France is slaughtered by revolutionaries during the French Revolution in 1789.(Fransa kralı 1789’da meydana gelen Fransız İhtilali sırasında Fransız devrimcileri tarafından öldürülmüştür.) He is trying to be a king, but he doesn’t care about citizens rights.(O…

respect (isim) Saygı, hürmet, itibar I respect the elderly people. (Yaşlı insanlara saygı duyarım.) Marrie certainly deserves our respect. (Marrie kesinlikle saygımızı hak ediyor.) In these days, nobody respects each other. (Bu günlerde kimse birbirine saygılı değil.) İlgi, alaka, hatır With respect to these papers, I think the best thing is to hide them. (Bu kağıtlarla ilgili olarak, sanırım en iyi şey onları saklamaktır.) With respect to school works, Mrs. Marry knows more than anyone…

And ne demek? and (bağlaç – zarf) ve, ile, sonra, sonrasında, daha sonra, artı, durmadan, gittikçe My uncle came home and entered his room after watching us all for a long time.(Amcam eve geldi ve hepimizi uzun süre izledikten sonra odasına girdi.)Sully and Mike didn’t even realize they were heading for a huge adventure.(Sully ile Mike büyük bir maceraya doğru yola çıktıklarının farkında bile değildi.)When I ask you a question, look at my face and…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!