low (sıfat) Alçak, az, düşük, alt, ucuz She bought this skirt at a low price. (O bu eteği düşük bir fiyata satın aldı.) This chair is too low for her. (Bu sandalye onun için çok alçak.) I saw this computer at the mall. The price tag was not low. (Bu bilgisayarı alışveriş merkezinde gördüm. Fiyat etiketi düşük değildi.) Zayıf, güçsüz, kısa The battery is low that’s why the laptop doesn’t work. (Batarya zayıf bu yüzden…

Auto ne demek? auto (isim) otomobil, araba German brands produce very high quality autos with decent prices.(Alman markaları iyi fiyatlara çok kaliteli otomobiller üretiyor.)How old were you when you learnt how to drive an auto?(Bir arabanın nasıl kullanılacağını öğrendiğinde kaç yaşındaydım?)We are finally seeing hybrid and fully electric autos on the roads.(Sonunda yollarda hibrit ve tam elektrikli arabalar görüyoruz.)This huge factory has very big production capacity as they produce 500 autos each day.(Bu büyük fabrika…

Twin Türkçe ne demek? Twin (sıfat) Çift My grandfather is an airforce veteran and once he had fly with a helicopter with twin rotors back in Vietnam War.(Büyükbabam bir hava kuvvetleri gazisiydi ve bir zamanlar Vietnam Savaşı’nda çift rotorlu bir helikopterle uçmuştu.) This brand new 2021 modal hybrid cars produced with twin engines. One of these motors is internal combustion engine, other one is electrical engine.(Bu yepyeni 2021 model hibrit otomobiller çift motorlu üretildi. Bu…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!