draw (fiil) Çizmek She draws very beautiful paintings. (O çok güzel tablolar çiziyor.) An architect draws building plans. (Bir mimar bina planları çizer.) Çekmek (nesneyi) Draw the table from behind the wall. (Masayı duvarın arkasından çek.) Çekmek (cezbetmek) Male sparrows sing in order to draw the female ones. (Erkek serçeler, dişileri kendilerine çekmek için öterler.) Çekmek (mekana) The World Cup will draw thousands of tourists to France. (Dünya Kupası, Fransa’ya binlerce turist çekecek.) draw (isim)…

İngilizce’nin en temel gramer kalıplarından birisi olan Present Continuous Tense, basit gözüken ama aslında çok kolay karıştırılabilecek bir kalıptır. Örnekler vererek ve tüm cümle kalıplarının üstünden geçerek anlatacağımız için bu konuyu iyice kavrayabileceksiniz. Present Continuous Tense en çok “Simple Present Tense” kalıbıyla karıştırılır. Çünkü ikisi aslında birbirine çok yakın zamanlardır. Bu dersimizde “Present Continuous Tense”in tüm detaylarını işleyeceğiz. Present Continuous Tense nedir? Nerede kullanılır? Ne zaman kullanılması gerekir? Nasıl kullanılır ve cümle kalıbı nasıldır? Simple…

Fresh Türkçe ne demek? fresh (sıfat) taze The restaurant uses only really fresh ingredients in all of its dishes.(Restoran bütün yemeklerinde gerçekten sadece taze malzemeler kullanıyor.)The scents of fresh bread and some sort of meat cooking nearly nailed her to the ground as she rounded the corner.(Köşeyi dönerken taze ekmek kokuları ve pişirilen bir çeşit et onu neredeyse yere çakıyordu.)Of course, she could call Connie, but Yancey’s conversation on the phone was fresh in her…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!