freedom (isim) Özgürlük, bağımsızlık, hürriyet, istiklâl Turkey gained its freedom in 1923 with Treaty of Lausanne. (Türkiye 1923’deki Lozan Barış Antlaşması ile bağımsızlığını kazanmıştır.) In this country, our freedom is guaranteed by the government and by the constitution. (Bu ülkede, özgürlüğümüz hükümet ve anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.) Freedom, equality and fraternity are the core values of French Revolution. (Hürriyet, eşitlik ve kardeşlik Fransız Devriminin ana değerlerini oluşturur.) Hak, imtiyaz In United States of America,…

İngilizce cümle kurmak, dil öğrencileri için oldukça zorlu bir konu olmasına rağmen aslen dilimizde düzenli ve anlamlı cümleler kurmaktan çok da farklı değildir. Pek çok açıdan benzer özellikleri de bulunan İngilizce ve Türkçe cümle yapıları, bazı dilbilgisi kurallarında bağdaşır. Dolayısı ile İngilizcede zorlanılan bir konuyu daha iyi kavramak adına Türkçedeki kurallar ile karşılaştırabilir, ezberlemeden fakat bağdaştırarak kavramaya çalışabiliriz. Örnek olarak İngilizcedeki gerund infinitive konularını ele alalım. Kurallı ve basit bir cümle normal şartlarda özne nesne…

High Türkçe ne demek? High (sıfat, fiil, isim) Yüksek, zirve, ulu, muhteşem, üst, direnmek, kabarmak, dolgun(ücret), asil If you want to reach a high position in the company, you have to work hard and win the boss’s favor.(Şirkette yüksek bir pozisyona ulaşmak istiyorsanız, çok çalışmanız ve patronun gözüne girmeniz gerekiyor.) The mountain we climbed was so high that after a while we could see the clouds from above.(Tırmandığımız dağ o kadar yüksekti ki bir süre…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!