promise (fiil) Söz vermek, vadetmek, garanti etmek, taahhüt etmek My father promised me that when I turn 18, he will buy the car I want. (Babam bana 18 yaşıma girdiğimde istediğim arabayı alacağına söz verdi.) Ethical people stand behind their promises no matter what. (Ahlaklı insanlar, verdikleri sözlerin arkasında ne olursa olsun dururlar.) promise (isim) Söz, vaat He never forgot that promise of his uncle. (Amcasının o sözünü asla unutmadı.) What about your promise that…

İngilizce kendini tanıtma aşamalarından birisi de İngilizce aile ve İngilizce aile bireyleri hakkında bilgi sahibi olmaktır. Bir dili öğrenirken kendini ve aile üyelerini tanıtmak özellikle başlangıç aşamasında önemli bir rol almaktadır. Türk aile yapısı ile birebir örtüşmese de İngilizce olarak aile üyelerimizi rahatça belirtmek ve tanıtmak için sizin için hazırladığımız yazıya göz atabilirsiniz. Mother: AnneFather: BabaSister: Kız kardeşBrother: Erkek kardeşGrandmother: Nine (Anneanne – Babaanne)Grandfather: DedeGreat grandmother: Büyük nineGreat grandfather: Büyük dedeAunt: Teyze – Hala -…

Saw Türkçe ne demek? saw (isim/fiil) testere, biçmek, testereyle kesmek, bıçkı, hızar, testere çekmek The most basic equipments you need in the forest is a saw, fire-fueling materials and a compass to find your way.(Ormanda ihtiyacınız olan en temel ekipmanlar testere, ateş yakacak malzemeler ve yolunuzu bulmanızı sağlayacak bir pusuladır.) My father used to go out to the garden every Sunday and saw as much wood as needed and came home.(Babam her Pazar bahçeye çıkıp,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!