month (isim) Ay This month our cafe made so much profit that I can pay all my bills. (Bu ay kafemiz o kadar çok kar elde etti ki tüm faturalarımı ödeyebilirim.) April is my favorite month because I am a spring person and April is the best month to feel the spring. (Nisan benim en sevdiğim aydır çünkü ilkbahara bayılırım ve Nisan ayı ilkbaharı en iyi hissedebileceğiniz aydır.) A human pregnancy lasts for nine months…

intro (isim) Giriş, intro, tanıtım When the intro music started playing, everyone in the hall started to look at the screen. (Giriş müziği çalmaya başladığında salondaki herkes ekrana bakmaya başladı.) I love the intro of this TV series, I watch it whenever I see it. (Bu dizinin tanıtımını çok seviyorum, her gördüğümde izliyorum.) The original intro was a bit boring but with the plan changes it became quite funny. (Orijinal intro biraz sıkıcıydı ancak yapılan…

İngilizce Konuşamamak Terfiye Engel Olmasın: İş İngilizcesinde Özgüven Kazanmanın Yolu Merve, büyük bir ilaç firmasında ürün yöneticisi. İşini seviyor, yıllardır aynı şirkette çalışıyor ve üst düzey yöneticilerle aynı toplantılara katılıyor. Ancak bir sorun var: Toplantı dili İngilizce olduğunda, susmayı tercih ediyor. Çünkü konuştuğunda, cümlelerini toparlayamıyor. “Anlıyorum ama konuşamıyorum.” diyor. Tanıdık geldi mi? Bu yalnızca Merve’nin değil, binlerce beyaz yaka çalışanın yaşadığı bir gerçek. Kariyer basamaklarını tırmanmak isteyen herkesin önünde aynı engel var: İş İngilizcesinde özgüven…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!