sorry (sıfat) Üzgün, pişman, üzüntülü I am very sorry to hear that you are moving to Boston. (Boston’a taşındığını duyduğuma üzüldüm.) She was very sorry about her grandfather’s funeral. (O, büyükbabasının cenazesinden dolayı çok üzgündü.) Peter failed the exam, I am sorry about his result. (Peter sınavdan geçemedi, onun sınav sonuçlarına üzüldüm.) İzin isteme, ricada bulunma Sorry, may I enter the class? (Pardon, sınıfa girebilir miyim?) Sorry, can you give me tissue? (Kusura bakmayın, bana…

fine (sıfat) İyi, hoş At first I thought she was a fine person but then I realized that she is very selfish about everything and she makes fun of people. (İlk başta onun iyi bir insan olduğunu düşündüm, ama daha sonra onun her şeyde çok bencil olduğunu ve insanlarla dalga geçtiğini fark ettim.) Although he had a very serious accident, his condition was fine. (Çok ciddi bir kaza geçirmesine rağmen durumu iyiydi.) She is a…

Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı kapsamında değerlendirildiğinde İngilizce de dahil olmak üzere tüm diller üç adet seviyeden oluşmaktadır. Bu seviyeler şu şekildedir: Temel kullanıcı (A1 ve A2 seviyesi)Bağımsız kullanıcı (B1 ve B2 seviyesi)Uzman kullanıcı (C1 ve C2 seviyesi) Temel kullanıcı düzeyindeki A1 seviyesine bakıldığında aslında günlük konuşma dilinde ‘’başlangıç’’ (beginner) olarak adlandırdığımız İngilizce başlangıç aşamasından söz edilmektedir. Aslında tüm bireylerin öğrencilik hayatı boyunca gördüğü İngilizce ’ye karşılık gelmektedir. Ülkemizdeki İngilizce Öğretimi esaslarına bakıldığında ana amaç…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!