done (sıfat) Bitmiş, sona ermiş After you finished your last two articles, you are done for today. (Son iki makaleni de bitirdikten sonra, bugünlük işin sona eriyor.) This assignment must be done until first week of the next month. (Bu ödev gelecek ayın ilk haftasına kadar bitmiş olmalı.) I don’t think it will be done in an appropriate way. (Bunun uygun bir yolla sona ereceğini sanmıyorum.) Pişmiş How would you like your steak? Well done,…

e Okul Veli Bilgilendirme Sistemi Giriş Ekranı Milli Eğitim Bakanlığı, e-okul sistemi üzerinden veli ve öğrencilere e okul Veli Bilgilendirme Sistemi ile bir çok bilgiye erişim imkanı sunuyor. Öğrenciler ve veliler, notları ve devamsızlıkları e-okul üzerinden takip edebiliyorlar. Nakil işlemleri ve TEOG sonuçlarının açıklanması gibi konular e okul Veli Bilgilendirme Sistemi üzerinden öğrenilebiliyor. e-okul Hakkında Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) projesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Ocak 2007 tarihinde kullanıma açılmıştır. e okul web tabanlı…

live (fiil) Yaşamak, ikamet etmek, ömür geçirmek, naklen, zinde They live in a two-story, blue-colored detached house. (Onlar iki katlı, mavi renkte olan müstakil bir evde yaşıyorlar.) Did you know that tortoises can live up to 200 years old? (Kara kaplumbağalarının 200 yaşına kadar yaşayabildiklerini biliyor muydun?) live (sıfat) Canlı, canlı yayın It is necessary to be extremely careful in live animal markets due to the risk of infectious diseases. (Canlı hayvan pazarlarında bulaşıcı hastalık…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!