sing (fiil) Şarkı söylemek, söylemek, şiir okumak My son is singing now at the school concert. (Oğlum şu anda okul konserinde şarkı söylüyor.) When her favorite singer sings a song, she almost screams. (Onun en sevdiği şarkıcı şarkı söylediğinde neredeyse çığlık atar.) Alice loves to sing when she is having shower. (Alice duş alırken şarkı söylemeyi sever.) Şakımak, ötmek, vızıldamak Our canary is singing every morning. (Kanaryamız her sabah ötüyor.) He is singing like a…

norm (isim) Kaide, düstur, kural Sometimes, some people’s life styles don’t fit with the society’s norms. (Bazen bazı insanların hayat tarzları toplumun kaidelerine uymaz.) Some Jewish, Christian and Muslim people have very strict norms. (Bazı Yahudi, Hristiyan ve Müslüman insanların oldukça katı kuralları vardır.) Journalism norms have been broken commonly in these days. (Gazetecilik kaideleri bugünlerde oldukça sıklıkla çiğneniyor.) The norms of this tribe are very interesting. (Bu kabilenin kuralları oldukça ilginç.) Standard, model Universal…

Nature Türkçe ne demek? nature (isim) doğa, tabiat I go to hiking with my girlfriend almost every month because we love being in nature(Neredeyse her ay kız arkadaşımla doğa yürüyüşüne çıkıyoruz çünkü doğada olmayı çok seviyoruz.) My wife just found an hotel where is the middle of the Finland’s nature.(Karım Finlandiya doğasının göbeğinde bulunan bir otel buldu.) I think the most beautiful thing about Switzerland is its nature.(Bence İsviçre ile ilgili en güzel şey oranın…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!