Soon Türkçe ne demek? soon (zarf) yakında, biraz sonra, kısa bir zaman içinde His eyes closed and he was soon fall asleep(Onun gözleri kapandı ve kısa bir zaman içinde uykuya daldı.) This daunted the enemy for a time, but the defenders were soon out of breath.(Bu düşmanı bir süreliğine de olsa sindirmişti fakat savunmacılar kısa bir zaman içinde bitkin düştü.) en kısa sürede, andan itibaren (as soon as) She had to get a car as…

trap (isim/fiil) Kapan, tuzak, set çekmek, aldatmak, pusuya düşürmek, ağız, oyuna getirmek, sifon, darağacı We set up traps in various parts of the house to catch mice.(Fare yakalamak için evin çeşitli yerlerine kapan kurduk.) The reason they went bankrupt was because they were stuck in a huge debt trap.(Onların iflas etmiş olmalarının sebebi büyük bir borç batağına saplanmış olmalarıydı.) That boy was so smart he had a mind sharp as a steel trap.(O çocuk o…

null (sıfat) Hükümsüz, geçersiz The contract was declared null. (Sözleşme geçersiz ilan edildi.) The elections should be null. (Seçimler geçersiz olmalı.) İşe yaramaz, değersiz, önemsiz This marriage was null for him. (Bu evlilik onun için değersizdi.) null (isim) Sıfır No matter how many times we calculated, the result was always null. (Kaç kere hesaplamamıza rağmen sonuç hep sıfırdı.) null (fiil) Geçersiz kılmak, iptal etmek After she learned her husband cheated on her, she decided to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!