real (sıfat) Gerçek Those things that I saw were real. (Gördüğüm o şeyler gerçekti.) He is a real professional in butchery. (O kasaplıkta gerçek bir profesyonel.) This novel has been adapted from real experiences. (Bu roman gerçek tecrübelerden uyarlanmış.) This necklace is made of real emerald. (Bu kolye gerçek zümrütten yapılmış.) You should notice the real world. (Gerçek dünyanın farkına varmalısın.) Doğru dürüst Looks like the things you suffered from made you a real person.…

How much ve how many İngilizcede bir şeyin miktarına yönelik soru sormak üzere kullandığımız bir kalıptır. İngilizce öğrenmeye karar verildikten sonra gerek konuşmalarda gerekse yazışmalarda çok karşılaşacağınız bu kalıpları öğrenmek miktarla ilgili soru sorarken ve sorulara cevap verirken işinize yarayacaktır. Konu anlatımına ve cümle örneklerine değinmeden önce ‘’How Many’’ ve ‘’How Much’’ arasındaki farkı bilmek çok önemlidir. Bu fark şu şekildedir: ‘’How Many’’ sayılabilen yani countable nesnelere yönelik kullanılmaktadır. Örneğin size orada kaç tane sandalye…

senorita (isim) Bayan, genç, kadın Senorita Martin goes to her woman meetings. (Bayan Martin, kadınlar toplantısına gidiyor.) What do you want Senorita? (Ne yapmak istersiniz bayan?) Today is a big day. The Senoritas will make a big decision for their future. (Bugün büyük gün. Kadınlar kendi gelecekleri için büyük bir karar alacaklar.) Could you give me your name Senorita? (İsminizi söyler misiniz hanımefendi?) Genç kadın, bekar Do you have a plan for tomorrow? Senoritas will…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!