smile (fiil) Gülümsemek, tebessüm etmek I fell in love with her because she took my breath away from me when she smiled.(Ona aşık oldum çünkü o güldüğünde nefesimi benden aldı.) You smile so cute and your smile looks just like your mother, child.(Çok sevimli gülüyorsun ve gülüşün aynı annene benziyor çocuğum.) When i was 6 years old, i had a very cute dog and it was alway smile.(Ben 6 yaşındayken, çok şirin bir köpeğim vardı…

Mizah kültürden kültüre farklılıklar gösterir. Bizi güldüren şeyler başka bir kültürü güldürmeyebilir. Ancak bu listede yer alan İngilizce komik sözler evrensel normları yakalamaya aday gibi görünüyor. Eğer güldürmek istediğiniz kişiye aynı zamanda aşıksanız, İngilizce aşk sözleri yazımızı ziyaret edebilirsiniz. İngilizce Komik Sözler ‘‘Life is short. Smile while you still have teeth.’’”Hayat kısa. Henüz dişlerin varken gülümse.”‘‘Behind every successful man is a surprised woman.’’‘‘Her başarılı erkeğin arkasında şaşırmış bir kadın vardır.’’‘‘Am I perfect? No. But am…

poser (isim) Poz veren kişi, model She is such a poser, look how she smiles to the cameras. (O tam bir poz veren, baksana kameralara nasıl da bakıyor.) Brad Pitt is a complete poser, he is looking good on TV. (Brad Pitt tam bir model, o televizonda çok iyi görünüyor) Yapmacık, şovmen, numaracı The definition of a poser is a person who pretends to be someone he is not, or a person who attempts to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!