go (fiil) Gitmek, haraket etmek, seyahat etmek Be careful and don’t go fast. (Dikkatli ol ve hızlı gitme.) I offered to go with Stacy to the cinema. (Stacy’le sinemaya gitmeyi teklif ettim.) We go to Paris every year. (Her sene Paris’e seyahat ederiz.) Ölmek Everybody wants to go peacefully in their sleep. (Herkes uykusunda huzurla ölmek ister.) Uzanmak (bir yerden bir yere) This road goes to Ankara. (Bu yol Ankara’ya uzanıyor.) Olmak I am afraid…

İngilizce temel bilgilerinde nereden geldiğiniz, nereli olduğunuz gibi bilgileri söylemek ve bunları sormak kendinizi tanıtırken oldukça önemlidir. Özellikle İngilizce ülkeler ve milletler konusunda kendinizi ifade edebilmek için doğru soru kalıplarını ve cevapları bilmenizde fayda olacaktır. Herhangi bir ülkeye gittiğinizde ülke ve milliyet sormak için ilk olarak “from” ifadesine yoğunlaşmak gerekmektedir. From, tek başına kullanıldığında -den/-dan anlamı vermektedir. Ancak milliyet ve ülke sorularında ise zorunlu bir kullanımı söz konusudur. İngilizce Ülkeler ve Milletler Nasıl Sorulur? İngilizce…

Fix Türkçe ne demek? fix (fiil) Düzeltmek, onarmak, tamir etmek, hile karıştırmak, şike yapmak I have been receiving reports that horse racing competitions were fixed.(At yarışı müsabakalarına hile karıştırıldığına dair raporlar alıyorum.) I don’t want it, if you really want it, go ahead and fix something.(İstemiyorum, eğer gerçekten istiyorsan, devam et ve bir şeyi düzelt.) You can’t fix a war that’s been on for hundreds of thousands of years.(Yüzbinlerce yıldır devam eden bir savaşı düzeltemezsiniz.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!