allow (fiil) İzin vermek, müsaade etmek, kabul etmek Allow me to give you an example for this situation. (İzin verirseniz bu durum için size bir örnek vereyim.) You have to allow your son attend some school parties otherwise he would go without your permission. (Oğlunun okuldaki bazı partilere katılmasına izin vermelisin, aksi takdirde senin iznin olmadan gidecektir.) Would you allow me in? I’m too late. (İçeri girmeme izin verir misin? Çok geç kaldım.) My father…

İngilizce fiillerin ikinci hali geçmiş zaman cümleleri kurarken kullanılır. İngilizce fiiller 2. hallerine çevrilirken genellikle değişime uğrar. Yani İngilizce geçmiş zaman ile ilgili cümleler kurarken fiilerin ikinci hallerini bilmeniz gereklidir. İngilizce fiillerin 2. halleri geçmiş zaman için kullanılırken, 3. halleri present perfect tense ile kullanılır. Fiiller kendi aralarında düzenli ve düzensiz fiiller olarak ikiye ayrılır. Düzenli fiillerin 2. ve 3. halleri fiile -d ve -ed eklerini ekleyerek okuşturulur. Düzensiz fiiler ise 2. hallerine çevrilirken çekil…

what (zarf) Ne What happened after I left the cafe? (Ben kafeden gittikten sonra ne oldu?) What was that supposed to mean? (Bu ne anlama geliyor?) What time are we going to leave home tonight? (Bu gece ne zaman evden ayrılacağız?) What do you think of it, Jessica? (Bunun hakkında ne düşünüyorsun, Jessica?) what (zamir) Ne She wouldn’t tell me what the man said. (Adamın ne dediğini bana söylemezdi.) I’ll tell you what, let’s go…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!