casual (sıfat) Raslantısal, rastgele, tesadüfî Today, I attended a casual meeting which I hadn’t got any preparations. (Bugün hiç hazırlığımın olmadığı ve rastgele gerçekleşen bir toplantıya katıldım.) Gündelik (iş) After six months of unemployment, finally I could found a casual job in a restaurant. (Altı ay boyunca süren bir işsizlik sonrasında, sonunda bir lokantada gündelik bir iş bulabildim. Günlük (giysi) Most of the time I like to wear casual clothes. (Çoğu zaman günlük kıyafetler giymeyi…

Ring Türkçe ne demek? Ring (isim/fiil) Zili çalmak, telefonu çalmak, telefon etmek, çağrı atmak At that hour of the night the phone never rings for anything good.(Gecenin o saatinde telefon asla iyi bir şey için çalmaz.) We were startled by the ring of my cell phone.(Cep telefonumun çalmasıyla irkildik.) No good calls ring in at that time of night.(Gecenin o saatinde iyi arama çalmaz.) My favorite mischief as a kid was ringing people’s doorbells and running away.(Çocukken…

Odd Türkçe ne demek? odd (sıfat) garip, tuhaf, acayip It is very odd that you just came and sit my chair without saying anything.(Gerçekten hiçbir şey söylemeden gelip sandalyeye oturman çok garip) Mike was the oddest and funniest person in our whole classroom as I remember.(Mike hatırladığım kadarıyla sınıfımızdaki en ilginç ve en komik insandı.) A passenger’s behaviors are very odd so I was very nervous during the flight.(Bir yolcunun davranışları oldukça garipti bu sebeple…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!