always (zarf) Hep, her zaman, daima My mom has always taken care of us. (Annem hep bize baktı.) I always pictured myself living away from the city. (Kendimi her zaman şehirden uzakta yaşarken hayal ettim.) Jack’s grandmother said to him “Be always honest.”. (Jack’in babaannesi, ona “Her zaman dürüst ol.” dedi.) Is this place always like this? (Bu mekan her zaman böyle midir?) Amy always liked living on the edge. (Amy hep sınırlarda yaşamayı sevdi.)…

Örneklerle Simple Present Tense Konu Anlatımı – İngilizce Geniş Zaman Basitçe Simple Present Tense için İngilizce Geniş Zaman diyebiliriz. Cümle kurulumları oldukça kolaydır. Simple Present Tense zamanı, ne zaman ve nasıl kullanılır gelin örnekler üzerinden öğrenelim. 1. Tekrarlanan veya düzenli yapılan eylemlerden bahsederken: Every morning, I go to work by car. / Her sabah işe arabayla giderim. She sleeps seven hours every night. / O her gece yedi saat uyur. The train to Ankara leaves every hour. / Ankara…

kit (isim) Takım, alet, araç, aygıt takımı, eşya dizisi Always keep spare blankets, water, first aid kits and bandages in your room in case of an earthquake. (Deprem ihtimaline karşın odanızda daima yedek battaniye, su, ilk yardım çantası ve bandaj bulundurun.) You should always carry a repair kit in the trunk of your car in case your tire blows. (Lastiğinizin patlaması ihtimaline karşı, aracınızın bagajında her zaman bir tamir kiti taşımalısınız.) Soldiers have to keep…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!