like (fiil) Hoşlanmak, sevmek Footbal is the only thing that I like in this life. (Futbol bu hayatta sevdiğim tek şeydir.) I like eating junk foods while watching movies and TV series. (Dizi veya film izlerken abur cubur yemek hoşuna gidiyor.) This flower doesn’t like too much water so don’t water it too often. (Bu çiçek çok suyu sevmez bu yüzden onu çok sık sulamazsan iyi olur.) İstemek (would ile birlikte kullanıldığında) Would you like…

İngilizce Burçlar ve Türkçe Karşılıkları Bu yazımızda İngilizce burçlar ve özellikleri ile ilgili bilgilere yer vereceğiz. Öncelikle İngilizce burçlar ve Türkçe karşılıkları aşağıda verilmiştir. Aquarius: Kova Pisces: Balık Aries: Koç Taurus: Boğa Gemini: İkizler Cancer: Yengeç Leo: Aslan Virgo: Başak Libra: Terazi Scorpio: Akrep Sagittarius: Yay Capricorn: Oğlak İngilizce Burçların Tarihleri Aquarius – Kova Burcu: 21 Ocak – 19 Şubat Pisces – Balık Burcu: 20 Şubat – 20 Mart Aries – Koç Burcu: 21 Mart…

casual (sıfat) Raslantısal, rastgele, tesadüfî Today, I attended a casual meeting which I hadn’t got any preparations. (Bugün hiç hazırlığımın olmadığı ve rastgele gerçekleşen bir toplantıya katıldım.) Gündelik (iş) After six months of unemployment, finally I could found a casual job in a restaurant. (Altı ay boyunca süren bir işsizlik sonrasında, sonunda bir lokantada gündelik bir iş bulabildim. Günlük (giysi) Most of the time I like to wear casual clothes. (Çoğu zaman günlük kıyafetler giymeyi…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!