done (sıfat) Bitmiş, sona ermiş After you finished your last two articles, you are done for today. (Son iki makaleni de bitirdikten sonra, bugünlük işin sona eriyor.) This assignment must be done until first week of the next month. (Bu ödev gelecek ayın ilk haftasına kadar bitmiş olmalı.) I don’t think it will be done in an appropriate way. (Bunun uygun bir yolla sona ereceğini sanmıyorum.) Pişmiş How would you like your steak? Well done,…

Would; İngilizcede oldukça sık kullanılan yardımcı fiillerden biri olan (auxiliary verb) “Will” ifadesinin geçmiş zaman halidir. Would’un kelime anlamları birden fazladır ve bunlar “bir talepte bulunmak, istemek, sormak” olarak sıralanabilir. Çeşitli kullanımları olan would’un cümle yapısına ve yanına gelen kelimelere göre anlamı değişmektedir. Would kelimesinin kullanım amaçlarına geçmeden önce, ingilizce cümle kurma dersimizi okuyarak cümle türlerine göre would kullanımlarını daha iyi anlayabilirsiniz. Would Kullanım Alanları Would’un çokça kullanım alanı bulunmaktadır. Bunlara kısaca örnek verecek olursak,…

challenge (fiil) Mücadeleye davet etmek. Meydan okumak. They had challenged the best teams in the world. (Dünyanın en iyi takımlarına meydan okudular.) He challenged the minister to show evidence. (Bakana kanıt göstermesi için meydan okudu.) The idea has never been challenged. (Bu fikre hiçbir zaman meydan okunmadı.)   challenge (isim) Büyük efor ve kararlılık gerektiren yeni ve zorlayıcı mesele, aşılması zor bir durum, yarışma / düello / müsabaka / zorluk Mountain Everest presented a challenge…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!