done (sıfat) Bitmiş, sona ermiş After you finished your last two articles, you are done for today. (Son iki makaleni de bitirdikten sonra, bugünlük işin sona eriyor.) This assignment must be done until first week of the next month. (Bu ödev gelecek ayın ilk haftasına kadar bitmiş olmalı.) I don’t think it will be done in an appropriate way. (Bunun uygun bir yolla sona ereceğini sanmıyorum.) Pişmiş How would you like your steak? Well done,…

Hava durumu hepimizin hayatında, yapılacak planlarımızda çok önemli rol oynar. Planlarımızı o günün hava durumuna göre yaparız. Açık hava bir mekânda bir aktivite yapacağımız zaman havanın güneşli olmasına; kar, yağmur ve fırtına olmamasına dikkat ederiz. Sabahları işimize, okulumuza gitmeden önce giyeceklerimizi de hava durumuna göre belirleriz. Hava yağmurluysa ya da karlıysa hava durumuna bakarak önceden tedbirli oluruz ve daha kalın kıyafetlerimizi giyer, yanımıza şemsiyelerimizi alırız; hava güneşliyse daha ince kıyafetlerimizi giyer, şapkamızı alırız. Sonuç olarak…

special (isim/sıfat) Özel, yemek (lokantaya has), özel sayı, spesiyal, mahsus, olağanüstü, yegane He’s planning a special dinner to propose marriage.(Evlenme teklif etmek için özel bir akşam yemeği planlıyor.) I would like to try the chef’s special menu.(Şefin özel menüsünü denemek istiyorum.) She preferred her order as a special delivery to be faster.(Siparişini daha hızlı olması için özel gönderim olarak tercih etti.) It is time to shop! The stores have special prices for you on this…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!