order (fiil) Emir vermek, emretmek My boss ordered me to finish this as soon as possible, otherwise he’ll fire me.(Patronum bu işi olabildiğince kısa bir sürede bitirmemi emretti aksi takdirde beni kovacak.) The battle was lost because the soldiers did not obey the order of the commanders.(Savaş kaybedildi çünkü askerler kumandanların emirlerine uymadı.) I am ordering you as your commander in chief.(Başkomutanın olarak sizlere emrediyorum.) Student: What is the meaning of order?(Öğrenci: Order ne demek?)Teacher:…

tag (isim) Etiket Look! There’s a tag on the leash with the dog’s name on it.(Bak! Tasmanın üzerinde köpeğin isminin yazılı olduğu bir etiket var.) I will put a tag to all of my groceries and foods because my roommates always uses them without permission.(Eşyalarımın ve yemeklerimin üzerine etiket yapıştıracağım çünkü ev arkadaşlarım onları izin almadan kullanıyor.) I have to put a price tag on all the products until opening time.(Açılış saatine kadar bütün ürünlere…

stay (fiil) Kalmak, durmak We talked about meeting time and place but at the end of the day, I stayed for hours in meeting point.(Buluşma saati ve buluşma yeri hakkında konuştuk ancak günün sonunda buluşma yerinde saatlerce durdum.) I have to go to home because my mom called me. You stay here for a while and I will be back as soon as possible.(Annem çağırdığı için eve geri dönmem gerekiyor. Sen bir süre burada kal…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!