Boost ne demek? boost (isim) yardım, destek Mike gave her a boost over the fence.(Mike ona çitin üzerinden bir destek verdi.)Without a major boost in tourism, the economy will suffer even further.(Turizme büyük bir yardım olmazsa ekonomi çok daha kötü bir duruma gelecek.)If I give you a boost, could you reach the window?(Eğer sana destek verirsem pencereye yetişebilir misin?)Student: What does boost means?(Öğrenci: Boost ne demek?)Teacher: Boost means support.(Öğretmen: Boost destek demektir.) boost (fiil) iterek…

back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

king (isim) Kral King Arthur’s legend is my favorite legend in British literature.(Kral Arthur’un efsanesi İngiliz edebiyatındaki en sevdiğim efsanedir.) Suleiman the Magnificent  is the tenth king of the Ottoman Empire.(Kanuni Sultan Süleyman Osmanlı İmparatorluğu’nun onuncu kralıdır.) King of France is slaughtered by revolutionaries during the French Revolution in 1789.(Fransa kralı 1789’da meydana gelen Fransız İhtilali sırasında Fransız devrimcileri tarafından öldürülmüştür.) He is trying to be a king, but he doesn’t care about citizens rights.(O…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!