real (sıfat) Gerçek Those things that I saw were real. (Gördüğüm o şeyler gerçekti.) He is a real professional in butchery. (O kasaplıkta gerçek bir profesyonel.) This novel has been adapted from real experiences. (Bu roman gerçek tecrübelerden uyarlanmış.) This necklace is made of real emerald. (Bu kolye gerçek zümrütten yapılmış.) You should notice the real world. (Gerçek dünyanın farkına varmalısın.) Doğru dürüst Looks like the things you suffered from made you a real person.…

bride (isim) Gelin, evlenecek olan kadın I have always wanted to be a bride. (Hep bir gelin olmak istemişimdir.) The bride is wearing her dress right now. (Gelin şu anda elbisesini giyiyor.) I couldn’t see the bride’s best friend at the wedding. (Düğünde gelinin en yakın arkadaşını göremedim.) The bride and the groom are coming onto the stage. (Gelin ve damat sahneye geliyor.) Bride için Eş Anlamlı Kelimeler HelpmateHelpmeetLadyWifeBetter halfConsortMatePartnerSpouseSoul mateDomestic partner Bride için Zıt…

smile (fiil) Gülümsemek, tebessüm etmek I fell in love with her because she took my breath away from me when she smiled.(Ona aşık oldum çünkü o güldüğünde nefesimi benden aldı.) You smile so cute and your smile looks just like your mother, child.(Çok sevimli gülüyorsun ve gülüşün aynı annene benziyor çocuğum.) When i was 6 years old, i had a very cute dog and it was alway smile.(Ben 6 yaşındayken, çok şirin bir köpeğim vardı…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!