look (fiil) Bakmak, aramak Let’s go and look at the ducks by the pond. (Hadi gidip göletin kıyısındaki kurbağalara bakalım.) I was looking for you everywhere! (Her yerde seni arıyordum!) Görünmek I think you look so beautiful in that dress. (Bence o elbise içinde çok güzel görünüyorsun.) He is trying to look brave but you can see tears in his eyes. (Cesur görünmeye çalışıyor ama gözlerindeki yaşları görebiliyorsun. Beklemek, ümit etmek I am looking forward…

Bu sayfada aşka dair çeşitli İngilizce sözler Türkçe anlamlarıyla birlikte verilmiştir. İngilizce aşk sözleri karşınızdaki özel kişiye ona olan duygularınızı başka bir dilde anlatabilmenizi sağlayabilir. Kısa İngilizce aşk sözleri ile sevdiğiniz kişiye kısa ve öz bir şekilde aşkınızı aktarabilirsiniz. Net olmayı seviyorsanız bu kısa sözler tam size uygun. Eğer romantik ve detayları seven bir karakteriniz var ise daha uzun, daha derin anlamlara sahip aşk sözleri kısa sözlerimizin hemen altında yer alıyor. Her ne kadar sevgi başlı…

PC (isim) Kişiye özel bilgisayar (personal computer) I don’t have a powerful PC but it is very useful for me. (Çok güçlü bir kişisel bilgisayarım yok ancak benim için gayet kullanışlı.) My daughter passed the university exam so it is time to buy a PC for her. (Kızım üniversite sınavını geçti yani şimdi ona bir kişisel bilgisayar alma zamanı.) There are many PCs in our highschool library. (Lisemizin kütüphanesinde bir sürü kişisel bilgisayar mevcuttur.) The…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!