sad (sıfat) Üzgün, kederli, mahzun, üzüntülü, gamlı After I heard what she tells me, i feel sad.(Bana anlattıklarını duyduktan sonra üzüldüm.) The last song I listened on the concert made me sad.(Konserde dinlediğim son şarkı beni üzdü.) Student: What is the meaning of sad?(Öğrenci: Sad ne demek?)Teacher: Sad means depressed.(Öğretmen: Sad mahzun demektir.) Keder verici, üzücü, hazin Princess Diana’s car accident was a sad incident.(Prenses Diana’nın araba kazası keder verici bir olaydı.) I don’t like…

Eğer internette zaman geçiriyorsanız, mutlaka İngilizce kısaltmalar ile karşılaşmışsınızdır. Sosyal medyada, mesajlarda, online oyunlarda, blog veya çeşitli internet sitelerinde artık İngilizce yazı diliyle neredeyse bütünleşmiş olan bu kullanımlar internet kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu tarafından kabul görmekte ve anlamları bilinmektedir. Ancak bazen bu İngilizce Kısaltmaları kullanırken veya gördüğümüzde hatırlamakta zorluk çekebiliyoruz. Sizin için düzenlediğimiz en çok kullanılan bu İngilizce Kısaltmalar ile kolaylıkla sizde bu kısaltmaları anlayıp, kullanabilirsiniz. En çok Kullanılan 20 İngilizce Kısaltma LOL (Laughing Out…

crush (fiil) Kıracak ya da şekline zarar verecek kadar bastırmak, ezmek, izdiham yaratmak To get the oil out you will have to crush the seeds. (Yağı çıkarmak için tohumları ezmen gerekecek.) The giant shark crushed the boat and cut it in half. (Dev köpek balığı, tekneyi ezdi ve ortadan ikiye böldü.) crusher (isim) Ezici, kırıcı, parçalayıcı, öğütücü Let’s throw the garbage into the crusher. (Çöpleri öğütücüye atalım.) crushed (sıfat) Ezilmiş, ezik, parçalanmış, bastırılmış Women shouldn’t…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!