nirvana (isim) Nirvana, hırslardan arınılarak ulaşılan salt mutluluk Last year I went to Nepal for reaching Nirvana with other Buddhist monks. (Geçen yaz diğer Budist rahiplerle birlikte Nirvana’ya ulaşmak için Nepal’e gittim.) Probably he reached the Nirvana because when I talk to him I saw the Dalai Lama in front of me. (Muhtemelen o Nirvana’ya ulaşmıştı çünkü onunla konuşurken karşımda Dalai Lama’yı gördüm.) I heard Buddhist monks eat only rice mush for months in order…

stay (fiil) Kalmak, durmak We talked about meeting time and place but at the end of the day, I stayed for hours in meeting point.(Buluşma saati ve buluşma yeri hakkında konuştuk ancak günün sonunda buluşma yerinde saatlerce durdum.) I have to go to home because my mom called me. You stay here for a while and I will be back as soon as possible.(Annem çağırdığı için eve geri dönmem gerekiyor. Sen bir süre burada kal…

Mute Türkçe ne demek? mute (sıfat) konuşma engelli The child is both deaf and mute because her hearing was lost at birth.(Çocuk hem duyma engelli hem de konuşma engellidir çünkü işitme duyusu doğumda kaybolmuştur.) sessiz, suskun Remained mute no matter how much we pleaded for an answer.(Cevap vermesi için ne kadar yalvarsak da sessiz kaldı.)He was a mute person with funny face.(O, komik yüzlü sessiz bir insandı.) Student: What does mute means?(Öğrenci: Mute ne demek?)Teacher:…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!