boss (isim) Patron, işveren Hey James,I want to introduce you my new boss, James Smith. (Selam James, seni yeni işverenim James Smith’le tanıştırmak isterim.) You are not the boss, so stop acting like that. (Sen patron değilsin, bu yüzden böyle davranmayı bırak.) I hope my boss won’t get mad at me for being late. (Umarım geç kaldığım için patronum bana kızmaz.) boss (fiil) Patronluk yapmak, otoriter olmak, yönetmek Can you stop bossing me around? I…

And ne demek? and (bağlaç – zarf) ve, ile, sonra, sonrasında, daha sonra, artı, durmadan, gittikçe My uncle came home and entered his room after watching us all for a long time.(Amcam eve geldi ve hepimizi uzun süre izledikten sonra odasına girdi.)Sully and Mike didn’t even realize they were heading for a huge adventure.(Sully ile Mike büyük bir maceraya doğru yola çıktıklarının farkında bile değildi.)When I ask you a question, look at my face and…

Enteresan ve anlamlı İngilizce güzel kelimeler Sosyal medya sitelerinden derlenmiş en çok beğenilen İngilizce güzel kelimeler listesi şöyle: 1. Aquiver – titreyen 2. Mellifluous – yumuşak (ses), tatlı, akıcı (konusma/ses/ müzik vb), bal gibi, bal gibi tatlı, kulağa hoş gelen 3. Ineffable – ağza alınmaz (kutsal), anlatılamaz, tanımlanmaz, söylenemez, betimlenemez, kelimelerle ifade edilemez, tarifsiz, sözü edilmez 4. Nefarious – kötü, alçak, çok kötü, menfur, alçakça, hain, çirkin, fena 5. Somnambulist – uyurgezer 6. Epoch -…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!