like (fiil) Hoşlanmak, sevmek Footbal is the only thing that I like in this life. (Futbol bu hayatta sevdiğim tek şeydir.) I like eating junk foods while watching movies and TV series. (Dizi veya film izlerken abur cubur yemek hoşuna gidiyor.) This flower doesn’t like too much water so don’t water it too often. (Bu çiçek çok suyu sevmez bu yüzden onu çok sık sulamazsan iyi olur.) İstemek (would ile birlikte kullanıldığında) Would you like…

enjoy (fiil) Zevk almak, keyif almak My nephew is enjoying the new zoo in our town. (Yeğenim şehrimizdeki yeni hayvanat bahçesinden keyif alıyor.) It was quite hard to enjoy in such an annoying situation. (Öyle sinir bozucu bir durumda keyif almak oldukça zordu.) Do you guys enjoying our meeting party? (Tanışma partimizden keyif alıyor musunuz?) Tadını çıkarmak, keyfini çıkarmak She enjoyed the attention she got for her success in the song contest. (O, şarkı yarışmasındaki…

İngilizce sıfatlar, tıpkı Türkçede olduğu gibi isimlere nitelik ve nicelik kazandıran kelimelerdir. İngilizcede sıfatlar nitelik, belirtme ve iyelik olmak üzere üç ana grupta incelenir. İngilizcede sıfatlar, niteledikleri ismin tekillik/çoğulluk durumuna göre değişmezler. Örnek: This college has clever students. (Bu üniversitenin zeki öğrencileri var)              clever: zeki https://youtu.be/PFKpY-KYmDM İngilizce Niteleme Sıfatları Niteleme sıfatları nicelik olarak en kalabalık sıfatlar grubunu oluşturmaktadır. Türkçedeki gibi isme nitelik kazandırırlar ve ismin gerek somut gerekse soyut özelliklerini ifade ederler. Niteleme…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!