İngilizcede geçmiş zamanda yaşanmış olayları konuşurken kullanabileceğiniz birden fazla Tense bulunmaktadır. Hangi durumda hangisini kullanacağınızı bilmek kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Bu kadar Tense içinde “Past Perfect Tense” belki de en nadir kullanılan zamanlardan bir tanesidir. Past Perfect Tense’i diğerlerinden ayırmak, kurallarını doğru öğrenip cümlelerinizi doğru kurmak ve hata yapmamak istiyorsanız yazımızı dikkatlice okuyup bu zamanı tüm ayrıntılarıyla öğrenebilirsiniz. Tüm durumlar hakkında sizlere örnekler verip konuyu iyice kavramanızı ve alıştırma yapmanızı sağlayacağız. Lafı uzatmadan…

left (sıfat) Sol Bir kişinin ya da nesnenin kuzeye bakarken batıda olan bir şeyin üzerinde, ona doğru ya da onunla ilgili bir şeyi ifade etmesidir. His left arm was broken. (Onun sol kolu kırılmıştı.) Radikal, reformcu veya sosyalist görüşleri destekleyen bir kişi veya grupla ilgili de kullanılabilmektedir. He was very interested in left politics. (Sol siyaset ile oldukça ilgilenen bir insandı.) Bırakılan, bırakılmış, kalmış Is there any milk left in the refrigerator? (Buzdolabında hiç süt…

go (fiil) Gitmek, haraket etmek, seyahat etmek Be careful and don’t go fast. (Dikkatli ol ve hızlı gitme.) I offered to go with Stacy to the cinema. (Stacy’le sinemaya gitmeyi teklif ettim.) We go to Paris every year. (Her sene Paris’e seyahat ederiz.) Ölmek Everybody wants to go peacefully in their sleep. (Herkes uykusunda huzurla ölmek ister.) Uzanmak (bir yerden bir yere) This road goes to Ankara. (Bu yol Ankara’ya uzanıyor.) Olmak I am afraid…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!
Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!