rest (fiil) Dinlenmek, dinlendirmek, kalmak, mola vermek I’m so tired that all I want is to go home and rest. (O kadar yorgunum ki istediğim tek şey eve gidip dinlenmek.) Try to have a good rest, we have a long way to go. (İyi dinlenmeye çalışın, önümüzde uzun bir yol var.) rest (isim) Artık, kalan, kalıntı, duran, dinlenme yeri I gave my neighbor Jake the rest of my daughter’s birthday cake. (Komşum Jake’e kızımın doğum…

aloha (ünlem) Merhaba, selamlar *Genelde Hawaii bölgesinde kullanılmaktadır.* Aloha, welcome to our paradise island, Hawaii. (Merhaba, cennet adamız Hawaii’ye hoş geldiniz.) Aloha! I hope you are enjoying your holiday in Hawaii. (Merhaba! Umarım Hawaii’deki tatilinizden keyif alıyorsunuzdur.) He had wrote me a postcard from Hawaii and it started with Aloha! (Bana Hawaii bölgesinden kartpostal yollamıştı ve kartpostal “Aloha!” Ile başlıyordu.) Görüşmek üzere, görüşürüz, güle güle, Allahaısmarladık *Genelde Hawaii bölgesinde kullanılmaktadır.* Aloha! you can visit Hawaii…

flu (isim) Grip, influenza, soğuk algınlığı My sister is very hot and has a runny nose, I assume she has flu. (Kız kardeşimin ateşi var ve burnu akıyor, sanırım grip olmuş.) Coronavirus is so similar with the flu virus but there are some differences between them. (Koronavirüs influenzaya çok benziyor ama aralarında bazı farklar var.) Flu is a very contagious disease. For example Tom in my son’s class has infected the rest of the class…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!