back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

de facto (sıfat) Resmi olmamak ile birlikte fiili After the civil war, a de facto government was established in the country. (İç savaştan sonra ülkede fiili bir hükümet kuruldu.) De facto actually not depends on legality. (Fiili aslında yasallığa bağlı değildir.) He became the de facto leader of the movement. (O hareketin fiili lideri oldu.) Gerçekte, fiilen, genel geçer Some goverments acted de facto due to disagreements. (Bazı devletler anlaşmazlıklar nedeniyle fiilen hareket etmiştir.) Countries…

İngilizce güzel, anlamlı ve kısa sözler oluşturulurken İngilizce dilinde bulunan bir milyon kelime arasından seçilen kelimeler uyumlu bir şekilde bir araya getirilmiştirBöylesine zengin bir dilin anlam dünyası içerisinde gerek konuşma dili, gerekse edebi dilde kendine yer edinmiş, insanların duygu ve düşünce dünyalarını etkileyen sayısız söz ve deyiş bulunmaktadırBu sözlerin kaynağı kimi zaman anonim bir halk kahramanı, kimi zaman bir atasözü ve kimi zamanda ünlü bir yazar, düşünür veya bilim insanı İngilizce anlamlı sözler söyleyebilir.Her söz…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!