nirvana (isim) Nirvana, hırslardan arınılarak ulaşılan salt mutluluk Last year I went to Nepal for reaching Nirvana with other Buddhist monks. (Geçen yaz diğer Budist rahiplerle birlikte Nirvana’ya ulaşmak için Nepal’e gittim.) Probably he reached the Nirvana because when I talk to him I saw the Dalai Lama in front of me. (Muhtemelen o Nirvana’ya ulaşmıştı çünkü onunla konuşurken karşımda Dalai Lama’yı gördüm.) I heard Buddhist monks eat only rice mush for months in order…

madam (isim) Madam, hanımefendi, kadın Please madam have a seat and enjoy your meal and our lovely music concert we will give while you eat. (Lütfen oturun madam ve yemeğinizin ve siz yemek yerken vereceğimiz güzel konserin tadını çıkartın.) I saw a madam sitting with you in the restaurant and I thought she was your girlfriend.(Restoranda seninle aynı masada oturan bir madam gördüm ve kız arkadaşındır diye düşündüm.) Excuse me madam can you please tell…

slim (sıfat) Küçük, zayıf, ince I fell in love with a t-shirt in the store but unfortunately, there were no slim size left. (Mağazadaki bir t-shirte aşık oldum ama maalesef küçük bedeni kalmamıştı.) I am on a diet so in the breakfast, I eat a slim cheese, third or four olives, one boiled egg, some tomatoes and cucumbers and a slice of bran bread. (Diyette olduğum için kahvaltıda küçük miktar peynir, üç yada dört zeytin,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!