beat (fiil) Dövmek Once, when I was in college, I have beaten by ten men who have clubs. (Bir keresinde, üniversitedeyken ellerinde sopalar olan on tane adam tarafından dövüldüm.) Police took a man in custody because he beats his wife and his children brutally. (Polis bir adamı karısını ve çocuklarını vahşice dövdüğü için gözaltına aldı.) I am taking Kung Fu classes because I don’t want to beaten by anyone. (Kung Fu dersleri alıyorum çünkü kimsenin…

mix (fiil/isim) Karışım, karıştırmak, katmak, kaynaşmak, karmak The wood of my wardrobe was a mix of dark oak and pine.(Gardırobumun ahşabı koyu meşe ve çam karışımıydı.) Olive oil and water never mix, the oil always stays on top and the water stays on the bottom.(Zeytinyağı ve su asla karışmaz, yağ her zaman üstte ve su altta kalır.) Rainbow is a mix in which colors are harmonious.(Gökkuşağı, renklerin uyumlu olduğu bir karışımdır.) The Atlantic and Pacific…

do (yardımcı fiil) İngilizce’de olumsuz cümle oluşturmak ve soru sormak için, diğer fiillere yardımcı fiil olarak kullanılır. Geçmiş zaman halleri “did” ve “done”dır. Where do you work?(Nerede çalışıyorsun?)Don’t speak to me like that.(Benimle bu şekilde konuşma.)Do you want something to drink?(İçecek bir şey ister misin?)You don’t understand me, do you?(Ben anlamıyorsun, değil mi?) do (fiil) Yapmak I’ve never said that you can’t do it yourself.(Bunu kendi başına yapamayacağını asla söylemedim.)What have you done to Josephine?…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!