promise (fiil) Söz vermek, vadetmek, garanti etmek, taahhüt etmek My father promised me that when I turn 18, he will buy the car I want. (Babam bana 18 yaşıma girdiğimde istediğim arabayı alacağına söz verdi.) Ethical people stand behind their promises no matter what. (Ahlaklı insanlar, verdikleri sözlerin arkasında ne olursa olsun dururlar.) promise (isim) Söz, vaat He never forgot that promise of his uncle. (Amcasının o sözünü asla unutmadı.) What about your promise that…

İngilizce öğrenirken gramer bilginizin sağlam ve tam olması, dile hakim olmak ve rahatça cümle kurabilmek açısından oldukça önemlidir. Dilin kurallarına hakim olursak cümle kurarken kendimizi çok daha rahat hissedebiliriz. Bu yüzden temel gramer yapılarını iyi öğrenmek İngilizce öğrenmenin temellerinden birisidir. Was/were de İngilizce’nin temel gramer yapılarından birisidir. Bu yazımızda sizlere was/were kullanımından bahsedeceğiz. Hadi gelin was/were konu anlatımına başlayalım. Bu kelimeler aslında kafamızda geçmiş zamanla özdeşleşmiş kelimelerdir. Kısmen bu kanı doğru olsa da was ve…

Export Türkçe ne demek? export (isim) ihracat, ihraç, dışsatım Thanks to the export from China in ancient times, we were able to use gunpowder in our weapons.(Antik çağlarda Çin’den ihracat sayesinde, silahlarımızda barut kullanabildik.) export (fiil) ihraç etmek, dışsatım yapmak Turkey generally exports agricultural products due to its having fertile lands.(Türkiye verimli toprakları olması sebebiyle genellikle tarım ürünleri ihraç eder.) Student: What does export means?(Öğrenci: Export ne demek?)Teacher: Export means to sell abroad.(Öğretmen: Export dışa…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!