İngilizce sebzeler tıpkı İngilizce meyveler gibi çok sık ihtiyaç duymayacağımız ancak bilmemiz gereken kelime gruplarından birisidir. Dünya genelinde en popüler ve lezzetli sebzelerden bazıları soğan, mısır, patates, domates, havuç, patlıcan ve lahanadır. İngilizce Sebzeler Sebzelerin, Türkçe karşılıklarını ve telaffuzlarını harf sırasına göre bu başlık altında bulabilirsiniz. İngilizceTürkçeTelafuzBeanFasulyeBiinBroccoliBrokoliBrokoliBroad BeanBaklaBırod BiinGumboBamyaGumboPeaBezelyePiTomatoDomatesTomeytoMallowEbegümeciMelovArtichokeEnginarArtiçokCarrotHavuçKerıtSpinachIspanakSipiniçMarrowKabak (Yeşil)MarıvCauliflowerKarnabaharKaulıfılavırAsparagusKuşkonmazAsparagısCabbageLahanaKebıçLettuceMarulLetısCornMısırKornBeetPancarBiitPatatoPatatesPıteytoEggplantPatlıcanEkpılantLeekPırasaLiikGarlicSarımsakGarlikPurslaneSemizotuPursileynOnionSoğanOniınTurnipŞalgamTürnipCressTereKıresRadishTurpReydişBrussel SproutBrüksel LahanaBrusel SıprautCeleryKerevizSeleriyMushroomMantarMaşrum İngilizce Sebzelerin Resimleri ve Örnekleri Örnekler hiç şüphesiz ki öğrenme ve uygulama noktasında bizlere avantajlar sağlamakta. Örnek cümlelerimizi inceleyerek kelimelerin kullanımı ile…
İngilizce Söyleneni Anlamamak Neden Olur? (3 Ayda Çözüm!)
İngilizce Söyleneni Anlamamak Neden Olur?…
Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce Değil, Yöntem
Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce…
Sevginin Dili Ortaktır: 14 Şubat’a Özel İngilizce Sevgi Kartları ve Büyük İndirim!
Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri…
Export Türkçe ne demek? export (isim) ihracat, ihraç, dışsatım Thanks to the export from China in ancient times, we were able to use gunpowder in our weapons.(Antik çağlarda Çin’den ihracat sayesinde, silahlarımızda barut kullanabildik.) export (fiil) ihraç etmek, dışsatım yapmak Turkey generally exports agricultural products due to its having fertile lands.(Türkiye verimli toprakları olması sebebiyle genellikle tarım ürünleri ihraç eder.) Student: What does export means?(Öğrenci: Export ne demek?)Teacher: Export means to sell abroad.(Öğretmen: Export dışa…
look (fiil) Bakmak, aramak Let’s go and look at the ducks by the pond. (Hadi gidip göletin kıyısındaki kurbağalara bakalım.) I was looking for you everywhere! (Her yerde seni arıyordum!) Görünmek I think you look so beautiful in that dress. (Bence o elbise içinde çok güzel görünüyorsun.) He is trying to look brave but you can see tears in his eyes. (Cesur görünmeye çalışıyor ama gözlerindeki yaşları görebiliyorsun. Beklemek, ümit etmek I am looking forward…
İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar
İngilizce Söyleneni Anlamamak Neden Olur? (3 Ayda Dinleme Duvarını Yıkın!) İngilizce öğrenme sürecinde pek çok kişinin karşılaştığı en büyük hayal…
1. Eğitim Sezonu Başlıyor: Hedefiniz İngilizce Öğrenmek Yeni eğitim sezonu sadece derslere dönmek anlamına gelmez; kişisel hedeflerinizi belirlemek ve geliştirmek…
İngilizce hastalıklar, kelime bilginizi geliştirmek için hastalık ve hastalık isimlerini öğrenin. İngilizce konuşulan bir ülkede hasta olduysanız veya sahip olduğunuz…
İngilizce organlar resimleri ve örnekleri ile İngilizce olarak vücudun farklı bölümlerini bu yazımızda sizler için hazırladık. İngilizce kelime dağarcığınızı artırmak…
İngilizce’de farklı İngilizce film türleri farklı platformlarda sıkça karşımıza çıkar. Yüzlerce farklı film türü vardır, ancak bu yazımızda ana türlere…
İngilizce temel kelimeler öğrenmeye hazır mısınız? Doğru yerdesiniz. Yeni bir dil öğrenmenin ilk aşamalarındayken, İngilizce öğrenenlerin çoğu yeni kelimeleri ezberlemek…
Eğer internette zaman geçiriyorsanız, mutlaka İngilizce kısaltmalar ile karşılaşmışsınızdır. Sosyal medyada, mesajlarda, online oyunlarda, blog veya çeşitli internet sitelerinde artık…
Dijitalleşen dünyada İngilizce Nickler kullanarak; sanal ortamda kendimizi en iyi şekilde yansıtacak kullanıcı adını bulmak önemlidir. Sosyal medya uygulamaları, oyunlar…