king (isim) Kral King Arthur’s legend is my favorite legend in British literature.(Kral Arthur’un efsanesi İngiliz edebiyatındaki en sevdiğim efsanedir.) Suleiman the Magnificent  is the tenth king of the Ottoman Empire.(Kanuni Sultan Süleyman Osmanlı İmparatorluğu’nun onuncu kralıdır.) King of France is slaughtered by revolutionaries during the French Revolution in 1789.(Fransa kralı 1789’da meydana gelen Fransız İhtilali sırasında Fransız devrimcileri tarafından öldürülmüştür.) He is trying to be a king, but he doesn’t care about citizens rights.(O…

done (sıfat) Bitmiş, sona ermiş After you finished your last two articles, you are done for today. (Son iki makaleni de bitirdikten sonra, bugünlük işin sona eriyor.) This assignment must be done until first week of the next month. (Bu ödev gelecek ayın ilk haftasına kadar bitmiş olmalı.) I don’t think it will be done in an appropriate way. (Bunun uygun bir yolla sona ereceğini sanmıyorum.) Pişmiş How would you like your steak? Well done,…

PC (isim) Kişiye özel bilgisayar (personal computer) I don’t have a powerful PC but it is very useful for me. (Çok güçlü bir kişisel bilgisayarım yok ancak benim için gayet kullanışlı.) My daughter passed the university exam so it is time to buy a PC for her. (Kızım üniversite sınavını geçti yani şimdi ona bir kişisel bilgisayar alma zamanı.) There are many PCs in our highschool library. (Lisemizin kütüphanesinde bir sürü kişisel bilgisayar mevcuttur.) The…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!