take (fiil) Almak When I was fighting in Vietnam, I took a knife and stabbed a Viet-Cong guerilla in the neck.(Vietnam’da savaşırken bir bıçak alıp bir Viet-Cong gerillasına boynundan sapladım.) According to the instruction book’s words, we need to take this part, turn it upside down and put it here.(Bilgilendirme kitabının sözlerine göre, bu parça almamız, ters yüz etmemiz ve buraya sokmamız gerekiyor.) Please don’t forget to take your pills.(Lütfen haplarınızı almayı unutmayınız.) Do you…

light (isim) Aydınlık, ışık Christopher reads a book to his daughter every night until she falls asleep and then he turns off the light. (Christopher her gece kızına, o uyuya kalana kadar kitap okur sonra da ışığı kapatır.) The sun is rising, you can see its light from the window. (Güneş doğuyor, ışığını pencereden görebilirsin.) light (sıfat) Açık (renk), hafif Samanta handed him a light blue shirt. (Samanta ona açık mavi bir gömlek verdi.) I…

İngilizce’nin en temel gramer kalıplarından birisi olan Present Continuous Tense, basit gözüken ama aslında çok kolay karıştırılabilecek bir kalıptır. Örnekler vererek ve tüm cümle kalıplarının üstünden geçerek anlatacağımız için bu konuyu iyice kavrayabileceksiniz. Present Continuous Tense en çok “Simple Present Tense” kalıbıyla karıştırılır. Çünkü ikisi aslında birbirine çok yakın zamanlardır. Bu dersimizde “Present Continuous Tense”in tüm detaylarını işleyeceğiz. Present Continuous Tense nedir? Nerede kullanılır? Ne zaman kullanılması gerekir? Nasıl kullanılır ve cümle kalıbı nasıldır? Simple…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!