Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan
İngilizce

Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan

Sıfırdan başlayanlar için evde uygulanabilir İngilizce çalışma programı: günlük 30 dakikalık düzen, haftalık tablo, aşama aşama yol haritası ve aksatınca ne yapılacağı.

Devamını Oku
40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber
İngilizce

40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber

30, 40 ya da 50 yaşından sonra İngilizce öğrenilir mi? Yaşın gerçekten neyi değiştirdiği, sık yapılan 5 hata ve dolu bir hayata sığan çalışma düzeni.

Devamını Oku
Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?
İngilizce

Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?

Online kurs, yüz yüze kurs, özel ders ve kendi hızında program yan yana. Konuşma süresi, toplam maliyet ve kayıttan önce sorman gereken 7 soru.

Devamını Oku

Before ne demek? before (edat) önce, evvel, daha önce If I remember rightly, we were sixty-six years old the day before yesterday.(Eğer doğru hatırlıyorsam, dünden önceki gün 66 yaşındaydık.)Besides, it was time to replace some of the things she’d been wearing since before they were married.(Ayrıca, evlenmeden önceki dönemden beri giymekte olduğu bazı şeyleri değiştirmenin zamanı gelmişti.)I worked with him for two years before I discovered who he really was.(Onun gerçekte nasıl biri olduğunu keşfetmeden…

pride (isim – fiil) Gurur, haysiyet, övünç, şeref (isim) I may have no wealth but I still have my pride. (Servetim olmayabilir hala gururum var.) My son is the pride of the family. (Oğlum, ailemizin gururudur.) His mother has too much pride. (Onun annesi çok gururludur.) Gurur duymak, iftihar etmek, övünç duymak I take pride in my niece. (Yiğenimle gurur duyuyorum.) Josh’s parents are hurting his pride with their accusations in these days. (Josh’ın ailesi…

special (isim/sıfat) Özel, yemek (lokantaya has), özel sayı, spesiyal, mahsus, olağanüstü, yegane He’s planning a special dinner to propose marriage.(Evlenme teklif etmek için özel bir akşam yemeği planlıyor.) I would like to try the chef’s special menu.(Şefin özel menüsünü denemek istiyorum.) She preferred her order as a special delivery to be faster.(Siparişini daha hızlı olması için özel gönderim olarak tercih etti.) It is time to shop! The stores have special prices for you on this…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar