country (isim) Ülke, memleket I love my country and if necessary, I would die for it willingly. (Ülkemi çok seviyorum ve gerekirse onun için seve seve ölürüm.) She is a traveler. She has seen almost 100 countries around the world. (O bir gezgin. Dünya üzerinde neredeyse 100 tane ülke gördü.) Every country has a different culture and a different history. (Her ülke farklı bir kültüre ve farklı bir tarihe sahiptir.) Taşra, kırsal kesim You live…

İngilizce Öğren: Hızlı ve Verimli Dil Öğrenmenin Yolları İngilizce öğren, günümüzde hem kişisel hem de profesyonel yaşamda büyük bir önem taşır. Teknolojinin etkisiyle, dil öğrenme süreçleri daha hızlı, verimli ve kişiselleştirilmiş hale geliyor. Eğer İngilizce öğrenmeye başlamak ya da hızlandırmak istiyorsanız, doğru platformdasınız! Bu yazıda, İngilizce öğrenmek için en etkili yöntemleri keşfedecek ve Lingusta’nın size nasıl yardımcı olabileceğini öğreneceksiniz. Bu yazıda, İngilizce öğrenmenin en hızlı ve etkili yollarını keşfedecek ve Lingusta’nın size nasıl yardımcı olabileceğini…

partisan (isim) Tarafgir, taraftar, yandaş The partisan media behave like there are no problems in the country and even the only problem in country is the opposition. (Yandaş medya ülkede hiçbir problem yokmuş ve hatta ülkedeki tek sorun muhalefetmiş gibi davranıyor.) We couldn’t win the elections because of our party’s partisans. (Partimizin tarafgirleri yüzünden seçimi kazanamadık.) Almost all newspapers has become partisan of the nationalist party. (Hemen hemen tüm gazeteler milliyetçi partinin partizanı oldular.) Gerilla,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!