idealist (isim) İdealist, mefkureci, ülkücü An idealist must be capable of facing the results of his/her actions. (Bir idealist, yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşebilir olmalıdır.) The idealists gained power in the party after the congress. (Kongre’den sonra idealistler partide güç kazandı.) Diligence is the most important character trait in the eyes of an idealist. (Çalışkanlık bir idealistin gözünde en önemli karakter özelliğidir.) Plato is the most important thinker of idealist philosophy. (Plato idealist felsefenin en önemli düşünürüdür.)…

İngilizce öğrenirken gramer bilginizin sağlam ve tam olması, dile hakim olmak ve rahatça cümle kurabilmek açısından oldukça önemlidir. Dilin kurallarına hakim olursak cümle kurarken kendimizi çok daha rahat hissedebiliriz. Bu yüzden temel gramer yapılarını iyi öğrenmek İngilizce öğrenmenin temellerinden birisidir. Was/were de İngilizce’nin temel gramer yapılarından birisidir. Bu yazımızda sizlere was/were kullanımından bahsedeceğiz. Hadi gelin was/were konu anlatımına başlayalım. Bu kelimeler aslında kafamızda geçmiş zamanla özdeşleşmiş kelimelerdir. Kısmen bu kanı doğru olsa da was ve…

mix (fiil/isim) Karışım, karıştırmak, katmak, kaynaşmak, karmak The wood of my wardrobe was a mix of dark oak and pine.(Gardırobumun ahşabı koyu meşe ve çam karışımıydı.) Olive oil and water never mix, the oil always stays on top and the water stays on the bottom.(Zeytinyağı ve su asla karışmaz, yağ her zaman üstte ve su altta kalır.) Rainbow is a mix in which colors are harmonious.(Gökkuşağı, renklerin uyumlu olduğu bir karışımdır.) The Atlantic and Pacific…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!