in (zarf) İçeri, içinde, iç, dahili Henry insisted I go in and drink a cup of coffee, I couldn’t say no to him. (Henry içeri girip bir fincan kahve içmem için ısrar etti, ona hayır diyemedim.) My friend Andy and Martin couldn’t believe their eyes when they saw what was going on in the house. (Arkadaşım Andy ve Martin içeride neler olduğunu gördüklerinde gözlerine inanamadılar.) In their house, every day was like a carnival. (Onların…

İngilizce yönler, yer tarifi yaparken bilmemiz gereken kelime gruplarından birisidir. Kendimizin veya bir yerin konumunu tarif etmek istediğimiz zaman İngilizce yön tarifi yapmayı bilmemiz gerekiyor. Sizin için hazırladığımız ana ve ara yönlerin Türkçe karşılıkları. İngilizce Yönler North = KuzeySouth = GüneyEast = DoğuWest = Batı Bu yönlere ek olarak daha net yön tarifi yapabilmemiz için ara yönler kullanılmaktadır. Northeast = KuzeydoğuNorthwest = KuzeybatıSoutheast = GüneydoğuSouthwest = Güneybatı İngilizce Yönlerin Kısaltmaları North (Kuzey) = NSouth (Güney)…

skill (isim) Yetenek, maharet, beceri, vasıf, hüner Survival skills are so high that she can live alone.(Hayatta kalma becerileri o kadar yüksek ki yalnız yaşayabilir.) She climbed the career ladder one by one due to her professional skills.(Mesleki becerilerinden dolayı kariyer basamaklarını tek tek tırmandı.) Summer holidays are perfect times to learn new hobbies and develop skills.(Yaz tatilleri, yeni hobiler öğrenmek ve beceriler geliştirmek için mükemmel zamanlardır.) Children who have the skill to play piano…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!