fair (isim) Panayır, fuar, festival I am so excited to go to the fair tonight.(Bu gece panayıra gitmek için çok heyecanlıyım.)Jacob said he will be at a fair this weekend.(Jacob bu haftasonu bir festivalde olacağını söyledi.)The children want to be at fair on this month.(Çocuklar bu ay fuarda olmak istiyor.)Our company has a great role in the upcoming fair. We all should be careful.(Önümüzdeki fuarda firmamızın büyük bir rolü var. Hepimiz dikkatli olmalıyız.) fair (sıfat)…

restore (fiil) Yenileştirmek, restore etmek, onarmak, yerine koymak After the fire that damage Notre Dame Cathedral significantly, the French government started a charity campaign to restore the building.(Notre Dame Katedraline ciddi zarar veren yangından sonra Fransız hükümeti binayı restore etmek amacıyla bir yardım kampanyası başlattı.) Last night you broke her heart badly so if you want to be forgiven, you have to restore her feelings.(Dün gece onun kalbini fena bir şekilde kırdın bu yüzden affedilmek…

İngilizce Öğrenmenin En Etkili Yolları: Hızla ve Verimli Dil Öğrenme Stratejileri İngilizce öğrenmek, globalleşen dünyada en önemli becerilerden biridir. Hem kariyerinizdeki fırsatları artırır hem de sosyal yaşamda daha geniş bir etkileşim alanı sağlar. Peki, İngilizce öğrenmek artık daha kolay ve verimli hale geldi. Bu yazıda, İngilizceyi hızla öğrenmek için kullanılan en etkili dil öğrenme yöntemlerini keşfedecek, konuşma pratiği ve günlük çalışma rutinleri ile nasıl ilerleyeceğinizi öğreneceksiniz. 1. Günlük Pratik: İngilizceyi Konuşarak Öğrenin Dil öğrenmenin en…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!