really (zarf) Gerçekten, hakikaten, cidden I went to the hospital and it was really crowded. Public health is not good at all. (Hastaneye gittim ve gerçekten kalabalıktı. Halk sağlığı hiç iyi durumda değil.) I made a turkey sandwich yesterday with an avocado and sweet onion sauce and it was really delicious. (Dün avokado ve tatlı soğan sosuyla bir hindili sandviç yaptım ve hakikaten çok lezzetli oldu.) The girl I met in the librarywas really pretty…

serenity (isim) Sukünet, sakinlik, huzur, dinginlik When you find serenity and happiness, everything will be fine.(Huzur ve mutluluğu bulduğunda her şey yoluna girecek.)Inside the cafe, there was a feeling of serenity.(Kafenin içinde bir dinginlik hissi vardı.)Serenity of mind and heart is important more than anything in the world.(Aklın ve kalbin suküneti dünyadaki her şeyden daha önemlidir.)Your soulmate should give you serenity.(Ruh eşiniz size huzur vermeli.)I love going to he mountains every weekend for serenity.(Sakinlik için…

Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı kapsamında değerlendirildiğinde İngilizce de dahil olmak üzere tüm diller üç adet seviyeden oluşmaktadır. Bu seviyeler şu şekildedir: Temel kullanıcı (A1 ve A2 seviyesi)Bağımsız kullanıcı (B1 ve B2 seviyesi)Uzman kullanıcı (C1 ve C2 seviyesi) Temel kullanıcı düzeyindeki A1 seviyesine bakıldığında aslında günlük konuşma dilinde ‘’başlangıç’’ (beginner) olarak adlandırdığımız İngilizce başlangıç aşamasından söz edilmektedir. Aslında tüm bireylerin öğrencilik hayatı boyunca gördüğü İngilizce ’ye karşılık gelmektedir. Ülkemizdeki İngilizce Öğretimi esaslarına bakıldığında ana amaç…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!