in (zarf) İçeri, içinde, iç, dahili Henry insisted I go in and drink a cup of coffee, I couldn’t say no to him. (Henry içeri girip bir fincan kahve içmem için ısrar etti, ona hayır diyemedim.) My friend Andy and Martin couldn’t believe their eyes when they saw what was going on in the house. (Arkadaşım Andy ve Martin içeride neler olduğunu gördüklerinde gözlerine inanamadılar.) In their house, every day was like a carnival. (Onların…

İngilizce global bir dil olarak günlük hayatın ve iş dünyasının her alanında kullanılmaktadır. Doğru bir İngilizce cümle kurma bu alanlarda sizlere büyük artılar getirecektir. Ancak çoğu zaman karşınıza çıkan cümleler oldukça karmaşık yapıda olabilir. Kelime bilgisine ek olarak cümle bilgisi ile dil yapınızı geliştirebilir ve karmaşık görünen her cümleyi kolayca çözebilirsiniz. İngilizce cümle kurma ile bilmeniz gerekenler bu noktada sizlerin yardımına koşacaktır. Sizler için hazırladığımız bu yazımızda İngilizce cümle kurmanın yolları, püf noktaları ve doğru…

feed (fiil) Beslemek After the death of my uncle, I feed the six chickens and five roosters in our coop. (Kümesimizdeki 6 tavuk ve 5 horozu, amcamın ölümünden sonra ben besliyorum.) My mother says I have to feed my dog until the breakfast is ready. (Annem kahvaltı hazır olana kadar köpeğimi beslemem gerektiğini söylüyor.) Everyone says that music feeds the soul, I didn’t think like that at first, but as I listened to music and…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!