look (fiil) Bakmak, aramak Let’s go and look at the ducks by the pond. (Hadi gidip göletin kıyısındaki kurbağalara bakalım.) I was looking for you everywhere! (Her yerde seni arıyordum!) Görünmek I think you look so beautiful in that dress. (Bence o elbise içinde çok güzel görünüyorsun.) He is trying to look brave but you can see tears in his eyes. (Cesur görünmeye çalışıyor ama gözlerindeki yaşları görebiliyorsun. Beklemek, ümit etmek I am looking forward…

İngilizce organlar resimleri ve örnekleri ile İngilizce olarak vücudun farklı bölümlerini bu yazımızda sizler için hazırladık. İngilizce kelime dağarcığınızı artırmak için vücut organlarının adlarını öğrenin. Örneğin, İngilizce konuşulan bir ülkede olduğunuzu ve bir doktora görünmeniz gerektiğini hayal edin. Konuşmanız gereken en önemli şeylerden biri, problemin vücudunuzun neresinde olduğu olacaktır. Bu nedenle, farklı organlarınızın veya problem hissettiğiniz organın adını İngilizce olarak doktora doğru bir şekilde söylemeniz çok önemlidir. Bu sadece tıbbi bir durumda değil, aynı zamanda…

forever (zarf) Daima, ilelebet, ebediyen, sonsuza kadar, sonsuza dek, her zaman Human beings can not live forever.(İnsanlar sonsuza kadar yaşayamaz.) Susan and Jim are going to be best friends forever.(Susan ve Jim sonsuza dek en yakın arkadaş olarak kalacaklar.) Jane told her only secret to Sean and Sean promised her to keep his secret forever.(Jane, Sean’a tek sırrını söyledi, Sean ise Jean’in sırrını ilelebet saklayacağına söz verdi.) If you don’t want to lose him forever,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!