always (zarf) Hep, her zaman, daima My mom has always taken care of us. (Annem hep bize baktı.) I always pictured myself living away from the city. (Kendimi her zaman şehirden uzakta yaşarken hayal ettim.) Jack’s grandmother said to him “Be always honest.”. (Jack’in babaannesi, ona “Her zaman dürüst ol.” dedi.) Is this place always like this? (Bu mekan her zaman böyle midir?) Amy always liked living on the edge. (Amy hep sınırlarda yaşamayı sevdi.)…

edge (isim) Kenar Don’t put the plates close to the edge of table, you may drop them. (Tabakları masanın kenarına yakın koyma, onları düşürebilirsin.) Buy the right perfume, there must be a black horse in its edge, be careful. (Doğru parfümü al, kenarında siyah bir at olmalı ona dikkat et.) Avantaj, üstünlük We have the edge boys be careful we took the lead! (Üstünlük bizde çocuklar, dikkatli olun öne geçtik.) You had the edge but…

2017 Yılına Damga Vuran En Güzel İngilizce Şarkılar İngilizce öğrenmenin bir aşaması da müzik dinlemektir. Dinlediğimiz İngilizce şarkılar İngilizce konuşmak ve anlamak için kulak dolgunluğu ve aşina olma konusunda çok faydalıdır. İngilizce şarkılar dinleyerek güncel İngilizcenizi canlı tutabilirsiniz. Bu sayfada güncel 2017 yılının en çok dinlenen İngilizce şarkıları ve İngilizce çocuk şarkılarının listesini bulacaksınız. 2017 yılında çok dinlenen en güzel İngilizce şarkılar listesi Clean Bandit – Rockabye (ninni bebeğim) Rae Sremmurd – Black Beatles (siyah böcekler) KDA…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!
Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!