Odd Türkçe ne demek? odd (sıfat) garip, tuhaf, acayip It is very odd that you just came and sit my chair without saying anything.(Gerçekten hiçbir şey söylemeden gelip sandalyeye oturman çok garip) Mike was the oddest and funniest person in our whole classroom as I remember.(Mike hatırladığım kadarıyla sınıfımızdaki en ilginç ve en komik insandı.) A passenger’s behaviors are very odd so I was very nervous during the flight.(Bir yolcunun davranışları oldukça garipti bu sebeple…

madam (isim) Madam, hanımefendi, kadın Please madam have a seat and enjoy your meal and our lovely music concert we will give while you eat. (Lütfen oturun madam ve yemeğinizin ve siz yemek yerken vereceğimiz güzel konserin tadını çıkartın.) I saw a madam sitting with you in the restaurant and I thought she was your girlfriend.(Restoranda seninle aynı masada oturan bir madam gördüm ve kız arkadaşındır diye düşündüm.) Excuse me madam can you please tell…

sister (isim) Kız kardeş, bacı, abla My sister has a big farm upstate. (Ablamın taşrada büyük bir çiftliği var.) When I grow up, I want to work in my sister’s company. (Büyüdüğümde ablamın şirketinde çalışmak istiyorum.) Sophie’s sister is agressive but she still admires her. (Sophie’nin ablası çok agresif ama o hala ablasına hayran oluyor.) Hemşire, hastabakıcı, rahibe Tell me sister, will my brother survive? (Söyle bana hemşire, ağabeyim yaşayacak mı?) Florence Nightingale was a…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!