junior (isim) Küçük, iki şeyden küçüğü, çocuk, kıdemsiz I have 2 sons. The junior one is 12 and the older one is 18 years old. (Benim 2 oğlum var. Küçük olan 12, büyük olan ise 18 yaşında.) John is one of the junior partners in our law firm. (John, hukuk şirketimizin kıdemsiz ortaklarından biridir.) When Sarah was in high school, she was playing basketball in the junior league. (Sarah lisedeyken küçükler liginde basketbol oynuyordu.) Junior…

love (isim) Sevda, aşk, sevgi Love is not a game, so don’t you ever try to play with somebody’s heart.(Aşk bir oyun değildir bu yüzden asla birinin kalbiyle oynamaya çalışma.) Samuel thinks that friendship is more important than love.(Samuel arkadaşlığın aşktan daha önemli olduğunu düşünür.) Sevgili, yar I like to call my boyfriend ‘’love’’.(Erkek arkadaşıma ‘’sevgilim’’ diye hitap etmeyi severim.) Student: What is the meaning of love?(Öğrenci: Love ne demek?)Teacher: Love means valentine.(Öğretmen: Love sevgili…

Lingusta ücretsiz İngilizce dersleri online, pratik ve öğretici Eğer İngilizce seviyenizi geliştirmek istiyor fakat yoğun olduğunuz için İngilizce dersleri ile ilgili çalışmaya zaman bulamıyorsanız, doğru yerdesiniz. Blogumuzda yer alan ücretsiz İngilizce dersleri online olarak istediğiniz zaman çalışmaya başlayabilirsiniz. Lingusta ile İngilizceyi nasıl öğrenebilirim diye düşünmeyin. Eş zamanlı olarak çalışabileceğiniz her iki tipte, metin ve işitsel tabanlı ücretsiz İngilizce dersleri online, pratik ve oldukça öğreticidir. Lingusta ücretsiz İngilizce dersleri online olarak hep yanınızda İstediğiniz yerde istediğiniz zaman İngilizce öğrenmek için…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!