never (zarf) Asla, hiç, katiyen, hiçbir suretle, taş çatlasa, ömrü billah You can tell me anything but never tell me to quit! (Bana her şeyi söyle ama asla vazgeçmemi söyleme!) You should never say never because you never know what life will bring to you. (Asla yapmam dememelisin çünkü hayatın karşına ne çıkaracağını asla bilemezsin.) If you want to achieve success, never give up on your goal. (Başarıya ulaşmak istiyorsanız, asla hedefinizden vazgeçmeyin.) If I…

intro (isim) Giriş, intro, tanıtım When the intro music started playing, everyone in the hall started to look at the screen. (Giriş müziği çalmaya başladığında salondaki herkes ekrana bakmaya başladı.) I love the intro of this TV series, I watch it whenever I see it. (Bu dizinin tanıtımını çok seviyorum, her gördüğümde izliyorum.) The original intro was a bit boring but with the plan changes it became quite funny. (Orijinal intro biraz sıkıcıydı ancak yapılan…

vip (isim) Çok önemli kimse, büyük şahsiyet I felt like a VIP because of the high quality service. (Yüksek hizmet kalitesi yüzünden kendimi VIP gibi hissettim.) We couldn’t go there because it is the VIP entrance. (Oradan gidemedik çünkü orası VIP girişi idi.) A SEAL team has landed in Afghanistan for a VIP rescue mission. (Bir SEAL takımı VIP kurtarma görevi için Afganistan’a indi.) A VIP convoy has just passed us and it blocked the…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!