partisan (isim) Tarafgir, taraftar, yandaş The partisan media behave like there are no problems in the country and even the only problem in country is the opposition. (Yandaş medya ülkede hiçbir problem yokmuş ve hatta ülkedeki tek sorun muhalefetmiş gibi davranıyor.) We couldn’t win the elections because of our party’s partisans. (Partimizin tarafgirleri yüzünden seçimi kazanamadık.) Almost all newspapers has become partisan of the nationalist party. (Hemen hemen tüm gazeteler milliyetçi partinin partizanı oldular.) Gerilla,…

mood (isim) Ruh hali, mizaç, hal, keyif She seem to be in a bad mood today.(O, bugün kötü bir ruh halinde gözüküyor.) He may well refuse to speak to you because he is in a vey bad mood.(O seninle konuşmayı reddedebilir çünkü çok kötü bir ruh hali içinde) How is your mood today?(Bugün keyfin nasıl ?) Student: What is the meaning of mood?(Öğrenci: Mood ne demek?)Teacher: Mood means mode.(Öğretmen: Mood mod demektir.) Hava, atmosfer Sometimes…

mean (fiil) Anlamına gelmek, demek istemek, ifade etmek, kastetmek What does ‘imperialism’ mean? (Emperyalizm ne anlama geliyor?) What is meant by the term ‘mental activity?) (Zihinsel aktivite terimi ile ne kastedilmektedir?) What do you mean? I mean dozens of people borrowed climbing boots. We can do it also. (Ne demek istiyorsun? Demek istediğim şu ki düzinelerce insan tırmanış botu kiraladı. Biz de yapabiliriz.) mean (isim) Kötü davranış, kaba, acımasız / zalim, çok harcamaktan kaçınan kişi,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!