special (isim/sıfat) Özel, yemek (lokantaya has), özel sayı, spesiyal, mahsus, olağanüstü, yegane He’s planning a special dinner to propose marriage.(Evlenme teklif etmek için özel bir akşam yemeği planlıyor.) I would like to try the chef’s special menu.(Şefin özel menüsünü denemek istiyorum.) She preferred her order as a special delivery to be faster.(Siparişini daha hızlı olması için özel gönderim olarak tercih etti.) It is time to shop! The stores have special prices for you on this…

change (fiil/isim) Değişmek, değiştirmek, takas etmek, bozdurmak I changed my tires last week when the weather got worse.(Geçen hafta hava kötüleştiğinde lastiklerimi değiştirdim.) She had just changed the battery of her watch, but the watch was still not working.(O, saatinin pilini yeni değiştirmişti ama saat hala çalışmıyordu.) If you want to be healty; Don’t try the change your life, try the change yourself(Eğer sağlıklı olmak istiyorsan; Hayatını değiştirmeyi deneme, kendini değiştirmeyi dene!) Student: What is…

Evet arkadaşlar bugün sizlere İngilizce’nin temel taşlarından birisi olan Simple Past Tense yani Türkçedeki geçmiş zamanı anlatacağız. Simple Past Tense İngilizce öğrenmek isteyenlerin mutlaka çok iyi bilmesi gereken konulardan birisidir. Çünkü geçmiş zamanla ilgili konuşmaların nerdeyse hepsinde Simple Past Tense’i kullanırız. Bu konuyu öğrenmek için belirli başlı kuralları kafanızda oturtmanız gerekir. Bu kurallara dikkat ettiğiniz sürece İngilizce geçmiş zamanı iyice kavrayıp doğru cümleler kurabilirsiniz. Şimdi Simple Past Tense konu anlatımını örnekler vererek açıklayalım. Kuralları tek…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!