take (fiil) Almak When I was fighting in Vietnam, I took a knife and stabbed a Viet-Cong guerilla in the neck.(Vietnam’da savaşırken bir bıçak alıp bir Viet-Cong gerillasına boynundan sapladım.) According to the instruction book’s words, we need to take this part, turn it upside down and put it here.(Bilgilendirme kitabının sözlerine göre, bu parça almamız, ters yüz etmemiz ve buraya sokmamız gerekiyor.) Please don’t forget to take your pills.(Lütfen haplarınızı almayı unutmayınız.) Do you…

Rare Türkçe ne demek? rare (sıfat) nadir, eşsiz, benzersiz Even among the prize-winning roses, this one is a rare beauty.(Ödüllü güller arasında bile bu gül nadir bir güzelliğe sahip.) Rare specialty wools, such as cashmere, prized for their fineness, lightness and exceptional warmth.(Kaşmir gibi nadir özelliklere sahip yünler, incelikleri, hafiflikleri ve olağanüstü sıcaklıklarıyla çok değerlidirler.) The table was decorated with rare and beautiful plants and flowers.(Masa, nadir ve güzel bitkiler ve çiçeklerle süslenmişti.) I have…

champ (isim) Şampiyon Habib Nurmagomedov beated Connor McGregor in a title match to become the new champ of UFC.(Habib Nurmagomedov UFC’nin yeni şampiyonu olmak için Connor McGregor’ı unvan maçında yendi.) You will come through this challange but you need to relax and remember that you are a champ.(Bu zorluğun üstesinden geleceksin ancak sakin olman ve bir şampiyon olduğunu hatırlaman gerekiyor.) I want you to go that field and beat them up champ because you can…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!