vinegar (isim) Sirke This shop sells handmade apple vinegar and it’s very high quality. (Bu dükkan el yapımı elma sirkesi satıyor ve çok oldukça kaliteli.) In a nostalgic Turkish movie, a married couple gets divorced over a debate about whether pickles will taste better when made with vinegar or lemon juice. (Nostaljik bir Türk filmimde, evli bir çift turşunun sirkeyle mi yoksa limon suyuyla mı yapıldığında daha lezzetli olacağı hakkında bir tartışma yüzünden boşanır.) I…

true (sıfat/fiil/isim) Hakiki, gerçek, doğru, doğrultmak, nihai gerçeklik, meşru To tell you the truth, he doesn’t want to be friends with you.(Doğrusunu söylemek gerekirse, seninle arkadaş olmak istemiyor.) In the story of the lying shepherd, even if the Shepherd told the truth for the last time, no one believed that he was telling the truth because of his previous lies.(Yalancı çoban hikâyesinde, çoban son kez doğruyu söylese bile, önceki yalanlarından dolayı doğruyu söylediğine kimse inanmıyordu.)…

Auto ne demek? auto (isim) otomobil, araba German brands produce very high quality autos with decent prices.(Alman markaları iyi fiyatlara çok kaliteli otomobiller üretiyor.)How old were you when you learnt how to drive an auto?(Bir arabanın nasıl kullanılacağını öğrendiğinde kaç yaşındaydım?)We are finally seeing hybrid and fully electric autos on the roads.(Sonunda yollarda hibrit ve tam elektrikli arabalar görüyoruz.)This huge factory has very big production capacity as they produce 500 autos each day.(Bu büyük fabrika…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!