remove (fiil) Kaldırmak, sökmek, çıkarmak Dylan removed his jacket and put it on the couch. (Dylan ceketini çıkartıp koltuğa koydu.) You should carefully remove your bandage. (Sargını yavaşça çıkarmalısın.) She yelled him to remove his hand. (Elini kaldırması için bağırdı.) Ortadan kaldırmak, sona erdirmek Please clean the kitchen after you remove the plants. (Lütfen bitkileri ortadan kaldırdıktan sonra mutfağı temizle.) The show was removed after last night’s episode. (Dün geceki bölümden sonra dizi sona erdirildi.)…

Hard Türkçe ne demek? Hard (sıfat) Katı, sert (kimse) He was a hard man, who never had a kind word for anyone.(Sert bir adamdı, hiç kimseye nazik bir söz söylemedi) Don’t be too hard on Howard.(Howard’a karşı bu kadar katı olma.) Student: What does hard means?(Öğrenci: Hard ne demek?) Teacher: Hard means stony.(Öğretmen: Hard katı demektir.) Zor It was hard to believe sweet little Sarah would be involved with anything so sinister.(Küçük tatlı Sarah’nın bu…

Upgrade Türkçe ne demek? Upgrade (fiil) Bir üst modele geçmek, geliştirmek, artırmak, terfi ettirmek The paper company also uses green technology to upgrade their facilities and manufacturing processes.(Kağıt şirketi ayrıca tesislerini ve üretim süreçlerini geliştirmek için yeşil teknolojiyi kullanıyor.) He’d used the excuse of HQ moving to Miami a year before to upgrade everything in the room.(Odadaki her şeyi yükseltmek için merkezin bir yıl önce Miami’ye taşınması bahanesini kullanmıştı.) To make these upgrades, you must…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!