cool (sıfat) Serin, soğuk It was a beautiful, cool weather yesterday. (Dün güzel, serin bir hava vardı.) Havalı, sakin He is a cool guy that doesn’t care about anything. (O hiçbir şeyi umursamayan, havalı bir çocuk.) How can you look so cool in such a stressful sitation like this? (Nasıl böyle bir stresli durumda sakin gözükmeyi beceriyorsun?) cool (isim) Serinlik I love the cool of the early morning in October. (Ekim ayındaki sabahların serinliğini çok…

paradise (isim) Cennet I knew that it wouldn’t end well when I realized I was in love with him, then I wept like the angels in paradise.(Ona aşık olduğumu anladığımda bunun iyi bitmeyeceğini biliyordum, sonra cennetteki melekler gibi ağladım.) When I was a kid, I thought this garden was paradise.(Küçükken bu bahçenin cennet olduğunu düşünürdüm.) Mountains and forests, according to Josephine, were paradise. He felt very happy in nature.(Dağlar ve ormanlar, Josephine’a göre cennetti. Doğada…

İngilizce temel kelimeler öğrenmeye hazır mısınız? Doğru yerdesiniz. Yeni bir dil öğrenmenin ilk aşamalarındayken, İngilizce öğrenenlerin çoğu yeni kelimeleri ezberlemek için farklı yollar seçer. Bazıları yeni sohbetler başlatmaya çalışırken, diğerleri başlamak için ilgi alanlarına odaklanır. Bu, birçok kişi tarafından kullanılan bir yöntemdir. Diğer bir yaklaşım, dilin temellerini öğrenmektir. Öncelikle en çok kullanılan İngilizce kelimeleri öğrenin. Bu şekilde başlamak, farklı durumlarda rahat bir şekilde İngilizce dilini anlamak ve kullanmak için size bir kelime temeli bırakacaktır. İngilizcede…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!