old (sıfat/fiil/isim) Eski, yaşlı, ihtiyar Alice’s parents are very old and kind people.(Alice’in anne ve babası oldukça yaşlı ve kibar insanlar.) I donated my old shoes to charity, I hope it goes to someone in need.(Eski ayakkabılarımı hayır kurumuna bağışladım, umarım ihtiyacı olan birine gider.) The professor was touched because she remembered the old times.(Profesör, eski günleri hatırladığı için duygulandı.) Old people should be carefull about Covid-19, Coronavirus is effect them badly according to younger.(Yaşlı…

tag (isim) Etiket Look! There’s a tag on the leash with the dog’s name on it.(Bak! Tasmanın üzerinde köpeğin isminin yazılı olduğu bir etiket var.) I will put a tag to all of my groceries and foods because my roommates always uses them without permission.(Eşyalarımın ve yemeklerimin üzerine etiket yapıştıracağım çünkü ev arkadaşlarım onları izin almadan kullanıyor.) I have to put a price tag on all the products until opening time.(Açılış saatine kadar bütün ürünlere…

İngilizce Söyleneni Anlamamak Neden Olur? (3 Ayda Dinleme Duvarını Yıkın!) İngilizce öğrenme sürecinde pek çok kişinin karşılaştığı en büyük hayal kırıklığı şudur: Kelimeleri tek tek okuduğunda bilmek, gramer kurallarına hakim olmak ama bir yabancı konuşmaya başladığında hiçbir şey anlamamak. Eğer siz de “İngilizce konuşulanları anlayamıyorum” veya “Dizi izlerken altyazısız hiçbir kelimeyi seçemiyorum” diyorsanız, doğru yerdesiniz. Peki, kağıt üzerinde bu kadar başarılıyken gerçek hayatta neden İngilizce söyleneni anlamamak gibi bir problemle karşılaşıyoruz? Bu durum bir yetenek…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!