İngilizce Söyleneni Anlamamak Neden Olur? (3 Ayda Dinleme Duvarını Yıkın!) İngilizce öğrenme sürecinde pek çok kişinin karşılaştığı en büyük hayal kırıklığı şudur: Kelimeleri tek tek okuduğunda bilmek, gramer kurallarına hakim olmak ama bir yabancı konuşmaya başladığında hiçbir şey anlamamak. Eğer siz de “İngilizce konuşulanları anlayamıyorum” veya “Dizi izlerken altyazısız hiçbir kelimeyi seçemiyorum” diyorsanız, doğru yerdesiniz. Peki, kağıt üzerinde bu kadar başarılıyken gerçek hayatta neden İngilizce söyleneni anlamamak gibi bir problemle karşılaşıyoruz? Bu durum bir yetenek…

left (sıfat) Sol Bir kişinin ya da nesnenin kuzeye bakarken batıda olan bir şeyin üzerinde, ona doğru ya da onunla ilgili bir şeyi ifade etmesidir. His left arm was broken. (Onun sol kolu kırılmıştı.) Radikal, reformcu veya sosyalist görüşleri destekleyen bir kişi veya grupla ilgili de kullanılabilmektedir. He was very interested in left politics. (Sol siyaset ile oldukça ilgilenen bir insandı.) Bırakılan, bırakılmış, kalmış Is there any milk left in the refrigerator? (Buzdolabında hiç süt…

count (fiil) Saymak There were fifteen apples in the basket but when he counted those apples there were thirteen apples left.(Sepette on beş elma vardı ancak o elmaları saydığında on üç elma kalmıştı.) I thought I bought 5 apples from the grocery store but I counted it wrong(Marketten 5 elma aldığımı sanıyordum ama yanlış saymışım.) Woman asked her daughter to count guests in order to find out how many glasses she needed to serve tea.(Kadın…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!