crush (fiil) Kıracak ya da şekline zarar verecek kadar bastırmak, ezmek, izdiham yaratmak To get the oil out you will have to crush the seeds. (Yağı çıkarmak için tohumları ezmen gerekecek.) The giant shark crushed the boat and cut it in half. (Dev köpek balığı, tekneyi ezdi ve ortadan ikiye böldü.) crusher (isim) Ezici, kırıcı, parçalayıcı, öğütücü Let’s throw the garbage into the crusher. (Çöpleri öğütücüye atalım.) crushed (sıfat) Ezilmiş, ezik, parçalanmış, bastırılmış Women shouldn’t…

confirm (fiil) Onaylamak, doğrulamak, tasdik etmek The law has passed the parliment by a large vote but in the next step, the president should confirm it. (Yasa parlamentodan büyük bir oyla geçti ama sonraki adımda başkanın yasayı onaylaması gerekiyor.) Would you tell Mr. Johnson that he need to sign these papers for confirming the tender offer. (Bay Johnson’a ihale teklifini onaylamak için bu belgelere imza atması gerektiğini söyler misiniz?) Tespit etmek Our pilots confirmed that…

İngilizcedeki ‘’If Clause ’’ kalıbı, Türkçedeki şart cümlelerine karşılık gelmektedir. ‘’If’’ kelimesi tek başına ‘’eğer’’ anlamına geliyorken bir cümlenin başına geldiğinde ‘’eğer … yaparsan … olur’’ anlamı taşır. Dört farklı yapısı bulunmaktadır. Bu yapılar Type 0, Type 1, Type 2, Type 3 şeklindedir. Bu yapılar dışında özel durumlarda kullanılan 3 farklı durumu daha vardır. If Clause Yapıları Nelerdir ve Nerelerde, Nasıl Kullanılır? Type Zero (0) Genel geçer doğrularda, doğa olaylarından, bilimsel gerçeklerden söz edilirken,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!