back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

sunset (isim) Gün batımı, güneş batışı The sunset is looking wonderful at the top of that cliff. (Gün batımı şu uçurumun tepesinde harika görünüyor.) We can finish our job because we have a couple of hours before the sunset. (İşimizi bitirebiliriz çünkü güneşin batımına kadar birkaç saatimiz daha var.) I have never watched the sunset with any of my partners until today. (Bugüne kadar hiçbir partnerimle gün batımını izlememiştim.) We are safe now until the…

Life Türkçe ne demek? life (isim) yaşam Our lives have changed since the emerging of the COVID-19 virus in 2019.(Yaşamlarımız COVID-19 virüsünün 2019’da ortaya çıkmasıyla değişmeye başladı.) Student: What does life means?(Öğrenci: Life ne demek?)Teacher: Life means living.(Öğretmen: Life yaşam demektir.) hayat Everyone has a one-way ticket for life, so why wasting it?(Herkesin yaşamak için tek yönlü bir bileti vardır, bu yüzden neden boşa harcayalım?) ömür The lives of a technological device is up to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!