care (fiil) Önem vermek, aldırmak, umursamak, özen göstermek, iplemek Where did you get the idea that I didn’t care about you? This is nonsense, of course I care about you. (Seni umursamadığım fikrine nereden kapıldın? Bu saçmalık, elbette seni önemsiyorum.) care (isim) Özen, bakım, dikkat, itina After the doctors show the necessary care and effort, the rest is the work of fate. (Doktorlar gerekli özeni ve çabayı gösterdikten sonra gerisi kaderin işidir.) Every parent should…

İngilizce kendini tanıtma aşamalarından birisi de İngilizce aile ve İngilizce aile bireyleri hakkında bilgi sahibi olmaktır. Bir dili öğrenirken kendini ve aile üyelerini tanıtmak özellikle başlangıç aşamasında önemli bir rol almaktadır. Türk aile yapısı ile birebir örtüşmese de İngilizce olarak aile üyelerimizi rahatça belirtmek ve tanıtmak için sizin için hazırladığımız yazıya göz atabilirsiniz. Mother: AnneFather: BabaSister: Kız kardeşBrother: Erkek kardeşGrandmother: Nine (Anneanne – Babaanne)Grandfather: DedeGreat grandmother: Büyük nineGreat grandfather: Büyük dedeAunt: Teyze – Hala -…

fast (sıfat) Süratli, hızlı Jack bought a fast car and he is very proud of it. (Jack hızlı bir araba aldı ve bununla gurur duyuyor.) Luna is a really fast Olympic swimmer. (Luna gerçekten hızlı bir olimpik yüzücü.) fast (zarf) Çabuk, hızlı You should act fast if you want to get the job. (Eğer işi almak istiyorsan, hızlı davranmalısın.) Come on, we need to buy concert tickets right now. The seats are filling up fast.…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!