mean (fiil) Anlamına gelmek, demek istemek, ifade etmek, kastetmek What does ‘imperialism’ mean? (Emperyalizm ne anlama geliyor?) What is meant by the term ‘mental activity?) (Zihinsel aktivite terimi ile ne kastedilmektedir?) What do you mean? I mean dozens of people borrowed climbing boots. We can do it also. (Ne demek istiyorsun? Demek istediğim şu ki düzinelerce insan tırmanış botu kiraladı. Biz de yapabiliriz.) mean (isim) Kötü davranış, kaba, acımasız / zalim, çok harcamaktan kaçınan kişi,…

beach (isim) Sahil, kumsal, plaj, kıyı, kara When we went to the beach we saw that many jellyfish had hit the shore. (Plaja gittiğimizde birçok denizanasının sahile vurmuş olduğunu gördük.) Beach volleyball is my favorite sport and we play beach volleyball every summer. (Plaj voleybolu en sevdiğim spordur ve biz her yaz plaj voleybolu oynarız.) Next time you go to the beach, don’t forget to take your sunscreen with you. (Bir dahaki sefere sahile gittiğinizde,…

Zaman kavramı olmadan yaşamak ne kadar zorsa konuşmak da bir hayli zordur. Tüm dillerde zamanı belirten belli başlı ekler, kelimeler, haller vardır. Bunlar olmasa, örneğin “ben” ve “gelmek” kelimelerinden anlamlı bir cümle oluşturmak istediğimizde “Ben gelmek.” İfadesi eylemin geçmişte mi, şimdi mi yoksa gelecekte mi yapılacağına dair bir ipucu vermez. Bu da bir anlam karışıklığına yol açarak iletişimin önüne geçer. Dolayısı ile tıpkı anadilimizde ve diğer bütün dillerde olduğu gibi “zamanlar” İngilizcenin de temelini oluşturur.…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!