fast (sıfat) Süratli, hızlı Jack bought a fast car and he is very proud of it. (Jack hızlı bir araba aldı ve bununla gurur duyuyor.) Luna is a really fast Olympic swimmer. (Luna gerçekten hızlı bir olimpik yüzücü.) fast (zarf) Çabuk, hızlı You should act fast if you want to get the job. (Eğer işi almak istiyorsan, hızlı davranmalısın.) Come on, we need to buy concert tickets right now. The seats are filling up fast.…

Örneklerle Simple Present Tense Konu Anlatımı – İngilizce Geniş Zaman Basitçe Simple Present Tense için İngilizce Geniş Zaman diyebiliriz. Cümle kurulumları oldukça kolaydır. Simple Present Tense zamanı, ne zaman ve nasıl kullanılır gelin örnekler üzerinden öğrenelim. 1. Tekrarlanan veya düzenli yapılan eylemlerden bahsederken: Every morning, I go to work by car. / Her sabah işe arabayla giderim. She sleeps seven hours every night. / O her gece yedi saat uyur. The train to Ankara leaves every hour. / Ankara…

daddy (isim) Baba, babacığım I don’t know why I thought that everything would be okay when daddy came. (Babam geldiğinde neden her şeyin yoluna gireceğini düşündüğümü bilmiyorum.) Daddy says I look just like mommy. (Babacığım tıpkı anneciğime benzediğimi söylüyor.) Lessie needs to ask for permission from her daddy before going out. (Lessie’nin dışarı çıkmadan önce babasından izin istemesi gerekir.) The little girl was crying because her daddy went to job. (Küçük kız, babası işe gittiği…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!