say (fiil) Söylemek, demek, söz sahibi olmak, söz etmek / sözel olarak bahsetmek The patient knocked the door. “Come in” the doctor said. (Hasta kapıyı çaldı. Doktor “içeri girin” dedi.) He has said nothing about his meeting. (Toplantısından hiç bahsetmedi.) I just want to say how pleased I am to be here. (Burda olmaktan ne kadar mutlu olduğumu söylemek istiyorum.) One thing you have to say about Americans: they love drama. (Amerikalılar hakkında söylemen gereken…

Mizah kültürden kültüre farklılıklar gösterir. Bizi güldüren şeyler başka bir kültürü güldürmeyebilir. Ancak bu listede yer alan İngilizce komik sözler evrensel normları yakalamaya aday gibi görünüyor. Eğer güldürmek istediğiniz kişiye aynı zamanda aşıksanız, İngilizce aşk sözleri yazımızı ziyaret edebilirsiniz. İngilizce Komik Sözler ‘‘Life is short. Smile while you still have teeth.’’”Hayat kısa. Henüz dişlerin varken gülümse.”‘‘Behind every successful man is a surprised woman.’’‘‘Her başarılı erkeğin arkasında şaşırmış bir kadın vardır.’’‘‘Am I perfect? No. But am…

sadist (isim) Sadist, elezer, acı çektimekten (özellikle cinsel anlamda) hoşlanan kişi Lily has a psychological disorder named sadism. She gets pleasure from hurting people around her. (Lily’in sadizm denilen psikolojik bir rahatsızlığı var. O, etrafındaki insanlara acı çektirmekten keyif alıyor.) My grandfather was a sadist person and he was literally torturing my grandmother. (Büyük babam sadist bir insandı ve büyükanneme resmen eziyet ederdi.) Alan’s sister is sadist but she still can’t accept it. (Alan’ın kız…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!