on (edat) Üstünde I forgot my homework on my desk. Can I go to the clasroom and bring it to you? (Ödevimi sıramın üzerinde unutmuşum. Gidip onu size getirebilir miyim? This blackmail will stick on you, we have to do something about that immediately. (Bu iftira senin üzerine yapışacak, hemen bunun için bir şeyler yapmalıyız.) İle, beraber, yardımıyla, birlikte They went to the island on the ferry. (Feribot ile adaya gittiler.) My brother goes to…

enjoy (fiil) Zevk almak, keyif almak My nephew is enjoying the new zoo in our town. (Yeğenim şehrimizdeki yeni hayvanat bahçesinden keyif alıyor.) It was quite hard to enjoy in such an annoying situation. (Öyle sinir bozucu bir durumda keyif almak oldukça zordu.) Do you guys enjoying our meeting party? (Tanışma partimizden keyif alıyor musunuz?) Tadını çıkarmak, keyfini çıkarmak She enjoyed the attention she got for her success in the song contest. (O, şarkı yarışmasındaki…

Düzenli Çalışmanın Gücü: Eğitim Sezonunda İngilizceyi Hızla Öğrenin Eğitim sezonu, yalnızca okula dönüş anlamına gelmiyor; kendini geliştirmek ve yeni hedefler koymak için de çok güçlü bir başlangıç noktası. Eğer bu dönem hedefiniz İngilizceyi hızla öğrenmek ise, doğru yerdesiniz. Çünkü dil öğrenmede mucize formül yok; ama bilimsel olarak bildiğimiz bir gerçek var: düzenli ve planlı çalışma, dağınık ve düzensiz çalışmadan her zaman daha etkili. Bu yazıda, eğitim sezonunu akıllıca kullanarak nasıl istikrarlı bir İngilizce çalışma düzeni…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!