look (fiil) Bakmak, aramak Let’s go and look at the ducks by the pond. (Hadi gidip göletin kıyısındaki kurbağalara bakalım.) I was looking for you everywhere! (Her yerde seni arıyordum!) Görünmek I think you look so beautiful in that dress. (Bence o elbise içinde çok güzel görünüyorsun.) He is trying to look brave but you can see tears in his eyes. (Cesur görünmeye çalışıyor ama gözlerindeki yaşları görebiliyorsun. Beklemek, ümit etmek I am looking forward…

Bu yazımızda İngilizce renkler nelerdir, okunuşları ve Türkçeleri ile birlikte öğreneceğiz. İngilizce renk demek için ”colour” veya ”color” kelimesi kullanılır. İngilizce Renkler ve Türkçe Karşılıkları Aşağıda günlük hayatta daha sık kullandığımız İngilizce renkler ile ilgili listeyi bulabilirsiniz. Renklerin hemen yanına okunuşları ve Türkçeleri eklenmiştir. İngilizce Türkçe Brown Kahverengi Black Siyah Blue Mavi Beige Bej Cream Krem Grey Gri Green Yeşil Gold Altın Orange Turuncu Olive Zeytin Yeşili Maroon Bordo Purple Mor Pink Pembe Red Kırmızı Silver…

partner (isim) Eş, ortak, arkadaş, şerik, paydaş, işbirlikçi Alan’s partner will not be with us tonight as she is very sick. (Alan’ın eşi, çok hasta olduğu için bu gece bizimle olamayacak.) Being your partner, you know that I have the authority to manage this company as much as you do, right? (Ortağın olarak, bu firmada seninle aynı oranda yönetim yetkisine sahip olduğumu biliyorsun değil mi?) The partners meeting to be held this week will determine…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!