flow (isim) Akış, cereyan, akım, akıntı The flow of energy between two sides was obvious. (İki taraf arasındaki enerji akışı açıkça görülebiliyordu.) When we left the party, we sat by the river until the water flow stopped. (Partiden çıktıktan sonra su akıntısı durana kadar nehrin yanında oturduk.) It is very difficult to try to swim against the flow. (Akıntıya karşı yüzmeye çalışmak çok zordur.) flow (fiil) Akmak, akmaya başlamak When I saw her, my tears…

say (fiil) Söylemek, demek, söz sahibi olmak, söz etmek / sözel olarak bahsetmek The patient knocked the door. “Come in” the doctor said. (Hasta kapıyı çaldı. Doktor “içeri girin” dedi.) He has said nothing about his meeting. (Toplantısından hiç bahsetmedi.) I just want to say how pleased I am to be here. (Burda olmaktan ne kadar mutlu olduğumu söylemek istiyorum.) One thing you have to say about Americans: they love drama. (Amerikalılar hakkında söylemen gereken…

İngilizce İnstagram biyografi sözleri paylaşarak sosyal medyadaki en etkili hesaplardan bir tanesi olmak ister misiniz? Arkadaşlarınızın İngilizce seviyeniz karşısında hayran kalmasını sağlayacak üstelik birbirinden özel anlamları ile sevdiklerinizin de ilgisini çekecek kısa ve havalı İngilizce İnstagram sözleri arasında sizler için en uygun olanını seçmeye hazır olun. İşte o birbirinden özel cümleler! İngilizce İnstagram Sözleri Be the change you want to see in the world.Dünyada görmek istediğin değişimin kendisi ol. Happiness is not something readymade. It…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!