challenge (fiil) Mücadeleye davet etmek. Meydan okumak. They had challenged the best teams in the world. (Dünyanın en iyi takımlarına meydan okudular.) He challenged the minister to show evidence. (Bakana kanıt göstermesi için meydan okudu.) The idea has never been challenged. (Bu fikre hiçbir zaman meydan okunmadı.)   challenge (isim) Büyük efor ve kararlılık gerektiren yeni ve zorlayıcı mesele, aşılması zor bir durum, yarışma / düello / müsabaka / zorluk Mountain Everest presented a challenge…

İngilizce’de farklı İngilizce film türleri farklı platformlarda sıkça karşımıza çıkar. Yüzlerce farklı film türü vardır, ancak bu yazımızda ana türlere ve her tür için kullanılan kalıplardan bazılarını inceleyeceğiz. Herkesin kendine göre izlemeyi sevdiği bir film tarzı vardır. Bazıları suçlarla ilgili filmlerden hoşlanırken, diğerleri aşk filmlerini sever. İnsanların zevklerine uygun bir film türünü bulmalarına yardımcı olmak için, tüm filmler konularına, hikayelerine veya yapıldığı tarza göre gruplandırılır ve kategorilere ayrılır. Biz de sevdiğimiz İngilizce film türleri kategorilerinin…

tag (isim) Etiket Look! There’s a tag on the leash with the dog’s name on it.(Bak! Tasmanın üzerinde köpeğin isminin yazılı olduğu bir etiket var.) I will put a tag to all of my groceries and foods because my roommates always uses them without permission.(Eşyalarımın ve yemeklerimin üzerine etiket yapıştıracağım çünkü ev arkadaşlarım onları izin almadan kullanıyor.) I have to put a price tag on all the products until opening time.(Açılış saatine kadar bütün ürünlere…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!