elegant (sıfat) Şık, zarif I bought a very elegant dress from my best clothing store for the wedding.(Düğün için en sevdiğim kıyafet dükkanından çok şık bir elbise aldım.) Honey oh my God, these earrings are so elegant where did you buy them please tell me.(Aman tarım tatlım bu küpeler çok zarif nerden aldın, lütfen söyle bana.) All the clothes shown at the fashion show were very elegant.(Defilede gösterilen bütün kıyafetler çok zarifti.) You dress casual.…

you (kişi zamiri) Sen, seni, sana, siz, sizleri You are my favorite person and I love you. (Sen benim kendime en yakın bulduğu insansın ve seni seviyorum.) I want to stay with you forever my darling. (Sonsuza kadar seninle birlikte kalmak istiyorum canım.) What do you want from me exactly? (Benden tam olarak ne istiyorsun?) You are so young and pretty, just like me forty years ago. (Tıpkı benim kırk yıl önceki halim gibi çok…

Bugün, Present Perfect Tense konu anlatımı ve Present Perfect Tense örnek cümleleri üzerinde duracağız. Present Perfect Tense, çok karıştırılan ve anlaşılması biraz zor olan bir konudur. Türkçe’de tam olarak bir zaman karşılığı olmaması, bu kalıbı öğrenmeyi daha zor hale getiriyor. Simple Past Tense ile sık sık karıştırılan bu kalıbın kurallarını iyice öğrenip, kullanım alanlarını bilirsek karışıklığı engellemiş oluruz. Present Perfect Tense Nedir, Present Perfect Tense kullanım alanları, Present Perfect Tense olumlu cümleler, Present Perfect Tense…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!