Fresh Türkçe ne demek? fresh (sıfat) taze The restaurant uses only really fresh ingredients in all of its dishes.(Restoran bütün yemeklerinde gerçekten sadece taze malzemeler kullanıyor.)The scents of fresh bread and some sort of meat cooking nearly nailed her to the ground as she rounded the corner.(Köşeyi dönerken taze ekmek kokuları ve pişirilen bir çeşit et onu neredeyse yere çakıyordu.)Of course, she could call Connie, but Yancey’s conversation on the phone was fresh in her…

High Türkçe ne demek? High (sıfat, fiil, isim) Yüksek, zirve, ulu, muhteşem, üst, direnmek, kabarmak, dolgun(ücret), asil If you want to reach a high position in the company, you have to work hard and win the boss’s favor.(Şirkette yüksek bir pozisyona ulaşmak istiyorsanız, çok çalışmanız ve patronun gözüne girmeniz gerekiyor.) The mountain we climbed was so high that after a while we could see the clouds from above.(Tırmandığımız dağ o kadar yüksekti ki bir süre…

İngilizce fiillerin ikinci hali geçmiş zaman cümleleri kurarken kullanılır. İngilizce fiiller 2. hallerine çevrilirken genellikle değişime uğrar. Yani İngilizce geçmiş zaman ile ilgili cümleler kurarken fiilerin ikinci hallerini bilmeniz gereklidir. İngilizce fiillerin 2. halleri geçmiş zaman için kullanılırken, 3. halleri present perfect tense ile kullanılır. Fiiller kendi aralarında düzenli ve düzensiz fiiller olarak ikiye ayrılır. Düzenli fiillerin 2. ve 3. halleri fiile -d ve -ed eklerini ekleyerek okuşturulur. Düzensiz fiiler ise 2. hallerine çevrilirken çekil…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!