take (fiil) Almak When I was fighting in Vietnam, I took a knife and stabbed a Viet-Cong guerilla in the neck.(Vietnam’da savaşırken bir bıçak alıp bir Viet-Cong gerillasına boynundan sapladım.) According to the instruction book’s words, we need to take this part, turn it upside down and put it here.(Bilgilendirme kitabının sözlerine göre, bu parça almamız, ters yüz etmemiz ve buraya sokmamız gerekiyor.) Please don’t forget to take your pills.(Lütfen haplarınızı almayı unutmayınız.) Do you…

İngilizce Söyleneni Anlamamak Neden Olur? (3 Ayda Dinleme Duvarını Yıkın!) İngilizce öğrenme sürecinde pek çok kişinin karşılaştığı en büyük hayal kırıklığı şudur: Kelimeleri tek tek okuduğunda bilmek, gramer kurallarına hakim olmak ama bir yabancı konuşmaya başladığında hiçbir şey anlamamak. Eğer siz de “İngilizce konuşulanları anlayamıyorum” veya “Dizi izlerken altyazısız hiçbir kelimeyi seçemiyorum” diyorsanız, doğru yerdesiniz. Peki, kağıt üzerinde bu kadar başarılıyken gerçek hayatta neden İngilizce söyleneni anlamamak gibi bir problemle karşılaşıyoruz? Bu durum bir yetenek…

crush (fiil) Kıracak ya da şekline zarar verecek kadar bastırmak, ezmek, izdiham yaratmak To get the oil out you will have to crush the seeds. (Yağı çıkarmak için tohumları ezmen gerekecek.) The giant shark crushed the boat and cut it in half. (Dev köpek balığı, tekneyi ezdi ve ortadan ikiye böldü.) crusher (isim) Ezici, kırıcı, parçalayıcı, öğütücü Let’s throw the garbage into the crusher. (Çöpleri öğütücüye atalım.) crushed (sıfat) Ezilmiş, ezik, parçalanmış, bastırılmış Women shouldn’t…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!