nude (sıfat) Çıplak Nude sunbathing is usually not allowed in beaches. (Çıplak güneşlenmek genelde plajlarda izin verilmez.) I think she is so brave for her nude poses we saw in a magazine. (Bir dergide gördüğümüz çıplak pozları için çok cesur olduğunu düşünüyorum.) nude (isim) Çıplak insan vücudu, çıplaklık, çıplak kimse I don’t feel comfortable seeing nude in the photograph exhibition. (Fotoğraf sergisinde çıplaklık görmek beni rahatsız ediyor.) Children shouldn’t see nude in TVs. (Çocuklar televizyonda…

Dijitalleşen dünyada İngilizce Nickler kullanarak; sanal ortamda kendimizi en iyi şekilde yansıtacak kullanıcı adını bulmak önemlidir. Sosyal medya uygulamaları, oyunlar ve daha pek çok mecrada sizin için hazırladığımız en güzel nickleri kullanabilirsiniz. İngilizce Nickler Seçeceğiniz nick sizi bulunduğunuz ortamda temsil edeceğini unutmayın, nasıl ki dışarda dış görünüşünüz ile ilk izlenimi oluşturuyorsanız, sanal bir mecrada ise insanların sizinle ilgili göreceği ilk şey kullandığınız isimdir. Kullanıcı adınızı seçerken evrensel geçerliliği olduğu kabul edilen, İngilizce Nickler seçerek geniş…

poser (isim) Poz veren kişi, model She is such a poser, look how she smiles to the cameras. (O tam bir poz veren, baksana kameralara nasıl da bakıyor.) Brad Pitt is a complete poser, he is looking good on TV. (Brad Pitt tam bir model, o televizonda çok iyi görünüyor) Yapmacık, şovmen, numaracı The definition of a poser is a person who pretends to be someone he is not, or a person who attempts to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!