null (sıfat) Hükümsüz, geçersiz The contract was declared null. (Sözleşme geçersiz ilan edildi.) The elections should be null. (Seçimler geçersiz olmalı.) İşe yaramaz, değersiz, önemsiz This marriage was null for him. (Bu evlilik onun için değersizdi.) null (isim) Sıfır No matter how many times we calculated, the result was always null. (Kaç kere hesaplamamıza rağmen sonuç hep sıfırdı.) null (fiil) Geçersiz kılmak, iptal etmek After she learned her husband cheated on her, she decided to…

nice (sıfat) Sevimli, güzel, hoş She looks so nice with her new hairstyle.(Yeni saç tarzıyla çok hoş görünüyor.) The movie we watched last night was really nice.(Dün gece izlediğimiz film gerçekten güzeldi.) Nazik, kibar, latif The way he act was very nice to her.(Ona davranış şekli gerçekten çok kibardı.) It was very nice of him to drive you home.(Onu eve bırakması çok kibardı.) Student: What is the meaning of nice?(Öğrenci: Nice ne demek?)Teacher: Nice means…

İngilizce fiillerin ikinci hali geçmiş zaman cümleleri kurarken kullanılır. İngilizce fiiller 2. hallerine çevrilirken genellikle değişime uğrar. Yani İngilizce geçmiş zaman ile ilgili cümleler kurarken fiilerin ikinci hallerini bilmeniz gereklidir. İngilizce fiillerin 2. halleri geçmiş zaman için kullanılırken, 3. halleri present perfect tense ile kullanılır. Fiiller kendi aralarında düzenli ve düzensiz fiiller olarak ikiye ayrılır. Düzenli fiillerin 2. ve 3. halleri fiile -d ve -ed eklerini ekleyerek okuşturulur. Düzensiz fiiler ise 2. hallerine çevrilirken çekil…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!