great (sıfat) Harika, müthiş, mükemmel I had a great history teacher back in highschool. (Lisede harika bir tarih öğretmenim vardı.) You are the greatest mother of the world. (Sen dünyanın en mükemmel annesisin.) I hope we will make a great profit this year. (Bu yıl müthiş bir kâr elde edeceğimizi umuyorum.) Büyük, fazla, çok There are two types of crates in garage, the small ones and the great ones (Garajda küçük ve büyük olmak üzere…

challenge (fiil) Mücadeleye davet etmek. Meydan okumak. They had challenged the best teams in the world. (Dünyanın en iyi takımlarına meydan okudular.) He challenged the minister to show evidence. (Bakana kanıt göstermesi için meydan okudu.) The idea has never been challenged. (Bu fikre hiçbir zaman meydan okunmadı.)   challenge (isim) Büyük efor ve kararlılık gerektiren yeni ve zorlayıcı mesele, aşılması zor bir durum, yarışma / düello / müsabaka / zorluk Mountain Everest presented a challenge…

İngilizce kendini tanıtma, adını söylemekten çok daha fazlasıdır. Kendinizle ilgili daha fazla bilgiyi İngilizce olarak anlatmanız gerekiyor. Kendinizi yabancılara tanıtmak zor olabilir çünkü ne söylediğiniz duruma bağlıdır (bir iş görüşmesinde İngilizce kendini tanıtma, bir e-postada İngilizce kendini tanıtma veya ingilizce dersinde kendini tanıtma). https://youtu.be/_NDfThJSfsc Bu yüzden bol bol örnek oluşturmak ve incelemek gerekir. Bu çalışmamızda İngilizce kendini tanıtma örneklerinin yanı sıra İngilizce kendini tanıtma metni örneklerini de görebileceksiniz. Şimdi İngilizce kendini tanıtma cümleleri ile ilgili…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!