sad (sıfat) Üzgün, kederli, mahzun, üzüntülü, gamlı After I heard what she tells me, i feel sad.(Bana anlattıklarını duyduktan sonra üzüldüm.) The last song I listened on the concert made me sad.(Konserde dinlediğim son şarkı beni üzdü.) Student: What is the meaning of sad?(Öğrenci: Sad ne demek?)Teacher: Sad means depressed.(Öğretmen: Sad mahzun demektir.) Keder verici, üzücü, hazin Princess Diana’s car accident was a sad incident.(Prenses Diana’nın araba kazası keder verici bir olaydı.) I don’t like…

İngilizce temel bilgilerinde nereden geldiğiniz, nereli olduğunuz gibi bilgileri söylemek ve bunları sormak kendinizi tanıtırken oldukça önemlidir. Özellikle İngilizce ülkeler ve milletler konusunda kendinizi ifade edebilmek için doğru soru kalıplarını ve cevapları bilmenizde fayda olacaktır. Herhangi bir ülkeye gittiğinizde ülke ve milliyet sormak için ilk olarak “from” ifadesine yoğunlaşmak gerekmektedir. From, tek başına kullanıldığında -den/-dan anlamı vermektedir. Ancak milliyet ve ülke sorularında ise zorunlu bir kullanımı söz konusudur. İngilizce Ülkeler ve Milletler Nasıl Sorulur? İngilizce…

yummy (sıfat) Lezzetli, nefis, harika, çok çekici, tadı güzel When you go to the market, you should not fill your basket with yummy treats.(Markete gittiğinizde sepetinizi lezzetli ikramlarla doldurmamalısınız.) Mom, dinner looks great! When will we eat this yummy meal?(Anne, akşam yemeği harika gözüküyor! Ne zaman bu nefis yemeği yiyeceğiz?) The dish on your plate looks yummy, can I have a bite?(Tabağınızdaki yemek nefis görünüyor, bir ısırık alabilir miyim?) The Italian restaurant at the corner,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!