switch (fiil) Değiştirme, değişme I don’t like your clothes because it’s colors are very pastel and looks unfashionable so you should switch it.(Kıyafetini beğenmedim çünkü renkleri çok pastel ve demode gözüküyor bu yüzden onları değiştirmelisin. I want to switch my university department because I am not happy with my current department.(Üniversitedeki bölümümü değiştirmek istiyorum çünkü şu anki bölümümde mutlu değilim.) Student: What is the meaning of switch?(Öğrenci: Switch ne demek?)Teacher: Switch means to swap something.(Öğretmen:…

event (isim) Olay, vaka I believe this event will affect all of us in a bad way. (Öyle inanıyorum ki bu olay her birimizi kötü bir şekilde etkileyecek.) Because of a terrible event that had happened last year, students changed their schools. (Geçen yıl gerçekleşen korkunç bir olay sonucunda, öğrenciler okullarını değiştirdi.) If this event wouldn’t happened, we might never meet with your mother. (Eğer bu olay meydana gelmeseydi, annenizle hiçbir zaman tanışamayabilirdik.) Karşılaşma, müsabaka,…

back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!