mix (fiil/isim) Karışım, karıştırmak, katmak, kaynaşmak, karmak The wood of my wardrobe was a mix of dark oak and pine.(Gardırobumun ahşabı koyu meşe ve çam karışımıydı.) Olive oil and water never mix, the oil always stays on top and the water stays on the bottom.(Zeytinyağı ve su asla karışmaz, yağ her zaman üstte ve su altta kalır.) Rainbow is a mix in which colors are harmonious.(Gökkuşağı, renklerin uyumlu olduğu bir karışımdır.) The Atlantic and Pacific…

And ne demek? and (bağlaç – zarf) ve, ile, sonra, sonrasında, daha sonra, artı, durmadan, gittikçe My uncle came home and entered his room after watching us all for a long time.(Amcam eve geldi ve hepimizi uzun süre izledikten sonra odasına girdi.)Sully and Mike didn’t even realize they were heading for a huge adventure.(Sully ile Mike büyük bir maceraya doğru yola çıktıklarının farkında bile değildi.)When I ask you a question, look at my face and…

Baby ne demek? baby (isim) bebek The baby is just learning to sit up, so be careful.(Bebek oturmayı yeni öğreniyor, yani dikkatli ol.)The baby was asleep in her cradle, and he must not make a noise and waken her.(Bebek beşiğinde uyuyordu ve ses çıkarmamalı ve onu uyandırmamalıdır.)How could anyone love the baby the way she could?(Kim bebeği onun sevdiği kadar sevebilirdi ki?)Student: What does baby means?(Öğrenci: Baby ne demek?)Teacher: Baby means babe.(Öğretmen: Baby bebek demektir.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!