Boost ne demek? boost (isim) yardım, destek Mike gave her a boost over the fence.(Mike ona çitin üzerinden bir destek verdi.)Without a major boost in tourism, the economy will suffer even further.(Turizme büyük bir yardım olmazsa ekonomi çok daha kötü bir duruma gelecek.)If I give you a boost, could you reach the window?(Eğer sana destek verirsem pencereye yetişebilir misin?)Student: What does boost means?(Öğrenci: Boost ne demek?)Teacher: Boost means support.(Öğretmen: Boost destek demektir.) boost (fiil) iterek…

streak (isim) Çizgi, iz, damar I put makeup every day to cover the streaks under my eyes. (Gözlerimin altındaki çizgileri kapamak için her gün makyaj yapıyorum.) You didn’t clean the windows properly, there were streaks on it. (Camları düzgün temizleyememişsin, üzerinde izler vardı.) Özellik Richard is hard to get along with because of his stubborn streak. (İnatçı özelliğinden dolayı Richard anlaşması zor biri.) Seri Everybody believes in our team. We are the only one with…

back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!