sing (fiil) Şarkı söylemek, söylemek, şiir okumak My son is singing now at the school concert. (Oğlum şu anda okul konserinde şarkı söylüyor.) When her favorite singer sings a song, she almost screams. (Onun en sevdiği şarkıcı şarkı söylediğinde neredeyse çığlık atar.) Alice loves to sing when she is having shower. (Alice duş alırken şarkı söylemeyi sever.) Şakımak, ötmek, vızıldamak Our canary is singing every morning. (Kanaryamız her sabah ötüyor.) He is singing like a…

Dijital Eğitim Pazarı 2025: Bilimsel Temelli Dil Öğrenme Yöntemleri ve Lingusta’nın Yeri Dil öğrenme süreci, yıllar içinde büyük bir değişim geçirdi. Özellikle dijital eğitim pazarı, yeni metodolojiler ve bilimsel temelli yaklaşımlar ile her geçen yıl daha etkili ve verimli hale geliyor. 2025 yılı itibarıyla, dil öğrenme trendleri, beyin temelli öğrenme yöntemleri ve konuşarak öğrenme gibi bilimsel araştırmalarla desteklenen içeriklerle şekilleniyor. Peki, dijital eğitim pazarı hangi yeni fırsatlarla büyümeye devam ediyor ve Lingusta bu pazarda nasıl…

paradise (isim) Cennet I knew that it wouldn’t end well when I realized I was in love with him, then I wept like the angels in paradise.(Ona aşık olduğumu anladığımda bunun iyi bitmeyeceğini biliyordum, sonra cennetteki melekler gibi ağladım.) When I was a kid, I thought this garden was paradise.(Küçükken bu bahçenin cennet olduğunu düşünürdüm.) Mountains and forests, according to Josephine, were paradise. He felt very happy in nature.(Dağlar ve ormanlar, Josephine’a göre cennetti. Doğada…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!