promise (fiil) Söz vermek, vadetmek, garanti etmek, taahhüt etmek My father promised me that when I turn 18, he will buy the car I want. (Babam bana 18 yaşıma girdiğimde istediğim arabayı alacağına söz verdi.) Ethical people stand behind their promises no matter what. (Ahlaklı insanlar, verdikleri sözlerin arkasında ne olursa olsun dururlar.) promise (isim) Söz, vaat He never forgot that promise of his uncle. (Amcasının o sözünü asla unutmadı.) What about your promise that…

gang (isim) Çete, şebeke The police take the city’s the biggest and the most brutal gang members to the custody. (Polis şehrin en büyük ve en azılı çetesinin üyelerini gözaltına aldı.) Because of your action, you may be found guilty for being a member of a gang. (Yaptığın şey yüzünden çete üyesi olmaktan hüküm giyebilirsin.) I am watching a NBA final match with my gang and it is very fun. (Çetemle NBA final maçı izliyorum…

İngilizce global bir dil olarak günlük hayatın ve iş dünyasının her alanında kullanılmaktadır. Doğru bir İngilizce cümle kurma bu alanlarda sizlere büyük artılar getirecektir. Ancak çoğu zaman karşınıza çıkan cümleler oldukça karmaşık yapıda olabilir. Kelime bilgisine ek olarak cümle bilgisi ile dil yapınızı geliştirebilir ve karmaşık görünen her cümleyi kolayca çözebilirsiniz. İngilizce cümle kurma ile bilmeniz gerekenler bu noktada sizlerin yardımına koşacaktır. Sizler için hazırladığımız bu yazımızda İngilizce cümle kurmanın yolları, püf noktaları ve doğru…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!