special (isim/sıfat) Özel, yemek (lokantaya has), özel sayı, spesiyal, mahsus, olağanüstü, yegane He’s planning a special dinner to propose marriage.(Evlenme teklif etmek için özel bir akşam yemeği planlıyor.) I would like to try the chef’s special menu.(Şefin özel menüsünü denemek istiyorum.) She preferred her order as a special delivery to be faster.(Siparişini daha hızlı olması için özel gönderim olarak tercih etti.) It is time to shop! The stores have special prices for you on this…

what (zarf) Ne What happened after I left the cafe? (Ben kafeden gittikten sonra ne oldu?) What was that supposed to mean? (Bu ne anlama geliyor?) What time are we going to leave home tonight? (Bu gece ne zaman evden ayrılacağız?) What do you think of it, Jessica? (Bunun hakkında ne düşünüyorsun, Jessica?) what (zamir) Ne She wouldn’t tell me what the man said. (Adamın ne dediğini bana söylemezdi.) I’ll tell you what, let’s go…

Ana dilimiz Türkçeyle birçok anlamda farklılık gösteren İngilizcede saatler de farklı şekillerde belirtilmektedir. AM ve PM kullanımı belirtmek istediğimiz saati daha rahat ifade etmemiz sağlar. Bu anlamda iki farklı zaman dilimi kullanılan İngilizcede bizde tam bir 24 saatle ifade edilen gün; 12’şer saatlik iki farklı yarıya bölünmüştür. https://youtu.be/r08k3DnHRXw Örneğin saat akşam 9’dan bahsederken 21.00 gibi bir kullanım İngilizcede yanlış olacaktır. Sabah 9’u akşam 9’dan ayırırken bu noktada devreye “AM’’ ve “PM’’ kalıpları girmektedir. Gerek günlük…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!