challenge (fiil) Mücadeleye davet etmek. Meydan okumak. They had challenged the best teams in the world. (Dünyanın en iyi takımlarına meydan okudular.) He challenged the minister to show evidence. (Bakana kanıt göstermesi için meydan okudu.) The idea has never been challenged. (Bu fikre hiçbir zaman meydan okunmadı.)   challenge (isim) Büyük efor ve kararlılık gerektiren yeni ve zorlayıcı mesele, aşılması zor bir durum, yarışma / düello / müsabaka / zorluk Mountain Everest presented a challenge…

Kind Türkçe ne demek? kind (isim) çeşit, tür, cins I like that kind of candy(Bu şeker türünü seviyorum.) We looked at just about every kind of flooring before deciding which to use in the kitchen(Mutfakta hangisini kullanacağınıza karar vermeden önce, neredeyse her türden zemin kaplamasına baktık.) Jonathan said you were taking him to some kind of horse race tomorrow.(Jonathan yarın one bir çeşit at yarışına götüreceğini söyledi.) Maybe they knew what kind of bait to…

senorita (isim) Bayan, genç, kadın Senorita Martin goes to her woman meetings. (Bayan Martin, kadınlar toplantısına gidiyor.) What do you want Senorita? (Ne yapmak istersiniz bayan?) Today is a big day. The Senoritas will make a big decision for their future. (Bugün büyük gün. Kadınlar kendi gelecekleri için büyük bir karar alacaklar.) Could you give me your name Senorita? (İsminizi söyler misiniz hanımefendi?) Genç kadın, bekar Do you have a plan for tomorrow? Senoritas will…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!