vinegar (isim) Sirke This shop sells handmade apple vinegar and it’s very high quality. (Bu dükkan el yapımı elma sirkesi satıyor ve çok oldukça kaliteli.) In a nostalgic Turkish movie, a married couple gets divorced over a debate about whether pickles will taste better when made with vinegar or lemon juice. (Nostaljik bir Türk filmimde, evli bir çift turşunun sirkeyle mi yoksa limon suyuyla mı yapıldığında daha lezzetli olacağı hakkında bir tartışma yüzünden boşanır.) I…

country (isim) Ülke, memleket I love my country and if necessary, I would die for it willingly. (Ülkemi çok seviyorum ve gerekirse onun için seve seve ölürüm.) She is a traveler. She has seen almost 100 countries around the world. (O bir gezgin. Dünya üzerinde neredeyse 100 tane ülke gördü.) Every country has a different culture and a different history. (Her ülke farklı bir kültüre ve farklı bir tarihe sahiptir.) Taşra, kırsal kesim You live…

Near Türkçe ne demek? near (zarf/sıfat/fiil) Yakın, yakında, hemen hemen We prune the branches of the tree, which is near one meter tall.(Boyu bir metreye yakın olan ağacın dallarını buduyoruz.) The only plus of this house is that it’s near the school and grocery shop.(Bu evin tek artısı okula ve bakkala yakın olması.) Student: What does near means?(Öğrenci: Near ne demek?)Teacher: Near means to nearby.(Öğretmen: Near yakın demektir.) Yakınlaşmak, yaklaşmak, sokulmak As time went on,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!