partner (isim) Eş, ortak, arkadaş, şerik, paydaş, işbirlikçi Alan’s partner will not be with us tonight as she is very sick. (Alan’ın eşi, çok hasta olduğu için bu gece bizimle olamayacak.) Being your partner, you know that I have the authority to manage this company as much as you do, right? (Ortağın olarak, bu firmada seninle aynı oranda yönetim yetkisine sahip olduğumu biliyorsun değil mi?) The partners meeting to be held this week will determine…

gross (sıfat) Müstehcen The teacher was expelled from the university and permanently banned for his gross actions against female students.(Öğretmen kadın öğrencilerine karşı yaptığı müstehcen hareketler sebebi ile üniversiteden kovuldu ve kalıcı olarak yasaklandı.) The principal called me and my wife to school because our son made some gross jokes to his friends(Müdür beni ve eşimi okula çağırdı çünkü oğlumuz arkadaşlarına bazı müstehcen içerikli şakalar yapmış.) This web page has been banned forever by the…

trend (isim) Akım, moda Hot colours is the new trend in fashion. (Sıcak renkler şimdi yeni moda.) The new trends in public health had shown up after the pandemic. (Pandemiden sonra halk sağlığı alanında yeni akımlar ortaya çıkmaya başladı.) Posting childhood photos became a new trend in social media. (Çocukluk fotoğraflarını paylaşmak sosyal medyada yeni bir trend haline geldi.) Yönelim, meyil The trend of the valley reach out toward the coastline. (Vadinin yönelimi sahil şeridine…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!