Shine Türkçe ne demek? shine (fiil) parlamak, parıldamak, ışık saçmak The Sun appears to shine particularly brightly in summer because that is when it’s closest to the Earth.(Güneş özellikle yaz aylarında parlıyor gibi görünüyor çünkü o dönemde Dünya’ya en yakın konumda yer alıyor.) My new shoes are shining with the sun.(Yeni ayakkabılarım güneşle birlikte parlıyor.) The room was dark aside from curtains opened to allow the moon to shine through.(Ayın parlamasına izin vermek için açılan…

go (fiil) Gitmek, haraket etmek, seyahat etmek Be careful and don’t go fast. (Dikkatli ol ve hızlı gitme.) I offered to go with Stacy to the cinema. (Stacy’le sinemaya gitmeyi teklif ettim.) We go to Paris every year. (Her sene Paris’e seyahat ederiz.) Ölmek Everybody wants to go peacefully in their sleep. (Herkes uykusunda huzurla ölmek ister.) Uzanmak (bir yerden bir yere) This road goes to Ankara. (Bu yol Ankara’ya uzanıyor.) Olmak I am afraid…

Hava durumu hepimizin hayatında, yapılacak planlarımızda çok önemli rol oynar. Planlarımızı o günün hava durumuna göre yaparız. Açık hava bir mekânda bir aktivite yapacağımız zaman havanın güneşli olmasına; kar, yağmur ve fırtına olmamasına dikkat ederiz. Sabahları işimize, okulumuza gitmeden önce giyeceklerimizi de hava durumuna göre belirleriz. Hava yağmurluysa ya da karlıysa hava durumuna bakarak önceden tedbirli oluruz ve daha kalın kıyafetlerimizi giyer, yanımıza şemsiyelerimizi alırız; hava güneşliyse daha ince kıyafetlerimizi giyer, şapkamızı alırız. Sonuç olarak…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!