alone (sıfat) Yalnız, kimsesiz I was alone in the dark street and it was very frightening. (Karanlık sokakta tek başımaydım ve bu çok korkutucuydu.) It’s sad to see him so alone in that crowded friend group. (Onu o kalabalık arkadaş grubunda bu kadar yalnız görmek üzücü.) You can sit because I don’t want to eat alone tonight. (Oturabilirsin çünkü bu akşam yalnız yemek istemiyorum.) Rakipsiz She was alone in the Statistics class in almost the…

Happy Türkçe ne demek? happy (sıfat) Mutlu, sevinçli, çakırkeyif, kutlu, sevindirici, bahtiyar, şad, mesut, iyi The whole family hopes you two will be happy together for many years.(Bütün aile, ikinizin uzun yıllar birlikte mutlu olmanızı umuyor.) It made us all very happy to see Mr Smith among us today.(Bay Smith’i bugün aramızda görmek hepimizi çok mutlu etti.) Maybe she wasn’t happy with the way her parents lived.(Belki de ailesinin yaşama biçiminden memnun değildi) To be…

İngilizce, dünyada en çok öğrenilmeye çalışılan ikinci dildir. Bu yüzden sizinde İngilizce öğrenmek istiyorum dediğinizi duyar gibiyim. Fakat İngilizce nasıl öğrenilir sorusu burada daha önemli bir kısmı oluşturmaktadır. Evde İngilizce öğrenmek daha mantıklı geliyorsa veya öyle olması gerekiyorsa, sonuçlara giden en kolay yol hangisidir? Bu eksiksiz kılavuzda, adım adım tavsiyeleri bir araya getirdik. Hızlı ve Kolay İngilizce Öğrenme İçin 14 İpucu: Ağırdan Alın Bir öğretmenin yardımı olmadan İngilizce öğrenmeye karar verdiyseniz, işleri yavaşça yapmanız gerekir.…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!