heat (isim) Sıcaklık, ısı, hararet Julia passed out because of the heat.(Julia sıcaktan bayıldı.) She likes summer but she hates the summer heat.(O yazı sever ama yaz sıcağından nefret eder.) Miranda is trying to sleep for 3 hours but she can’t sleep because of heat.(Miranda üç saattir uyumaya çalışıyor ama sıcaktan uyuyamıyor.) Student: What is the meaning of heat?(Öğrenci: Heat ne demek?)Teacher: Heat means warm.(Öğretmen: Heat sıcaklık demektir.) Ateş, tav Stop adding more wood to…

Safe Türkçe ne demek? safe (sıfat) güvende, emniyette The minute the rain started, we looked for a place where we would be safe from a drenching downpour.(Yağmurun başladığı dakikadan itibaren şiddetli sağanak yağışa karşı emniyette olacağımız bir yer arayışına girdik.) In the shadow of that huge tree, we will be completely safe from burning sun light.(Şu devasa ağacın gölgesinde yakıcı güneşe karşı tamamen güvende olacağız.) güvenli, emniyetli We tried to find a safe place to…

left (sıfat) Sol Bir kişinin ya da nesnenin kuzeye bakarken batıda olan bir şeyin üzerinde, ona doğru ya da onunla ilgili bir şeyi ifade etmesidir. His left arm was broken. (Onun sol kolu kırılmıştı.) Radikal, reformcu veya sosyalist görüşleri destekleyen bir kişi veya grupla ilgili de kullanılabilmektedir. He was very interested in left politics. (Sol siyaset ile oldukça ilgilenen bir insandı.) Bırakılan, bırakılmış, kalmış Is there any milk left in the refrigerator? (Buzdolabında hiç süt…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!