Travel Türkçe ne demek? travel (isim) gezi, gezinti, seyahat, yolculuk Does any section of science consider time travel a possibility?(Bilimin her hangi bir kanadı zamanda yolculuğu mümkün olarak görüyor mu?)Sorry, I was on travel yesterday.(Üzgünüm, dün seyahatteydim.) Pierre kissed Maria and crossed to her bathroom, tossing several items into her travel bag.(Pierre Maria’yı öptü ve onun banyosuna geçip seyahat çantasına birkaç eşya attı.) Student: What does travel means?(Öğrenci: Travel ne demek?)Teacher: Travel means journey.(Öğretmen: Travel…

you (kişi zamiri) Sen, seni, sana, siz, sizleri You are my favorite person and I love you. (Sen benim kendime en yakın bulduğu insansın ve seni seviyorum.) I want to stay with you forever my darling. (Sonsuza kadar seninle birlikte kalmak istiyorum canım.) What do you want from me exactly? (Benden tam olarak ne istiyorsun?) You are so young and pretty, just like me forty years ago. (Tıpkı benim kırk yıl önceki halim gibi çok…

other (sıfat) Öteki, başka, diğer In other words, it’s none of my business. So, I don’t care. (Başka bir deyişle, bunların hiçbiri beni ilgilendirmez. Yani, umurumda değil.) Why do you care what others think about you? (Neden diğerlerinin senin hakkında ne düşündüğünü önemsiyorsun?) Jonathan didn’t like the other children. That’s why he never played with them. (Jonathan öteki çocukları sevmedi. Bu yüzden onlarla hiç oynamadı.) Can we go to other place, please? I didn’t like…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!