light (isim) Aydınlık, ışık Christopher reads a book to his daughter every night until she falls asleep and then he turns off the light. (Christopher her gece kızına, o uyuya kalana kadar kitap okur sonra da ışığı kapatır.) The sun is rising, you can see its light from the window. (Güneş doğuyor, ışığını pencereden görebilirsin.) light (sıfat) Açık (renk), hafif Samanta handed him a light blue shirt. (Samanta ona açık mavi bir gömlek verdi.) I…

Ginger Türkçe ne demek? ginger (isim / fiil) dürtmek, canlandırmak, teşvik etmek, kışkırtmak, hız vermek He knew his dad was very aggressive so he gingered him every time.(Babasının çok agresif olduğunu biliyordu, bu yüzden onu her seferinde kışkırtıyordu.)In times of crisis, the state uses various means to ginger the market.(Kriz zamanlarında devlet, piyasayı güçlendirmek için çeşitli yöntemler kullanır.) Student: What does ginger means?(Öğrenci: Ginger ne demek?)Teacher: Ginger means to boost.(Öğretmen: Ginger hızlandırmak demektir.) kızıl saçlı,…

rest (fiil) Dinlenmek, dinlendirmek, kalmak, mola vermek I’m so tired that all I want is to go home and rest. (O kadar yorgunum ki istediğim tek şey eve gidip dinlenmek.) Try to have a good rest, we have a long way to go. (İyi dinlenmeye çalışın, önümüzde uzun bir yol var.) rest (isim) Artık, kalan, kalıntı, duran, dinlenme yeri I gave my neighbor Jake the rest of my daughter’s birthday cake. (Komşum Jake’e kızımın doğum…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!