nice (sıfat)

  1. sevimli, güzel, hoş
  • She looks so nice with her new hairstyle.
    (Yeni saç tarzıyla çok hoş görünüyor.)
  • The movie we watched last night was really nice.
    (Dün gece izlediğimiz film gerçekten güzeldi.)
  1. nazik, kibar, latif
  • The way he act was very nice to her.
    (Ona davranış şekli gerçekten çok kibardı.)
  • It was very nice of him to drive you home.
    (Onu eve bırakması çok kibardı.)
  1. yerli yerinde, tatmin edici, uygun
  • It was nice talking to her.
    (Onunla konuşmak iyiydi.)
  • She is planning to go for a walk when the weather gets nicer.
    (Hava daha uygun, iyi bir hale geldiğince yürüyüşe gitmeyi planlıyor.)

Nice Sıfatının Diğer Sözcüklerle Kullanımında Yaptığı Fiiller

  • Sound nice: Kulağa iyi geliyor
  • Look nice: İyi görünüyor
  • Be nice to someone: Biriyle iyi geçinmek, birine iyi davranmak

Nice Sıfatının Diğer Sözcüklerle Kullanımında Yaptığı İsimler

  • Nice shoes: İyi ayakkabılar
  • Nice view: Güzel manzara
  • Nice guess: İyi tahmin

Nice Kelimesi İle Eş Anlamlı Kelimeler

  • Decent
  • Decorous
  • Polite
  • Proper