break (fiil/isim)

  1. Kopmak, kırmak, bozmak, parçalamak
  • He breaks every toy we buy for him, so we don’t buy any more toys.
    (Onun için aldığımız her oyuncağı kırıyor, bu yüzden artık ona oyuncak almıyoruz.)
  • She was very upset when the chain of her favorite necklace broke.
    (En sevdiği kolyesinin zinciri koptuğunda çok üzüldü.)
  • Once a heart is broken it is very difficult to compensate.
    (Bir kalp kırıldığında bunu telafi etmek çok zordur.)
  • Student: What is the meaning of break?
    (Öğrenci: Break ne demek?)
    Teacher: Break means to crack.
    (Öğretmen: Break kırmak demektir.)
  1. Ara, mola, paydos, tatil
  • Schools will open after the summer break.
    (Okullar yaz tatilinden sonra açılacak.)
  • All I need is a break, I am so tired.
    (Tek ihtiyacım bir mola, çok yoruldum.)
  • It will be hard to take another break from now on.
    (Bundan sonra başka bir mola vermek zor olacak.)

Break Kelimesinin Diğer Sözcüklerle Kullanılmasıyla Ortaya Çıkan Yapılar

  • Break up: Ayrılmak
  • Break off: Kopmak
  • Break down: Bozulmak
  • Break into: Zorla girmek
  • Tax break: Vergi indirimi
  • Give somebody a break: Şans tanımak

Break Ne Demek? Break Kelimesi ile Eş Anlamlı Kelimeler

  • Crack
  • Gap
  • Hole
  • Breach
  • Cleft
  • Discontinuity
  • Split
  • Tear
  • Smash
  • Rive
  • Fracture

Break Ne Demek? Break Kelimesi ile Zıt Anlamlı Kelimeler

  • Start
  • Advance
  • Promote
  • Raise
  • Code
  • Encode
  • Persist
  • Progress
  • Follow
  • Mind
  • Observe
Akıcı İngilizce Konuşmaya Hazır Mısın? 3 Ayda İngilizce Öğren!
57 SAATTE AKICI İNGİLİZCE