sorry (sıfat) Üzgün, pişman, üzüntülü I am very sorry to hear that you are moving to Boston. (Boston’a taşındığını duyduğuma üzüldüm.) She was very sorry about her grandfather’s funeral. (O, büyükbabasının cenazesinden dolayı çok üzgündü.) Peter failed the exam, I am sorry about his result. (Peter sınavdan geçemedi, onun sınav sonuçlarına üzüldüm.) İzin isteme, ricada bulunma Sorry, may I enter the class? (Pardon, sınıfa girebilir miyim?) Sorry, can you give me tissue? (Kusura bakmayın, bana…

İngilizce yönler, yer tarifi yaparken bilmemiz gereken kelime gruplarından birisidir. Kendimizin veya bir yerin konumunu tarif etmek istediğimiz zaman İngilizce yön tarifi yapmayı bilmemiz gerekiyor. Sizin için hazırladığımız ana ve ara yönlerin Türkçe karşılıkları. İngilizce Yönler North = KuzeySouth = GüneyEast = DoğuWest = Batı Bu yönlere ek olarak daha net yön tarifi yapabilmemiz için ara yönler kullanılmaktadır. Northeast = KuzeydoğuNorthwest = KuzeybatıSoutheast = GüneydoğuSouthwest = Güneybatı İngilizce Yönlerin Kısaltmaları North (Kuzey) = NSouth (Güney)…

break (fiil/isim) Kopmak, kırmak, bozmak, parçalamak He breaks every toy we buy for him, so we don’t buy any more toys.(Onun için aldığımız her oyuncağı kırıyor, bu yüzden artık ona oyuncak almıyoruz.) She was very upset when the chain of her favorite necklace broke.(En sevdiği kolyesinin zinciri koptuğunda çok üzüldü.) Once a heart is broken it is very difficult to compensate.(Bir kalp kırıldığında bunu telafi etmek çok zordur.) Student: What is the meaning of break?(Öğrenci:…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!