fast (sıfat) Süratli, hızlı Jack bought a fast car and he is very proud of it. (Jack hızlı bir araba aldı ve bununla gurur duyuyor.) Luna is a really fast Olympic swimmer. (Luna gerçekten hızlı bir olimpik yüzücü.) fast (zarf) Çabuk, hızlı You should act fast if you want to get the job. (Eğer işi almak istiyorsan, hızlı davranmalısın.) Come on, we need to buy concert tickets right now. The seats are filling up fast.…

fair (isim) Panayır, fuar, festival I am so excited to go to the fair tonight.(Bu gece panayıra gitmek için çok heyecanlıyım.)Jacob said he will be at a fair this weekend.(Jacob bu haftasonu bir festivalde olacağını söyledi.)The children want to be at fair on this month.(Çocuklar bu ay fuarda olmak istiyor.)Our company has a great role in the upcoming fair. We all should be careful.(Önümüzdeki fuarda firmamızın büyük bir rolü var. Hepimiz dikkatli olmalıyız.) fair (sıfat)…

İngilizce, dünyada en çok öğrenilmeye çalışılan ikinci dildir. Bu yüzden sizinde İngilizce öğrenmek istiyorum dediğinizi duyar gibiyim. Fakat İngilizce nasıl öğrenilir sorusu burada daha önemli bir kısmı oluşturmaktadır. Evde İngilizce öğrenmek daha mantıklı geliyorsa veya öyle olması gerekiyorsa, sonuçlara giden en kolay yol hangisidir? Bu eksiksiz kılavuzda, adım adım tavsiyeleri bir araya getirdik. Hızlı ve Kolay İngilizce Öğrenme İçin 14 İpucu: Ağırdan Alın Bir öğretmenin yardımı olmadan İngilizce öğrenmeye karar verdiyseniz, işleri yavaşça yapmanız gerekir.…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!