ghetto (isim) Getto, kenar mahalle, azınlık mahallesi, yoksul mahallesi My sister lives in a ghetto and she is considering moving away soon. (Kız kardeşim bir kenar mahallede yaşıyor ve yakında taşınmayı düşünüyor.) Cities with income inequality have more ghettos than cities with equal income. (Gelir eşitsizliği olan şehirler, eşit gelirli şehirlerden daha fazla gettoya sahiptir.) The environment became more dangerous as they went into the ghetto. (Onlar gettonun içlerine girdikçe çevre daha tehlikeli hale geldi.)…

İngilizce temel kelimeler öğrenmeye hazır mısınız? Doğru yerdesiniz. Yeni bir dil öğrenmenin ilk aşamalarındayken, İngilizce öğrenenlerin çoğu yeni kelimeleri ezberlemek için farklı yollar seçer. Bazıları yeni sohbetler başlatmaya çalışırken, diğerleri başlamak için ilgi alanlarına odaklanır. Bu, birçok kişi tarafından kullanılan bir yöntemdir. Diğer bir yaklaşım, dilin temellerini öğrenmektir. Öncelikle en çok kullanılan İngilizce kelimeleri öğrenin. Bu şekilde başlamak, farklı durumlarda rahat bir şekilde İngilizce dilini anlamak ve kullanmak için size bir kelime temeli bırakacaktır. İngilizcede…

vinegar (isim) Sirke This shop sells handmade apple vinegar and it’s very high quality. (Bu dükkan el yapımı elma sirkesi satıyor ve çok oldukça kaliteli.) In a nostalgic Turkish movie, a married couple gets divorced over a debate about whether pickles will taste better when made with vinegar or lemon juice. (Nostaljik bir Türk filmimde, evli bir çift turşunun sirkeyle mi yoksa limon suyuyla mı yapıldığında daha lezzetli olacağı hakkında bir tartışma yüzünden boşanır.) I…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!