Odd Türkçe ne demek? odd (sıfat) garip, tuhaf, acayip It is very odd that you just came and sit my chair without saying anything.(Gerçekten hiçbir şey söylemeden gelip sandalyeye oturman çok garip) Mike was the oddest and funniest person in our whole classroom as I remember.(Mike hatırladığım kadarıyla sınıfımızdaki en ilginç ve en komik insandı.) A passenger’s behaviors are very odd so I was very nervous during the flight.(Bir yolcunun davranışları oldukça garipti bu sebeple…

İngilizcede geçmiş zamanda yaşanmış olayları konuşurken kullanabileceğiniz birden fazla Tense bulunmaktadır. Hangi durumda hangisini kullanacağınızı bilmek kendinizi daha iyi ifade etmenizi sağlar. Bu kadar Tense içinde “Past Perfect Tense” belki de en nadir kullanılan zamanlardan bir tanesidir. Past Perfect Tense’i diğerlerinden ayırmak, kurallarını doğru öğrenip cümlelerinizi doğru kurmak ve hata yapmamak istiyorsanız yazımızı dikkatlice okuyup bu zamanı tüm ayrıntılarıyla öğrenebilirsiniz. Tüm durumlar hakkında sizlere örnekler verip konuyu iyice kavramanızı ve alıştırma yapmanızı sağlayacağız. Lafı uzatmadan…

sing (fiil) Şarkı söylemek, söylemek, şiir okumak My son is singing now at the school concert. (Oğlum şu anda okul konserinde şarkı söylüyor.) When her favorite singer sings a song, she almost screams. (Onun en sevdiği şarkıcı şarkı söylediğinde neredeyse çığlık atar.) Alice loves to sing when she is having shower. (Alice duş alırken şarkı söylemeyi sever.) Şakımak, ötmek, vızıldamak Our canary is singing every morning. (Kanaryamız her sabah ötüyor.) He is singing like a…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!