book (fiil) Ayırtmak, rezervasyon yaptırmak I booked a dinner for both of us at the best restaurant in the city. (Şehrin en iyi restoranında ikimiz için bir akşam yemeği rezervasyonu yaptırdım.) I booked that shoe I wanted 3 months ago. (İstediğim o ayakkabıyı 3 ay önce ayırttım.) book (isim) Kitap, defter Clair is excitedly reading her new book in her room, I think it’s a page-turner. (Clair odasında heyecanla yeni kitabını okuyor, sanırım kitap çok…

about (zarf) Yaklaşık, hemen hemen, aşağı yukarı My friend and I didn’t see each other about two years and I missed her so much. (Arkadaşım ve ben yaklaşık iki yıldır görüşmedik ve ben onu çok özledim.) It is very obvious that this truck is about 25 tonnes. (Bu kamyonun hemen hemen 25 ton olduğu oldukça bariz.) I’ve been a taxi driver for about 30 years to make a living. (Aşağı yukarı 30 yıldır geçimini sağlamak…

Have ve has, ”sahip olmak” fiilinin farklı biçimleridir. Aynı kelimeden gelseler de kullanım şekillerinde küçük farklılıklar vardır. Have I, you, we they ile kullanırken has ise he, she it ile kullanılmaktadır. https://youtu.be/gzUwK3XV3BA Kelime anlamı olarak have ve has pek çok anlama gelmektedir. Sahip olmak, içermek ve kullanmak have ve has kelimelerinin sahip olduğu anlamlar arasındadır. Have ve has barındırdığı anlama göre farklı kullanımlara da sahiptir. Sahiplik Anlamında Have ve Has Kullanımı Aşağıdaki şekillerde kullanılan have…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!