promise (fiil) Söz vermek, vadetmek, garanti etmek, taahhüt etmek My father promised me that when I turn 18, he will buy the car I want. (Babam bana 18 yaşıma girdiğimde istediğim arabayı alacağına söz verdi.) Ethical people stand behind their promises no matter what. (Ahlaklı insanlar, verdikleri sözlerin arkasında ne olursa olsun dururlar.) promise (isim) Söz, vaat He never forgot that promise of his uncle. (Amcasının o sözünü asla unutmadı.) What about your promise that…

İngilizce güzel, anlamlı ve kısa sözler oluşturulurken İngilizce dilinde bulunan bir milyon kelime arasından seçilen kelimeler uyumlu bir şekilde bir araya getirilmiştirBöylesine zengin bir dilin anlam dünyası içerisinde gerek konuşma dili, gerekse edebi dilde kendine yer edinmiş, insanların duygu ve düşünce dünyalarını etkileyen sayısız söz ve deyiş bulunmaktadırBu sözlerin kaynağı kimi zaman anonim bir halk kahramanı, kimi zaman bir atasözü ve kimi zamanda ünlü bir yazar, düşünür veya bilim insanı İngilizce anlamlı sözler söyleyebilir.Her söz…

Survivor Türkçe ne demek? survivor (isim) hayatta kalan He is trying to survivor by living in a tent on an island and hunting.(Bir adada çadırda yaşayıp avlanarak hayatta kalmaya çalışıyor.) Survivor is a very tough competition that is won by the person who can struggle with hunger the most and is published every year.(Survivor, açlıkla en çok mücadele edebilen kişinin kazandığı ve her yıl yayınlanan çok çetin bir yarışmadır.)It is hard to be the last…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!