break (fiil/isim) Kopmak, kırmak, bozmak, parçalamak He breaks every toy we buy for him, so we don’t buy any more toys.(Onun için aldığımız her oyuncağı kırıyor, bu yüzden artık ona oyuncak almıyoruz.) She was very upset when the chain of her favorite necklace broke.(En sevdiği kolyesinin zinciri koptuğunda çok üzüldü.) Once a heart is broken it is very difficult to compensate.(Bir kalp kırıldığında bunu telafi etmek çok zordur.) Student: What is the meaning of break?(Öğrenci:…

Would; İngilizcede oldukça sık kullanılan yardımcı fiillerden biri olan (auxiliary verb) “Will” ifadesinin geçmiş zaman halidir. Would’un kelime anlamları birden fazladır ve bunlar “bir talepte bulunmak, istemek, sormak” olarak sıralanabilir. Çeşitli kullanımları olan would’un cümle yapısına ve yanına gelen kelimelere göre anlamı değişmektedir. Would kelimesinin kullanım amaçlarına geçmeden önce, ingilizce cümle kurma dersimizi okuyarak cümle türlerine göre would kullanımlarını daha iyi anlayabilirsiniz. Would Kullanım Alanları Would’un çokça kullanım alanı bulunmaktadır. Bunlara kısaca örnek verecek olursak,…

challenge (fiil) Mücadeleye davet etmek. Meydan okumak. They had challenged the best teams in the world. (Dünyanın en iyi takımlarına meydan okudular.) He challenged the minister to show evidence. (Bakana kanıt göstermesi için meydan okudu.) The idea has never been challenged. (Bu fikre hiçbir zaman meydan okunmadı.)   challenge (isim) Büyük efor ve kararlılık gerektiren yeni ve zorlayıcı mesele, aşılması zor bir durum, yarışma / düello / müsabaka / zorluk Mountain Everest presented a challenge…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!