work (fiil) Çalışmak, meslek icra etmek He works in TOFAS car factory in Bursa. (O, Bursa’da bulunan TOFAŞ araba fabrikasında çalışıyor.) She works as an engineer in the iron steel industry (O, demir çelik endüstrisinde mühendis olarak çalışıyor.) İş yapmak, uğraşmak My grandfather worked all day in his farm. (Büyükbabam bütün gün boyunca tarlasında çalışmış.) Working with plants and flowers is very hard but also very relaxing. (Bitkilerle çalışmak oldukça zor ve bir o kadar…

on (edat) Üstünde I forgot my homework on my desk. Can I go to the clasroom and bring it to you? (Ödevimi sıramın üzerinde unutmuşum. Gidip onu size getirebilir miyim? This blackmail will stick on you, we have to do something about that immediately. (Bu iftira senin üzerine yapışacak, hemen bunun için bir şeyler yapmalıyız.) İle, beraber, yardımıyla, birlikte They went to the island on the ferry. (Feribot ile adaya gittiler.) My brother goes to…

Flat Türkçe ne demek? flat (isim – sıfat) daire, düz yüzey, yassı, düz, apartman dairesi, ova, düzlük, kat I am not asking a question, this is a direct and flat statement way of mine.(Soru sormuyorum, bu benim direkt ve düz ifade etme şeklim.)Alice was so excited to keep her apartment, and for months she has been trying to choose the furniture that would suit it.(Alice apartman dairesini tutacağı için çok heyecanlıydı ve aylardır ona uygun…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!