men (isim) Erkekler, adamlar Three men talking to each other at the bar but I can’t hear them.(Barda üç adam birbirleriyle konuşuyor ama onları duyamıyorum.) It is cliché to think that all men love football.(Tüm erkeklerin futbolu sevdiğini düşünmek klişe.) They should explain why men are more likely to become aggressive when drunk.(Erkeklerin sarhoş olduklarında neden daha agresif olduğunu açıklamalılar.) Nancy thinks all men love her. I think she is right because she is so…

Spot Türkçe ne demek? spot (isim/fiil) leke, benek, nokta, sivilce, reklam, peşin Did you saw my old bag? It was a green bag, with a red spot on it.(Eski çantamı gördün mü? Üzerinde kırmızı nokta olan yeşil bir çantaydı.) There is always a spot on my glasses and it drives me crazy.(Gözlüklerimde her zaman bir leke oluyor ve bu beni deli ediyor.) fark etmek, görmek, ayırt etmek, saçmak, atamak, yerini saptamak I spotted Carl came…

Bu sayfada birbirinden ayırması zor gibi gözüken ama aslında gayet basit bir konu olan Comparative and Superlative konusunu anlatacağız. İsimleri birbiriyle kıyaslamaya yarayan bu İngilizce gramer konusunu örneklerle açıklayıp daha iyi kavramanıza yardımcı olacağız. O halde ilk konumuz olan “Comparative” ile yazımıza başlayalım. Comparative Ne Demektir ve Nasıl Kullanılır https://youtu.be/f2On3a-Cmd8 Comparative kelimesinin kökü Compare fiilinden gelmektedir. Compare karşılaştırma demektir ve gramer olarak karşımıza “Comparative Adjectives” yani “Karşılaştırma Sıfatları” adıyla çıkar. Bir ismin herhangi bir niceliği…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!
Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!