alone (sıfat) Yalnız, kimsesiz I was alone in the dark street and it was very frightening. (Karanlık sokakta tek başımaydım ve bu çok korkutucuydu.) It’s sad to see him so alone in that crowded friend group. (Onu o kalabalık arkadaş grubunda bu kadar yalnız görmek üzücü.) You can sit because I don’t want to eat alone tonight. (Oturabilirsin çünkü bu akşam yalnız yemek istemiyorum.) Rakipsiz She was alone in the Statistics class in almost the…

İngilizcedeki ‘’If Clause ’’ kalıbı, Türkçedeki şart cümlelerine karşılık gelmektedir. ‘’If’’ kelimesi tek başına ‘’eğer’’ anlamına geliyorken bir cümlenin başına geldiğinde ‘’eğer … yaparsan … olur’’ anlamı taşır. Dört farklı yapısı bulunmaktadır. Bu yapılar Type 0, Type 1, Type 2, Type 3 şeklindedir. Bu yapılar dışında özel durumlarda kullanılan 3 farklı durumu daha vardır. If Clause Yapıları Nelerdir ve Nerelerde, Nasıl Kullanılır? Type Zero (0) Genel geçer doğrularda, doğa olaylarından, bilimsel gerçeklerden söz edilirken,…

pride (isim – fiil) Gurur, haysiyet, övünç, şeref (isim) I may have no wealth but I still have my pride. (Servetim olmayabilir hala gururum var.) My son is the pride of the family. (Oğlum, ailemizin gururudur.) His mother has too much pride. (Onun annesi çok gururludur.) Gurur duymak, iftihar etmek, övünç duymak I take pride in my niece. (Yiğenimle gurur duyuyorum.) Josh’s parents are hurting his pride with their accusations in these days. (Josh’ın ailesi…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!