PC (isim) Kişiye özel bilgisayar (personal computer) I don’t have a powerful PC but it is very useful for me. (Çok güçlü bir kişisel bilgisayarım yok ancak benim için gayet kullanışlı.) My daughter passed the university exam so it is time to buy a PC for her. (Kızım üniversite sınavını geçti yani şimdi ona bir kişisel bilgisayar alma zamanı.) There are many PCs in our highschool library. (Lisemizin kütüphanesinde bir sürü kişisel bilgisayar mevcuttur.) The…

look (fiil) Bakmak, aramak Let’s go and look at the ducks by the pond. (Hadi gidip göletin kıyısındaki kurbağalara bakalım.) I was looking for you everywhere! (Her yerde seni arıyordum!) Görünmek I think you look so beautiful in that dress. (Bence o elbise içinde çok güzel görünüyorsun.) He is trying to look brave but you can see tears in his eyes. (Cesur görünmeye çalışıyor ama gözlerindeki yaşları görebiliyorsun. Beklemek, ümit etmek I am looking forward…

Today Türkçe ne demek? today (isim/zarf) bugün, günümüz, bugüne ilişkin, zamane, içinde olduğumuz dönem When my fiancee’s exam passed awful today, I immediately went to support her.(Nişanlımın sınavı bugün kötü geçtiğinde, hemen ona destek olmaya gittim.) The value of today is always understood in the tomorrow.(Bugünün değeri her zaman yarın anlaşılır.)Today is the day that I felt happy.(Bugün mutlu hissettiğim gündür.) Today’s young people spend the best years of their youth with anxiety for the…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!