streak (isim) Çizgi, iz, damar I put makeup every day to cover the streaks under my eyes. (Gözlerimin altındaki çizgileri kapamak için her gün makyaj yapıyorum.) You didn’t clean the windows properly, there were streaks on it. (Camları düzgün temizleyememişsin, üzerinde izler vardı.) Özellik Richard is hard to get along with because of his stubborn streak. (İnatçı özelliğinden dolayı Richard anlaşması zor biri.) Seri Everybody believes in our team. We are the only one with…

restore (fiil) Yenileştirmek, restore etmek, onarmak, yerine koymak After the fire that damage Notre Dame Cathedral significantly, the French government started a charity campaign to restore the building.(Notre Dame Katedraline ciddi zarar veren yangından sonra Fransız hükümeti binayı restore etmek amacıyla bir yardım kampanyası başlattı.) Last night you broke her heart badly so if you want to be forgiven, you have to restore her feelings.(Dün gece onun kalbini fena bir şekilde kırdın bu yüzden affedilmek…

And ne demek? and (bağlaç – zarf) ve, ile, sonra, sonrasında, daha sonra, artı, durmadan, gittikçe My uncle came home and entered his room after watching us all for a long time.(Amcam eve geldi ve hepimizi uzun süre izledikten sonra odasına girdi.)Sully and Mike didn’t even realize they were heading for a huge adventure.(Sully ile Mike büyük bir maceraya doğru yola çıktıklarının farkında bile değildi.)When I ask you a question, look at my face and…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!