feed (fiil) Beslemek After the death of my uncle, I feed the six chickens and five roosters in our coop. (Kümesimizdeki 6 tavuk ve 5 horozu, amcamın ölümünden sonra ben besliyorum.) My mother says I have to feed my dog until the breakfast is ready. (Annem kahvaltı hazır olana kadar köpeğimi beslemem gerektiğini söylüyor.) Everyone says that music feeds the soul, I didn’t think like that at first, but as I listened to music and…

İngilizce Söyleneni Anlamamak Neden Olur? (3 Ayda Dinleme Duvarını Yıkın!) İngilizce öğrenme sürecinde pek çok kişinin karşılaştığı en büyük hayal kırıklığı şudur: Kelimeleri tek tek okuduğunda bilmek, gramer kurallarına hakim olmak ama bir yabancı konuşmaya başladığında hiçbir şey anlamamak. Eğer siz de “İngilizce konuşulanları anlayamıyorum” veya “Dizi izlerken altyazısız hiçbir kelimeyi seçemiyorum” diyorsanız, doğru yerdesiniz. Peki, kağıt üzerinde bu kadar başarılıyken gerçek hayatta neden İngilizce söyleneni anlamamak gibi bir problemle karşılaşıyoruz? Bu durum bir yetenek…

This Türkçe ne demek? This (sıfat) Bu, yakın geleceğe/geçmişe ait, işbu, buradaki, şu, malum, bu kadar, bunu Our lesson this week has been a very fun and instructive one.(Bu haftaki dersimiz oldukça eğlenceli ve öğretici bir ders oldu.) I really can’t believe you told me this lie for years, didn’t you really feel so sorry for me?(Yıllardır bana bu yalanı söylediğine gerçekten inanamıyorum, gerçekten benim için üzülmedin mi?) This is our home.(Burası bizim evimiz.) You…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!