light (isim) Aydınlık, ışık Christopher reads a book to his daughter every night until she falls asleep and then he turns off the light. (Christopher her gece kızına, o uyuya kalana kadar kitap okur sonra da ışığı kapatır.) The sun is rising, you can see its light from the window. (Güneş doğuyor, ışığını pencereden görebilirsin.) light (sıfat) Açık (renk), hafif Samanta handed him a light blue shirt. (Samanta ona açık mavi bir gömlek verdi.) I…

fail (fiil) Başarısız olmak, başarısızlığa uğramak, becerememek Unfortunately, I have failed in this project because of the language barrier. (Maalesef dil bariyerinden dolayı bu projede başarısız oldum.) It seems to me she will fail in this class unless she works hard. (Bana öyle geliyor ki eğer çok çalışmazsa bu derste başarısızlığa uğrayacak.) We have to get to a gas station as soon as possible because we will fail to reach it after a few of…

Relative Clauses, İngilizcede birbiriyle ilişkili iki cümleyi bağlamak için kullanılan bir gramer kuralıdır. Bu konu ilk başta karışık gibi gözükse de iyi kavrandığı takdirde öğrenciye özellikle cümle kurma konusunda büyük kolaylık sağlayacaktır. Bu kuralı uygulamak için kullanılan kelimelere Relative Pronoun denir. Relative Pronoun sözcükleri, “who, whose, when which, where, that” şeklinde sıralanabilir. Bu kelimelerin çeşitli kullanım alanları vardır ve kullanım alanları cümlenin anlamına göre farklılık gösterir. Bu derste Relative Pronounların hangi durumlarda nasıl kullanıldıklarını örneklerle…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!