allow (fiil) İzin vermek, müsaade etmek, kabul etmek Allow me to give you an example for this situation. (İzin verirseniz bu durum için size bir örnek vereyim.) You have to allow your son attend some school parties otherwise he would go without your permission. (Oğlunun okuldaki bazı partilere katılmasına izin vermelisin, aksi takdirde senin iznin olmadan gidecektir.) Would you allow me in? I’m too late. (İçeri girmeme izin verir misin? Çok geç kaldım.) My father…

Eğer internette zaman geçiriyorsanız, mutlaka İngilizce kısaltmalar ile karşılaşmışsınızdır. Sosyal medyada, mesajlarda, online oyunlarda, blog veya çeşitli internet sitelerinde artık İngilizce yazı diliyle neredeyse bütünleşmiş olan bu kullanımlar internet kullanıcılarının büyük bir çoğunluğu tarafından kabul görmekte ve anlamları bilinmektedir. Ancak bazen bu İngilizce Kısaltmaları kullanırken veya gördüğümüzde hatırlamakta zorluk çekebiliyoruz. Sizin için düzenlediğimiz en çok kullanılan bu İngilizce Kısaltmalar ile kolaylıkla sizde bu kısaltmaları anlayıp, kullanabilirsiniz. En çok Kullanılan 20 İngilizce Kısaltma LOL (Laughing Out…

beach (isim) Sahil, kumsal, plaj, kıyı, kara When we went to the beach we saw that many jellyfish had hit the shore. (Plaja gittiğimizde birçok denizanasının sahile vurmuş olduğunu gördük.) Beach volleyball is my favorite sport and we play beach volleyball every summer. (Plaj voleybolu en sevdiğim spordur ve biz her yaz plaj voleybolu oynarız.) Next time you go to the beach, don’t forget to take your sunscreen with you. (Bir dahaki sefere sahile gittiğinizde,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!