Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan
İngilizce

Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan

Sıfırdan başlayanlar için evde uygulanabilir İngilizce çalışma programı: günlük 30 dakikalık düzen, haftalık tablo, aşama aşama yol haritası ve aksatınca ne yapılacağı.

Devamını Oku
40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber
İngilizce

40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber

30, 40 ya da 50 yaşından sonra İngilizce öğrenilir mi? Yaşın gerçekten neyi değiştirdiği, sık yapılan 5 hata ve dolu bir hayata sığan çalışma düzeni.

Devamını Oku
Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?
İngilizce

Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?

Online kurs, yüz yüze kurs, özel ders ve kendi hızında program yan yana. Konuşma süresi, toplam maliyet ve kayıttan önce sorman gereken 7 soru.

Devamını Oku

Focus Türkçe ne demek? focus (isim / fiil) odaklanmak, fokuslanmak, odaklamak, merkezlemek, odak, merkez I’m focused on something right now, can you please leave me alone?(Şu anda bir şeye odaklanıyorum, lütfen beni yalnız bırakır mısın?)Now we will focus on the matches going forward, we cannot be tied to the past.(Şimdi önümüzdeki maçlara odaklanacağız, geçmişe bağlı kalamayız.)I tried to focus on my exams, but my mind was full of questions about my parents divorcing process.(Sınavlarıma odaklanmaya…

İngilizce Dili Hakkında Kapsamlı Kılavuz İngilizce dili, ilk olarak erken dönem orta çağ İngiltere’sinde konuşulan ve şu an dünya çapında ortak dil olan bir Batı Cermen dilidir. İngiltere’ye göç eden Cermen kabilesi Anglus’dan adını alan dil, daha sonra Baltık Denizindeki Anglia yarım adasının adı ile anılmıştır. Kelime hazinesi erken orta çağ döneminde diğer Cermen dillerinden ve daha sonra gelen Fransızca başta olmak üzere Latin dil ailesinden önemli oranda etkilense de Friz dilleri ile yakından bağlantılıdır.…

Soon Türkçe ne demek? soon (zarf) yakında, biraz sonra, kısa bir zaman içinde His eyes closed and he was soon fall asleep(Onun gözleri kapandı ve kısa bir zaman içinde uykuya daldı.) This daunted the enemy for a time, but the defenders were soon out of breath.(Bu düşmanı bir süreliğine de olsa sindirmişti fakat savunmacılar kısa bir zaman içinde bitkin düştü.) en kısa sürede, andan itibaren (as soon as) She had to get a car as…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar