back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

Handsome Türkçe ne demek? handsome (sıfat) yakışıklı Last week I was looking old photograph albums and saw that my grandfather was a really handsome man.(Geçen hafta eski fotoğraf albümlerine bakıyordum ve gördüm ki dedem gerçekten yakışıklı bir adammış.) I am very happy because yesterday I introduced my handsome boyfriend to my parents and they really liked him.(Çok mutluyum çünkü dün yakışıklı erkek arkadaşımı annem ve babama tanıştırdım ve onu gerçekten çok sevdiler.) Student: What does…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!