go (fiil) Gitmek, haraket etmek, seyahat etmek Be careful and don’t go fast. (Dikkatli ol ve hızlı gitme.) I offered to go with Stacy to the cinema. (Stacy’le sinemaya gitmeyi teklif ettim.) We go to Paris every year. (Her sene Paris’e seyahat ederiz.) Ölmek Everybody wants to go peacefully in their sleep. (Herkes uykusunda huzurla ölmek ister.) Uzanmak (bir yerden bir yere) This road goes to Ankara. (Bu yol Ankara’ya uzanıyor.) Olmak I am afraid…

Ring Türkçe ne demek? Ring (isim/fiil) Zili çalmak, telefonu çalmak, telefon etmek, çağrı atmak At that hour of the night the phone never rings for anything good.(Gecenin o saatinde telefon asla iyi bir şey için çalmaz.) We were startled by the ring of my cell phone.(Cep telefonumun çalmasıyla irkildik.) No good calls ring in at that time of night.(Gecenin o saatinde iyi arama çalmaz.) My favorite mischief as a kid was ringing people’s doorbells and running away.(Çocukken…

İngilizce Konuşamamak Terfiye Engel Olmasın: İş İngilizcesinde Özgüven Kazanmanın Yolu Merve, büyük bir ilaç firmasında ürün yöneticisi. İşini seviyor, yıllardır aynı şirkette çalışıyor ve üst düzey yöneticilerle aynı toplantılara katılıyor. Ancak bir sorun var: Toplantı dili İngilizce olduğunda, susmayı tercih ediyor. Çünkü konuştuğunda, cümlelerini toparlayamıyor. “Anlıyorum ama konuşamıyorum.” diyor. Tanıdık geldi mi? Bu yalnızca Merve’nin değil, binlerce beyaz yaka çalışanın yaşadığı bir gerçek. Kariyer basamaklarını tırmanmak isteyen herkesin önünde aynı engel var: İş İngilizcesinde özgüven…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!