enjoy (fiil) Zevk almak, keyif almak My nephew is enjoying the new zoo in our town. (Yeğenim şehrimizdeki yeni hayvanat bahçesinden keyif alıyor.) It was quite hard to enjoy in such an annoying situation. (Öyle sinir bozucu bir durumda keyif almak oldukça zordu.) Do you guys enjoying our meeting party? (Tanışma partimizden keyif alıyor musunuz?) Tadını çıkarmak, keyfini çıkarmak She enjoyed the attention she got for her success in the song contest. (O, şarkı yarışmasındaki…

nirvana (isim) Nirvana, hırslardan arınılarak ulaşılan salt mutluluk Last year I went to Nepal for reaching Nirvana with other Buddhist monks. (Geçen yaz diğer Budist rahiplerle birlikte Nirvana’ya ulaşmak için Nepal’e gittim.) Probably he reached the Nirvana because when I talk to him I saw the Dalai Lama in front of me. (Muhtemelen o Nirvana’ya ulaşmıştı çünkü onunla konuşurken karşımda Dalai Lama’yı gördüm.) I heard Buddhist monks eat only rice mush for months in order…

İngilizcedeki ‘’If Clause ’’ kalıbı, Türkçedeki şart cümlelerine karşılık gelmektedir. ‘’If’’ kelimesi tek başına ‘’eğer’’ anlamına geliyorken bir cümlenin başına geldiğinde ‘’eğer … yaparsan … olur’’ anlamı taşır. Dört farklı yapısı bulunmaktadır. Bu yapılar Type 0, Type 1, Type 2, Type 3 şeklindedir. Bu yapılar dışında özel durumlarda kullanılan 3 farklı durumu daha vardır. If Clause Yapıları Nelerdir ve Nerelerde, Nasıl Kullanılır? Type Zero (0) Genel geçer doğrularda, doğa olaylarından, bilimsel gerçeklerden söz edilirken,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!