oral (sıfat – isim) Ağız, ağızdan söylenen, sözel When Andy gets sick, his doctor always gives him oral medicine because he is afraid of syringe. (Andy hasta olduğunda doktoru ona ağız yoluyla alınan ilaçlar veriyor çünkü o iğneden çok korkuyor.) My uncle is an orthodontist. His job is to ensure the oral health of people. (Amcam bir ortodontisttir. Onun işi insanların ağız sağlığını sağlamaktır.) Şifahi, sözlü yapılan, sözel Frank made an oral agreement and now…

Nick ne demek? nick (fiil) çalmak, kazıklamak, dolandırmak I can’t believe I’ve had my phone nicked again.(Telefonumu tekrar çaldırdığıma inanamıyorum.)I don’t trust Clara. She is trying to nick me all the time.(Clara’ya güvenmiyorum. Her zaman beni kazıklamaya çalışıyor.) Student: What is the meaning of nick?(Öğrenci: Nick ne demek?)Teacher: Nick means to scam.(Öğretmen: Nick dolandırmak demektir.) tam zamanında yakalamak / tutuklamak The police nicked Tommy for driving too fast.(Polis, Tommy’i çok hızlı araba kullandığı için tam zamanında…

cross (fiil) Karşıya geçmek, keşişmek Crossing the road is dangerous from here. Let’s see if there is a traffic light near.(Buradan yolun karşısına geçmek tehlikeli. Hadi, yakınlarda trafik ışığı var mı bakalım.)Cross the cinema, then turn left.(Sinemadan karşıya geç, daha sonra sola dön.)Student: What is the meaning of cross?(Öğrenci: Cross ne demek?)Teacher: Cross means to travel across.(Öğretmen: Cross karşıya geçmek demektir. ) cross (isim) Çarmıh, haç Josephine always wears a gold cross necklace around her neck.(Josephine boynuna her…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!