fever (isim) Ateş Jacob has got a slight fever. Doctor says that he needs to rest.(Jacob’ın hafif ateşi var. Doktor dinlenmesi gerektiğini söyledi.)The first symptoms of coronavirus disease are fever, cough, and headaches.(Koronavirüs hastalığının ilk belirtileri ateş, öksürük ve baş ağrısıdır.)If you have a fever you should drink a lot of water.(Eğer ateşin varsa çok su içmelisin.)Jessica’s fever goes down for a while but then comes back up again every night.(Jessica’nın ateşi bir süreliğine düşüyor…

stay (fiil) Kalmak, durmak We talked about meeting time and place but at the end of the day, I stayed for hours in meeting point.(Buluşma saati ve buluşma yeri hakkında konuştuk ancak günün sonunda buluşma yerinde saatlerce durdum.) I have to go to home because my mom called me. You stay here for a while and I will be back as soon as possible.(Annem çağırdığı için eve geri dönmem gerekiyor. Sen bir süre burada kal…

İngilizce cümle kurmak, dil öğrencileri için oldukça zorlu bir konu olmasına rağmen aslen dilimizde düzenli ve anlamlı cümleler kurmaktan çok da farklı değildir. Pek çok açıdan benzer özellikleri de bulunan İngilizce ve Türkçe cümle yapıları, bazı dilbilgisi kurallarında bağdaşır. Dolayısı ile İngilizcede zorlanılan bir konuyu daha iyi kavramak adına Türkçedeki kurallar ile karşılaştırabilir, ezberlemeden fakat bağdaştırarak kavramaya çalışabiliriz. Örnek olarak İngilizcedeki gerund infinitive konularını ele alalım. Kurallı ve basit bir cümle normal şartlarda özne nesne…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!