Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan
İngilizce

Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan

Sıfırdan başlayanlar için evde uygulanabilir İngilizce çalışma programı: günlük 30 dakikalık düzen, haftalık tablo, aşama aşama yol haritası ve aksatınca ne yapılacağı.

Devamını Oku
40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber
İngilizce

40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber

30, 40 ya da 50 yaşından sonra İngilizce öğrenilir mi? Yaşın gerçekten neyi değiştirdiği, sık yapılan 5 hata ve dolu bir hayata sığan çalışma düzeni.

Devamını Oku
Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?
İngilizce

Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?

Online kurs, yüz yüze kurs, özel ders ve kendi hızında program yan yana. Konuşma süresi, toplam maliyet ve kayıttan önce sorman gereken 7 soru.

Devamını Oku

adios (ünlem) Güle güle, allahaısmarladık, hoşçakal, elveda It was like saying adios to an old friend to stop eating fast food and start a healthy diet. (Fast food yemeyi bırakıp sağlıklı bir diyete başlamak eski bir arkadaşa veda etmek gibiydi.) My grandfather says adios every time he leaves the house. (Büyükbabam evden her çıkışında hoşcakal der.) This is not the end, we are not saying adios to each other, this is a new beginning. (Bu…

İngilizcede yer alan bir diğer geçmiş zaman kalıbımız Past Continuous Tense. Özellikle Simple Past Tense ile çok karıştırılan bu kalıp, aslında basit bir mantığa sahiptir. Bu derste Past Continuous Tense’in tüm detaylarını öğrenebilir, püf noktalara dikkat ederek ve verdiğimiz örneklerle karşılaştırarak bu kalıbı düzgün ve doğru şekilde kullanabilirsiniz. İlk önce bu zaman kalıbının ne olduğunu açıklamakla başlayalım. Past Continuous Tense Ne Demektir? Past Continuous Tense, adından da anlaşılabileceği üzere hem past hem de continuous kalıplarının…

look (fiil) Bakmak, aramak Let’s go and look at the ducks by the pond. (Hadi gidip göletin kıyısındaki kurbağalara bakalım.) I was looking for you everywhere! (Her yerde seni arıyordum!) Görünmek I think you look so beautiful in that dress. (Bence o elbise içinde çok güzel görünüyorsun.) He is trying to look brave but you can see tears in his eyes. (Cesur görünmeye çalışıyor ama gözlerindeki yaşları görebiliyorsun. Beklemek, ümit etmek I am looking forward…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar