left (sıfat) Sol Bir kişinin ya da nesnenin kuzeye bakarken batıda olan bir şeyin üzerinde, ona doğru ya da onunla ilgili bir şeyi ifade etmesidir. His left arm was broken. (Onun sol kolu kırılmıştı.) Radikal, reformcu veya sosyalist görüşleri destekleyen bir kişi veya grupla ilgili de kullanılabilmektedir. He was very interested in left politics. (Sol siyaset ile oldukça ilgilenen bir insandı.) Bırakılan, bırakılmış, kalmış Is there any milk left in the refrigerator? (Buzdolabında hiç süt…

İngilizce öğrenirken gramer bilginizin sağlam ve tam olması, dile hakim olmak ve rahatça cümle kurabilmek açısından oldukça önemlidir. Dilin kurallarına hakim olursak cümle kurarken kendimizi çok daha rahat hissedebiliriz. Bu yüzden temel gramer yapılarını iyi öğrenmek İngilizce öğrenmenin temellerinden birisidir. Was/were de İngilizce’nin temel gramer yapılarından birisidir. Bu yazımızda sizlere was/were kullanımından bahsedeceğiz. Hadi gelin was/were konu anlatımına başlayalım. Bu kelimeler aslında kafamızda geçmiş zamanla özdeşleşmiş kelimelerdir. Kısmen bu kanı doğru olsa da was ve…

future (isim) Gelecek People who want to have a good job in the future should work hard without giving up.(Gelecekte iyi bir meslek sahibi olmak isteyen insanlar pes etmeden çok çalışmalılar.) I can’t live these ages well because I think too much about the past and the future.(Geçmiş ve gelecek hakkında çok fazla düşündüğüm için bu yaşlarımı iyi yaşayamıyorum.) I want to be an architect in the future so I decided to prepare for the…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!