promise (fiil) Söz vermek, vadetmek, garanti etmek, taahhüt etmek My father promised me that when I turn 18, he will buy the car I want. (Babam bana 18 yaşıma girdiğimde istediğim arabayı alacağına söz verdi.) Ethical people stand behind their promises no matter what. (Ahlaklı insanlar, verdikleri sözlerin arkasında ne olursa olsun dururlar.) promise (isim) Söz, vaat He never forgot that promise of his uncle. (Amcasının o sözünü asla unutmadı.) What about your promise that…

slim (sıfat) Küçük, zayıf, ince I fell in love with a t-shirt in the store but unfortunately, there were no slim size left. (Mağazadaki bir t-shirte aşık oldum ama maalesef küçük bedeni kalmamıştı.) I am on a diet so in the breakfast, I eat a slim cheese, third or four olives, one boiled egg, some tomatoes and cucumbers and a slice of bran bread. (Diyette olduğum için kahvaltıda küçük miktar peynir, üç yada dört zeytin,…

Bu sayfada aşka dair çeşitli İngilizce sözler Türkçe anlamlarıyla birlikte verilmiştir. İngilizce aşk sözleri karşınızdaki özel kişiye ona olan duygularınızı başka bir dilde anlatabilmenizi sağlayabilir. Kısa İngilizce aşk sözleri ile sevdiğiniz kişiye kısa ve öz bir şekilde aşkınızı aktarabilirsiniz. Net olmayı seviyorsanız bu kısa sözler tam size uygun. Eğer romantik ve detayları seven bir karakteriniz var ise daha uzun, daha derin anlamlara sahip aşk sözleri kısa sözlerimizin hemen altında yer alıyor. Her ne kadar sevgi başlı…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!