Rare Türkçe ne demek? rare (sıfat) nadir, eşsiz, benzersiz Even among the prize-winning roses, this one is a rare beauty.(Ödüllü güller arasında bile bu gül nadir bir güzelliğe sahip.) Rare specialty wools, such as cashmere, prized for their fineness, lightness and exceptional warmth.(Kaşmir gibi nadir özelliklere sahip yünler, incelikleri, hafiflikleri ve olağanüstü sıcaklıklarıyla çok değerlidirler.) The table was decorated with rare and beautiful plants and flowers.(Masa, nadir ve güzel bitkiler ve çiçeklerle süslenmişti.) I have…

Evet arkadaşlar bugün sizlere İngilizce’nin temel taşlarından birisi olan Simple Past Tense yani Türkçedeki geçmiş zamanı anlatacağız. Simple Past Tense İngilizce öğrenmek isteyenlerin mutlaka çok iyi bilmesi gereken konulardan birisidir. Çünkü geçmiş zamanla ilgili konuşmaların nerdeyse hepsinde Simple Past Tense’i kullanırız. Bu konuyu öğrenmek için belirli başlı kuralları kafanızda oturtmanız gerekir. Bu kurallara dikkat ettiğiniz sürece İngilizce geçmiş zamanı iyice kavrayıp doğru cümleler kurabilirsiniz. Şimdi Simple Past Tense konu anlatımını örnekler vererek açıklayalım. Kuralları tek…

Spot Türkçe ne demek? spot (isim/fiil) leke, benek, nokta, sivilce, reklam, peşin Did you saw my old bag? It was a green bag, with a red spot on it.(Eski çantamı gördün mü? Üzerinde kırmızı nokta olan yeşil bir çantaydı.) There is always a spot on my glasses and it drives me crazy.(Gözlüklerimde her zaman bir leke oluyor ve bu beni deli ediyor.) fark etmek, görmek, ayırt etmek, saçmak, atamak, yerini saptamak I spotted Carl came…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!