nude (sıfat) Çıplak Nude sunbathing is usually not allowed in beaches. (Çıplak güneşlenmek genelde plajlarda izin verilmez.) I think she is so brave for her nude poses we saw in a magazine. (Bir dergide gördüğümüz çıplak pozları için çok cesur olduğunu düşünüyorum.) nude (isim) Çıplak insan vücudu, çıplaklık, çıplak kimse I don’t feel comfortable seeing nude in the photograph exhibition. (Fotoğraf sergisinde çıplaklık görmek beni rahatsız ediyor.) Children shouldn’t see nude in TVs. (Çocuklar televizyonda…

İngilizce güzel, anlamlı ve kısa sözler oluşturulurken İngilizce dilinde bulunan bir milyon kelime arasından seçilen kelimeler uyumlu bir şekilde bir araya getirilmiştirBöylesine zengin bir dilin anlam dünyası içerisinde gerek konuşma dili, gerekse edebi dilde kendine yer edinmiş, insanların duygu ve düşünce dünyalarını etkileyen sayısız söz ve deyiş bulunmaktadırBu sözlerin kaynağı kimi zaman anonim bir halk kahramanı, kimi zaman bir atasözü ve kimi zamanda ünlü bir yazar, düşünür veya bilim insanı İngilizce anlamlı sözler söyleyebilir.Her söz…

unisex (sıfat) Üniseks, her iki cinsiyete de uygun Unisex bathrooms are gaining popularity day by day. (Üniseks tuvaletler gün be gün popülarite kazanıyor.) This shop sells unisex clothings in general. (Bu mağaza genel olarak her iki cinsiyete de uygun kıyafetler satıyor.) Turkish is a language which has unisex personal pronouns. (Türkçe, üniseks kişi zamirlerinin bulunduğu bir dildir.) Unlike the common perception, every color is unisex. (Genel kanının aksine, her renk iki cinsiyete de uygundur.) Some…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!