boss (isim) Patron, işveren Hey James,I want to introduce you my new boss, James Smith. (Selam James, seni yeni işverenim James Smith’le tanıştırmak isterim.) You are not the boss, so stop acting like that. (Sen patron değilsin, bu yüzden böyle davranmayı bırak.) I hope my boss won’t get mad at me for being late. (Umarım geç kaldığım için patronum bana kızmaz.) boss (fiil) Patronluk yapmak, otoriter olmak, yönetmek Can you stop bossing me around? I…

İngilizcede genellikle ilk öğrenilen kelimelerin başında İngilizce hayvan isimleri gelir. Bu sayfada A’dan Z’ye İngilizce hayvanlar, okunuşları ve Türkçe karşılıkları ile birlikte verilmiştir. Hayvanlar kendi içlerinde bir çok kategoriye ayrılırlar. İngilizce Hayvan Türleri Mammals (memeliler): Gençlik dönemine kadar anne sütü ile beslenen kürklü veya tüylü hayvanlar.Örnek: rabbit (tavşan), dog (köpek), fox (tilki), bear (ayı) Birds (kuşlar): Kanatlı ve tüylü hayvanlar.Örnek: Turkey (hindi), parrot (papağan) Reptiles (sürüngenler): Bu hayvanlar sert veya pul pul vücutlu, yumurtlayarak üreyen ve soğuk kanlıdırlar.Örnek: Snake…

sadist (isim) Sadist, elezer, acı çektimekten (özellikle cinsel anlamda) hoşlanan kişi Lily has a psychological disorder named sadism. She gets pleasure from hurting people around her. (Lily’in sadizm denilen psikolojik bir rahatsızlığı var. O, etrafındaki insanlara acı çektirmekten keyif alıyor.) My grandfather was a sadist person and he was literally torturing my grandmother. (Büyük babam sadist bir insandı ve büyükanneme resmen eziyet ederdi.) Alan’s sister is sadist but she still can’t accept it. (Alan’ın kız…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!