nude (sıfat) Çıplak Nude sunbathing is usually not allowed in beaches. (Çıplak güneşlenmek genelde plajlarda izin verilmez.) I think she is so brave for her nude poses we saw in a magazine. (Bir dergide gördüğümüz çıplak pozları için çok cesur olduğunu düşünüyorum.) nude (isim) Çıplak insan vücudu, çıplaklık, çıplak kimse I don’t feel comfortable seeing nude in the photograph exhibition. (Fotoğraf sergisinde çıplaklık görmek beni rahatsız ediyor.) Children shouldn’t see nude in TVs. (Çocuklar televizyonda…

beat (fiil) Dövmek Once, when I was in college, I have beaten by ten men who have clubs. (Bir keresinde, üniversitedeyken ellerinde sopalar olan on tane adam tarafından dövüldüm.) Police took a man in custody because he beats his wife and his children brutally. (Polis bir adamı karısını ve çocuklarını vahşice dövdüğü için gözaltına aldı.) I am taking Kung Fu classes because I don’t want to beaten by anyone. (Kung Fu dersleri alıyorum çünkü kimsenin…

after (zarf) Sonra, sonraki, ardından, arkasından, müteakip It was never the same after the accident. (Kazadan sonra asla eskisi gibi olamadı.) I am very happy to be with you again after a long time. (Uzun bir aradan sonra tekrar aranızda olmaktan çok mutluyum.) After you resigned, Mark also resigned. (Senden sonra Mark da istifa etti.) I take a shower after I come from the gym. (Spordan geldikten sonra duş alırım.) Dessert should be eaten after…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!