elegant (sıfat) Şık, zarif I bought a very elegant dress from my best clothing store for the wedding.(Düğün için en sevdiğim kıyafet dükkanından çok şık bir elbise aldım.) Honey oh my God, these earrings are so elegant where did you buy them please tell me.(Aman tarım tatlım bu küpeler çok zarif nerden aldın, lütfen söyle bana.) All the clothes shown at the fashion show were very elegant.(Defilede gösterilen bütün kıyafetler çok zarifti.) You dress casual.…

Handsome Türkçe ne demek? handsome (sıfat) yakışıklı Last week I was looking old photograph albums and saw that my grandfather was a really handsome man.(Geçen hafta eski fotoğraf albümlerine bakıyordum ve gördüm ki dedem gerçekten yakışıklı bir adammış.) I am very happy because yesterday I introduced my handsome boyfriend to my parents and they really liked him.(Çok mutluyum çünkü dün yakışıklı erkek arkadaşımı annem ve babama tanıştırdım ve onu gerçekten çok sevdiler.) Student: What does…

sorry (sıfat) Üzgün, pişman, üzüntülü I am very sorry to hear that you are moving to Boston. (Boston’a taşındığını duyduğuma üzüldüm.) She was very sorry about her grandfather’s funeral. (O, büyükbabasının cenazesinden dolayı çok üzgündü.) Peter failed the exam, I am sorry about his result. (Peter sınavdan geçemedi, onun sınav sonuçlarına üzüldüm.) İzin isteme, ricada bulunma Sorry, may I enter the class? (Pardon, sınıfa girebilir miyim?) Sorry, can you give me tissue? (Kusura bakmayın, bana…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!