oral (sıfat – isim) Ağız, ağızdan söylenen, sözel When Andy gets sick, his doctor always gives him oral medicine because he is afraid of syringe. (Andy hasta olduğunda doktoru ona ağız yoluyla alınan ilaçlar veriyor çünkü o iğneden çok korkuyor.) My uncle is an orthodontist. His job is to ensure the oral health of people. (Amcam bir ortodontisttir. Onun işi insanların ağız sağlığını sağlamaktır.) Şifahi, sözlü yapılan, sözel Frank made an oral agreement and now…

İngilizcede genellikle ilk öğrenilen kelimelerin başında İngilizce hayvan isimleri gelir. Bu sayfada A’dan Z’ye İngilizce hayvanlar, okunuşları ve Türkçe karşılıkları ile birlikte verilmiştir. Hayvanlar kendi içlerinde bir çok kategoriye ayrılırlar. İngilizce Hayvan Türleri Mammals (memeliler): Gençlik dönemine kadar anne sütü ile beslenen kürklü veya tüylü hayvanlar.Örnek: rabbit (tavşan), dog (köpek), fox (tilki), bear (ayı) Birds (kuşlar): Kanatlı ve tüylü hayvanlar.Örnek: Turkey (hindi), parrot (papağan) Reptiles (sürüngenler): Bu hayvanlar sert veya pul pul vücutlu, yumurtlayarak üreyen ve soğuk kanlıdırlar.Örnek: Snake…

sunset (isim) Gün batımı, güneş batışı The sunset is looking wonderful at the top of that cliff. (Gün batımı şu uçurumun tepesinde harika görünüyor.) We can finish our job because we have a couple of hours before the sunset. (İşimizi bitirebiliriz çünkü güneşin batımına kadar birkaç saatimiz daha var.) I have never watched the sunset with any of my partners until today. (Bugüne kadar hiçbir partnerimle gün batımını izlememiştim.) We are safe now until the…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!