Soon Türkçe ne demek? soon (zarf) yakında, biraz sonra, kısa bir zaman içinde His eyes closed and he was soon fall asleep(Onun gözleri kapandı ve kısa bir zaman içinde uykuya daldı.) This daunted the enemy for a time, but the defenders were soon out of breath.(Bu düşmanı bir süreliğine de olsa sindirmişti fakat savunmacılar kısa bir zaman içinde bitkin düştü.) en kısa sürede, andan itibaren (as soon as) She had to get a car as…

snob (isim, sıfat) Züppe, burnu havada kimse, snop She was living in a snob neighboorhood for a long time, she decided to move.(Uzun zamandır züppe bir mahallede yaşıyordu, taşınmaya karar verdi.) He always thinks that being a snob is a cool thing.(O her zaman burnu havada olmanın havalı bir şey olduğunu sanır.) The way their family act is so snob.(Onların ailesinin davranış tarzı çok burnu havada.) Jim tells he hates snob people. But his best…

Safe Türkçe ne demek? safe (sıfat) güvende, emniyette The minute the rain started, we looked for a place where we would be safe from a drenching downpour.(Yağmurun başladığı dakikadan itibaren şiddetli sağanak yağışa karşı emniyette olacağımız bir yer arayışına girdik.) In the shadow of that huge tree, we will be completely safe from burning sun light.(Şu devasa ağacın gölgesinde yakıcı güneşe karşı tamamen güvende olacağız.) güvenli, emniyetli We tried to find a safe place to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!