what (zarf) Ne What happened after I left the cafe? (Ben kafeden gittikten sonra ne oldu?) What was that supposed to mean? (Bu ne anlama geliyor?) What time are we going to leave home tonight? (Bu gece ne zaman evden ayrılacağız?) What do you think of it, Jessica? (Bunun hakkında ne düşünüyorsun, Jessica?) what (zamir) Ne She wouldn’t tell me what the man said. (Adamın ne dediğini bana söylemezdi.) I’ll tell you what, let’s go…

history (isim) Tarih The history is written by the winners. (Tarihi kazananlar yazar.) History will write about the sacrifices you have made for this nation, and your children, our grandchildren, will be proud of you. (Tarih bu ulus için yaptığınız fedakarlıkları yazacak ve çocuklarınız, torunlarımız sizinle gurur duyacak.) I study history, especially the German millitary history. –Wow, you must be very knowledgeable and cultured. (Tarih ile, özellikle Alman askeri tarihi ile ilgileniyorum.– Vay, çok bilgili…

“Eskiden oralar hep dutluktu!” cümlesini büyüklerimizden pek çok kez duymuşuzdur. Peki bu cümlenin İngilizcede nasıl ifade edilebileceğini hiç merak ettik mi? İşte bu noktada used to kullanımı devreye giriyor. İngilizce öğrenmek adına ilk adımlarını atanlar için en büyük ikilem cümleler için doğru zaman zarflarını seçmektir. Böyle bir cümle ile karşılaşıldığında dil öğrencilerinin pek çoğu çeviriye başlamadan vazgeçebilir. Kim bilir hangi Past Tense’ler veya Perfect’ler böyle bir ifadeyi anlatmak için kullanılıyordur. İşte tam da böyle kafa…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!