change (fiil/isim) Değişmek, değiştirmek, takas etmek, bozdurmak I changed my tires last week when the weather got worse.(Geçen hafta hava kötüleştiğinde lastiklerimi değiştirdim.) She had just changed the battery of her watch, but the watch was still not working.(O, saatinin pilini yeni değiştirmişti ama saat hala çalışmıyordu.) If you want to be healty; Don’t try the change your life, try the change yourself(Eğer sağlıklı olmak istiyorsan; Hayatını değiştirmeyi deneme, kendini değiştirmeyi dene!) Student: What is…

İş İngilizcesi Artık Bir Seçenek Değil, Zorunluluk: İş Yerinde Akıcı Konuşmak için Neden Lingusta Metodu? Bugün iş dünyasında yalnızca işi bilmek yetmiyor. Kendinizi doğru ifade edebilmeniz, toplantılarda söz almanız, sunum yapabilmeniz ve uluslararası iletişim kurabilmeniz gerekiyor. Peki bunu Türkçe ile yapamıyorsanız? İşte burada “İş İngilizcesi” devreye giriyor. Ve hayır, bu klasik bir dil kursu yazısı değil. Bu, iş hayatında gerçekten fark yaratmak isteyenler için yazıldı. Neden İş İngilizcesi? Kariyerinde yükselmek isteyen hemen herkesin karşılaştığı bir…

Safe Türkçe ne demek? safe (sıfat) güvende, emniyette The minute the rain started, we looked for a place where we would be safe from a drenching downpour.(Yağmurun başladığı dakikadan itibaren şiddetli sağanak yağışa karşı emniyette olacağımız bir yer arayışına girdik.) In the shadow of that huge tree, we will be completely safe from burning sun light.(Şu devasa ağacın gölgesinde yakıcı güneşe karşı tamamen güvende olacağız.) güvenli, emniyetli We tried to find a safe place to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!