yes (zarf) Evet (onaylamak, anlaşmaya varmak) Do you agree with me? – Yes, I agree. (Bana katılıyor musun?) – Evet, katılıyorum. Evet (bir karşıtlığı tasdiklemek) Don’t go that way. – Yes, I will. (O taraftan gitme. – Evet gideceğim.) Evet (seslenişe cevap vermek) Excuse me? – Yes mam. (Pardon bakar mısınız? – Evet hanımefendi.) Evet (kabul oyu ) *aye kelimesi de kullanılır hay hay, elbette Do you want go to lunch with me? – Yes…

private (sıfat) Mahrem, özel, kişisel Eric knocked the door while we were having a private conversation. (Biz kişisel bir konuşma yaparken Eric kapıyı tıklattı.) This is private property. You can’t walk in whenever you want. (Bu özel bir mülk. Canın her istediğinde gelemezsin.) If you hunt on private land without permission again, I will call the police. (Eğer özel bölgede izin olmadan bir daha avlanırsanız, polisi ararım.) You shouldn’t stare at people’s private parts, it’s…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!