allow (fiil) İzin vermek, müsaade etmek, kabul etmek Allow me to give you an example for this situation. (İzin verirseniz bu durum için size bir örnek vereyim.) You have to allow your son attend some school parties otherwise he would go without your permission. (Oğlunun okuldaki bazı partilere katılmasına izin vermelisin, aksi takdirde senin iznin olmadan gidecektir.) Would you allow me in? I’m too late. (İçeri girmeme izin verir misin? Çok geç kaldım.) My father…

e Okul Veli Bilgilendirme Sistemi Giriş Ekranı Milli Eğitim Bakanlığı, e-okul sistemi üzerinden veli ve öğrencilere e okul Veli Bilgilendirme Sistemi ile bir çok bilgiye erişim imkanı sunuyor. Öğrenciler ve veliler, notları ve devamsızlıkları e-okul üzerinden takip edebiliyorlar. Nakil işlemleri ve TEOG sonuçlarının açıklanması gibi konular e okul Veli Bilgilendirme Sistemi üzerinden öğrenilebiliyor. e-okul Hakkında Milli Eğitim Bakanlığı Bilişim Sistemleri (MEBBİS) projesi kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Ocak 2007 tarihinde kullanıma açılmıştır. e okul web tabanlı…

idol (isim) Çok sevilen kimse, idol Brad Pitt is my idol since the films like Fight Club and Troy. (Brad Pitt, Fight Club ve Troy gibi filmlerden bu yana benim idolümdür.) K-Pop artists became idols for millions of teenagers in the last couple of years. (K-Pop sanatçıları son birkaç yılda milyonlarca gencin idolü haline geldi.) The Joker is a villain but probably he is the idol of more people than Batman. (Joker kötü bir karakter…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!