Official Türkçe ne demek? official (isim/sıfat) memur, yetkili, resmi görevli, memura yaraşır, memuriyete ilişkin When we asked the official to help us, she treated us as if we wanted her life.(Yetkiliden bize yardım etmesini istediğimizde, bize onun canını istemişiz gibi davrandı.) This is an official service crime and only a government official can commit this crime.(Bu memuriyete ilişkin bir suçtur ve bu suçu ancak bir devlet memuru işleyebilir.)He had some problem with officials.(Yetkililerle bazı sorunları…

has (fiil) Sahip olmak (have fiilinin 3. tekil şahıslar için kullanılan hali) The car has GPS navigation.(Araç GPS navigasyonuna sahip.)Jessica has a new puppy. You should see it, it is so cute.(Jessica’nın yeni bir köpeği var. Görmelisin, çok tatlı.)I can safely say that Jack has excellent taste.(Jack’in mükemmel bir zevke sahip olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.)I don’t have to worry. After all, he has you.(Endişelenmeme gerek yok. Nihayetinde, sana sahip.)Student: What is the meaning of has?(Öğrenci: Has…

Believe Türkçe ne demek? believe (fiil) inanmak, kanmak, inancı olmak, yemek, sanmak, zannetmek If you don’t believe my excuse, then listen the voicemail that I lefted at your machine 2 days ago.(Mazeretime inanmıyorsan, 2 gün önce çağrı cihazına bıraktığım sesli mesajı dinle.) When you truly believe something, there are no difficulties and glitches that can stop you.(Bir şeye gerçekten inandığınızda, sizi durdurabilecek zorluklar ve aksaklıklar yoktur.) I really believed the lie that he went on…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!