go (fiil) Gitmek, haraket etmek, seyahat etmek Be careful and don’t go fast. (Dikkatli ol ve hızlı gitme.) I offered to go with Stacy to the cinema. (Stacy’le sinemaya gitmeyi teklif ettim.) We go to Paris every year. (Her sene Paris’e seyahat ederiz.) Ölmek Everybody wants to go peacefully in their sleep. (Herkes uykusunda huzurla ölmek ister.) Uzanmak (bir yerden bir yere) This road goes to Ankara. (Bu yol Ankara’ya uzanıyor.) Olmak I am afraid…

Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri için romantik bir akşam yemeği, kimileri için küçük bir hediye… Ama biz dil tutkunları için sevginin anlamı çok daha geniş: Kalpten kalbe kurulan o en güçlü köprü! Bu yıl sevdiklerinize olan hislerinizi sadece Türkçe değil, İngilizcenin büyülü dünyasıyla ifade etmeniz için size harika bir sürpriz hazırladık. ❤️ SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL DEV KAMPANYA! Yeni bir dile başlamanın tam zamanı! 14 Şubat’a özel tüm paketlerimizde %50 İNDİRİM sizi bekliyor. 🎫 İndirim Kodu:…

Bugün sizlere belki de herkesin İngilizce’ye başlarken ilk öğrendiği gramer konusu olan “Simple Present Tense” konusunu anlatacağız. Türkçedeki geniş zamana tekabül eden bu zaman, her şeyin temelidir. Hadi gelin bu gramer konusuna detaylı bir göz atalım ve hem eğlenceli hem öğretici hem de bol örnekli yazımıza başlayalım. Simple Present Tense ile basitçe cümleler türetebiliriz. Belki de bu yüzden bize ilk öğretilen İngilizce zaman konusu budur. Sadece özne ve yüklem ile başarılı bir şekilde konuşabilirsiniz. Mesela…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!