partner (isim) Eş, ortak, arkadaş, şerik, paydaş, işbirlikçi Alan’s partner will not be with us tonight as she is very sick. (Alan’ın eşi, çok hasta olduğu için bu gece bizimle olamayacak.) Being your partner, you know that I have the authority to manage this company as much as you do, right? (Ortağın olarak, bu firmada seninle aynı oranda yönetim yetkisine sahip olduğumu biliyorsun değil mi?) The partners meeting to be held this week will determine…

Dijital Eğitim Pazarı 2025: Bilimsel Temelli Dil Öğrenme Yöntemleri ve Lingusta’nın Yeri Dil öğrenme süreci, yıllar içinde büyük bir değişim geçirdi. Özellikle dijital eğitim pazarı, yeni metodolojiler ve bilimsel temelli yaklaşımlar ile her geçen yıl daha etkili ve verimli hale geliyor. 2025 yılı itibarıyla, dil öğrenme trendleri, beyin temelli öğrenme yöntemleri ve konuşarak öğrenme gibi bilimsel araştırmalarla desteklenen içeriklerle şekilleniyor. Peki, dijital eğitim pazarı hangi yeni fırsatlarla büyümeye devam ediyor ve Lingusta bu pazarda nasıl…

poser (isim) Poz veren kişi, model She is such a poser, look how she smiles to the cameras. (O tam bir poz veren, baksana kameralara nasıl da bakıyor.) Brad Pitt is a complete poser, he is looking good on TV. (Brad Pitt tam bir model, o televizonda çok iyi görünüyor) Yapmacık, şovmen, numaracı The definition of a poser is a person who pretends to be someone he is not, or a person who attempts to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!