allow (fiil) İzin vermek, müsaade etmek, kabul etmek Allow me to give you an example for this situation. (İzin verirseniz bu durum için size bir örnek vereyim.) You have to allow your son attend some school parties otherwise he would go without your permission. (Oğlunun okuldaki bazı partilere katılmasına izin vermelisin, aksi takdirde senin iznin olmadan gidecektir.) Would you allow me in? I’m too late. (İçeri girmeme izin verir misin? Çok geç kaldım.) My father…

Dijital Eğitim Pazarı 2025: Bilimsel Temelli Dil Öğrenme Yöntemleri ve Lingusta’nın Yeri Dil öğrenme süreci, yıllar içinde büyük bir değişim geçirdi. Özellikle dijital eğitim pazarı, yeni metodolojiler ve bilimsel temelli yaklaşımlar ile her geçen yıl daha etkili ve verimli hale geliyor. 2025 yılı itibarıyla, dil öğrenme trendleri, beyin temelli öğrenme yöntemleri ve konuşarak öğrenme gibi bilimsel araştırmalarla desteklenen içeriklerle şekilleniyor. Peki, dijital eğitim pazarı hangi yeni fırsatlarla büyümeye devam ediyor ve Lingusta bu pazarda nasıl…

busy (sıfat) Meşgul, başı kalabalık Tonight I am very busy because the deadline of the project has arrived. (Bu gece oldukça meşgulüm çünkü projenin teslim tarihi geldi.) Mr. Mcgill is very busy right now but you can leave a message if you want. (Bay McGill şu an çok meşgul fakat isterseniz bir mesaj bırakabilirsiniz.) Recently he is very busy with all of the homeworks, exams and work. (O şu sıralar ödevlerle, sınavlarla ve işle oldukça…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!