streak (isim) Çizgi, iz, damar I put makeup every day to cover the streaks under my eyes. (Gözlerimin altındaki çizgileri kapamak için her gün makyaj yapıyorum.) You didn’t clean the windows properly, there were streaks on it. (Camları düzgün temizleyememişsin, üzerinde izler vardı.) Özellik Richard is hard to get along with because of his stubborn streak. (İnatçı özelliğinden dolayı Richard anlaşması zor biri.) Seri Everybody believes in our team. We are the only one with…

promise (fiil) Söz vermek, vadetmek, garanti etmek, taahhüt etmek My father promised me that when I turn 18, he will buy the car I want. (Babam bana 18 yaşıma girdiğimde istediğim arabayı alacağına söz verdi.) Ethical people stand behind their promises no matter what. (Ahlaklı insanlar, verdikleri sözlerin arkasında ne olursa olsun dururlar.) promise (isim) Söz, vaat He never forgot that promise of his uncle. (Amcasının o sözünü asla unutmadı.) What about your promise that…

Bugünkü yazımızda sizlere When While ne demek ve when while nerelerde kullanılır onu anlatacağız. İngilizce’de sıkça kullanılan bu kalıpların hangi tense’lerle beraber kullanıldığını, cümlenin nerelerinde bulunduğunu ve bu kalıpta fiillerin kaçıncı halde bulunduklarını örnekler vererek anlatacağız. Bu iki bağlaç genel olarak birbiriyle çokça karıştırılmaktadır. Genel olarak sizlere bu yazıda when while farkını anlatacağız. Dilerseniz çok uzatmadan yazımıza geçip when while cümleleri nasıl oluşturulur ve birbirlerine karıştırılmadan nasıl kullanılır bir göz atalım. When Nedir? When Türkçeye…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!