left (sıfat) Sol Bir kişinin ya da nesnenin kuzeye bakarken batıda olan bir şeyin üzerinde, ona doğru ya da onunla ilgili bir şeyi ifade etmesidir. His left arm was broken. (Onun sol kolu kırılmıştı.) Radikal, reformcu veya sosyalist görüşleri destekleyen bir kişi veya grupla ilgili de kullanılabilmektedir. He was very interested in left politics. (Sol siyaset ile oldukça ilgilenen bir insandı.) Bırakılan, bırakılmış, kalmış Is there any milk left in the refrigerator? (Buzdolabında hiç süt…

nice (sıfat) Sevimli, güzel, hoş She looks so nice with her new hairstyle.(Yeni saç tarzıyla çok hoş görünüyor.) The movie we watched last night was really nice.(Dün gece izlediğimiz film gerçekten güzeldi.) Nazik, kibar, latif The way he act was very nice to her.(Ona davranış şekli gerçekten çok kibardı.) It was very nice of him to drive you home.(Onu eve bırakması çok kibardı.) Student: What is the meaning of nice?(Öğrenci: Nice ne demek?)Teacher: Nice means…

İngilizcede yer alan bir diğer geçmiş zaman kalıbımız Past Continuous Tense. Özellikle Simple Past Tense ile çok karıştırılan bu kalıp, aslında basit bir mantığa sahiptir. Bu derste Past Continuous Tense’in tüm detaylarını öğrenebilir, püf noktalara dikkat ederek ve verdiğimiz örneklerle karşılaştırarak bu kalıbı düzgün ve doğru şekilde kullanabilirsiniz. İlk önce bu zaman kalıbının ne olduğunu açıklamakla başlayalım. Past Continuous Tense Ne Demektir? Past Continuous Tense, adından da anlaşılabileceği üzere hem past hem de continuous kalıplarının…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!