Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan
İngilizce

Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan

Sıfırdan başlayanlar için evde uygulanabilir İngilizce çalışma programı: günlük 30 dakikalık düzen, haftalık tablo, aşama aşama yol haritası ve aksatınca ne yapılacağı.

Devamını Oku
40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber
İngilizce

40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber

30, 40 ya da 50 yaşından sonra İngilizce öğrenilir mi? Yaşın gerçekten neyi değiştirdiği, sık yapılan 5 hata ve dolu bir hayata sığan çalışma düzeni.

Devamını Oku
Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?
İngilizce

Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?

Online kurs, yüz yüze kurs, özel ders ve kendi hızında program yan yana. Konuşma süresi, toplam maliyet ve kayıttan önce sorman gereken 7 soru.

Devamını Oku

about (zarf) Yaklaşık, hemen hemen, aşağı yukarı My friend and I didn’t see each other about two years and I missed her so much. (Arkadaşım ve ben yaklaşık iki yıldır görüşmedik ve ben onu çok özledim.) It is very obvious that this truck is about 25 tonnes. (Bu kamyonun hemen hemen 25 ton olduğu oldukça bariz.) I’ve been a taxi driver for about 30 years to make a living. (Aşağı yukarı 30 yıldır geçimini sağlamak…

Bugün sizlere belki de herkesin İngilizce’ye başlarken ilk öğrendiği gramer konusu olan “Simple Present Tense” konusunu anlatacağız. Türkçedeki geniş zamana tekabül eden bu zaman, her şeyin temelidir. Hadi gelin bu gramer konusuna detaylı bir göz atalım ve hem eğlenceli hem öğretici hem de bol örnekli yazımıza başlayalım. Simple Present Tense ile basitçe cümleler türetebiliriz. Belki de bu yüzden bize ilk öğretilen İngilizce zaman konusu budur. Sadece özne ve yüklem ile başarılı bir şekilde konuşabilirsiniz. Mesela…

PR (isim) (Public Relations); halkla ilişkiler, şirket tanıtımını içeren kamu ilişkileri yardımı PR is important in the movie industry because every movie needs to have good publicity. (PR, film endüstrisinde önemlidir çünkü her film, iyi bir tanıtıma ihtiyaç duyar.) When I told him my ideas, he suggested that I get in touch with a PR consultant. (Fikirlerimi ona anlattığımda bir PR danışmanı ile iletişime geçmemi önerdi.) (Personal Record); kişisel rekor Some contestants ran their PR…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar