cut (fiil) Kesmek, biçmek, makas vurmak, doğramak I accidentally cut my hand yesterday while walking through the woods.(Dün ormanda yürürken kazara elimi kestim.) A master tailor knows very well where to cut the fabric.(Usta bir terzi, kumaşı nereden keseceğini çok iyi bilir.) Nature is dying every day with these cutted trees.(Doğa bu kesilmiş ağaçlarla beraber her gün ölüyor.) Tailors are using special cutting methods and using the scissors like an artist(Terziler özel kesme yöntemleri kullanıyor…

Hate Türkçe ne demek? hate (fiil) nefret etmek, kin beslemek I hate summer. I am more like a winter person.(Yazdan nefret ederim. Ben daha çok kış insanı gibiyim.)John and Samanta always hated each other. They can’t work at the same job.(John ve Samantha birbirlerinden her zaman nefret ettiler. Aynı işte çalışamazlar.)Since I was a little child, I hate speaking in public.(Küçüklüğümden beri toplum içinde konuşmaktan nefret ediyorum.)Student: What is the meaning of hate?(Öğrenci: Hate ne demek?)Teacher:…

For Türkçe ne demek? for (sıfat / bağlaç) için, doğru, zarfında, dair, beri, adına, yüzünden, namına, göre, karşı, amacıyla It really exhausts me that you still treat me like this despite all the risks I took for you.(Senin için aldığım onca riske rağmen bana hala böyle davranıyor olman beni gerçekten çok yoruyor.)Aunt Alice has a bag full of chocolate reserved for her children.(Alice Teyze’nin çocukları için ayırdığı çikolata dolu bir çantası var.)In case of for…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!