busy (sıfat) Meşgul, başı kalabalık Tonight I am very busy because the deadline of the project has arrived. (Bu gece oldukça meşgulüm çünkü projenin teslim tarihi geldi.) Mr. Mcgill is very busy right now but you can leave a message if you want. (Bay McGill şu an çok meşgul fakat isterseniz bir mesaj bırakabilirsiniz.) Recently he is very busy with all of the homeworks, exams and work. (O şu sıralar ödevlerle, sınavlarla ve işle oldukça…

Hava durumu hepimizin hayatında, yapılacak planlarımızda çok önemli rol oynar. Planlarımızı o günün hava durumuna göre yaparız. Açık hava bir mekânda bir aktivite yapacağımız zaman havanın güneşli olmasına; kar, yağmur ve fırtına olmamasına dikkat ederiz. Sabahları işimize, okulumuza gitmeden önce giyeceklerimizi de hava durumuna göre belirleriz. Hava yağmurluysa ya da karlıysa hava durumuna bakarak önceden tedbirli oluruz ve daha kalın kıyafetlerimizi giyer, yanımıza şemsiyelerimizi alırız; hava güneşliyse daha ince kıyafetlerimizi giyer, şapkamızı alırız. Sonuç olarak…

update (isim/fiil) Güncelleştirmek, modernize etmek, yükseltmek I’ve been waiting for 2 hours for my computer to update.(Bilgisayarımın güncellenmesi için 2 saattir bekliyorum.) Before changing the update date, you should ask John, this is in his jurisdiction.(Güncelleme tarihini değiştirmeden önce John’a sormalısınız, bu onun yetki alanında.) If you update your phone periodically, you will see many new features coming.(Telefonunuzu periyodik olarak güncellerseniz, birçok yeni özelliğin geldiğini göreceksiniz.) Please don’t forget the update your informations before you…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!