busy (sıfat) Meşgul, başı kalabalık Tonight I am very busy because the deadline of the project has arrived. (Bu gece oldukça meşgulüm çünkü projenin teslim tarihi geldi.) Mr. Mcgill is very busy right now but you can leave a message if you want. (Bay McGill şu an çok meşgul fakat isterseniz bir mesaj bırakabilirsiniz.) Recently he is very busy with all of the homeworks, exams and work. (O şu sıralar ödevlerle, sınavlarla ve işle oldukça…

Lingusta ile Dil Öğrenme: Kendi Hızınızda, Her Yerden ve Her Zaman Dil öğrenme süreci, her birey için farklıdır. Kimi insanlar, sınıflarda ders alarak öğrenmeyi tercih ederken, kimileri de evde, kendi hızında ve istediği zaman dil bilgilerini geliştirmek ister. Eğer siz de evde İngilizce öğrenmek istiyor ve hızınızı kendiniz belirlemek istiyorsanız, Lingusta tam size göre! Lingusta, dil öğrenme sürecini hem kişisel hem de verimli hale getiren bir mobil uygulamadır. Herhangi bir sınıfa, kursa ya da yoğun…

junior (isim) Küçük, iki şeyden küçüğü, çocuk, kıdemsiz I have 2 sons. The junior one is 12 and the older one is 18 years old. (Benim 2 oğlum var. Küçük olan 12, büyük olan ise 18 yaşında.) John is one of the junior partners in our law firm. (John, hukuk şirketimizin kıdemsiz ortaklarından biridir.) When Sarah was in high school, she was playing basketball in the junior league. (Sarah lisedeyken küçükler liginde basketbol oynuyordu.) Junior…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!