Serendipity Türkçe ne demek? Serendipity (isim) Mutlu tesadüf, aramazken bulmak, iyi şans My success in my garden is due mostly to serendipity.(Bahçemdeki başarım büyük ölçüde mutlu bir tesadüfe dayanıyor.) It was only through pure serendipity that I met my best friend!(En yakın arkadaşımla karşılaşmam gerçekten safi iyi şanstı.) I am hoping that serendipity will lead me to the right place.(Umuyorum ki iyi şans doğru yeri bulmamda bana liderlik edecek.)Or, through serendipity, we met with our soul mates.(Ya da,…

Spot Türkçe ne demek? spot (isim/fiil) leke, benek, nokta, sivilce, reklam, peşin Did you saw my old bag? It was a green bag, with a red spot on it.(Eski çantamı gördün mü? Üzerinde kırmızı nokta olan yeşil bir çantaydı.) There is always a spot on my glasses and it drives me crazy.(Gözlüklerimde her zaman bir leke oluyor ve bu beni deli ediyor.) fark etmek, görmek, ayırt etmek, saçmak, atamak, yerini saptamak I spotted Carl came…

moron (isim) Aptal, ahmak. Suzan fell in love with that moron. (Suzan o morona aşık oldu.) They look like morons. I still can’t believe how they got a job at the office in New York? (Onlar morona benziyor. New York’taki ofiste nasıl işe girdiklerine hala inanamıyorum. Psikoloji biliminde hafif zeka geriliği olan kimse, orta derecede zihinsel kusur His son had the IQ test and the result is 52. So the doctor diagnosed as moron. (Oğlu…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!