always (zarf) Hep, her zaman, daima My mom has always taken care of us. (Annem hep bize baktı.) I always pictured myself living away from the city. (Kendimi her zaman şehirden uzakta yaşarken hayal ettim.) Jack’s grandmother said to him “Be always honest.”. (Jack’in babaannesi, ona “Her zaman dürüst ol.” dedi.) Is this place always like this? (Bu mekan her zaman böyle midir?) Amy always liked living on the edge. (Amy hep sınırlarda yaşamayı sevdi.)…

movie (isim) Film, sinema, sinema filmi, video The movie we watched last night was so boring that I fell asleep before half. (Dün gece izlediğimiz film o kadar sıkıcıydı ki yarısından önce uyuyakaldım.) The biggest fear of filmmakers is that the movie will not be viewed at the expected level. (Film yapımcılarının en büyük korkusu, filmin beklenen düzeyde izlenmemesidir.) Clint Eastwood was the leading role of my favorite movie when I was little. (Küçükken en…

Install Türkçe ne demek? Install (fiil) Kurmak Alex had the foresight to have the builders install a gas range.(Alex, inşaatçıların bir gaz aralığı kurmasını sağlayacak bir öngörüye sahipti.) The good news is that wind power options are becoming easier to self install.(İyi haber şu ki rüzgar gücü seçenekleri giderek kendi kendine kurulmasının daha kolay olduğu bir hale geliyor.) You should Install a new application for antivirus protection.(Antivirüs koruması için yeni bir uygulama kurmalısın.) He came…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!