gam (isim) Balina avcılarının yaptıkları toplantı, denizde yapılan toplantı The meeting held by ancient whalers meeting at a port or on a ship is called “gam”. (Eski zamanlardaki balina avcılarının bir limanda ya da bir gemide buluşarak yaptıkları toplantıya “gam” denmektedir.) When my father was a sailor, he often attended gams. (Babam denizciyken sık sık balina avcılarının toplantılarına katılırdı.) (Argo) Kadın bacağı When a man saw a pair of gams, all his attention would be…

rest (fiil) Dinlenmek, dinlendirmek, kalmak, mola vermek I’m so tired that all I want is to go home and rest. (O kadar yorgunum ki istediğim tek şey eve gidip dinlenmek.) Try to have a good rest, we have a long way to go. (İyi dinlenmeye çalışın, önümüzde uzun bir yol var.) rest (isim) Artık, kalan, kalıntı, duran, dinlenme yeri I gave my neighbor Jake the rest of my daughter’s birthday cake. (Komşum Jake’e kızımın doğum…

İngilizce dili, dünyanın her yerinde konuşulan, birçok farklı coğrafyadan insanın iletişim kurmasını sağlayan, diğer bir adıyla “lingua franca” (ortak dil) olarak nitelendirilen bir dildir. İngilizce birçok farklı kültürde ve ülkede konuşulan bir dil olarak aslında kendi içerisinde çok büyük bir birikime sahiptir. İşte İngilizce dilini özel kılan hususlardan bir tanesi de dilin zengin bir kullanım şeklinin bulunmasıdır. Bu zengin kullanımlardan en bilineni ise deyimlerdir (idioms). İngilizce deyimler ile ilgili bir bilgi verelim. Deyimler, Türkçede olduğu…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!