over (zarf) Üstüne, üzerine, üzerinde, üzerinden, aşkın, fazla There were over 500 participants at this year’s meeting. (Bu yılki toplantıda 500’ü aşkın katılımcı vardı.) My father jumped over the fence to enter the house. (Babam eve girmek için çitlerin üzerinden atladı.) Üst üste, art arda, sürekli Alice called me over and over tonight. (Alice bu gece beni defalarca kez aradı.) Öbür tarafında, karşı yakasında My sister lives just over the river. (Kız kardeşim nehrin karşı…

men (isim) Erkekler, adamlar Three men talking to each other at the bar but I can’t hear them.(Barda üç adam birbirleriyle konuşuyor ama onları duyamıyorum.) It is cliché to think that all men love football.(Tüm erkeklerin futbolu sevdiğini düşünmek klişe.) They should explain why men are more likely to become aggressive when drunk.(Erkeklerin sarhoş olduklarında neden daha agresif olduğunu açıklamalılar.) Nancy thinks all men love her. I think she is right because she is so…

Have ve has, ”sahip olmak” fiilinin farklı biçimleridir. Aynı kelimeden gelseler de kullanım şekillerinde küçük farklılıklar vardır. Have I, you, we they ile kullanırken has ise he, she it ile kullanılmaktadır. https://youtu.be/gzUwK3XV3BA Kelime anlamı olarak have ve has pek çok anlama gelmektedir. Sahip olmak, içermek ve kullanmak have ve has kelimelerinin sahip olduğu anlamlar arasındadır. Have ve has barındırdığı anlama göre farklı kullanımlara da sahiptir. Sahiplik Anlamında Have ve Has Kullanımı Aşağıdaki şekillerde kullanılan have…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!