de facto (sıfat) Resmi olmamak ile birlikte fiili After the civil war, a de facto government was established in the country. (İç savaştan sonra ülkede fiili bir hükümet kuruldu.) De facto actually not depends on legality. (Fiili aslında yasallığa bağlı değildir.) He became the de facto leader of the movement. (O hareketin fiili lideri oldu.) Gerçekte, fiilen, genel geçer Some goverments acted de facto due to disagreements. (Bazı devletler anlaşmazlıklar nedeniyle fiilen hareket etmiştir.) Countries…

Press ne demek? press (fiil) basmak, bastırmak, baskı yapmak Don’t press every button you see. It might be dangerous.(Gördüğünüz her düğmeye basmayın. Tehlikeli olabilir.)Jeff pressed his face against the window of the bus.(Jeff yüzünü otobüsün penceresine bastırdı / dayadı.)Student: What is the meaning of press?(Öğrenci: Press ne demek?)Teacher: Press means to urge.(Öğretmen: Press zorlamak demektir.) baskı yapmak, zorlamak The police pressed him for more information.(Polis, daha fazla bilgi için ona baskı yaptı.) suyunu çıkarmak, ezmek Can…

Enteresan ve anlamlı İngilizce güzel kelimeler Sosyal medya sitelerinden derlenmiş en çok beğenilen İngilizce güzel kelimeler listesi şöyle: 1. Aquiver – titreyen 2. Mellifluous – yumuşak (ses), tatlı, akıcı (konusma/ses/ müzik vb), bal gibi, bal gibi tatlı, kulağa hoş gelen 3. Ineffable – ağza alınmaz (kutsal), anlatılamaz, tanımlanmaz, söylenemez, betimlenemez, kelimelerle ifade edilemez, tarifsiz, sözü edilmez 4. Nefarious – kötü, alçak, çok kötü, menfur, alçakça, hain, çirkin, fena 5. Somnambulist – uyurgezer 6. Epoch -…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!