partner (isim) Eş, ortak, arkadaş, şerik, paydaş, işbirlikçi Alan’s partner will not be with us tonight as she is very sick. (Alan’ın eşi, çok hasta olduğu için bu gece bizimle olamayacak.) Being your partner, you know that I have the authority to manage this company as much as you do, right? (Ortağın olarak, bu firmada seninle aynı oranda yönetim yetkisine sahip olduğumu biliyorsun değil mi?) The partners meeting to be held this week will determine…

premium (isim) İkramiye, prim Health care premiums have increased this year but it still isn’t enough. (Sağlık hizmetleri primleri bu yıl arttı ama yine de yeterli değil.) We can pay a premium for the best location for our new hotel. (Yeni otelimiz için en iyi konuma ikramiye ödeyebiliriz.) premium (sıfat) Yüksek kaliteli, ayrıcalıklı Astrid prefers to drink premium coffee. (Astrid yüksek kaliteli kahve içmeyi tercih ediyor.) Jake is a premium member of our society. (Jake,…

İngilizcede yer alan bir diğer geçmiş zaman kalıbımız Past Continuous Tense. Özellikle Simple Past Tense ile çok karıştırılan bu kalıp, aslında basit bir mantığa sahiptir. Bu derste Past Continuous Tense’in tüm detaylarını öğrenebilir, püf noktalara dikkat ederek ve verdiğimiz örneklerle karşılaştırarak bu kalıbı düzgün ve doğru şekilde kullanabilirsiniz. İlk önce bu zaman kalıbının ne olduğunu açıklamakla başlayalım. Past Continuous Tense Ne Demektir? Past Continuous Tense, adından da anlaşılabileceği üzere hem past hem de continuous kalıplarının…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!