gross (sıfat) Müstehcen The teacher was expelled from the university and permanently banned for his gross actions against female students.(Öğretmen kadın öğrencilerine karşı yaptığı müstehcen hareketler sebebi ile üniversiteden kovuldu ve kalıcı olarak yasaklandı.) The principal called me and my wife to school because our son made some gross jokes to his friends(Müdür beni ve eşimi okula çağırdı çünkü oğlumuz arkadaşlarına bazı müstehcen içerikli şakalar yapmış.) This web page has been banned forever by the…

nice (sıfat) Sevimli, güzel, hoş She looks so nice with her new hairstyle.(Yeni saç tarzıyla çok hoş görünüyor.) The movie we watched last night was really nice.(Dün gece izlediğimiz film gerçekten güzeldi.) Nazik, kibar, latif The way he act was very nice to her.(Ona davranış şekli gerçekten çok kibardı.) It was very nice of him to drive you home.(Onu eve bırakması çok kibardı.) Student: What is the meaning of nice?(Öğrenci: Nice ne demek?)Teacher: Nice means…

freedom (isim) Özgürlük, bağımsızlık, hürriyet, istiklâl Turkey gained its freedom in 1923 with Treaty of Lausanne. (Türkiye 1923’deki Lozan Barış Antlaşması ile bağımsızlığını kazanmıştır.) In this country, our freedom is guaranteed by the government and by the constitution. (Bu ülkede, özgürlüğümüz hükümet ve anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.) Freedom, equality and fraternity are the core values of French Revolution. (Hürriyet, eşitlik ve kardeşlik Fransız Devriminin ana değerlerini oluşturur.) Hak, imtiyaz In United States of America,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!