fair (isim) Panayır, fuar, festival I am so excited to go to the fair tonight.(Bu gece panayıra gitmek için çok heyecanlıyım.)Jacob said he will be at a fair this weekend.(Jacob bu haftasonu bir festivalde olacağını söyledi.)The children want to be at fair on this month.(Çocuklar bu ay fuarda olmak istiyor.)Our company has a great role in the upcoming fair. We all should be careful.(Önümüzdeki fuarda firmamızın büyük bir rolü var. Hepimiz dikkatli olmalıyız.) fair (sıfat)…

champ (isim) Şampiyon Habib Nurmagomedov beated Connor McGregor in a title match to become the new champ of UFC.(Habib Nurmagomedov UFC’nin yeni şampiyonu olmak için Connor McGregor’ı unvan maçında yendi.) You will come through this challange but you need to relax and remember that you are a champ.(Bu zorluğun üstesinden geleceksin ancak sakin olman ve bir şampiyon olduğunu hatırlaman gerekiyor.) I want you to go that field and beat them up champ because you can…

outdoor (sıfat) Açıkhava, dış mekan My Geography teacher said that we will make the class outdoors tommorow morning because we will look into rocks. (Coğrafya öğretmenim yarın sabah dersi açık havada yapacağımızı söyledi çünkü yarın kayalara bakacağız.) It is very nice to see that you choose an outdoor restaurant for our third anniversary. (Üçüncü yıl dönümümüz için açıkhava bir restoran seçimi yaptığını görmek oldukça güzel.) During this quarantine period, I missed the outdoors very very…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!