light (isim) Aydınlık, ışık Christopher reads a book to his daughter every night until she falls asleep and then he turns off the light. (Christopher her gece kızına, o uyuya kalana kadar kitap okur sonra da ışığı kapatır.) The sun is rising, you can see its light from the window. (Güneş doğuyor, ışığını pencereden görebilirsin.) light (sıfat) Açık (renk), hafif Samanta handed him a light blue shirt. (Samanta ona açık mavi bir gömlek verdi.) I…

real (sıfat) Gerçek Those things that I saw were real. (Gördüğüm o şeyler gerçekti.) He is a real professional in butchery. (O kasaplıkta gerçek bir profesyonel.) This novel has been adapted from real experiences. (Bu roman gerçek tecrübelerden uyarlanmış.) This necklace is made of real emerald. (Bu kolye gerçek zümrütten yapılmış.) You should notice the real world. (Gerçek dünyanın farkına varmalısın.) Doğru dürüst Looks like the things you suffered from made you a real person.…

Örneklerle Simple Present Tense Konu Anlatımı – İngilizce Geniş Zaman Basitçe Simple Present Tense için İngilizce Geniş Zaman diyebiliriz. Cümle kurulumları oldukça kolaydır. Simple Present Tense zamanı, ne zaman ve nasıl kullanılır gelin örnekler üzerinden öğrenelim. 1. Tekrarlanan veya düzenli yapılan eylemlerden bahsederken: Every morning, I go to work by car. / Her sabah işe arabayla giderim. She sleeps seven hours every night. / O her gece yedi saat uyur. The train to Ankara leaves every hour. / Ankara…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!