sit (fiil) Oturmak, tünemek, donmak, bulunmak Even though people are not aware of it, most of their days pass by sitting.(İnsanlar farkında olmasalar da günlerinin çoğu oturarak geçer.) The ornamental pool in the garden has become the place where birds sits daily.(Bahçedeki süs havuzu kuşların her gün oturduğu yer haline geldi.) What I will tell is long and detailed, sit down and listen to me.(Anlatacağım şey uzun ve ayrıntılı, oturun ve beni dinleyin.) The teacher…

Current ne demek? current (sıfat) geçerli, mevcut Current parenting perspectives gives more opportunity to children for express themselves.(Mevcut ebeveynlik perspektifleri çocuklara kendilerini ifade etmeleri için daha çok fırsat veriyor.)Current fashion trends shows that ladies will wear lots of thick dresses this winter.(Geçerli moda trendleri gösteriyor ki bu kış kadınların bol bol kalın elbise giyeceğini göreceğiz.)Student: What does current means?(Öğrenci: Current ne demek?)Teacher: Current means valid.(Öğretmen: Current geçerli demektir.) güncel, halihazırda, şimdiki, şu anki Current experiments…

Nick ne demek? nick (fiil) çalmak, kazıklamak, dolandırmak I can’t believe I’ve had my phone nicked again.(Telefonumu tekrar çaldırdığıma inanamıyorum.)I don’t trust Clara. She is trying to nick me all the time.(Clara’ya güvenmiyorum. Her zaman beni kazıklamaya çalışıyor.) Student: What is the meaning of nick?(Öğrenci: Nick ne demek?)Teacher: Nick means to scam.(Öğretmen: Nick dolandırmak demektir.) tam zamanında yakalamak / tutuklamak The police nicked Tommy for driving too fast.(Polis, Tommy’i çok hızlı araba kullandığı için tam zamanında…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!