art (isim) Sanat, beceri, maharet, ustalık He is an art professor at Boston University(O, Boston Üniversitesi’nde sanat profesörüdür.) My father’s art collection is unique and very valuable.(Babamın sanat koleksiyonu eşsiz ve çok değerlidir.) Nobody understood Van Gogh’s art in his time, but he is now one of the most famous painters in the world.(Van Gogh’un sanatını kendi döneminde kimse anlamamıştı, ancak o artık dünyanın en ünlü ressamlarından biri.) Student: What is the meaning of art?(Öğrenci:…

Bugün sizlere belki de herkesin İngilizce’ye başlarken ilk öğrendiği gramer konusu olan “Simple Present Tense” konusunu anlatacağız. Türkçedeki geniş zamana tekabül eden bu zaman, her şeyin temelidir. Hadi gelin bu gramer konusuna detaylı bir göz atalım ve hem eğlenceli hem öğretici hem de bol örnekli yazımıza başlayalım. Simple Present Tense ile basitçe cümleler türetebiliriz. Belki de bu yüzden bize ilk öğretilen İngilizce zaman konusu budur. Sadece özne ve yüklem ile başarılı bir şekilde konuşabilirsiniz. Mesela…

care (fiil) Önem vermek, aldırmak, umursamak, özen göstermek, iplemek Where did you get the idea that I didn’t care about you? This is nonsense, of course I care about you. (Seni umursamadığım fikrine nereden kapıldın? Bu saçmalık, elbette seni önemsiyorum.) care (isim) Özen, bakım, dikkat, itina After the doctors show the necessary care and effort, the rest is the work of fate. (Doktorlar gerekli özeni ve çabayı gösterdikten sonra gerisi kaderin işidir.) Every parent should…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!