item (isim) Kalem, madde, adet, hesapta tek rakam, bent, haber, öğe The purchased materials are written item by item on the shopping slip.(Satın alınan materyaller, alışveriş fişinde madde madde yazılır.) There are so many items in her house that she doesn’t know where to fit.(Evinde o kadar çok eşya var ki nereye sığdıracağını bilemiyor.) I am trying to package all items carefully but, i need some help!(Bütün eşyaları dikkatlice paketlemeye çalışıyorum ama biraz yardıma ihtiyacım…

Ring Türkçe ne demek? Ring (isim/fiil) Zili çalmak, telefonu çalmak, telefon etmek, çağrı atmak At that hour of the night the phone never rings for anything good.(Gecenin o saatinde telefon asla iyi bir şey için çalmaz.) We were startled by the ring of my cell phone.(Cep telefonumun çalmasıyla irkildik.) No good calls ring in at that time of night.(Gecenin o saatinde iyi arama çalmaz.) My favorite mischief as a kid was ringing people’s doorbells and running away.(Çocukken…

cross (fiil) Karşıya geçmek, keşişmek Crossing the road is dangerous from here. Let’s see if there is a traffic light near.(Buradan yolun karşısına geçmek tehlikeli. Hadi, yakınlarda trafik ışığı var mı bakalım.)Cross the cinema, then turn left.(Sinemadan karşıya geç, daha sonra sola dön.)Student: What is the meaning of cross?(Öğrenci: Cross ne demek?)Teacher: Cross means to travel across.(Öğretmen: Cross karşıya geçmek demektir. ) cross (isim) Çarmıh, haç Josephine always wears a gold cross necklace around her neck.(Josephine boynuna her…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!