Rare Türkçe ne demek? rare (sıfat) nadir, eşsiz, benzersiz Even among the prize-winning roses, this one is a rare beauty.(Ödüllü güller arasında bile bu gül nadir bir güzelliğe sahip.) Rare specialty wools, such as cashmere, prized for their fineness, lightness and exceptional warmth.(Kaşmir gibi nadir özelliklere sahip yünler, incelikleri, hafiflikleri ve olağanüstü sıcaklıklarıyla çok değerlidirler.) The table was decorated with rare and beautiful plants and flowers.(Masa, nadir ve güzel bitkiler ve çiçeklerle süslenmişti.) I have…

done (sıfat) Bitmiş, sona ermiş After you finished your last two articles, you are done for today. (Son iki makaleni de bitirdikten sonra, bugünlük işin sona eriyor.) This assignment must be done until first week of the next month. (Bu ödev gelecek ayın ilk haftasına kadar bitmiş olmalı.) I don’t think it will be done in an appropriate way. (Bunun uygun bir yolla sona ereceğini sanmıyorum.) Pişmiş How would you like your steak? Well done,…

do (yardımcı fiil) İngilizce’de olumsuz cümle oluşturmak ve soru sormak için, diğer fiillere yardımcı fiil olarak kullanılır. Geçmiş zaman halleri “did” ve “done”dır. Where do you work?(Nerede çalışıyorsun?)Don’t speak to me like that.(Benimle bu şekilde konuşma.)Do you want something to drink?(İçecek bir şey ister misin?)You don’t understand me, do you?(Ben anlamıyorsun, değil mi?) do (fiil) Yapmak I’ve never said that you can’t do it yourself.(Bunu kendi başına yapamayacağını asla söylemedim.)What have you done to Josephine?…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!