sad (sıfat) Üzgün, kederli, mahzun, üzüntülü, gamlı After I heard what she tells me, i feel sad.(Bana anlattıklarını duyduktan sonra üzüldüm.) The last song I listened on the concert made me sad.(Konserde dinlediğim son şarkı beni üzdü.) Student: What is the meaning of sad?(Öğrenci: Sad ne demek?)Teacher: Sad means depressed.(Öğretmen: Sad mahzun demektir.) Keder verici, üzücü, hazin Princess Diana’s car accident was a sad incident.(Prenses Diana’nın araba kazası keder verici bir olaydı.) I don’t like…

İngilizce Öğren: Hızlı ve Verimli Dil Öğrenmenin Yolları İngilizce öğren, günümüzde hem kişisel hem de profesyonel yaşamda büyük bir önem taşır. Teknolojinin etkisiyle, dil öğrenme süreçleri daha hızlı, verimli ve kişiselleştirilmiş hale geliyor. Eğer İngilizce öğrenmeye başlamak ya da hızlandırmak istiyorsanız, doğru platformdasınız! Bu yazıda, İngilizce öğrenmek için en etkili yöntemleri keşfedecek ve Lingusta’nın size nasıl yardımcı olabileceğini öğreneceksiniz. Bu yazıda, İngilizce öğrenmenin en hızlı ve etkili yollarını keşfedecek ve Lingusta’nın size nasıl yardımcı olabileceğini…

supreme (sıfat) Üstün, en yüce, en üst, üstün derecedeki, ulu, azami Bill’s supreme effort at school will make his parents happy. (Bill’in okuldaki üstün çabası ebeveynlerini mutlu edecektir.) I believe that life itself is the supreme test and we shouldn’t give up. (Hayatın kendisinin en büyük sınav olduğuna ve vazgeçmememiz gerektiğine inanıyorum.) If you are not satisfied with the court decision you can appeal the supreme court. (Mahkeme kararından memnun değilsen, yüksek mahkemeye itiraz edebilirsin.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!