you (kişi zamiri) Sen, seni, sana, siz, sizleri You are my favorite person and I love you. (Sen benim kendime en yakın bulduğu insansın ve seni seviyorum.) I want to stay with you forever my darling. (Sonsuza kadar seninle birlikte kalmak istiyorum canım.) What do you want from me exactly? (Benden tam olarak ne istiyorsun?) You are so young and pretty, just like me forty years ago. (Tıpkı benim kırk yıl önceki halim gibi çok…

care (fiil) Önem vermek, aldırmak, umursamak, özen göstermek, iplemek Where did you get the idea that I didn’t care about you? This is nonsense, of course I care about you. (Seni umursamadığım fikrine nereden kapıldın? Bu saçmalık, elbette seni önemsiyorum.) care (isim) Özen, bakım, dikkat, itina After the doctors show the necessary care and effort, the rest is the work of fate. (Doktorlar gerekli özeni ve çabayı gösterdikten sonra gerisi kaderin işidir.) Every parent should…

Fat Türkçe ne demek? fat (sıfat) şişman, kilolu Twelve years ago I was a very fat man but I give almost 50 kilograms with a strict diet and lots of exercise.(12 yıl önce çok şişman bir adamdım ancak sıkı bir diyet ve çokça egzersizle neredeyse 50 kilo verdim)If you keep eating these junk foods every day, you are going to be a fat girl.(Eğer her gün bu abur cuburları yemeye devam edersen şişman bir kız…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!