trap (isim/fiil) Kapan, tuzak, set çekmek, aldatmak, pusuya düşürmek, ağız, oyuna getirmek, sifon, darağacı We set up traps in various parts of the house to catch mice.(Fare yakalamak için evin çeşitli yerlerine kapan kurduk.) The reason they went bankrupt was because they were stuck in a huge debt trap.(Onların iflas etmiş olmalarının sebebi büyük bir borç batağına saplanmış olmalarıydı.) That boy was so smart he had a mind sharp as a steel trap.(O çocuk o…

İngilizcedeki ‘’If Clause ’’ kalıbı, Türkçedeki şart cümlelerine karşılık gelmektedir. ‘’If’’ kelimesi tek başına ‘’eğer’’ anlamına geliyorken bir cümlenin başına geldiğinde ‘’eğer … yaparsan … olur’’ anlamı taşır. Dört farklı yapısı bulunmaktadır. Bu yapılar Type 0, Type 1, Type 2, Type 3 şeklindedir. Bu yapılar dışında özel durumlarda kullanılan 3 farklı durumu daha vardır. If Clause Yapıları Nelerdir ve Nerelerde, Nasıl Kullanılır? Type Zero (0) Genel geçer doğrularda, doğa olaylarından, bilimsel gerçeklerden söz edilirken,…

look (fiil) Bakmak, aramak Let’s go and look at the ducks by the pond. (Hadi gidip göletin kıyısındaki kurbağalara bakalım.) I was looking for you everywhere! (Her yerde seni arıyordum!) Görünmek I think you look so beautiful in that dress. (Bence o elbise içinde çok güzel görünüyorsun.) He is trying to look brave but you can see tears in his eyes. (Cesur görünmeye çalışıyor ama gözlerindeki yaşları görebiliyorsun. Beklemek, ümit etmek I am looking forward…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!
Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!