like (fiil) Hoşlanmak, sevmek Footbal is the only thing that I like in this life. (Futbol bu hayatta sevdiğim tek şeydir.) I like eating junk foods while watching movies and TV series. (Dizi veya film izlerken abur cubur yemek hoşuna gidiyor.) This flower doesn’t like too much water so don’t water it too often. (Bu çiçek çok suyu sevmez bu yüzden onu çok sık sulamazsan iyi olur.) İstemek (would ile birlikte kullanıldığında) Would you like…

team (isim) Takım, ekip I am sure that our basketball team will win the final match.(Basketbol takımımızın final maçını kazanacağına eminim.) Don’t forget that Elizabeth is a part of our team. Please be nice to her.(Elizabeth’in takımımızın bir parçası olduğunu unutmayın. Ona kibar davranın.) team (fiil) Takım halinde yapmak, ekip kurmak, takım oluşturmak If we want to be successful on this project, we should team up.(Eğer bu projede başarılı olmak istiyorsak takım oluşturmalıyız.)It is not…

İngilizce global bir dil olarak günlük hayatın ve iş dünyasının her alanında kullanılmaktadır. Doğru bir İngilizce cümle kurma bu alanlarda sizlere büyük artılar getirecektir. Ancak çoğu zaman karşınıza çıkan cümleler oldukça karmaşık yapıda olabilir. Kelime bilgisine ek olarak cümle bilgisi ile dil yapınızı geliştirebilir ve karmaşık görünen her cümleyi kolayca çözebilirsiniz. İngilizce cümle kurma ile bilmeniz gerekenler bu noktada sizlerin yardımına koşacaktır. Sizler için hazırladığımız bu yazımızda İngilizce cümle kurmanın yolları, püf noktaları ve doğru…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!