junior (isim) Küçük, iki şeyden küçüğü, çocuk, kıdemsiz I have 2 sons. The junior one is 12 and the older one is 18 years old. (Benim 2 oğlum var. Küçük olan 12, büyük olan ise 18 yaşında.) John is one of the junior partners in our law firm. (John, hukuk şirketimizin kıdemsiz ortaklarından biridir.) When Sarah was in high school, she was playing basketball in the junior league. (Sarah lisedeyken küçükler liginde basketbol oynuyordu.) Junior…

İngilizce’de farklı İngilizce film türleri farklı platformlarda sıkça karşımıza çıkar. Yüzlerce farklı film türü vardır, ancak bu yazımızda ana türlere ve her tür için kullanılan kalıplardan bazılarını inceleyeceğiz. Herkesin kendine göre izlemeyi sevdiği bir film tarzı vardır. Bazıları suçlarla ilgili filmlerden hoşlanırken, diğerleri aşk filmlerini sever. İnsanların zevklerine uygun bir film türünü bulmalarına yardımcı olmak için, tüm filmler konularına, hikayelerine veya yapıldığı tarza göre gruplandırılır ve kategorilere ayrılır. Biz de sevdiğimiz İngilizce film türleri kategorilerinin…

champ (isim) Şampiyon Habib Nurmagomedov beated Connor McGregor in a title match to become the new champ of UFC.(Habib Nurmagomedov UFC’nin yeni şampiyonu olmak için Connor McGregor’ı unvan maçında yendi.) You will come through this challange but you need to relax and remember that you are a champ.(Bu zorluğun üstesinden geleceksin ancak sakin olman ve bir şampiyon olduğunu hatırlaman gerekiyor.) I want you to go that field and beat them up champ because you can…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!