accept (fiil) Kabul etmek, almak She is accepting gifts because today is her birthday. (O hediyeler alıyor çünkü bugün onun doğum günü.) The company has accepted to pay all of the expenses of this trip. (Şirket bu yolculuğun bütün masraflarını karşılamayı kabul etti.) After six months of unemployment, I have no other choices besides accepting this job offer. (6 aylık işsizlikten sonra bu iş teklifini kabul etmekten başka seçeneğim yok.) Kabullenmek, hazmetmek I was alienated…

fever (isim) Ateş Jacob has got a slight fever. Doctor says that he needs to rest.(Jacob’ın hafif ateşi var. Doktor dinlenmesi gerektiğini söyledi.)The first symptoms of coronavirus disease are fever, cough, and headaches.(Koronavirüs hastalığının ilk belirtileri ateş, öksürük ve baş ağrısıdır.)If you have a fever you should drink a lot of water.(Eğer ateşin varsa çok su içmelisin.)Jessica’s fever goes down for a while but then comes back up again every night.(Jessica’nın ateşi bir süreliğine düşüyor…

How much ve how many İngilizcede bir şeyin miktarına yönelik soru sormak üzere kullandığımız bir kalıptır. İngilizce öğrenmeye karar verildikten sonra gerek konuşmalarda gerekse yazışmalarda çok karşılaşacağınız bu kalıpları öğrenmek miktarla ilgili soru sorarken ve sorulara cevap verirken işinize yarayacaktır. Konu anlatımına ve cümle örneklerine değinmeden önce ‘’How Many’’ ve ‘’How Much’’ arasındaki farkı bilmek çok önemlidir. Bu fark şu şekildedir: ‘’How Many’’ sayılabilen yani countable nesnelere yönelik kullanılmaktadır. Örneğin size orada kaç tane sandalye…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!