junior (isim) Küçük, iki şeyden küçüğü, çocuk, kıdemsiz I have 2 sons. The junior one is 12 and the older one is 18 years old. (Benim 2 oğlum var. Küçük olan 12, büyük olan ise 18 yaşında.) John is one of the junior partners in our law firm. (John, hukuk şirketimizin kıdemsiz ortaklarından biridir.) When Sarah was in high school, she was playing basketball in the junior league. (Sarah lisedeyken küçükler liginde basketbol oynuyordu.) Junior…

Unicorn Türkçe ne demek? unicorn (isim) Tek boynuzlu at He soon arrived at the magic wood, and asked a deer where he might find the unicorn(Kısa süre sonra sihirli ormana geldi ve bir geyiğe tek boynuzlu atı nerede bulabileceğini sordu.) Last night I have seen a dream which I flied in the back of a pink unicorn.(Dün gece rüyamda pembe bir tek boynuzlu atın sırtında uçtuğumu gördüm.) She is crying because her mother doesn’t buying…

bride (isim) Gelin, evlenecek olan kadın I have always wanted to be a bride. (Hep bir gelin olmak istemişimdir.) The bride is wearing her dress right now. (Gelin şu anda elbisesini giyiyor.) I couldn’t see the bride’s best friend at the wedding. (Düğünde gelinin en yakın arkadaşını göremedim.) The bride and the groom are coming onto the stage. (Gelin ve damat sahneye geliyor.) Bride için Eş Anlamlı Kelimeler HelpmateHelpmeetLadyWifeBetter halfConsortMatePartnerSpouseSoul mateDomestic partner Bride için Zıt…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!