future (isim)

  1. Gelecek
  • People who want to have a good job in the future should work hard without giving up.
    (Gelecekte iyi bir meslek sahibi olmak isteyen insanlar pes etmeden çok çalışmalılar.)
  • I can’t live these ages well because I think too much about the past and the future.
    (Geçmiş ve gelecek hakkında çok fazla düşündüğüm için bu yaşlarımı iyi yaşayamıyorum.)
  • I want to be an architect in the future so I decided to prepare for the exam again this year.
    (Gelecekte mimar olmak istiyorum bu yüzden bu yıl sınava tekrar hazırlanmaya karar verdim.)
  • Student: What is the meaning of future?
    (Öğrenci: Future ne demek?)
    Teacher: Future meaning is tomorrow .
    (Öğretmen: Yarın demektir.)

future (sıfat)

  1. Müstakbel
  • I want to introduce my future wife to you.
    (Müstakbel eşimi size tanıtmak istiyorum.)
  • Let me show you my future house, next week I’m buying this house!
    (Size müstakbel evimi gezdireyim, haftaya bu evi alıyorum!)
  • I’m just a university student but I’ve already found my future husband.
    (Daha üniversite öğrencisiyim fakat müstakbel kocamı şimdiden buldum.)

Future Ne Demek? Future Kelimesi ile Eş Anlamlı Kelimeler

  • By-and-by
  • Futurity
  • Hereafter
  • Offing
  • Tomorrow
  • Coming
  • Unborn

Future Ne Demek? Future Kelimesi ile Zıt Anlamlı Kelimeler

  • Past
  • History
  • Present
  • Today
  • Yore
Akıcı İngilizce Konuşmaya Hazır Mısın? 3 Ayda İngilizce Öğren!
57 SAATTE AKICI İNGİLİZCE