pride (isimfiil)

  1. Gurur, haysiyet, övünç, şeref (isim)
  • I may have no wealth but I still have my pride.

(Servetim olmayabilir hala gururum var.)

  • My son is the pride of the family.

(Oğlum, ailemizin gururudur.)

  • His mother has too much pride.

(Onun annesi çok gururludur.)

  1. Gurur duymak, iftihar etmek, övünç duymak
  • I take pride in my niece.

(Yiğenimle gurur duyuyorum.)

  • Josh’s parents are hurting his pride with their accusations in these days.

(Josh’ın ailesi son günlerde ithamlarıyla onun gururuyla oynuyorlar.)

  • When his teacher takes pride in with his success, he is getting so excited.

(Öğretmeni onun başarısıyla gurur duyduğunda o çok heyecanlanıyor.)

Video: Pride Ne Demek?

Pride Kelimesinin Diğer Sözcüklerle Kullanılmasıyla Ortaya Çıkan Yapılar

  • Be eaten up with pride: Kendini dev aynasında görmek
  • Swell with pride: Gururdan koltuklarını kabartmak
  • Flatter somebody’s pride: Birinin gururunu okşamak
  • Matter for pride: Gurur meselesi

Pride Kelimesi ile Eş Anlamlı Kelimeler

  • Self-respect
  • Self-confidence
  • Vanity
  • Proud
Akıcı İngilizce Konuşmaya Hazır Mısın? 3 Ayda İngilizce Öğren!
57 SAATTE AKICI İNGİLİZCE