lounge (isim) Bekleme salonu, lobi I waited a few hours in lounge of American Airlines at John F. Kennedy Airport.(John F. Kennedy Havalimanı’nda bulunan Amerikan Havayolları lobisinde birkaç saat beklemiştim.) I saw the lounge of the new hospital, which was quite modern and brightly decorated.(Yeni hastanenin bekleme salonunu gördüm ki oldukça modern ve aydınlık bir şekilde dekore edilmişti.) I only have one client left so you can wait in lounge for a moment then we…

challenge (fiil) Mücadeleye davet etmek. Meydan okumak. They had challenged the best teams in the world. (Dünyanın en iyi takımlarına meydan okudular.) He challenged the minister to show evidence. (Bakana kanıt göstermesi için meydan okudu.) The idea has never been challenged. (Bu fikre hiçbir zaman meydan okunmadı.)   challenge (isim) Büyük efor ve kararlılık gerektiren yeni ve zorlayıcı mesele, aşılması zor bir durum, yarışma / düello / müsabaka / zorluk Mountain Everest presented a challenge…

İngilizce’nin en temel gramer kalıplarından birisi olan Present Continuous Tense, basit gözüken ama aslında çok kolay karıştırılabilecek bir kalıptır. Örnekler vererek ve tüm cümle kalıplarının üstünden geçerek anlatacağımız için bu konuyu iyice kavrayabileceksiniz. Present Continuous Tense en çok “Simple Present Tense” kalıbıyla karıştırılır. Çünkü ikisi aslında birbirine çok yakın zamanlardır. Bu dersimizde “Present Continuous Tense”in tüm detaylarını işleyeceğiz. Present Continuous Tense nedir? Nerede kullanılır? Ne zaman kullanılması gerekir? Nasıl kullanılır ve cümle kalıbı nasıldır? Simple…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!