real (sıfat) Gerçek Those things that I saw were real. (Gördüğüm o şeyler gerçekti.) He is a real professional in butchery. (O kasaplıkta gerçek bir profesyonel.) This novel has been adapted from real experiences. (Bu roman gerçek tecrübelerden uyarlanmış.) This necklace is made of real emerald. (Bu kolye gerçek zümrütten yapılmış.) You should notice the real world. (Gerçek dünyanın farkına varmalısın.) Doğru dürüst Looks like the things you suffered from made you a real person.…

İngilizce kendini tanıtma, adını söylemekten çok daha fazlasıdır. Kendinizle ilgili daha fazla bilgiyi İngilizce olarak anlatmanız gerekiyor. Kendinizi yabancılara tanıtmak zor olabilir çünkü ne söylediğiniz duruma bağlıdır (bir iş görüşmesinde İngilizce kendini tanıtma, bir e-postada İngilizce kendini tanıtma veya ingilizce dersinde kendini tanıtma). https://youtu.be/_NDfThJSfsc Bu yüzden bol bol örnek oluşturmak ve incelemek gerekir. Bu çalışmamızda İngilizce kendini tanıtma örneklerinin yanı sıra İngilizce kendini tanıtma metni örneklerini de görebileceksiniz. Şimdi İngilizce kendini tanıtma cümleleri ile ilgili…

restore (fiil) Yenileştirmek, restore etmek, onarmak, yerine koymak After the fire that damage Notre Dame Cathedral significantly, the French government started a charity campaign to restore the building.(Notre Dame Katedraline ciddi zarar veren yangından sonra Fransız hükümeti binayı restore etmek amacıyla bir yardım kampanyası başlattı.) Last night you broke her heart badly so if you want to be forgiven, you have to restore her feelings.(Dün gece onun kalbini fena bir şekilde kırdın bu yüzden affedilmek…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!