Hard Türkçe ne demek? Hard (sıfat) Katı, sert (kimse) He was a hard man, who never had a kind word for anyone.(Sert bir adamdı, hiç kimseye nazik bir söz söylemedi) Don’t be too hard on Howard.(Howard’a karşı bu kadar katı olma.) Student: What does hard means?(Öğrenci: Hard ne demek?) Teacher: Hard means stony.(Öğretmen: Hard katı demektir.) Zor It was hard to believe sweet little Sarah would be involved with anything so sinister.(Küçük tatlı Sarah’nın bu…

And ne demek? and (bağlaç – zarf) ve, ile, sonra, sonrasında, daha sonra, artı, durmadan, gittikçe My uncle came home and entered his room after watching us all for a long time.(Amcam eve geldi ve hepimizi uzun süre izledikten sonra odasına girdi.)Sully and Mike didn’t even realize they were heading for a huge adventure.(Sully ile Mike büyük bir maceraya doğru yola çıktıklarının farkında bile değildi.)When I ask you a question, look at my face and…

sure (sıfat) Elbette, kesinlikle, muhakkak, emin olmak I am sure that we can handle this job. (Eminim ki bu işin üstesinden geleceğiz.) Do you want to come with me to the balcony? – Sure, I do. (Benimle birlikte balkona gelmek ister misin? – Elbette isterim.) Are you sure about that? (Bundan emin misin?) Please be sure to close the windows before you leave. (Lütfen çıkmadan önce pencereleri kapattığından emin ol.) Sağlam, güvenilir I drew a…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!