men (isim) Erkekler, adamlar Three men talking to each other at the bar but I can’t hear them.(Barda üç adam birbirleriyle konuşuyor ama onları duyamıyorum.) It is cliché to think that all men love football.(Tüm erkeklerin futbolu sevdiğini düşünmek klişe.) They should explain why men are more likely to become aggressive when drunk.(Erkeklerin sarhoş olduklarında neden daha agresif olduğunu açıklamalılar.) Nancy thinks all men love her. I think she is right because she is so…

cross (fiil) Karşıya geçmek, keşişmek Crossing the road is dangerous from here. Let’s see if there is a traffic light near.(Buradan yolun karşısına geçmek tehlikeli. Hadi, yakınlarda trafik ışığı var mı bakalım.)Cross the cinema, then turn left.(Sinemadan karşıya geç, daha sonra sola dön.)Student: What is the meaning of cross?(Öğrenci: Cross ne demek?)Teacher: Cross means to travel across.(Öğretmen: Cross karşıya geçmek demektir. ) cross (isim) Çarmıh, haç Josephine always wears a gold cross necklace around her neck.(Josephine boynuna her…

Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri için romantik bir akşam yemeği, kimileri için küçük bir hediye… Ama biz dil tutkunları için sevginin anlamı çok daha geniş: Kalpten kalbe kurulan o en güçlü köprü! Bu yıl sevdiklerinize olan hislerinizi sadece Türkçe değil, İngilizcenin büyülü dünyasıyla ifade etmeniz için size harika bir sürpriz hazırladık. ❤️ SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL DEV KAMPANYA! Yeni bir dile başlamanın tam zamanı! 14 Şubat’a özel tüm paketlerimizde %50 İNDİRİM sizi bekliyor. 🎫 İndirim Kodu:…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!