Keep Türkçe ne demek? Keep (fiil) tutmak Keep your mind these topics I teach because it will come out on the exam.(Öğrettiğim bu konuları aklınızdan çıkarmayın çünkü sınavda çıkacak.) Keep this pain reliever at home, you should use it when you have a headache.(Bu ağrı kesiciyi evde tutun, başınız ağrıyınca kullanmanız gerekir.) Every day he worked in a crazy, trying to keep her out of her mind.(Her gün onu aklından uzak tutmaya çalışarak çılgınca çalıştı.)…

edge (isim) Kenar Don’t put the plates close to the edge of table, you may drop them. (Tabakları masanın kenarına yakın koyma, onları düşürebilirsin.) Buy the right perfume, there must be a black horse in its edge, be careful. (Doğru parfümü al, kenarında siyah bir at olmalı ona dikkat et.) Avantaj, üstünlük We have the edge boys be careful we took the lead! (Üstünlük bizde çocuklar, dikkatli olun öne geçtik.) You had the edge but…

enjoy (fiil) Zevk almak, keyif almak My nephew is enjoying the new zoo in our town. (Yeğenim şehrimizdeki yeni hayvanat bahçesinden keyif alıyor.) It was quite hard to enjoy in such an annoying situation. (Öyle sinir bozucu bir durumda keyif almak oldukça zordu.) Do you guys enjoying our meeting party? (Tanışma partimizden keyif alıyor musunuz?) Tadını çıkarmak, keyfini çıkarmak She enjoyed the attention she got for her success in the song contest. (O, şarkı yarışmasındaki…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!