really (zarf) Gerçekten, hakikaten, cidden I went to the hospital and it was really crowded. Public health is not good at all. (Hastaneye gittim ve gerçekten kalabalıktı. Halk sağlığı hiç iyi durumda değil.) I made a turkey sandwich yesterday with an avocado and sweet onion sauce and it was really delicious. (Dün avokado ve tatlı soğan sosuyla bir hindili sandviç yaptım ve hakikaten çok lezzetli oldu.) The girl I met in the librarywas really pretty…

take (fiil) Almak When I was fighting in Vietnam, I took a knife and stabbed a Viet-Cong guerilla in the neck.(Vietnam’da savaşırken bir bıçak alıp bir Viet-Cong gerillasına boynundan sapladım.) According to the instruction book’s words, we need to take this part, turn it upside down and put it here.(Bilgilendirme kitabının sözlerine göre, bu parça almamız, ters yüz etmemiz ve buraya sokmamız gerekiyor.) Please don’t forget to take your pills.(Lütfen haplarınızı almayı unutmayınız.) Do you…

Some – any kelimeleri İngilizce konuşmalarda sık sık kullanılan kalıplar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kalıpları genelde nesnelerin sayılarını belirtirken kullanırız. ‘’Some’’ ve ‘’any’’ benzer anlamlar taşıyor olsa da kullanım alanları çok farklıdır. Öncelikle ‘’Some’’ kelimesine bakalım. Some Ne Demek? Some, ‘’biraz’’ ve ‘’birkaç’’ anlamlarında kullanılmaktadır. Hem sayılabilen countable hem de sayılamayan yani uncountable nesnelerle birlikte kullanılmaktadır. Sayılabilen isim ve nesnelerle kullanıldığında ‘’birkaç’’ anlamı taşırken sayılamayan isim ve nesnelerle kullanıldığında ‘’biraz’’ anlamına gelir. Sayılabilen nesnelerle ‘’çoğul’’…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!