sure (sıfat) Elbette, kesinlikle, muhakkak, emin olmak I am sure that we can handle this job. (Eminim ki bu işin üstesinden geleceğiz.) Do you want to come with me to the balcony? – Sure, I do. (Benimle birlikte balkona gelmek ister misin? – Elbette isterim.) Are you sure about that? (Bundan emin misin?) Please be sure to close the windows before you leave. (Lütfen çıkmadan önce pencereleri kapattığından emin ol.) Sağlam, güvenilir I drew a…

Mizah kültürden kültüre farklılıklar gösterir. Bizi güldüren şeyler başka bir kültürü güldürmeyebilir. Ancak bu listede yer alan İngilizce komik sözler evrensel normları yakalamaya aday gibi görünüyor. Eğer güldürmek istediğiniz kişiye aynı zamanda aşıksanız, İngilizce aşk sözleri yazımızı ziyaret edebilirsiniz. İngilizce Komik Sözler ‘‘Life is short. Smile while you still have teeth.’’”Hayat kısa. Henüz dişlerin varken gülümse.”‘‘Behind every successful man is a surprised woman.’’‘‘Her başarılı erkeğin arkasında şaşırmış bir kadın vardır.’’‘‘Am I perfect? No. But am…

true (sıfat/fiil/isim) Hakiki, gerçek, doğru, doğrultmak, nihai gerçeklik, meşru To tell you the truth, he doesn’t want to be friends with you.(Doğrusunu söylemek gerekirse, seninle arkadaş olmak istemiyor.) In the story of the lying shepherd, even if the Shepherd told the truth for the last time, no one believed that he was telling the truth because of his previous lies.(Yalancı çoban hikâyesinde, çoban son kez doğruyu söylese bile, önceki yalanlarından dolayı doğruyu söylediğine kimse inanmıyordu.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!