champ (isim) Şampiyon Habib Nurmagomedov beated Connor McGregor in a title match to become the new champ of UFC.(Habib Nurmagomedov UFC’nin yeni şampiyonu olmak için Connor McGregor’ı unvan maçında yendi.) You will come through this challange but you need to relax and remember that you are a champ.(Bu zorluğun üstesinden geleceksin ancak sakin olman ve bir şampiyon olduğunu hatırlaman gerekiyor.) I want you to go that field and beat them up champ because you can…

paint (fiil/isim) Boya, boyamak, portresini yapmak, resmetmek, resim yapmak The artist paints a portrait at the lakeside.(Sanatçı göl kenarında bir portre çiziyor.) We’ll take care of everything, including the paint job.(Boya işi dahil her şeyle biz ilgileneceğiz.) Paint is all over the place, who is responsible for this mess?(Boya her yere bulaşmış, bu karmaşadan kim sorumlu?) I will rent a house but it should be painted like a new.(Yeni bir ev kiralayacağım ama yeni gibi…

Rare Türkçe ne demek? rare (sıfat) nadir, eşsiz, benzersiz Even among the prize-winning roses, this one is a rare beauty.(Ödüllü güller arasında bile bu gül nadir bir güzelliğe sahip.) Rare specialty wools, such as cashmere, prized for their fineness, lightness and exceptional warmth.(Kaşmir gibi nadir özelliklere sahip yünler, incelikleri, hafiflikleri ve olağanüstü sıcaklıklarıyla çok değerlidirler.) The table was decorated with rare and beautiful plants and flowers.(Masa, nadir ve güzel bitkiler ve çiçeklerle süslenmişti.) I have…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!