sit (fiil) Oturmak, tünemek, donmak, bulunmak Even though people are not aware of it, most of their days pass by sitting.(İnsanlar farkında olmasalar da günlerinin çoğu oturarak geçer.) The ornamental pool in the garden has become the place where birds sits daily.(Bahçedeki süs havuzu kuşların her gün oturduğu yer haline geldi.) What I will tell is long and detailed, sit down and listen to me.(Anlatacağım şey uzun ve ayrıntılı, oturun ve beni dinleyin.) The teacher…

men (isim) Erkekler, adamlar Three men talking to each other at the bar but I can’t hear them.(Barda üç adam birbirleriyle konuşuyor ama onları duyamıyorum.) It is cliché to think that all men love football.(Tüm erkeklerin futbolu sevdiğini düşünmek klişe.) They should explain why men are more likely to become aggressive when drunk.(Erkeklerin sarhoş olduklarında neden daha agresif olduğunu açıklamalılar.) Nancy thinks all men love her. I think she is right because she is so…

İngilizce meyveler tıpkı ingilizce sebzeler gibi çok sık ihtiyaç duymayacağımız ancak bilmemiz gereken kelime gruplarından birisidir. Meyveler tohum ve çiçek içerir ve olgunlaştıktan sonra çiğ olarak yenebilirler. Dünya genelinde en popüler ve lezzetli meyvelerden bazıları ananas, muz, mango ve papaya gibi tropikal meyvelerdir. İngilizce Meyveler ve Türkçe Karşılıkları Apple: ElmaApricot: KayısıAvacado: AvakadoBanana: MuzBlackberry: BöğürtlenBlueberry: YabanmersiniCherry: KirazCoconut: Hindistan CeviziFig: İncirGrape: ÜzümGrapefruit: GreyfurtKiwi: KiviLemon: LimonLime: Misket LimonuMandarin: MandalinaMango: MangoMelon: KavunNectarine: NektarinOrange: PortakalPapaya: PapayaPassion fruit: Tutku meyvesiPeach: ŞeftaliPear:…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!