fail (fiil) Başarısız olmak, başarısızlığa uğramak, becerememek Unfortunately, I have failed in this project because of the language barrier. (Maalesef dil bariyerinden dolayı bu projede başarısız oldum.) It seems to me she will fail in this class unless she works hard. (Bana öyle geliyor ki eğer çok çalışmazsa bu derste başarısızlığa uğrayacak.) We have to get to a gas station as soon as possible because we will fail to reach it after a few of…

remove (fiil) Kaldırmak, sökmek, çıkarmak Dylan removed his jacket and put it on the couch. (Dylan ceketini çıkartıp koltuğa koydu.) You should carefully remove your bandage. (Sargını yavaşça çıkarmalısın.) She yelled him to remove his hand. (Elini kaldırması için bağırdı.) Ortadan kaldırmak, sona erdirmek Please clean the kitchen after you remove the plants. (Lütfen bitkileri ortadan kaldırdıktan sonra mutfağı temizle.) The show was removed after last night’s episode. (Dün geceki bölümden sonra dizi sona erdirildi.)…

Custom ne demek? custom (isim) özel, gelenek, görenek, örf, adet, ısmarlama, teamül, davranış biçimi This behaviours seems to be the custom around here and they are perfectly normal for them.(Bu davranışlar buralarda bir gelenek gibi görünüyor ve onlar için tamamen normal şeyler.)Matt has a large garage in New York where he creates and sells custom vehicles.(Matt’in New York’ta ısmarlama(siparişe özel) araçlar ortaya çıkardığı ve sattığı büyük bir garajı var.)Are these clothes custom-made or made at…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!