beat (fiil) Dövmek Once, when I was in college, I have beaten by ten men who have clubs. (Bir keresinde, üniversitedeyken ellerinde sopalar olan on tane adam tarafından dövüldüm.) Police took a man in custody because he beats his wife and his children brutally. (Polis bir adamı karısını ve çocuklarını vahşice dövdüğü için gözaltına aldı.) I am taking Kung Fu classes because I don’t want to beaten by anyone. (Kung Fu dersleri alıyorum çünkü kimsenin…

Ana dilimiz Türkçeyle birçok anlamda farklılık gösteren İngilizcede saatler de farklı şekillerde belirtilmektedir. AM ve PM kullanımı belirtmek istediğimiz saati daha rahat ifade etmemiz sağlar. Bu anlamda iki farklı zaman dilimi kullanılan İngilizcede bizde tam bir 24 saatle ifade edilen gün; 12’şer saatlik iki farklı yarıya bölünmüştür. https://youtu.be/r08k3DnHRXw Örneğin saat akşam 9’dan bahsederken 21.00 gibi bir kullanım İngilizcede yanlış olacaktır. Sabah 9’u akşam 9’dan ayırırken bu noktada devreye “AM’’ ve “PM’’ kalıpları girmektedir. Gerek günlük…

sweet (sıfat) Tatlı There is no one who does not love her because she is a sweet person, she loves her very much.(Onu sevmeyen kimse yok çünkü o tatlı bir insan, herkes onu çok seviyor.) Everyone should have a sweet and friendly people in their life because such people make you feel good.(Herkesin hayatında tatlı ve güler yüzlü insanlar olmalı çünkü böyle insanlar kendinizi iyi hissetmenizi sağlıyor.) Student: What is the meaning of sweet?(Öğrenci: Sweet…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!