serenity (isim) Sukünet, sakinlik, huzur, dinginlik When you find serenity and happiness, everything will be fine.(Huzur ve mutluluğu bulduğunda her şey yoluna girecek.)Inside the cafe, there was a feeling of serenity.(Kafenin içinde bir dinginlik hissi vardı.)Serenity of mind and heart is important more than anything in the world.(Aklın ve kalbin suküneti dünyadaki her şeyden daha önemlidir.)Your soulmate should give you serenity.(Ruh eşiniz size huzur vermeli.)I love going to he mountains every weekend for serenity.(Sakinlik için…

Dilimizde bir olayın tarihini, süregelen faaliyetlerin gerçekleşme zamanını ya da gelecekte gerçekleşmesi öngörülen olayların tahmini saatini belirtirken “-de, -da” bulunma halini kullanırız. İngilizce dilinde bu bulunma hali “in on at” edatları ile sağlanır. Örneğin; “Okula saat tam sekizde varacağım.” “Dedem 1957’de doğmuş.” gibi. Aynı şekilde olayların belirli bir zaman aralığında gerçekleştiğini belirtmek için “Üç gündür buradayım.” “Beş sene içerisinde mezun olacağım.” gibi ifadeler kullanırız. İngilizcede ise tüm bunları ifade etmek için İngilizce zaman edatları kullanılır.…

adios (ünlem) Güle güle, allahaısmarladık, hoşçakal, elveda It was like saying adios to an old friend to stop eating fast food and start a healthy diet. (Fast food yemeyi bırakıp sağlıklı bir diyete başlamak eski bir arkadaşa veda etmek gibiydi.) My grandfather says adios every time he leaves the house. (Büyükbabam evden her çıkışında hoşcakal der.) This is not the end, we are not saying adios to each other, this is a new beginning. (Bu…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!