Shine Türkçe ne demek? shine (fiil) parlamak, parıldamak, ışık saçmak The Sun appears to shine particularly brightly in summer because that is when it’s closest to the Earth.(Güneş özellikle yaz aylarında parlıyor gibi görünüyor çünkü o dönemde Dünya’ya en yakın konumda yer alıyor.) My new shoes are shining with the sun.(Yeni ayakkabılarım güneşle birlikte parlıyor.) The room was dark aside from curtains opened to allow the moon to shine through.(Ayın parlamasına izin vermek için açılan…

Body ne demek? body (isim) ceset, gövde, vücut, beden, zümre, kitle, bölük, naaş, cüsse, ten, yığın The World War I has gone down in history as the war of blood, brutality and thousands of dead bodies.(1. Dünya Savaşı tarihe kanın, vahşetin ve binlerce cesetin savaşı olarak geçmiştir.)Every person can find peace as long as they are at peace with their own body.(Her insan kendi bedeniyle barışık olduğu müddetçe huzur bulabilir.)It took a long time for…

event (isim) Olay, vaka I believe this event will affect all of us in a bad way. (Öyle inanıyorum ki bu olay her birimizi kötü bir şekilde etkileyecek.) Because of a terrible event that had happened last year, students changed their schools. (Geçen yıl gerçekleşen korkunç bir olay sonucunda, öğrenciler okullarını değiştirdi.) If this event wouldn’t happened, we might never meet with your mother. (Eğer bu olay meydana gelmeseydi, annenizle hiçbir zaman tanışamayabilirdik.) Karşılaşma, müsabaka,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!