Ginger Türkçe ne demek? ginger (isim / fiil) dürtmek, canlandırmak, teşvik etmek, kışkırtmak, hız vermek He knew his dad was very aggressive so he gingered him every time.(Babasının çok agresif olduğunu biliyordu, bu yüzden onu her seferinde kışkırtıyordu.)In times of crisis, the state uses various means to ginger the market.(Kriz zamanlarında devlet, piyasayı güçlendirmek için çeşitli yöntemler kullanır.) Student: What does ginger means?(Öğrenci: Ginger ne demek?)Teacher: Ginger means to boost.(Öğretmen: Ginger hızlandırmak demektir.) kızıl saçlı,…

back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

partisan (isim) Tarafgir, taraftar, yandaş The partisan media behave like there are no problems in the country and even the only problem in country is the opposition. (Yandaş medya ülkede hiçbir problem yokmuş ve hatta ülkedeki tek sorun muhalefetmiş gibi davranıyor.) We couldn’t win the elections because of our party’s partisans. (Partimizin tarafgirleri yüzünden seçimi kazanamadık.) Almost all newspapers has become partisan of the nationalist party. (Hemen hemen tüm gazeteler milliyetçi partinin partizanı oldular.) Gerilla,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!