fair (isim) Panayır, fuar, festival I am so excited to go to the fair tonight.(Bu gece panayıra gitmek için çok heyecanlıyım.)Jacob said he will be at a fair this weekend.(Jacob bu haftasonu bir festivalde olacağını söyledi.)The children want to be at fair on this month.(Çocuklar bu ay fuarda olmak istiyor.)Our company has a great role in the upcoming fair. We all should be careful.(Önümüzdeki fuarda firmamızın büyük bir rolü var. Hepimiz dikkatli olmalıyız.) fair (sıfat)…

Zaman kavramı olmadan yaşamak ne kadar zorsa konuşmak da bir hayli zordur. Tüm dillerde zamanı belirten belli başlı ekler, kelimeler, haller vardır. Bunlar olmasa, örneğin “ben” ve “gelmek” kelimelerinden anlamlı bir cümle oluşturmak istediğimizde “Ben gelmek.” İfadesi eylemin geçmişte mi, şimdi mi yoksa gelecekte mi yapılacağına dair bir ipucu vermez. Bu da bir anlam karışıklığına yol açarak iletişimin önüne geçer. Dolayısı ile tıpkı anadilimizde ve diğer bütün dillerde olduğu gibi “zamanlar” İngilizcenin de temelini oluşturur.…

mood (isim) Ruh hali, mizaç, hal, keyif She seem to be in a bad mood today.(O, bugün kötü bir ruh halinde gözüküyor.) He may well refuse to speak to you because he is in a vey bad mood.(O seninle konuşmayı reddedebilir çünkü çok kötü bir ruh hali içinde) How is your mood today?(Bugün keyfin nasıl ?) Student: What is the meaning of mood?(Öğrenci: Mood ne demek?)Teacher: Mood means mode.(Öğretmen: Mood mod demektir.) Hava, atmosfer Sometimes…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!