low (sıfat) Alçak, az, düşük, alt, ucuz She bought this skirt at a low price. (O bu eteği düşük bir fiyata satın aldı.) This chair is too low for her. (Bu sandalye onun için çok alçak.) I saw this computer at the mall. The price tag was not low. (Bu bilgisayarı alışveriş merkezinde gördüm. Fiyat etiketi düşük değildi.) Zayıf, güçsüz, kısa The battery is low that’s why the laptop doesn’t work. (Batarya zayıf bu yüzden…

over (zarf) Üstüne, üzerine, üzerinde, üzerinden, aşkın, fazla There were over 500 participants at this year’s meeting. (Bu yılki toplantıda 500’ü aşkın katılımcı vardı.) My father jumped over the fence to enter the house. (Babam eve girmek için çitlerin üzerinden atladı.) Üst üste, art arda, sürekli Alice called me over and over tonight. (Alice bu gece beni defalarca kez aradı.) Öbür tarafında, karşı yakasında My sister lives just over the river. (Kız kardeşim nehrin karşı…

Ana dilimiz Türkçeyle birçok anlamda farklılık gösteren İngilizcede saatler de farklı şekillerde belirtilmektedir. AM ve PM kullanımı belirtmek istediğimiz saati daha rahat ifade etmemiz sağlar. Bu anlamda iki farklı zaman dilimi kullanılan İngilizcede bizde tam bir 24 saatle ifade edilen gün; 12’şer saatlik iki farklı yarıya bölünmüştür. https://youtu.be/r08k3DnHRXw Örneğin saat akşam 9’dan bahsederken 21.00 gibi bir kullanım İngilizcede yanlış olacaktır. Sabah 9’u akşam 9’dan ayırırken bu noktada devreye “AM’’ ve “PM’’ kalıpları girmektedir. Gerek günlük…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!