poser (isim) Poz veren kişi, model She is such a poser, look how she smiles to the cameras. (O tam bir poz veren, baksana kameralara nasıl da bakıyor.) Brad Pitt is a complete poser, he is looking good on TV. (Brad Pitt tam bir model, o televizonda çok iyi görünüyor) Yapmacık, şovmen, numaracı The definition of a poser is a person who pretends to be someone he is not, or a person who attempts to…

Bu yazımızda İngilizce aylar, İngilizce günler ve İngilizce mevsimler kelime grubundan bahsedeceğiz. Yazımıza başlamadan önce bizim için oldukça faydalı olacak notlarımıza bir göz atalım: İngilizce günler ve aylar, yazılı olarak ifade edilirken büyük harf ile başlar. İngilizce mevsimler küçük harf ile yazılır. (Günler ve aylardan farklı olarak.)İngilizce günler ve aylar genellikle ilk üç harflerinden oluşan kısaltmalara sahiptir. Bu kısaltmalar oldukça sık kullanılmakta olup günlük yaşantı içerisinde kullanıldığından dolayı bilmemizde fayda olan kullanım şekilleridir.İngilizce günler sayılırken…

daddy (isim) Baba, babacığım I don’t know why I thought that everything would be okay when daddy came. (Babam geldiğinde neden her şeyin yoluna gireceğini düşündüğümü bilmiyorum.) Daddy says I look just like mommy. (Babacığım tıpkı anneciğime benzediğimi söylüyor.) Lessie needs to ask for permission from her daddy before going out. (Lessie’nin dışarı çıkmadan önce babasından izin istemesi gerekir.) The little girl was crying because her daddy went to job. (Küçük kız, babası işe gittiği…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!