Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce Değil, Yöntem “Yazılı İngilizceyi anlıyorum ama iş konuşmaya gelince yapamıyorum.” Eğer bu cümle sana tanıdık geliyorsa, yalnız değilsin.Hatta bu, İngilizce öğrenmeye çalışan yetişkinlerin en sık yaşadığı problemlerden biri. Kelime biliyorsun.Gramer kurallarını hatırlıyorsun.Okuduğunu büyük ölçüde anlıyorsun. Ama sıra konuşmaya geldiğinde…Duruyorsun. Cümle kuramıyorsun. Ses çıkmıyor. Buradaki iyi haber şu:Sorun sende değil. Sorun, bugüne kadar öğrendiğin yöntemde olabilir. Neden “İngilizce Konuşamıyorum” Hissi Bu Kadar Yaygın? Çünkü çoğumuz İngilizceyi yıllarca şu şekilde öğrendik: Kelime…

paradise (isim) Cennet I knew that it wouldn’t end well when I realized I was in love with him, then I wept like the angels in paradise.(Ona aşık olduğumu anladığımda bunun iyi bitmeyeceğini biliyordum, sonra cennetteki melekler gibi ağladım.) When I was a kid, I thought this garden was paradise.(Küçükken bu bahçenin cennet olduğunu düşünürdüm.) Mountains and forests, according to Josephine, were paradise. He felt very happy in nature.(Dağlar ve ormanlar, Josephine’a göre cennetti. Doğada…

de facto (sıfat) Resmi olmamak ile birlikte fiili After the civil war, a de facto government was established in the country. (İç savaştan sonra ülkede fiili bir hükümet kuruldu.) De facto actually not depends on legality. (Fiili aslında yasallığa bağlı değildir.) He became the de facto leader of the movement. (O hareketin fiili lideri oldu.) Gerçekte, fiilen, genel geçer Some goverments acted de facto due to disagreements. (Bazı devletler anlaşmazlıklar nedeniyle fiilen hareket etmiştir.) Countries…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!