cut (fiil) Kesmek, biçmek, makas vurmak, doğramak I accidentally cut my hand yesterday while walking through the woods.(Dün ormanda yürürken kazara elimi kestim.) A master tailor knows very well where to cut the fabric.(Usta bir terzi, kumaşı nereden keseceğini çok iyi bilir.) Nature is dying every day with these cutted trees.(Doğa bu kesilmiş ağaçlarla beraber her gün ölüyor.) Tailors are using special cutting methods and using the scissors like an artist(Terziler özel kesme yöntemleri kullanıyor…

Fix Türkçe ne demek? fix (fiil) Düzeltmek, onarmak, tamir etmek, hile karıştırmak, şike yapmak I have been receiving reports that horse racing competitions were fixed.(At yarışı müsabakalarına hile karıştırıldığına dair raporlar alıyorum.) I don’t want it, if you really want it, go ahead and fix something.(İstemiyorum, eğer gerçekten istiyorsan, devam et ve bir şeyi düzelt.) You can’t fix a war that’s been on for hundreds of thousands of years.(Yüzbinlerce yıldır devam eden bir savaşı düzeltemezsiniz.)…

do (yardımcı fiil) İngilizce’de olumsuz cümle oluşturmak ve soru sormak için, diğer fiillere yardımcı fiil olarak kullanılır. Geçmiş zaman halleri “did” ve “done”dır. Where do you work?(Nerede çalışıyorsun?)Don’t speak to me like that.(Benimle bu şekilde konuşma.)Do you want something to drink?(İçecek bir şey ister misin?)You don’t understand me, do you?(Ben anlamıyorsun, değil mi?) do (fiil) Yapmak I’ve never said that you can’t do it yourself.(Bunu kendi başına yapamayacağını asla söylemedim.)What have you done to Josephine?…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!