movie (isim) Film, sinema, sinema filmi, video The movie we watched last night was so boring that I fell asleep before half. (Dün gece izlediğimiz film o kadar sıkıcıydı ki yarısından önce uyuyakaldım.) The biggest fear of filmmakers is that the movie will not be viewed at the expected level. (Film yapımcılarının en büyük korkusu, filmin beklenen düzeyde izlenmemesidir.) Clint Eastwood was the leading role of my favorite movie when I was little. (Küçükken en…

Conjunctions yani Türkçe anlamıyla bağlaçlar, her dilde bulunan ve sözcükler, cümleler ve kalıplar arasında bağlantı kurarken kullanılan yapılardır. Türkçe’de kullanılırken geniş bir literatür sunan bağlaçlar, İngilizce kullanımında da size büyük bir çeşitlilik sunarken aynı zamanda İngilizce sınavlarında da oldukça etkili bir şekilde yardımcı olmakta ve alınacak puanı arttırabilmektedir. Zira bağlaç kullanımı, akademik dil öğrenimi ve gelişimi açısından oldukça elzemdir. Önemli İngilizce yeterlilik sınavları olan IELTS ve TOEFL gibi sınavlarda da gereken yerlerde doğru bağlaç kullanılması,…

order (fiil) Emir vermek, emretmek My boss ordered me to finish this as soon as possible, otherwise he’ll fire me.(Patronum bu işi olabildiğince kısa bir sürede bitirmemi emretti aksi takdirde beni kovacak.) The battle was lost because the soldiers did not obey the order of the commanders.(Savaş kaybedildi çünkü askerler kumandanların emirlerine uymadı.) I am ordering you as your commander in chief.(Başkomutanın olarak sizlere emrediyorum.) Student: What is the meaning of order?(Öğrenci: Order ne demek?)Teacher:…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!