supreme (sıfat) Üstün, en yüce, en üst, üstün derecedeki, ulu, azami Bill’s supreme effort at school will make his parents happy. (Bill’in okuldaki üstün çabası ebeveynlerini mutlu edecektir.) I believe that life itself is the supreme test and we shouldn’t give up. (Hayatın kendisinin en büyük sınav olduğuna ve vazgeçmememiz gerektiğine inanıyorum.) If you are not satisfied with the court decision you can appeal the supreme court. (Mahkeme kararından memnun değilsen, yüksek mahkemeye itiraz edebilirsin.)…

Kolayca öğrenebilmeniz için İngilizce sayılar veya rakamlar 1’den 100’e kadar gruplar halinde aşağıda verilmiştir. İngilizce sayıların okunuşu ve yazılışı, her bir sayının hemen yanında yer almaktadır. Sayılar İngilizce’de önemlidir ve çok sık kullanılırlar. Basitçe İngilizce sayılar iki ana gruba ayrılabilir; Asal Sayılar: 1 (one), 2 (two) vb. (saymak için kullanılır)Sıra Sayıları: 1st (first), 2nd (second) vb. (herhangi bir şeyin sırasını belirlemek için kullanılır) 1’den 100’e İngilizce Sayılar (Numbers) ve Türkçe Karşılıkları 0 – Zero: Sıfır1-…

mix (fiil/isim) Karışım, karıştırmak, katmak, kaynaşmak, karmak The wood of my wardrobe was a mix of dark oak and pine.(Gardırobumun ahşabı koyu meşe ve çam karışımıydı.) Olive oil and water never mix, the oil always stays on top and the water stays on the bottom.(Zeytinyağı ve su asla karışmaz, yağ her zaman üstte ve su altta kalır.) Rainbow is a mix in which colors are harmonious.(Gökkuşağı, renklerin uyumlu olduğu bir karışımdır.) The Atlantic and Pacific…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!