hello (ünlem) Merhaba, selam, merhabalar, alo Hello, you look better today than yesterday. (Merhabalar, bugün dünden daha iyi görünüyorsunuz.) Hello, we talked on the phone last week, remember? (Merhaba, geçen hafta telefonda konuştuk, hatırladın mı?) Hello to you too, you are very cheerful this morning. (Sana da merhaba, bu sabah pek bir neşelisin.) Hello, can you still hear me sir? (Alo, efendim beni hala duyabiliyor musunuz?.) I’ll stop talking to her if she doesn’t say…

junior (isim) Küçük, iki şeyden küçüğü, çocuk, kıdemsiz I have 2 sons. The junior one is 12 and the older one is 18 years old. (Benim 2 oğlum var. Küçük olan 12, büyük olan ise 18 yaşında.) John is one of the junior partners in our law firm. (John, hukuk şirketimizin kıdemsiz ortaklarından biridir.) When Sarah was in high school, she was playing basketball in the junior league. (Sarah lisedeyken küçükler liginde basketbol oynuyordu.) Junior…

İngilizce organlar resimleri ve örnekleri ile İngilizce olarak vücudun farklı bölümlerini bu yazımızda sizler için hazırladık. İngilizce kelime dağarcığınızı artırmak için vücut organlarının adlarını öğrenin. Örneğin, İngilizce konuşulan bir ülkede olduğunuzu ve bir doktora görünmeniz gerektiğini hayal edin. Konuşmanız gereken en önemli şeylerden biri, problemin vücudunuzun neresinde olduğu olacaktır. Bu nedenle, farklı organlarınızın veya problem hissettiğiniz organın adını İngilizce olarak doktora doğru bir şekilde söylemeniz çok önemlidir. Bu sadece tıbbi bir durumda değil, aynı zamanda…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!