poser (isim) Poz veren kişi, model She is such a poser, look how she smiles to the cameras. (O tam bir poz veren, baksana kameralara nasıl da bakıyor.) Brad Pitt is a complete poser, he is looking good on TV. (Brad Pitt tam bir model, o televizonda çok iyi görünüyor) Yapmacık, şovmen, numaracı The definition of a poser is a person who pretends to be someone he is not, or a person who attempts to…

Saat dilimleri her ülke için farklıdır. Ülkelerin coğrafi konumuna göre saat farklılıkları oluştuğu gibi saat sistemleri de farklı olabilmektedir. Örneğin Amerika ele alınırsa, saat okuma sistemleri “AM” ve “PM” olarak karşınıza çıkacaktır. Latinceden gelen bu kısaltmalar; “Ante Meridiem” yani öğleden önce ve “Post Meridiem” yani öğleden sonra anlamlarına gelmektedir. Peki, İngilizcede saatler nasıl okunur? İngilizce Saat Nasıl Sorulur? İngilizce düşünmek dil öğreniminde her zaman ilk öncelik olmalıdır. İngilizce saatler konusunda da İngilizce düşünerek oldukça kolay…

slim (sıfat) Küçük, zayıf, ince I fell in love with a t-shirt in the store but unfortunately, there were no slim size left. (Mağazadaki bir t-shirte aşık oldum ama maalesef küçük bedeni kalmamıştı.) I am on a diet so in the breakfast, I eat a slim cheese, third or four olives, one boiled egg, some tomatoes and cucumbers and a slice of bran bread. (Diyette olduğum için kahvaltıda küçük miktar peynir, üç yada dört zeytin,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!