nude (sıfat) Çıplak Nude sunbathing is usually not allowed in beaches. (Çıplak güneşlenmek genelde plajlarda izin verilmez.) I think she is so brave for her nude poses we saw in a magazine. (Bir dergide gördüğümüz çıplak pozları için çok cesur olduğunu düşünüyorum.) nude (isim) Çıplak insan vücudu, çıplaklık, çıplak kimse I don’t feel comfortable seeing nude in the photograph exhibition. (Fotoğraf sergisinde çıplaklık görmek beni rahatsız ediyor.) Children shouldn’t see nude in TVs. (Çocuklar televizyonda…

feel (fiil) Hissetmek, sezmek I asked Jacob how he felt like but he didn’t answer. (Jacob’a nasıl hissettiğini sordum fakat cevap vermedi.) I feel like this is not a good idea. (Bunun iyi bir fikir olmadığını seziyorum.) Josephine is feeling sad since Bellamy has left the village. (Bellamy köyü terk ettikten beri Josephine üzgün hissediyor.) Dokunmak, ellemek, el sürmek I don’t like feeling silk shirts. (İpek gömleklere dokunmayı sevmem.) feel (isim) His, duygu There was…

Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri için romantik bir akşam yemeği, kimileri için küçük bir hediye… Ama biz dil tutkunları için sevginin anlamı çok daha geniş: Kalpten kalbe kurulan o en güçlü köprü! Bu yıl sevdiklerinize olan hislerinizi sadece Türkçe değil, İngilizcenin büyülü dünyasıyla ifade etmeniz için size harika bir sürpriz hazırladık. ❤️ SEVGİLİLER GÜNÜNE ÖZEL DEV KAMPANYA! Yeni bir dile başlamanın tam zamanı! 14 Şubat’a özel tüm paketlerimizde %50 İNDİRİM sizi bekliyor. 🎫 İndirim Kodu:…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!