female (sıfat) Kadınsal, kadın cinsine özgü, dişi Female lions are the hunters of the entire clan while alpha male protects the clan. (Erkek aslanlar sürüyü korumakla görevliyken, dişi aslanlar sürünün avcılığını üstlenir.) I hate this floor of the faculty because female bathrooms are always crowded. (Fakültenin bu katından nefret ediyorum çünkü kadınlar tuvaleti her zaman kalabalık.) The university administration decided to ban trans students to use female bathrooms (Üniversite yönetimi trans öğrencilerin kadınlar tuvaletini kullanmasını…

poser (isim) Poz veren kişi, model She is such a poser, look how she smiles to the cameras. (O tam bir poz veren, baksana kameralara nasıl da bakıyor.) Brad Pitt is a complete poser, he is looking good on TV. (Brad Pitt tam bir model, o televizonda çok iyi görünüyor) Yapmacık, şovmen, numaracı The definition of a poser is a person who pretends to be someone he is not, or a person who attempts to…

İngilizce temel kelimeler öğrenmeye hazır mısınız? Doğru yerdesiniz. Yeni bir dil öğrenmenin ilk aşamalarındayken, İngilizce öğrenenlerin çoğu yeni kelimeleri ezberlemek için farklı yollar seçer. Bazıları yeni sohbetler başlatmaya çalışırken, diğerleri başlamak için ilgi alanlarına odaklanır. Bu, birçok kişi tarafından kullanılan bir yöntemdir. Diğer bir yaklaşım, dilin temellerini öğrenmektir. Öncelikle en çok kullanılan İngilizce kelimeleri öğrenin. Bu şekilde başlamak, farklı durumlarda rahat bir şekilde İngilizce dilini anlamak ve kullanmak için size bir kelime temeli bırakacaktır. İngilizcede…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!