will (isim/fiil/zarf) Vasiyet, irade, dilemek, emretmek, kastetmek, amaç, husumet This summer we will go on vacation to Cabau for 3 weeks.(Bu yaz 3 haftalığına Cabau’ya tatile gideceğiz.) If something like this happens again, this time I will be there for you.(Yine böyle bir şey olursa, bu sefer senin yanında olacağım.) This is our father’s will, I recommend that we fulfill his last desires.(Bu babamızın vasiyeti, onun son arzularını yerine getirmemizi tavsiye ederim.) You have always…

Küçük İngilizce diyaloglar aslında “küçük” değildir. Hava durumu gibi basit bir şey hakkında sohbet edebilmek önemli görünmeyebilir, ancak bir dil öğreniyorsanız sahip olmanız gereken temel bir beceridir. Gün içinde ana dilinizde kaç kez diyaloga girdiğinizi düşünün. İngilizce diyalog kurmak size şu konularda yardımcı olabilir: Garip sessizliklerden kaçınmaYeni birini kolayca tanımaDaha dostça görünmeTanıdıklarınız ve iş arkadaşlarınızla daha yakın olmaAna dili İngilizce olan birine daha çok benzeme Siz ve bir kişi (veya birkaç) başka bir yerde toplandığınızda,…

Hit Türkçe ne demek? hit (fiil) çarpmak, vurmak, isabet etmek My head hurts. Probably because I hit it on the shelf this morning.(Başım ağrıyor. Muhtemelen bu sabah rafa çarptığım içindir.)Nancy, stop hitting your brother!(Nancy, erkek kardeşine vurmayı kes!)I heard Jeff and Josephine were in a car accident. They hit the car to a tree.(Jeff ve Josephine’in trafik kazası geçirdiğini duydum. Arabayı bir ağaca çarpmışlar.)Try to hit the target.(Hedefe isabet etmeye çalış.)Student: What is the meaning…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Şubat Ayına Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!