live (fiil) Yaşamak, ikamet etmek, ömür geçirmek, naklen, zinde They live in a two-story, blue-colored detached house. (Onlar iki katlı, mavi renkte olan müstakil bir evde yaşıyorlar.) Did you know that tortoises can live up to 200 years old? (Kara kaplumbağalarının 200 yaşına kadar yaşayabildiklerini biliyor muydun?) live (sıfat) Canlı, canlı yayın It is necessary to be extremely careful in live animal markets due to the risk of infectious diseases. (Canlı hayvan pazarlarında bulaşıcı hastalık…

idealist (isim) İdealist, mefkureci, ülkücü An idealist must be capable of facing the results of his/her actions. (Bir idealist, yaptıklarının sonuçlarıyla yüzleşebilir olmalıdır.) The idealists gained power in the party after the congress. (Kongre’den sonra idealistler partide güç kazandı.) Diligence is the most important character trait in the eyes of an idealist. (Çalışkanlık bir idealistin gözünde en önemli karakter özelliğidir.) Plato is the most important thinker of idealist philosophy. (Plato idealist felsefenin en önemli düşünürüdür.)…

Lingusta ile Dil Öğrenme: Kendi Hızınızda, Her Yerden ve Her Zaman Dil öğrenme süreci, her birey için farklıdır. Kimi insanlar, sınıflarda ders alarak öğrenmeyi tercih ederken, kimileri de evde, kendi hızında ve istediği zaman dil bilgilerini geliştirmek ister. Eğer siz de evde İngilizce öğrenmek istiyor ve hızınızı kendiniz belirlemek istiyorsanız, Lingusta tam size göre! Lingusta, dil öğrenme sürecini hem kişisel hem de verimli hale getiren bir mobil uygulamadır. Herhangi bir sınıfa, kursa ya da yoğun…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!