premium (isim) İkramiye, prim Health care premiums have increased this year but it still isn’t enough. (Sağlık hizmetleri primleri bu yıl arttı ama yine de yeterli değil.) We can pay a premium for the best location for our new hotel. (Yeni otelimiz için en iyi konuma ikramiye ödeyebiliriz.) premium (sıfat) Yüksek kaliteli, ayrıcalıklı Astrid prefers to drink premium coffee. (Astrid yüksek kaliteli kahve içmeyi tercih ediyor.) Jake is a premium member of our society. (Jake,…

Nail Türkçe ne demek? nail (isim) tırnak My nails are very neglected so I will go to the hairdresser.(Tırnaklarım çok bakımsız olduğu için kuaföre gideceğim.) Because of I play the violin, I always have to keep my nails short.(Keman çaldığım için tırnaklarımı her zaman kısa tutmak zorundayım.) Because her nails are so long, I’m afraid she’ll take your eye out.(Tırnakları çok uzun olduğu için, gece gözünü çıkaracak diye korkuyorum.) çivi A nail stuck in the…

fury (isim) Hiddet, öfke Please stay calm my friend, this fury will harm you and me in a very bad way. (Lütfen sakin ol dostum, bu hiddet sana ve bana çok kötü bir şekilde zarar verecek) Fury can make you do very bad things and probably you will regret after you calm down. (Öfke sana çok kötü şeyler yaptırabilir ve muhtemelen sakinleşince pişman olursun.) “Fury” is my favorite film and in this movie, there is…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!