back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

take (fiil) Almak When I was fighting in Vietnam, I took a knife and stabbed a Viet-Cong guerilla in the neck.(Vietnam’da savaşırken bir bıçak alıp bir Viet-Cong gerillasına boynundan sapladım.) According to the instruction book’s words, we need to take this part, turn it upside down and put it here.(Bilgilendirme kitabının sözlerine göre, bu parça almamız, ters yüz etmemiz ve buraya sokmamız gerekiyor.) Please don’t forget to take your pills.(Lütfen haplarınızı almayı unutmayınız.) Do you…

Secret Türkçe ne demek? secret (isim) sır He does not tell his father that he had a car accident, he will remain a secret between us.(Babasına araba kazası geçirdiğini söylemiyor, aramızda sır olarak kalacak.) Don’t tell her I helped her with her homework, let’s keep it a secret between us.(Ona ödevine yardım ettiğimi söyleme, bunu aramızda sır olarak saklayalım.) gizem None of us could understand the secret in our next-door neighbor’s family.(Yan komşumuzun ailesindeki gizemi…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!