fast (sıfat) Süratli, hızlı Jack bought a fast car and he is very proud of it. (Jack hızlı bir araba aldı ve bununla gurur duyuyor.) Luna is a really fast Olympic swimmer. (Luna gerçekten hızlı bir olimpik yüzücü.) fast (zarf) Çabuk, hızlı You should act fast if you want to get the job. (Eğer işi almak istiyorsan, hızlı davranmalısın.) Come on, we need to buy concert tickets right now. The seats are filling up fast.…

Evde İngilizce Öğrenmek Hayal Değil: İşe Yarayan Yöntemler ve Lingusta’nın Farkı Birçoğumuzun içinde aynı düşünce dönüp duruyor:”Keşke zamanım olsa da bir kursa yazılsam…”Ama gerçek şu: Kursa gitmeden de İngilizce öğrenmek mümkün. Hem de etkili bir şekilde. Pandemi sonrası birçok kişi uzaktan çalışmaya başladı. Peki neden uzaktan İngilizce öğrenmeyelim?Bu yazıda, evde İngilizce öğrenmenin gerçekten işe yarayan yollarını ve bu süreci kolaylaştıran Lingusta Metodu’nu anlatacağız. Evde İngilizce Öğrenmenin Zorlukları Öncelikle dürüst olalım. Evde tek başına İngilizce öğrenmek…

break (fiil/isim) Kopmak, kırmak, bozmak, parçalamak He breaks every toy we buy for him, so we don’t buy any more toys.(Onun için aldığımız her oyuncağı kırıyor, bu yüzden artık ona oyuncak almıyoruz.) She was very upset when the chain of her favorite necklace broke.(En sevdiği kolyesinin zinciri koptuğunda çok üzüldü.) Once a heart is broken it is very difficult to compensate.(Bir kalp kırıldığında bunu telafi etmek çok zordur.) Student: What is the meaning of break?(Öğrenci:…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!