switch (fiil) Değiştirme, değişme I don’t like your clothes because it’s colors are very pastel and looks unfashionable so you should switch it.(Kıyafetini beğenmedim çünkü renkleri çok pastel ve demode gözüküyor bu yüzden onları değiştirmelisin. I want to switch my university department because I am not happy with my current department.(Üniversitedeki bölümümü değiştirmek istiyorum çünkü şu anki bölümümde mutlu değilim.) Student: What is the meaning of switch?(Öğrenci: Switch ne demek?)Teacher: Switch means to swap something.(Öğretmen:…

People Türkçe ne demek? people (isim) insanlar, toplum, ulus, insanlık Despite the horrors she witnessed, Anne Frank never lost her faith in people.(Tanık olduğu dehşetli olaylara rağmen, Anne Frank insanlığa karşı olan inancını hiçbir zaman kaybetmedi.) The 1920s to 1950s renderings of what people thought the future would look like are full of things like personal jetpacks and flying cars.(1920li yıllardan 1950’li yıllara kadarki dönemde insanların geleceğin neye benzeyeceği ile ilgili yorumlar tamamen uçan arabalar…

oral (sıfat – isim) Ağız, ağızdan söylenen, sözel When Andy gets sick, his doctor always gives him oral medicine because he is afraid of syringe. (Andy hasta olduğunda doktoru ona ağız yoluyla alınan ilaçlar veriyor çünkü o iğneden çok korkuyor.) My uncle is an orthodontist. His job is to ensure the oral health of people. (Amcam bir ortodontisttir. Onun işi insanların ağız sağlığını sağlamaktır.) Şifahi, sözlü yapılan, sözel Frank made an oral agreement and now…