supreme (sıfat) Üstün, en yüce, en üst, üstün derecedeki, ulu, azami Bill’s supreme effort at school will make his parents happy. (Bill’in okuldaki üstün çabası ebeveynlerini mutlu edecektir.) I believe that life itself is the supreme test and we shouldn’t give up. (Hayatın kendisinin en büyük sınav olduğuna ve vazgeçmememiz gerektiğine inanıyorum.) If you are not satisfied with the court decision you can appeal the supreme court. (Mahkeme kararından memnun değilsen, yüksek mahkemeye itiraz edebilirsin.)…

İngilizce Dili Hakkında Kapsamlı Kılavuz İngilizce dili, ilk olarak erken dönem orta çağ İngiltere’sinde konuşulan ve şu an dünya çapında ortak dil olan bir Batı Cermen dilidir. İngiltere’ye göç eden Cermen kabilesi Anglus’dan adını alan dil, daha sonra Baltık Denizindeki Anglia yarım adasının adı ile anılmıştır. Kelime hazinesi erken orta çağ döneminde diğer Cermen dillerinden ve daha sonra gelen Fransızca başta olmak üzere Latin dil ailesinden önemli oranda etkilense de Friz dilleri ile yakından bağlantılıdır.…

Chill (isim) Soğukluk, serinlik Kelly was wearing a thick coat against a chill weather when it’s snowing.(Kelly kar yağıyorken, soğuk havaya karşı kalın bir ceket giyiyordu.) When we get back to Ankara it was so chill we couldn’t go anywhere.(Ankara’ya döndüğümüzde hava öyle soğuktu ki hiçbir yere gidemedik.) Student: What is the meaning of chill?(Öğrenci: Chill ne demek?)Teacher: Chill means cool.(Öğretmen: Chill serin demektir.) Üşüme, titreme New York was so cold. I felt chill when…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!