team (isim) Takım, ekip I am sure that our basketball team will win the final match.(Basketbol takımımızın final maçını kazanacağına eminim.) Don’t forget that Elizabeth is a part of our team. Please be nice to her.(Elizabeth’in takımımızın bir parçası olduğunu unutmayın. Ona kibar davranın.) team (fiil) Takım halinde yapmak, ekip kurmak, takım oluşturmak If we want to be successful on this project, we should team up.(Eğer bu projede başarılı olmak istiyorsak takım oluşturmalıyız.)It is not…

respect (isim) Saygı, hürmet, itibar I respect the elderly people. (Yaşlı insanlara saygı duyarım.) Marrie certainly deserves our respect. (Marrie kesinlikle saygımızı hak ediyor.) In these days, nobody respects each other. (Bu günlerde kimse birbirine saygılı değil.) İlgi, alaka, hatır With respect to these papers, I think the best thing is to hide them. (Bu kağıtlarla ilgili olarak, sanırım en iyi şey onları saklamaktır.) With respect to school works, Mrs. Marry knows more than anyone…

Rich Türkçe ne demek? Rich (sıfat) Zengin, varsıl, bol bol, esprili, gani, çok, besleyici, canlı(renk), yüklü, nükteli The richest person in the world is the person who has a happy family and a warm home(Dünyanın en zengin insanı, mutlu bir ailesi ve sıcak bir evi olan insandır.) My father, who is one of the richest people of his neighborhood, always helped the needy in his neighborhood.(Mahallesinin en zenginlerinden olan babam mahallesindeki muhtaçlara her zaman yardım…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!