streak (isim) Çizgi, iz, damar I put makeup every day to cover the streaks under my eyes. (Gözlerimin altındaki çizgileri kapamak için her gün makyaj yapıyorum.) You didn’t clean the windows properly, there were streaks on it. (Camları düzgün temizleyememişsin, üzerinde izler vardı.) Özellik Richard is hard to get along with because of his stubborn streak. (İnatçı özelliğinden dolayı Richard anlaşması zor biri.) Seri Everybody believes in our team. We are the only one with…

king (isim) Kral King Arthur’s legend is my favorite legend in British literature.(Kral Arthur’un efsanesi İngiliz edebiyatındaki en sevdiğim efsanedir.) Suleiman the Magnificent  is the tenth king of the Ottoman Empire.(Kanuni Sultan Süleyman Osmanlı İmparatorluğu’nun onuncu kralıdır.) King of France is slaughtered by revolutionaries during the French Revolution in 1789.(Fransa kralı 1789’da meydana gelen Fransız İhtilali sırasında Fransız devrimcileri tarafından öldürülmüştür.) He is trying to be a king, but he doesn’t care about citizens rights.(O…

İngilizce dil bilgisi ve kullanımı içerisinde bazı kalıplaşmış cümle yapıları yer almaktadır. Bir şeye sahip olduğunuzu belirtmek istediğinizde “have” kalıbı ile cümleler kurarken, bir şeyin var olduğunu belli etmek için “there is/there are” kullanımı yapılmaktadır. Konuyu anlayabilmeniz için ilk olarak kelime anlamının doğru bir şekilde oturması gerekmektedir. Herhangi bir şey için var anlamında bir cümle kurmak istediğinizde there is ya da there are kalıbını kullanmanız gerekmektedir. Sizler için hazırladığımız bu yazımızda, İngilizce gramatik yapıyı, soru…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!