partisan (isim) Tarafgir, taraftar, yandaş The partisan media behave like there are no problems in the country and even the only problem in country is the opposition. (Yandaş medya ülkede hiçbir problem yokmuş ve hatta ülkedeki tek sorun muhalefetmiş gibi davranıyor.) We couldn’t win the elections because of our party’s partisans. (Partimizin tarafgirleri yüzünden seçimi kazanamadık.) Almost all newspapers has become partisan of the nationalist party. (Hemen hemen tüm gazeteler milliyetçi partinin partizanı oldular.) Gerilla,…

Lingusta ile Dil Öğrenme: Kendi Hızınızda, Her Yerden ve Her Zaman Dil öğrenme süreci, her birey için farklıdır. Kimi insanlar, sınıflarda ders alarak öğrenmeyi tercih ederken, kimileri de evde, kendi hızında ve istediği zaman dil bilgilerini geliştirmek ister. Eğer siz de evde İngilizce öğrenmek istiyor ve hızınızı kendiniz belirlemek istiyorsanız, Lingusta tam size göre! Lingusta, dil öğrenme sürecini hem kişisel hem de verimli hale getiren bir mobil uygulamadır. Herhangi bir sınıfa, kursa ya da yoğun…

on (edat) Üstünde I forgot my homework on my desk. Can I go to the clasroom and bring it to you? (Ödevimi sıramın üzerinde unutmuşum. Gidip onu size getirebilir miyim? This blackmail will stick on you, we have to do something about that immediately. (Bu iftira senin üzerine yapışacak, hemen bunun için bir şeyler yapmalıyız.) İle, beraber, yardımıyla, birlikte They went to the island on the ferry. (Feribot ile adaya gittiler.) My brother goes to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!