sunshine (isim) Gün, günışığı, güneş ışığı The sun came up and sunshine looked so bright and felt so warm that it was enough to wake us all.(Güneş doğdu ve günışığı çok parlak göründü ve çok sıcak hissettirdi ki hepimizi uyandırmaya yetti.) Let’s make a camp this weekend because I want to watch to feel the sunshine when sun born.(Hadi bu hafta sonu kamp yapalım çünkü güneş doğduğunda güneş ışığını hissetmek istiyorum.) The solar panels of…

legend (isim) Efsane Every culture in the world has some unique or common legends that have been told for centuries. (Her kültürün yüzyıllardır anlatıla gelen ortak ya da benzersiz birçok efsanesi mevcuttur.) King Arthur’s legend is very popular in Britain and the rest of the World. (Kral Arthur’un efsanesi Britanya’da ve dünyanın geri kalanında çok popülerdir.) I made a trip to West Africa and there, I learned some legends which I have never heard before.…

PP (zarf) Adına, namına Please write me back as soon as possible. Sincerely, John Smith, pp Amy Evans. (Lütfen bana en kısa zamanda cevap yaz. Saygılarımla, John Smith, Amy Evans adına.) It has been a while since I heard from you. I miss you, my love. Yours affectionately, Jessica Turner, pp Blake Griffin. (Senden haber almayalı epey oldu. Seni özledim aşkım. Sevgilerimle, Jessica Turner, Blake Griffin adına.) PP – Pages (kısaltma) Sayfa The writer talks…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!