country (isim) Ülke, memleket I love my country and if necessary, I would die for it willingly. (Ülkemi çok seviyorum ve gerekirse onun için seve seve ölürüm.) She is a traveler. She has seen almost 100 countries around the world. (O bir gezgin. Dünya üzerinde neredeyse 100 tane ülke gördü.) Every country has a different culture and a different history. (Her ülke farklı bir kültüre ve farklı bir tarihe sahiptir.) Taşra, kırsal kesim You live…

Kind Türkçe ne demek? kind (isim) çeşit, tür, cins I like that kind of candy(Bu şeker türünü seviyorum.) We looked at just about every kind of flooring before deciding which to use in the kitchen(Mutfakta hangisini kullanacağınıza karar vermeden önce, neredeyse her türden zemin kaplamasına baktık.) Jonathan said you were taking him to some kind of horse race tomorrow.(Jonathan yarın one bir çeşit at yarışına götüreceğini söyledi.) Maybe they knew what kind of bait to…

us (zamir) Bize (biz zamirinin nesne versiyonu) No one can split us because we have a family with very strong ties. (Hiç kimse bizi ayıramaz çünkü biz çok güçlü bağları olan bir aileyiz.) Do you want to come to the cinema this evening with us? (Bizimle bu akşam sinemaya gelmek ister misin?) My mom said she needs to see us immediately because she wants to speak with us. (Annem bizi hemen görmek istediğini söyledi çünkü…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!