in (zarf) İçeri, içinde, iç, dahili Henry insisted I go in and drink a cup of coffee, I couldn’t say no to him. (Henry içeri girip bir fincan kahve içmem için ısrar etti, ona hayır diyemedim.) My friend Andy and Martin couldn’t believe their eyes when they saw what was going on in the house. (Arkadaşım Andy ve Martin içeride neler olduğunu gördüklerinde gözlerine inanamadılar.) In their house, every day was like a carnival. (Onların…

İngilizce sıfatlar, tıpkı Türkçede olduğu gibi isimlere nitelik ve nicelik kazandıran kelimelerdir. İngilizcede sıfatlar nitelik, belirtme ve iyelik olmak üzere üç ana grupta incelenir. İngilizcede sıfatlar, niteledikleri ismin tekillik/çoğulluk durumuna göre değişmezler. Örnek: This college has clever students. (Bu üniversitenin zeki öğrencileri var)              clever: zeki https://youtu.be/PFKpY-KYmDM İngilizce Niteleme Sıfatları Niteleme sıfatları nicelik olarak en kalabalık sıfatlar grubunu oluşturmaktadır. Türkçedeki gibi isme nitelik kazandırırlar ve ismin gerek somut gerekse soyut özelliklerini ifade ederler. Niteleme…

yummy (sıfat) Lezzetli, nefis, harika, çok çekici, tadı güzel When you go to the market, you should not fill your basket with yummy treats.(Markete gittiğinizde sepetinizi lezzetli ikramlarla doldurmamalısınız.) Mom, dinner looks great! When will we eat this yummy meal?(Anne, akşam yemeği harika gözüküyor! Ne zaman bu nefis yemeği yiyeceğiz?) The dish on your plate looks yummy, can I have a bite?(Tabağınızdaki yemek nefis görünüyor, bir ısırık alabilir miyim?) The Italian restaurant at the corner,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!