null (sıfat) Hükümsüz, geçersiz The contract was declared null. (Sözleşme geçersiz ilan edildi.) The elections should be null. (Seçimler geçersiz olmalı.) İşe yaramaz, değersiz, önemsiz This marriage was null for him. (Bu evlilik onun için değersizdi.) null (isim) Sıfır No matter how many times we calculated, the result was always null. (Kaç kere hesaplamamıza rağmen sonuç hep sıfırdı.) null (fiil) Geçersiz kılmak, iptal etmek After she learned her husband cheated on her, she decided to…

PP (zarf) Adına, namına Please write me back as soon as possible. Sincerely, John Smith, pp Amy Evans. (Lütfen bana en kısa zamanda cevap yaz. Saygılarımla, John Smith, Amy Evans adına.) It has been a while since I heard from you. I miss you, my love. Yours affectionately, Jessica Turner, pp Blake Griffin. (Senden haber almayalı epey oldu. Seni özledim aşkım. Sevgilerimle, Jessica Turner, Blake Griffin adına.) PP – Pages (kısaltma) Sayfa The writer talks…

female (sıfat) Kadınsal, kadın cinsine özgü, dişi Female lions are the hunters of the entire clan while alpha male protects the clan. (Erkek aslanlar sürüyü korumakla görevliyken, dişi aslanlar sürünün avcılığını üstlenir.) I hate this floor of the faculty because female bathrooms are always crowded. (Fakültenin bu katından nefret ediyorum çünkü kadınlar tuvaleti her zaman kalabalık.) The university administration decided to ban trans students to use female bathrooms (Üniversite yönetimi trans öğrencilerin kadınlar tuvaletini kullanmasını…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!