sorry (sıfat) Üzgün, pişman, üzüntülü I am very sorry to hear that you are moving to Boston. (Boston’a taşındığını duyduğuma üzüldüm.) She was very sorry about her grandfather’s funeral. (O, büyükbabasının cenazesinden dolayı çok üzgündü.) Peter failed the exam, I am sorry about his result. (Peter sınavdan geçemedi, onun sınav sonuçlarına üzüldüm.) İzin isteme, ricada bulunma Sorry, may I enter the class? (Pardon, sınıfa girebilir miyim?) Sorry, can you give me tissue? (Kusura bakmayın, bana…

private (sıfat) Mahrem, özel, kişisel Eric knocked the door while we were having a private conversation. (Biz kişisel bir konuşma yaparken Eric kapıyı tıklattı.) This is private property. You can’t walk in whenever you want. (Bu özel bir mülk. Canın her istediğinde gelemezsin.) If you hunt on private land without permission again, I will call the police. (Eğer özel bölgede izin olmadan bir daha avlanırsanız, polisi ararım.) You shouldn’t stare at people’s private parts, it’s…

İngilizce güzel, anlamlı ve kısa sözler oluşturulurken İngilizce dilinde bulunan bir milyon kelime arasından seçilen kelimeler uyumlu bir şekilde bir araya getirilmiştirBöylesine zengin bir dilin anlam dünyası içerisinde gerek konuşma dili, gerekse edebi dilde kendine yer edinmiş, insanların duygu ve düşünce dünyalarını etkileyen sayısız söz ve deyiş bulunmaktadırBu sözlerin kaynağı kimi zaman anonim bir halk kahramanı, kimi zaman bir atasözü ve kimi zamanda ünlü bir yazar, düşünür veya bilim insanı İngilizce anlamlı sözler söyleyebilir.Her söz…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!