like (fiil) Hoşlanmak, sevmek Footbal is the only thing that I like in this life. (Futbol bu hayatta sevdiğim tek şeydir.) I like eating junk foods while watching movies and TV series. (Dizi veya film izlerken abur cubur yemek hoşuna gidiyor.) This flower doesn’t like too much water so don’t water it too often. (Bu çiçek çok suyu sevmez bu yüzden onu çok sık sulamazsan iyi olur.) İstemek (would ile birlikte kullanıldığında) Would you like…

İngilizce temel bilgilerinde nereden geldiğiniz, nereli olduğunuz gibi bilgileri söylemek ve bunları sormak kendinizi tanıtırken oldukça önemlidir. Özellikle İngilizce ülkeler ve milletler konusunda kendinizi ifade edebilmek için doğru soru kalıplarını ve cevapları bilmenizde fayda olacaktır. Herhangi bir ülkeye gittiğinizde ülke ve milliyet sormak için ilk olarak “from” ifadesine yoğunlaşmak gerekmektedir. From, tek başına kullanıldığında -den/-dan anlamı vermektedir. Ancak milliyet ve ülke sorularında ise zorunlu bir kullanımı söz konusudur. İngilizce Ülkeler ve Milletler Nasıl Sorulur? İngilizce…

really (zarf) Gerçekten, hakikaten, cidden I went to the hospital and it was really crowded. Public health is not good at all. (Hastaneye gittim ve gerçekten kalabalıktı. Halk sağlığı hiç iyi durumda değil.) I made a turkey sandwich yesterday with an avocado and sweet onion sauce and it was really delicious. (Dün avokado ve tatlı soğan sosuyla bir hindili sandviç yaptım ve hakikaten çok lezzetli oldu.) The girl I met in the librarywas really pretty…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!