change (fiil/isim) Değişmek, değiştirmek, takas etmek, bozdurmak I changed my tires last week when the weather got worse.(Geçen hafta hava kötüleştiğinde lastiklerimi değiştirdim.) She had just changed the battery of her watch, but the watch was still not working.(O, saatinin pilini yeni değiştirmişti ama saat hala çalışmıyordu.) If you want to be healty; Don’t try the change your life, try the change yourself(Eğer sağlıklı olmak istiyorsan; Hayatını değiştirmeyi deneme, kendini değiştirmeyi dene!) Student: What is…

confirm (fiil) Onaylamak, doğrulamak, tasdik etmek The law has passed the parliment by a large vote but in the next step, the president should confirm it. (Yasa parlamentodan büyük bir oyla geçti ama sonraki adımda başkanın yasayı onaylaması gerekiyor.) Would you tell Mr. Johnson that he need to sign these papers for confirming the tender offer. (Bay Johnson’a ihale teklifini onaylamak için bu belgelere imza atması gerektiğini söyler misiniz?) Tespit etmek Our pilots confirmed that…

İngilizce, her ne kadar Türkçeyle kıyaslandığında bir sürü farklı özelliği olsa da her dilin sahip olduğu gibi belli başlı ortak kurallara sahiptir. Bunlardan birisi de İngilizce Zamirler yani “Pronouns” konusudur. Zamirler günlük konuşmada, yazışmalarımızda ve dinlediğimiz bazı şeylerde sıklıkla önümüze çıkmaktadır. Eğer İngilizceye hâkim olmak ve etkin bir şekilde cümle kurabilmek istiyorsanız Pronoun konu anlatımı temalı yazımızı iyi incelemenizi öneririz. Bu yazımızda Pronoun nedir, Pronoun tablosu, İngilizce zamirler listesi, object pronoun ve subject pronoun gibi…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!