the (edat) Kendinden sonra gelen ismin belirli bir isim olduğunu ya da daha öncesinde bahsedilmiş bir isim olduğunu belirtmek için kullanılır. I have a cat. The cat’s name is Melanie. (Benim bir kedim var. Kedinin ismi Melanie.) Kendinden sonra gelen ismin emsalsiz ya da grubunun özel bir üyesi olduğunu belirtmek için kullanılır. Donald J. Trump, the President of United States of America. (Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı.) Doğal fenomenlerin başına ya da yönlerin başına…

norm (isim) Kaide, düstur, kural Sometimes, some people’s life styles don’t fit with the society’s norms. (Bazen bazı insanların hayat tarzları toplumun kaidelerine uymaz.) Some Jewish, Christian and Muslim people have very strict norms. (Bazı Yahudi, Hristiyan ve Müslüman insanların oldukça katı kuralları vardır.) Journalism norms have been broken commonly in these days. (Gazetecilik kaideleri bugünlerde oldukça sıklıkla çiğneniyor.) The norms of this tribe are very interesting. (Bu kabilenin kuralları oldukça ilginç.) Standard, model Universal…

team (isim) Takım, ekip I am sure that our basketball team will win the final match.(Basketbol takımımızın final maçını kazanacağına eminim.) Don’t forget that Elizabeth is a part of our team. Please be nice to her.(Elizabeth’in takımımızın bir parçası olduğunu unutmayın. Ona kibar davranın.) team (fiil) Takım halinde yapmak, ekip kurmak, takım oluşturmak If we want to be successful on this project, we should team up.(Eğer bu projede başarılı olmak istiyorsak takım oluşturmalıyız.)It is not…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!