streak (isim) Çizgi, iz, damar I put makeup every day to cover the streaks under my eyes. (Gözlerimin altındaki çizgileri kapamak için her gün makyaj yapıyorum.) You didn’t clean the windows properly, there were streaks on it. (Camları düzgün temizleyememişsin, üzerinde izler vardı.) Özellik Richard is hard to get along with because of his stubborn streak. (İnatçı özelliğinden dolayı Richard anlaşması zor biri.) Seri Everybody believes in our team. We are the only one with…

in (zarf) İçeri, içinde, iç, dahili Henry insisted I go in and drink a cup of coffee, I couldn’t say no to him. (Henry içeri girip bir fincan kahve içmem için ısrar etti, ona hayır diyemedim.) My friend Andy and Martin couldn’t believe their eyes when they saw what was going on in the house. (Arkadaşım Andy ve Martin içeride neler olduğunu gördüklerinde gözlerine inanamadılar.) In their house, every day was like a carnival. (Onların…

İngilizce, her ne kadar Türkçeyle kıyaslandığında bir sürü farklı özelliği olsa da her dilin sahip olduğu gibi belli başlı ortak kurallara sahiptir. Bunlardan birisi de İngilizce Zamirler yani “Pronouns” konusudur. Zamirler günlük konuşmada, yazışmalarımızda ve dinlediğimiz bazı şeylerde sıklıkla önümüze çıkmaktadır. Eğer İngilizceye hâkim olmak ve etkin bir şekilde cümle kurabilmek istiyorsanız Pronoun konu anlatımı temalı yazımızı iyi incelemenizi öneririz. Bu yazımızda Pronoun nedir, Pronoun tablosu, İngilizce zamirler listesi, object pronoun ve subject pronoun gibi…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!