sad (sıfat) Üzgün, kederli, mahzun, üzüntülü, gamlı After I heard what she tells me, i feel sad.(Bana anlattıklarını duyduktan sonra üzüldüm.) The last song I listened on the concert made me sad.(Konserde dinlediğim son şarkı beni üzdü.) Student: What is the meaning of sad?(Öğrenci: Sad ne demek?)Teacher: Sad means depressed.(Öğretmen: Sad mahzun demektir.) Keder verici, üzücü, hazin Princess Diana’s car accident was a sad incident.(Prenses Diana’nın araba kazası keder verici bir olaydı.) I don’t like…

İngilizce’de gramer kurallarını ezberlemek ve cümleleri doğru bir şekilde kurmak büyük önem taşımaktadır. Ama cümle ögelerini doğru bir şekilde sıralasanız da dikkat etmeniz gereken şeyler bununla sınırlı kalmaz. Bu noktada irregular verbs konusunu bilmeniz oldukça faydalı olacaktır. Simple Past Tense ve diğer geçmiş zamanla ilgili zamanlarda fiiller normal formunda bulunmazlar. Fiiller geçmiş zamanla ilgili gramer kalıplarında fiilin 2. Halinde veya fiilin 3. Halinde bulunurlar. 2. Hal veya 3. Hal nedir diye kafanız karışmasın, çünkü bugünkü…

PC (isim) Kişiye özel bilgisayar (personal computer) I don’t have a powerful PC but it is very useful for me. (Çok güçlü bir kişisel bilgisayarım yok ancak benim için gayet kullanışlı.) My daughter passed the university exam so it is time to buy a PC for her. (Kızım üniversite sınavını geçti yani şimdi ona bir kişisel bilgisayar alma zamanı.) There are many PCs in our highschool library. (Lisemizin kütüphanesinde bir sürü kişisel bilgisayar mevcuttur.) The…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!