streak (isim) Çizgi, iz, damar I put makeup every day to cover the streaks under my eyes. (Gözlerimin altındaki çizgileri kapamak için her gün makyaj yapıyorum.) You didn’t clean the windows properly, there were streaks on it. (Camları düzgün temizleyememişsin, üzerinde izler vardı.) Özellik Richard is hard to get along with because of his stubborn streak. (İnatçı özelliğinden dolayı Richard anlaşması zor biri.) Seri Everybody believes in our team. We are the only one with…

Near Türkçe ne demek? near (zarf/sıfat/fiil) Yakın, yakında, hemen hemen We prune the branches of the tree, which is near one meter tall.(Boyu bir metreye yakın olan ağacın dallarını buduyoruz.) The only plus of this house is that it’s near the school and grocery shop.(Bu evin tek artısı okula ve bakkala yakın olması.) Student: What does near means?(Öğrenci: Near ne demek?)Teacher: Near means to nearby.(Öğretmen: Near yakın demektir.) Yakınlaşmak, yaklaşmak, sokulmak As time went on,…

item (isim) Kalem, madde, adet, hesapta tek rakam, bent, haber, öğe The purchased materials are written item by item on the shopping slip.(Satın alınan materyaller, alışveriş fişinde madde madde yazılır.) There are so many items in her house that she doesn’t know where to fit.(Evinde o kadar çok eşya var ki nereye sığdıracağını bilemiyor.) I am trying to package all items carefully but, i need some help!(Bütün eşyaları dikkatlice paketlemeye çalışıyorum ama biraz yardıma ihtiyacım…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!