enjoy (fiil) Zevk almak, keyif almak My nephew is enjoying the new zoo in our town. (Yeğenim şehrimizdeki yeni hayvanat bahçesinden keyif alıyor.) It was quite hard to enjoy in such an annoying situation. (Öyle sinir bozucu bir durumda keyif almak oldukça zordu.) Do you guys enjoying our meeting party? (Tanışma partimizden keyif alıyor musunuz?) Tadını çıkarmak, keyfini çıkarmak She enjoyed the attention she got for her success in the song contest. (O, şarkı yarışmasındaki…

de facto (sıfat) Resmi olmamak ile birlikte fiili After the civil war, a de facto government was established in the country. (İç savaştan sonra ülkede fiili bir hükümet kuruldu.) De facto actually not depends on legality. (Fiili aslında yasallığa bağlı değildir.) He became the de facto leader of the movement. (O hareketin fiili lideri oldu.) Gerçekte, fiilen, genel geçer Some goverments acted de facto due to disagreements. (Bazı devletler anlaşmazlıklar nedeniyle fiilen hareket etmiştir.) Countries…

dark (isim/sıfat) Kara, karanlık, koyu, belirsiz, izbe, ışıksız Come home before it gets dark, I need to talk to you about an important issue. (Hava kararmadan eve gel, seninle önemli bir konu hakkında konuşmalıyım.) When Alex disappeared in the forest, she was terrified of the dark and wild animals. (Alex ormanda kaybolduğunda karanlıktan ve vahşi hayvanlardan çok korkmuştu.) Dark clouds covered the sky, I guess it will rain. (Kara bulutlar gökyüzünü kapladı, sanırım yağmur yağacak.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!