live (fiil) Yaşamak, ikamet etmek, ömür geçirmek, naklen, zinde They live in a two-story, blue-colored detached house. (Onlar iki katlı, mavi renkte olan müstakil bir evde yaşıyorlar.) Did you know that tortoises can live up to 200 years old? (Kara kaplumbağalarının 200 yaşına kadar yaşayabildiklerini biliyor muydun?) live (sıfat) Canlı, canlı yayın It is necessary to be extremely careful in live animal markets due to the risk of infectious diseases. (Canlı hayvan pazarlarında bulaşıcı hastalık…

bride (isim) Gelin, evlenecek olan kadın I have always wanted to be a bride. (Hep bir gelin olmak istemişimdir.) The bride is wearing her dress right now. (Gelin şu anda elbisesini giyiyor.) I couldn’t see the bride’s best friend at the wedding. (Düğünde gelinin en yakın arkadaşını göremedim.) The bride and the groom are coming onto the stage. (Gelin ve damat sahneye geliyor.) Bride için Eş Anlamlı Kelimeler HelpmateHelpmeetLadyWifeBetter halfConsortMatePartnerSpouseSoul mateDomestic partner Bride için Zıt…

Playboy Türkçe ne demek? playboy (isim) Zampara, Çapkın She was dating a rich American playboy who was seeing two other women at the same time.(Aynı anda iki kadınla görüşen zengin bir Amerikalı zamapara ile birlikteydi.) Legendary actor Roger Moore stars as debonair playboy Simon Templar in the series that made him an international star.(Efsanevi oyuncu Roger Moore, kendisini uluslararası bir yıldız yapan dizide güler yüzlü zampara Simon Templar’ı canlandırıyor.) Their lives are forever changed when…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!