crush (fiil) Kıracak ya da şekline zarar verecek kadar bastırmak, ezmek, izdiham yaratmak To get the oil out you will have to crush the seeds. (Yağı çıkarmak için tohumları ezmen gerekecek.) The giant shark crushed the boat and cut it in half. (Dev köpek balığı, tekneyi ezdi ve ortadan ikiye böldü.) crusher (isim) Ezici, kırıcı, parçalayıcı, öğütücü Let’s throw the garbage into the crusher. (Çöpleri öğütücüye atalım.) crushed (sıfat) Ezilmiş, ezik, parçalanmış, bastırılmış Women shouldn’t…

idol (isim) Çok sevilen kimse, idol Brad Pitt is my idol since the films like Fight Club and Troy. (Brad Pitt, Fight Club ve Troy gibi filmlerden bu yana benim idolümdür.) K-Pop artists became idols for millions of teenagers in the last couple of years. (K-Pop sanatçıları son birkaç yılda milyonlarca gencin idolü haline geldi.) The Joker is a villain but probably he is the idol of more people than Batman. (Joker kötü bir karakter…

İngilizce Öğrenmenin En Etkili Yolları: Hızla ve Verimli Dil Öğrenme Stratejileri İngilizce öğrenmek, globalleşen dünyada en önemli becerilerden biridir. Hem kariyerinizdeki fırsatları artırır hem de sosyal yaşamda daha geniş bir etkileşim alanı sağlar. Peki, İngilizce öğrenmek artık daha kolay ve verimli hale geldi. Bu yazıda, İngilizceyi hızla öğrenmek için kullanılan en etkili dil öğrenme yöntemlerini keşfedecek, konuşma pratiği ve günlük çalışma rutinleri ile nasıl ilerleyeceğinizi öğreneceksiniz. 1. Günlük Pratik: İngilizceyi Konuşarak Öğrenin Dil öğrenmenin en…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!