Up ne demek? up (zarf) yukarı Don’t put these glasses up on the top shelf. I can’t even reach them.(Bu bardakları yukarı, üst rafa koymayın. Onlara ulaşamıyorum bile.)When see saw Jeff after a long time, Josephine started jumping up and down because of happiness.(Uzun bir süre sonra Jeff’i gördüğünde, Josephine mutluluktan yukarı aşağı zıplamaya başladı.) Student: What does up means?(Öğrenci: Up ne demek?)Teacher: Up means upward.(Öğretmen: Up yukarı demektir.) up (fiil) yükseltmek, artırmak If we…

match (isim) Maç I am so excited to watch the final match. (Final maçını izlemek için çok heyecanlıyım.) Nancy said she will be at a football match this weekend. (Nancy bu haftasonu bir futbol maçında olacağını söyledi.) We should need to win tomorrow’s qualifying match to go through the next round. (Bir sonraki aşamaya geçmemiz için yarınki eleme maçını yenmeliyiz.) Kibrit I don’t know why I have a box of matches with me. (Neden yanımda…

back (zarf) Geri (koymak, dönmek), tekrar I woke up because of a nightmare, and I couldn’t get back to sleep.(Bir kabus yüzünden uyandım ve uykuya geri dönemedim.) Did you put my sweater back in my wardrobe?(Süveterimi gardırobuma geri koydun mu?) Karşılığında, karşılık olarak When Jonathan hit me, I hit him back.(Jonathan bana vurduğunda, karşılık olarak ben de vurdum.) Geri durmak This zone is dangerous. Keep back!(Bu bölge tehlikeli. Geride durun!) back (isim) Arka, arka taraf…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!