ghetto (isim) Getto, kenar mahalle, azınlık mahallesi, yoksul mahallesi My sister lives in a ghetto and she is considering moving away soon. (Kız kardeşim bir kenar mahallede yaşıyor ve yakında taşınmayı düşünüyor.) Cities with income inequality have more ghettos than cities with equal income. (Gelir eşitsizliği olan şehirler, eşit gelirli şehirlerden daha fazla gettoya sahiptir.) The environment became more dangerous as they went into the ghetto. (Onlar gettonun içlerine girdikçe çevre daha tehlikeli hale geldi.)…

And ne demek? and (bağlaç – zarf) ve, ile, sonra, sonrasında, daha sonra, artı, durmadan, gittikçe My uncle came home and entered his room after watching us all for a long time.(Amcam eve geldi ve hepimizi uzun süre izledikten sonra odasına girdi.)Sully and Mike didn’t even realize they were heading for a huge adventure.(Sully ile Mike büyük bir maceraya doğru yola çıktıklarının farkında bile değildi.)When I ask you a question, look at my face and…

heat (isim) Sıcaklık, ısı, hararet Julia passed out because of the heat.(Julia sıcaktan bayıldı.) She likes summer but she hates the summer heat.(O yazı sever ama yaz sıcağından nefret eder.) Miranda is trying to sleep for 3 hours but she can’t sleep because of heat.(Miranda üç saattir uyumaya çalışıyor ama sıcaktan uyuyamıyor.) Student: What is the meaning of heat?(Öğrenci: Heat ne demek?)Teacher: Heat means warm.(Öğretmen: Heat sıcaklık demektir.) Ateş, tav Stop adding more wood to…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!