allow (fiil) İzin vermek, müsaade etmek, kabul etmek Allow me to give you an example for this situation. (İzin verirseniz bu durum için size bir örnek vereyim.) You have to allow your son attend some school parties otherwise he would go without your permission. (Oğlunun okuldaki bazı partilere katılmasına izin vermelisin, aksi takdirde senin iznin olmadan gidecektir.) Would you allow me in? I’m too late. (İçeri girmeme izin verir misin? Çok geç kaldım.) My father…

kit (isim) Takım, alet, araç, aygıt takımı, eşya dizisi Always keep spare blankets, water, first aid kits and bandages in your room in case of an earthquake. (Deprem ihtimaline karşın odanızda daima yedek battaniye, su, ilk yardım çantası ve bandaj bulundurun.) You should always carry a repair kit in the trunk of your car in case your tire blows. (Lastiğinizin patlaması ihtimaline karşı, aracınızın bagajında her zaman bir tamir kiti taşımalısınız.) Soldiers have to keep…

İngilizce hastalıklar, kelime bilginizi geliştirmek için hastalık ve hastalık isimlerini öğrenin. İngilizce konuşulan bir ülkede hasta olduysanız veya sahip olduğunuz bir hastalık hakkında biriyle konuşmak istiyorsanız, o zaman İngilizce hastalık isimlerini bilmek sizin için çok faydalı olacaktır. Bu aynı zamanda tıp ve insan vücudu hakkında bilgi almak isteyen ve konuyla ilgili metinleri okumak veya İngilizce TV programlarını izlemek için çok kullanışlı olan ve herkes için gerçekten yararlı bilgiler. Şimdi sizler için hazırladığımız İngilizce hastalık isimlerine…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!