flow (isim) Akış, cereyan, akım, akıntı The flow of energy between two sides was obvious. (İki taraf arasındaki enerji akışı açıkça görülebiliyordu.) When we left the party, we sat by the river until the water flow stopped. (Partiden çıktıktan sonra su akıntısı durana kadar nehrin yanında oturduk.) It is very difficult to try to swim against the flow. (Akıntıya karşı yüzmeye çalışmak çok zordur.) flow (fiil) Akmak, akmaya başlamak When I saw her, my tears…

cross (fiil) Karşıya geçmek, keşişmek Crossing the road is dangerous from here. Let’s see if there is a traffic light near.(Buradan yolun karşısına geçmek tehlikeli. Hadi, yakınlarda trafik ışığı var mı bakalım.)Cross the cinema, then turn left.(Sinemadan karşıya geç, daha sonra sola dön.)Student: What is the meaning of cross?(Öğrenci: Cross ne demek?)Teacher: Cross means to travel across.(Öğretmen: Cross karşıya geçmek demektir. ) cross (isim) Çarmıh, haç Josephine always wears a gold cross necklace around her neck.(Josephine boynuna her…

İş İngilizcesi Artık Bir Seçenek Değil, Zorunluluk: İş Yerinde Akıcı Konuşmak için Neden Lingusta Metodu? Bugün iş dünyasında yalnızca işi bilmek yetmiyor. Kendinizi doğru ifade edebilmeniz, toplantılarda söz almanız, sunum yapabilmeniz ve uluslararası iletişim kurabilmeniz gerekiyor. Peki bunu Türkçe ile yapamıyorsanız? İşte burada “İş İngilizcesi” devreye giriyor. Ve hayır, bu klasik bir dil kursu yazısı değil. Bu, iş hayatında gerçekten fark yaratmak isteyenler için yazıldı. Neden İş İngilizcesi? Kariyerinde yükselmek isteyen hemen herkesin karşılaştığı bir…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!