paradise (isim) Cennet I knew that it wouldn’t end well when I realized I was in love with him, then I wept like the angels in paradise.(Ona aşık olduğumu anladığımda bunun iyi bitmeyeceğini biliyordum, sonra cennetteki melekler gibi ağladım.) When I was a kid, I thought this garden was paradise.(Küçükken bu bahçenin cennet olduğunu düşünürdüm.) Mountains and forests, according to Josephine, were paradise. He felt very happy in nature.(Dağlar ve ormanlar, Josephine’a göre cennetti. Doğada…

alone (sıfat) Yalnız, kimsesiz I was alone in the dark street and it was very frightening. (Karanlık sokakta tek başımaydım ve bu çok korkutucuydu.) It’s sad to see him so alone in that crowded friend group. (Onu o kalabalık arkadaş grubunda bu kadar yalnız görmek üzücü.) You can sit because I don’t want to eat alone tonight. (Oturabilirsin çünkü bu akşam yalnız yemek istemiyorum.) Rakipsiz She was alone in the Statistics class in almost the…

İngilizce’nin en temel gramer kalıplarından birisi olan Present Continuous Tense, basit gözüken ama aslında çok kolay karıştırılabilecek bir kalıptır. Örnekler vererek ve tüm cümle kalıplarının üstünden geçerek anlatacağımız için bu konuyu iyice kavrayabileceksiniz. Present Continuous Tense en çok “Simple Present Tense” kalıbıyla karıştırılır. Çünkü ikisi aslında birbirine çok yakın zamanlardır. Bu dersimizde “Present Continuous Tense”in tüm detaylarını işleyeceğiz. Present Continuous Tense nedir? Nerede kullanılır? Ne zaman kullanılması gerekir? Nasıl kullanılır ve cümle kalıbı nasıldır? Simple…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!