junior (isim) Küçük, iki şeyden küçüğü, çocuk, kıdemsiz I have 2 sons. The junior one is 12 and the older one is 18 years old. (Benim 2 oğlum var. Küçük olan 12, büyük olan ise 18 yaşında.) John is one of the junior partners in our law firm. (John, hukuk şirketimizin kıdemsiz ortaklarından biridir.) When Sarah was in high school, she was playing basketball in the junior league. (Sarah lisedeyken küçükler liginde basketbol oynuyordu.) Junior…

Upgrade Türkçe ne demek? Upgrade (fiil) Bir üst modele geçmek, geliştirmek, artırmak, terfi ettirmek The paper company also uses green technology to upgrade their facilities and manufacturing processes.(Kağıt şirketi ayrıca tesislerini ve üretim süreçlerini geliştirmek için yeşil teknolojiyi kullanıyor.) He’d used the excuse of HQ moving to Miami a year before to upgrade everything in the room.(Odadaki her şeyi yükseltmek için merkezin bir yıl önce Miami’ye taşınması bahanesini kullanmıştı.) To make these upgrades, you must…

İngilizce dil bilgisi ve kullanımı içerisinde bazı kalıplaşmış cümle yapıları yer almaktadır. Bir şeye sahip olduğunuzu belirtmek istediğinizde “have” kalıbı ile cümleler kurarken, bir şeyin var olduğunu belli etmek için “there is/there are” kullanımı yapılmaktadır. Konuyu anlayabilmeniz için ilk olarak kelime anlamının doğru bir şekilde oturması gerekmektedir. Herhangi bir şey için var anlamında bir cümle kurmak istediğinizde there is ya da there are kalıbını kullanmanız gerekmektedir. Sizler için hazırladığımız bu yazımızda, İngilizce gramatik yapıyı, soru…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!