casual (sıfat) Raslantısal, rastgele, tesadüfî Today, I attended a casual meeting which I hadn’t got any preparations. (Bugün hiç hazırlığımın olmadığı ve rastgele gerçekleşen bir toplantıya katıldım.) Gündelik (iş) After six months of unemployment, finally I could found a casual job in a restaurant. (Altı ay boyunca süren bir işsizlik sonrasında, sonunda bir lokantada gündelik bir iş bulabildim. Günlük (giysi) Most of the time I like to wear casual clothes. (Çoğu zaman günlük kıyafetler giymeyi…

People Türkçe ne demek? people (isim) insanlar, toplum, ulus, insanlık Despite the horrors she witnessed, Anne Frank never lost her faith in people.(Tanık olduğu dehşetli olaylara rağmen, Anne Frank insanlığa karşı olan inancını hiçbir zaman kaybetmedi.) The 1920s to 1950s renderings of what people thought the future would look like are full of things like personal jetpacks and flying cars.(1920li yıllardan 1950’li yıllara kadarki dönemde insanların geleceğin neye benzeyeceği ile ilgili yorumlar tamamen uçan arabalar…

loading (isim) Yükleme When you see a loading screen, don’t shut it down because the installation process is in progress. (Eğer yükleme ekranı görürsen sakın kapatma çünkü kurulum işlemi devam etmektedir.) The loading has been going on for 8 hours and it is getting very annoying. (Yükleme 8 saattir sürüyor ve çok sinir bozucu olmaya başladı.) There was a wage crisis at loading department that’s why the shipment had been delayed. (Yükleme departmanında ücretlerle alakalı…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!