over (zarf) Üstüne, üzerine, üzerinde, üzerinden, aşkın, fazla There were over 500 participants at this year’s meeting. (Bu yılki toplantıda 500’ü aşkın katılımcı vardı.) My father jumped over the fence to enter the house. (Babam eve girmek için çitlerin üzerinden atladı.) Üst üste, art arda, sürekli Alice called me over and over tonight. (Alice bu gece beni defalarca kez aradı.) Öbür tarafında, karşı yakasında My sister lives just over the river. (Kız kardeşim nehrin karşı…

history (isim) Tarih The history is written by the winners. (Tarihi kazananlar yazar.) History will write about the sacrifices you have made for this nation, and your children, our grandchildren, will be proud of you. (Tarih bu ulus için yaptığınız fedakarlıkları yazacak ve çocuklarınız, torunlarımız sizinle gurur duyacak.) I study history, especially the German millitary history. –Wow, you must be very knowledgeable and cultured. (Tarih ile, özellikle Alman askeri tarihi ile ilgileniyorum.– Vay, çok bilgili…

Keep Türkçe ne demek? Keep (fiil) tutmak Keep your mind these topics I teach because it will come out on the exam.(Öğrettiğim bu konuları aklınızdan çıkarmayın çünkü sınavda çıkacak.) Keep this pain reliever at home, you should use it when you have a headache.(Bu ağrı kesiciyi evde tutun, başınız ağrıyınca kullanmanız gerekir.) Every day he worked in a crazy, trying to keep her out of her mind.(Her gün onu aklından uzak tutmaya çalışarak çılgınca çalıştı.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!