like (fiil) Hoşlanmak, sevmek Footbal is the only thing that I like in this life. (Futbol bu hayatta sevdiğim tek şeydir.) I like eating junk foods while watching movies and TV series. (Dizi veya film izlerken abur cubur yemek hoşuna gidiyor.) This flower doesn’t like too much water so don’t water it too often. (Bu çiçek çok suyu sevmez bu yüzden onu çok sık sulamazsan iyi olur.) İstemek (would ile birlikte kullanıldığında) Would you like…

Lingusta ile Dil Öğrenme: Kendi Hızınızda, Her Yerden ve Her Zaman Dil öğrenme süreci, her birey için farklıdır. Kimi insanlar, sınıflarda ders alarak öğrenmeyi tercih ederken, kimileri de evde, kendi hızında ve istediği zaman dil bilgilerini geliştirmek ister. Eğer siz de evde İngilizce öğrenmek istiyor ve hızınızı kendiniz belirlemek istiyorsanız, Lingusta tam size göre! Lingusta, dil öğrenme sürecini hem kişisel hem de verimli hale getiren bir mobil uygulamadır. Herhangi bir sınıfa, kursa ya da yoğun…

update (isim/fiil) Güncelleştirmek, modernize etmek, yükseltmek I’ve been waiting for 2 hours for my computer to update.(Bilgisayarımın güncellenmesi için 2 saattir bekliyorum.) Before changing the update date, you should ask John, this is in his jurisdiction.(Güncelleme tarihini değiştirmeden önce John’a sormalısınız, bu onun yetki alanında.) If you update your phone periodically, you will see many new features coming.(Telefonunuzu periyodik olarak güncellerseniz, birçok yeni özelliğin geldiğini göreceksiniz.) Please don’t forget the update your informations before you…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!