work (fiil) Çalışmak, meslek icra etmek He works in TOFAS car factory in Bursa. (O, Bursa’da bulunan TOFAŞ araba fabrikasında çalışıyor.) She works as an engineer in the iron steel industry (O, demir çelik endüstrisinde mühendis olarak çalışıyor.) İş yapmak, uğraşmak My grandfather worked all day in his farm. (Büyükbabam bütün gün boyunca tarlasında çalışmış.) Working with plants and flowers is very hard but also very relaxing. (Bitkilerle çalışmak oldukça zor ve bir o kadar…

vinegar (isim) Sirke This shop sells handmade apple vinegar and it’s very high quality. (Bu dükkan el yapımı elma sirkesi satıyor ve çok oldukça kaliteli.) In a nostalgic Turkish movie, a married couple gets divorced over a debate about whether pickles will taste better when made with vinegar or lemon juice. (Nostaljik bir Türk filmimde, evli bir çift turşunun sirkeyle mi yoksa limon suyuyla mı yapıldığında daha lezzetli olacağı hakkında bir tartışma yüzünden boşanır.) I…

Lake Türkçe ne demek? Lake (isim) göl They own a cottage on the lake.(Gölde bir kulübeleri var.) In Turkey, some people are believe that there is a sea monster in the Lake of Van and its name is “Monster of Lake of Van”.(Türkiye’de bazı insanlar Van Gölü’nde bir deniz canavarı olduğunu inanıyor ve adı “Van Gölü Canavarı”. We used to go to the lake every weekend and make fishing with me and my kids.(Her haftasonu…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!