fast (sıfat) Süratli, hızlı Jack bought a fast car and he is very proud of it. (Jack hızlı bir araba aldı ve bununla gurur duyuyor.) Luna is a really fast Olympic swimmer. (Luna gerçekten hızlı bir olimpik yüzücü.) fast (zarf) Çabuk, hızlı You should act fast if you want to get the job. (Eğer işi almak istiyorsan, hızlı davranmalısın.) Come on, we need to buy concert tickets right now. The seats are filling up fast.…

freedom (isim) Özgürlük, bağımsızlık, hürriyet, istiklâl Turkey gained its freedom in 1923 with Treaty of Lausanne. (Türkiye 1923’deki Lozan Barış Antlaşması ile bağımsızlığını kazanmıştır.) In this country, our freedom is guaranteed by the government and by the constitution. (Bu ülkede, özgürlüğümüz hükümet ve anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.) Freedom, equality and fraternity are the core values of French Revolution. (Hürriyet, eşitlik ve kardeşlik Fransız Devriminin ana değerlerini oluşturur.) Hak, imtiyaz In United States of America,…

İngilizce Öğren: Hızlı ve Verimli Dil Öğrenmenin Yolları İngilizce öğren, günümüzde hem kişisel hem de profesyonel yaşamda büyük bir önem taşır. Teknolojinin etkisiyle, dil öğrenme süreçleri daha hızlı, verimli ve kişiselleştirilmiş hale geliyor. Eğer İngilizce öğrenmeye başlamak ya da hızlandırmak istiyorsanız, doğru platformdasınız! Bu yazıda, İngilizce öğrenmek için en etkili yöntemleri keşfedecek ve Lingusta’nın size nasıl yardımcı olabileceğini öğreneceksiniz. Bu yazıda, İngilizce öğrenmenin en hızlı ve etkili yollarını keşfedecek ve Lingusta’nın size nasıl yardımcı olabileceğini…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!