Hit Türkçe ne demek? hit (fiil) çarpmak, vurmak, isabet etmek My head hurts. Probably because I hit it on the shelf this morning.(Başım ağrıyor. Muhtemelen bu sabah rafa çarptığım içindir.)Nancy, stop hitting your brother!(Nancy, erkek kardeşine vurmayı kes!)I heard Jeff and Josephine were in a car accident. They hit the car to a tree.(Jeff ve Josephine’in trafik kazası geçirdiğini duydum. Arabayı bir ağaca çarpmışlar.)Try to hit the target.(Hedefe isabet etmeye çalış.)Student: What is the meaning…

Düzenli Çalışmanın Gücü: Eğitim Sezonunda İngilizceyi Hızla Öğrenin Eğitim sezonu, yalnızca okula dönüş anlamına gelmiyor; kendini geliştirmek ve yeni hedefler koymak için de çok güçlü bir başlangıç noktası. Eğer bu dönem hedefiniz İngilizceyi hızla öğrenmek ise, doğru yerdesiniz. Çünkü dil öğrenmede mucize formül yok; ama bilimsel olarak bildiğimiz bir gerçek var: düzenli ve planlı çalışma, dağınık ve düzensiz çalışmadan her zaman daha etkili. Bu yazıda, eğitim sezonunu akıllıca kullanarak nasıl istikrarlı bir İngilizce çalışma düzeni…

oral (sıfat – isim) Ağız, ağızdan söylenen, sözel When Andy gets sick, his doctor always gives him oral medicine because he is afraid of syringe. (Andy hasta olduğunda doktoru ona ağız yoluyla alınan ilaçlar veriyor çünkü o iğneden çok korkuyor.) My uncle is an orthodontist. His job is to ensure the oral health of people. (Amcam bir ortodontisttir. Onun işi insanların ağız sağlığını sağlamaktır.) Şifahi, sözlü yapılan, sözel Frank made an oral agreement and now…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!