streak (isim) Çizgi, iz, damar I put makeup every day to cover the streaks under my eyes. (Gözlerimin altındaki çizgileri kapamak için her gün makyaj yapıyorum.) You didn’t clean the windows properly, there were streaks on it. (Camları düzgün temizleyememişsin, üzerinde izler vardı.) Özellik Richard is hard to get along with because of his stubborn streak. (İnatçı özelliğinden dolayı Richard anlaşması zor biri.) Seri Everybody believes in our team. We are the only one with…

update (isim/fiil) Güncelleştirmek, modernize etmek, yükseltmek I’ve been waiting for 2 hours for my computer to update.(Bilgisayarımın güncellenmesi için 2 saattir bekliyorum.) Before changing the update date, you should ask John, this is in his jurisdiction.(Güncelleme tarihini değiştirmeden önce John’a sormalısınız, bu onun yetki alanında.) If you update your phone periodically, you will see many new features coming.(Telefonunuzu periyodik olarak güncellerseniz, birçok yeni özelliğin geldiğini göreceksiniz.) Please don’t forget the update your informations before you…

Swordsman Türkçe ne demek? Swordsman (isim) İyi kılıç kullanan kimse, silahşör, kılıç ustası, savaşçı The swordsman lifted a sword from the ground and quickly attacked his opponent.(Kılıç ustası yerden bir kılıcı kaldırdı ve hızla rakibine saldırdı.) He was the finest swordsman in the army, and possessed that daring recklessness which is the most useful quality of leadership against Asiatics.(Ordudaki en iyi kılıç ustasıydı ve Asyalılara karşı liderliğin en yararlı niteliği olan bu cüretkar pervasızlığa sahipti.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!