look (fiil) Bakmak, aramak Let’s go and look at the ducks by the pond. (Hadi gidip göletin kıyısındaki kurbağalara bakalım.) I was looking for you everywhere! (Her yerde seni arıyordum!) Görünmek I think you look so beautiful in that dress. (Bence o elbise içinde çok güzel görünüyorsun.) He is trying to look brave but you can see tears in his eyes. (Cesur görünmeye çalışıyor ama gözlerindeki yaşları görebiliyorsun. Beklemek, ümit etmek I am looking forward…

Nature Türkçe ne demek? nature (isim) doğa, tabiat I go to hiking with my girlfriend almost every month because we love being in nature(Neredeyse her ay kız arkadaşımla doğa yürüyüşüne çıkıyoruz çünkü doğada olmayı çok seviyoruz.) My wife just found an hotel where is the middle of the Finland’s nature.(Karım Finlandiya doğasının göbeğinde bulunan bir otel buldu.) I think the most beautiful thing about Switzerland is its nature.(Bence İsviçre ile ilgili en güzel şey oranın…

Enteresan ve anlamlı İngilizce güzel kelimeler Sosyal medya sitelerinden derlenmiş en çok beğenilen İngilizce güzel kelimeler listesi şöyle: 1. Aquiver – titreyen 2. Mellifluous – yumuşak (ses), tatlı, akıcı (konusma/ses/ müzik vb), bal gibi, bal gibi tatlı, kulağa hoş gelen 3. Ineffable – ağza alınmaz (kutsal), anlatılamaz, tanımlanmaz, söylenemez, betimlenemez, kelimelerle ifade edilemez, tarifsiz, sözü edilmez 4. Nefarious – kötü, alçak, çok kötü, menfur, alçakça, hain, çirkin, fena 5. Somnambulist – uyurgezer 6. Epoch -…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!
Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!