İngilizce Konuşamamak Terfiye Engel Olmasın: İş İngilizcesinde Özgüven Kazanmanın Yolu Merve, büyük bir ilaç firmasında ürün yöneticisi. İşini seviyor, yıllardır aynı şirkette çalışıyor ve üst düzey yöneticilerle aynı toplantılara katılıyor. Ancak bir sorun var: Toplantı dili İngilizce olduğunda, susmayı tercih ediyor. Çünkü konuştuğunda, cümlelerini toparlayamıyor. “Anlıyorum ama konuşamıyorum.” diyor. Tanıdık geldi mi? Bu yalnızca Merve’nin değil, binlerce beyaz yaka çalışanın yaşadığı bir gerçek. Kariyer basamaklarını tırmanmak isteyen herkesin önünde aynı engel var: İş İngilizcesinde özgüven…

talk (fiil) Konuşmak, sohbet etmek I saw your mother in the shopping mall yesterday and we talked about you and our sad broke up.(Dün alışveriş merkezinde anneni gördüm ve senden ve üzücü ayrılığımızdan konuştuk.) Do you remember night that we talked about everything whole night without a break.(Seninle sabaha kadar her şey hakkında, hiç ara vermeden konuştuğumuz geceyi hatırlıyor musun?) Student: What is the meaning of talk?(Öğrenci: Talk ne demek?)Teacher: Talk means to speak.(Öğretmen: Talk…

casual (sıfat) Raslantısal, rastgele, tesadüfî Today, I attended a casual meeting which I hadn’t got any preparations. (Bugün hiç hazırlığımın olmadığı ve rastgele gerçekleşen bir toplantıya katıldım.) Gündelik (iş) After six months of unemployment, finally I could found a casual job in a restaurant. (Altı ay boyunca süren bir işsizlik sonrasında, sonunda bir lokantada gündelik bir iş bulabildim. Günlük (giysi) Most of the time I like to wear casual clothes. (Çoğu zaman günlük kıyafetler giymeyi…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!