sunset (isim) Gün batımı, güneş batışı The sunset is looking wonderful at the top of that cliff. (Gün batımı şu uçurumun tepesinde harika görünüyor.) We can finish our job because we have a couple of hours before the sunset. (İşimizi bitirebiliriz çünkü güneşin batımına kadar birkaç saatimiz daha var.) I have never watched the sunset with any of my partners until today. (Bugüne kadar hiçbir partnerimle gün batımını izlememiştim.) We are safe now until the…

How much ve how many İngilizcede bir şeyin miktarına yönelik soru sormak üzere kullandığımız bir kalıptır. İngilizce öğrenmeye karar verildikten sonra gerek konuşmalarda gerekse yazışmalarda çok karşılaşacağınız bu kalıpları öğrenmek miktarla ilgili soru sorarken ve sorulara cevap verirken işinize yarayacaktır. Konu anlatımına ve cümle örneklerine değinmeden önce ‘’How Many’’ ve ‘’How Much’’ arasındaki farkı bilmek çok önemlidir. Bu fark şu şekildedir: ‘’How Many’’ sayılabilen yani countable nesnelere yönelik kullanılmaktadır. Örneğin size orada kaç tane sandalye…

High Türkçe ne demek? High (sıfat, fiil, isim) Yüksek, zirve, ulu, muhteşem, üst, direnmek, kabarmak, dolgun(ücret), asil If you want to reach a high position in the company, you have to work hard and win the boss’s favor.(Şirkette yüksek bir pozisyona ulaşmak istiyorsanız, çok çalışmanız ve patronun gözüne girmeniz gerekiyor.) The mountain we climbed was so high that after a while we could see the clouds from above.(Tırmandığımız dağ o kadar yüksekti ki bir süre…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!