work (fiil) Çalışmak, meslek icra etmek He works in TOFAS car factory in Bursa. (O, Bursa’da bulunan TOFAŞ araba fabrikasında çalışıyor.) She works as an engineer in the iron steel industry (O, demir çelik endüstrisinde mühendis olarak çalışıyor.) İş yapmak, uğraşmak My grandfather worked all day in his farm. (Büyükbabam bütün gün boyunca tarlasında çalışmış.) Working with plants and flowers is very hard but also very relaxing. (Bitkilerle çalışmak oldukça zor ve bir o kadar…

Bu sayfada birbirinden ayırması zor gibi gözüken ama aslında gayet basit bir konu olan Comparative and Superlative konusunu anlatacağız. İsimleri birbiriyle kıyaslamaya yarayan bu İngilizce gramer konusunu örneklerle açıklayıp daha iyi kavramanıza yardımcı olacağız. O halde ilk konumuz olan “Comparative” ile yazımıza başlayalım. Comparative Ne Demektir ve Nasıl Kullanılır https://youtu.be/f2On3a-Cmd8 Comparative kelimesinin kökü Compare fiilinden gelmektedir. Compare karşılaştırma demektir ve gramer olarak karşımıza “Comparative Adjectives” yani “Karşılaştırma Sıfatları” adıyla çıkar. Bir ismin herhangi bir niceliği…

Fix Türkçe ne demek? fix (fiil) Düzeltmek, onarmak, tamir etmek, hile karıştırmak, şike yapmak I have been receiving reports that horse racing competitions were fixed.(At yarışı müsabakalarına hile karıştırıldığına dair raporlar alıyorum.) I don’t want it, if you really want it, go ahead and fix something.(İstemiyorum, eğer gerçekten istiyorsan, devam et ve bir şeyi düzelt.) You can’t fix a war that’s been on for hundreds of thousands of years.(Yüzbinlerce yıldır devam eden bir savaşı düzeltemezsiniz.)…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!