Hit Türkçe ne demek? hit (fiil) çarpmak, vurmak, isabet etmek My head hurts. Probably because I hit it on the shelf this morning.(Başım ağrıyor. Muhtemelen bu sabah rafa çarptığım içindir.)Nancy, stop hitting your brother!(Nancy, erkek kardeşine vurmayı kes!)I heard Jeff and Josephine were in a car accident. They hit the car to a tree.(Jeff ve Josephine’in trafik kazası geçirdiğini duydum. Arabayı bir ağaca çarpmışlar.)Try to hit the target.(Hedefe isabet etmeye çalış.)Student: What is the meaning…

special (isim/sıfat) Özel, yemek (lokantaya has), özel sayı, spesiyal, mahsus, olağanüstü, yegane He’s planning a special dinner to propose marriage.(Evlenme teklif etmek için özel bir akşam yemeği planlıyor.) I would like to try the chef’s special menu.(Şefin özel menüsünü denemek istiyorum.) She preferred her order as a special delivery to be faster.(Siparişini daha hızlı olması için özel gönderim olarak tercih etti.) It is time to shop! The stores have special prices for you on this…

work (fiil) Çalışmak, meslek icra etmek He works in TOFAS car factory in Bursa. (O, Bursa’da bulunan TOFAŞ araba fabrikasında çalışıyor.) She works as an engineer in the iron steel industry (O, demir çelik endüstrisinde mühendis olarak çalışıyor.) İş yapmak, uğraşmak My grandfather worked all day in his farm. (Büyükbabam bütün gün boyunca tarlasında çalışmış.) Working with plants and flowers is very hard but also very relaxing. (Bitkilerle çalışmak oldukça zor ve bir o kadar…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!