sadist (isim) Sadist, elezer, acı çektimekten (özellikle cinsel anlamda) hoşlanan kişi Lily has a psychological disorder named sadism. She gets pleasure from hurting people around her. (Lily’in sadizm denilen psikolojik bir rahatsızlığı var. O, etrafındaki insanlara acı çektirmekten keyif alıyor.) My grandfather was a sadist person and he was literally torturing my grandmother. (Büyük babam sadist bir insandı ve büyükanneme resmen eziyet ederdi.) Alan’s sister is sadist but she still can’t accept it. (Alan’ın kız…

Bu yazımızda İngilizce renkler nelerdir, okunuşları ve Türkçeleri ile birlikte öğreneceğiz. İngilizce renk demek için ”colour” veya ”color” kelimesi kullanılır. İngilizce Renkler ve Türkçe Karşılıkları Aşağıda günlük hayatta daha sık kullandığımız İngilizce renkler ile ilgili listeyi bulabilirsiniz. Renklerin hemen yanına okunuşları ve Türkçeleri eklenmiştir. İngilizce Türkçe Brown Kahverengi Black Siyah Blue Mavi Beige Bej Cream Krem Grey Gri Green Yeşil Gold Altın Orange Turuncu Olive Zeytin Yeşili Maroon Bordo Purple Mor Pink Pembe Red Kırmızı Silver…

team (isim) Takım, ekip I am sure that our basketball team will win the final match.(Basketbol takımımızın final maçını kazanacağına eminim.) Don’t forget that Elizabeth is a part of our team. Please be nice to her.(Elizabeth’in takımımızın bir parçası olduğunu unutmayın. Ona kibar davranın.) team (fiil) Takım halinde yapmak, ekip kurmak, takım oluşturmak If we want to be successful on this project, we should team up.(Eğer bu projede başarılı olmak istiyorsak takım oluşturmalıyız.)It is not…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!