light (isim) Aydınlık, ışık Christopher reads a book to his daughter every night until she falls asleep and then he turns off the light. (Christopher her gece kızına, o uyuya kalana kadar kitap okur sonra da ışığı kapatır.) The sun is rising, you can see its light from the window. (Güneş doğuyor, ışığını pencereden görebilirsin.) light (sıfat) Açık (renk), hafif Samanta handed him a light blue shirt. (Samanta ona açık mavi bir gömlek verdi.) I…

İngilizce seviyeleri, İngilizce bilip bilmediğinizi test etmek adına genellikle kullanılan faktörlerdir. İngilizceyi kullanma becerilerinizin ne denli iyi – kötü olduğunu tespit etmeye yarayan seviyelerin farklı şekillerde sınıflandırıldığını ifade etmek gerekir. Başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar 6 farklı aşaması bulunan İngilizce seviyelerini öğrenmek istiyorsanız sizler için hazırladığımız bu şahane rehberi detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. https://youtu.be/XRLML9-SPaQ İngilizce Dil Seviyeleri A1 – Beginner: Başlangıç Seviyesi A2 – Elementary: Temel Seviye B1 – Pre Intermediate: Orta Seviye Öncesi B2…

other (sıfat) Öteki, başka, diğer In other words, it’s none of my business. So, I don’t care. (Başka bir deyişle, bunların hiçbiri beni ilgilendirmez. Yani, umurumda değil.) Why do you care what others think about you? (Neden diğerlerinin senin hakkında ne düşündüğünü önemsiyorsun?) Jonathan didn’t like the other children. That’s why he never played with them. (Jonathan öteki çocukları sevmedi. Bu yüzden onlarla hiç oynamadı.) Can we go to other place, please? I didn’t like…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!