crush (fiil) Kıracak ya da şekline zarar verecek kadar bastırmak, ezmek, izdiham yaratmak To get the oil out you will have to crush the seeds. (Yağı çıkarmak için tohumları ezmen gerekecek.) The giant shark crushed the boat and cut it in half. (Dev köpek balığı, tekneyi ezdi ve ortadan ikiye böldü.) crusher (isim) Ezici, kırıcı, parçalayıcı, öğütücü Let’s throw the garbage into the crusher. (Çöpleri öğütücüye atalım.) crushed (sıfat) Ezilmiş, ezik, parçalanmış, bastırılmış Women shouldn’t…

other (sıfat) Öteki, başka, diğer In other words, it’s none of my business. So, I don’t care. (Başka bir deyişle, bunların hiçbiri beni ilgilendirmez. Yani, umurumda değil.) Why do you care what others think about you? (Neden diğerlerinin senin hakkında ne düşündüğünü önemsiyorsun?) Jonathan didn’t like the other children. That’s why he never played with them. (Jonathan öteki çocukları sevmedi. Bu yüzden onlarla hiç oynamadı.) Can we go to other place, please? I didn’t like…

Bugün, yeni İngilizce kelime öğrenme çalışmalarınızın daha kolay ve eğlenceli hale gelebilmesi için en etkili İngilizce kelime ezberleme teknikleri hangileridir birlikte inceleyeceğiz. İngilizce Kelime Ezberleme ve Öğrenme Teknikleri Yeni bir dilde hakimiyet kazanmak imkansız bir görev gibi görünebilir, özellikle bu dil İngilizce kadar karmaşık olduğunda. Yeni kelimeleri ezberlemek, yeni bir dil öğrenmenin büyük bir parçasıdır ve hal böyleyken başarmak da çok zor gibi görünüyor. Fakat paylaşacağımız İngilizce kelime ezberleme teknikleri ile umarız yeni İngilizce kelime öğrenme süreciniz…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!