cut (fiil) Kesmek, biçmek, makas vurmak, doğramak I accidentally cut my hand yesterday while walking through the woods.(Dün ormanda yürürken kazara elimi kestim.) A master tailor knows very well where to cut the fabric.(Usta bir terzi, kumaşı nereden keseceğini çok iyi bilir.) Nature is dying every day with these cutted trees.(Doğa bu kesilmiş ağaçlarla beraber her gün ölüyor.) Tailors are using special cutting methods and using the scissors like an artist(Terziler özel kesme yöntemleri kullanıyor…

try (fiil) Bir şeyi denemek, yapmaya çalışmak Would you please try this shirt?(Bu gömleği dener misiniz lütfen?) Try making sentences shorter when writing.(Yazı yazarken cümleleri daha kısa yapmayı dene.) Student: What is the meaning of try?(Öğrenci: Try ne demek?)Teacher: Try means to attempt to do something.(Öğretmen: Try bir şeyi yapmayı denemek demektir.) Bir şeyin başarısını, uygunluğunu veya sonucunu test etmek The new keyboard is great. You should try it.(Yeni klavye harika. Onu denemelisin.) They will…

mix (fiil/isim) Karışım, karıştırmak, katmak, kaynaşmak, karmak The wood of my wardrobe was a mix of dark oak and pine.(Gardırobumun ahşabı koyu meşe ve çam karışımıydı.) Olive oil and water never mix, the oil always stays on top and the water stays on the bottom.(Zeytinyağı ve su asla karışmaz, yağ her zaman üstte ve su altta kalır.) Rainbow is a mix in which colors are harmonious.(Gökkuşağı, renklerin uyumlu olduğu bir karışımdır.) The Atlantic and Pacific…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!