other (sıfat) Öteki, başka, diğer In other words, it’s none of my business. So, I don’t care. (Başka bir deyişle, bunların hiçbiri beni ilgilendirmez. Yani, umurumda değil.) Why do you care what others think about you? (Neden diğerlerinin senin hakkında ne düşündüğünü önemsiyorsun?) Jonathan didn’t like the other children. That’s why he never played with them. (Jonathan öteki çocukları sevmedi. Bu yüzden onlarla hiç oynamadı.) Can we go to other place, please? I didn’t like…

Upgrade Türkçe ne demek? Upgrade (fiil) Bir üst modele geçmek, geliştirmek, artırmak, terfi ettirmek The paper company also uses green technology to upgrade their facilities and manufacturing processes.(Kağıt şirketi ayrıca tesislerini ve üretim süreçlerini geliştirmek için yeşil teknolojiyi kullanıyor.) He’d used the excuse of HQ moving to Miami a year before to upgrade everything in the room.(Odadaki her şeyi yükseltmek için merkezin bir yıl önce Miami’ye taşınması bahanesini kullanmıştı.) To make these upgrades, you must…

İngilizce kelimeler ve anlamları günlük yaşantımız esnasında en çok kullanılan kelimeler ile birlikte sık sık karşımıza çıkmaktadır. Yeni bir dil öğrenirken kelime dağarcığımızı geliştirmemiz gerekir. İngilizce dilinde bir milyon civarında ingilizce kelime olduğu bilinmektedir. Ancak gerek konuşma dilinde gerekse edebi ve akademik dilde sıkça kullanılan kelime sayısı birkaç bini geçmemektedir. Bu sayfada yer alan ilk bin kelime ise yaklaşık olarak basılı materyallerdeki kelimeler toplamının %80’ini oluşturuyor. Günlük konuşma dilinde ise kitap, dergi ve gazete gibi basılı…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!