oral (sıfat – isim) Ağız, ağızdan söylenen, sözel When Andy gets sick, his doctor always gives him oral medicine because he is afraid of syringe. (Andy hasta olduğunda doktoru ona ağız yoluyla alınan ilaçlar veriyor çünkü o iğneden çok korkuyor.) My uncle is an orthodontist. His job is to ensure the oral health of people. (Amcam bir ortodontisttir. Onun işi insanların ağız sağlığını sağlamaktır.) Şifahi, sözlü yapılan, sözel Frank made an oral agreement and now…

İngilizce Öğrenmenin En Etkili Yolları: Hızla ve Verimli Dil Öğrenme Stratejileri İngilizce öğrenmek, globalleşen dünyada en önemli becerilerden biridir. Hem kariyerinizdeki fırsatları artırır hem de sosyal yaşamda daha geniş bir etkileşim alanı sağlar. Peki, İngilizce öğrenmek artık daha kolay ve verimli hale geldi. Bu yazıda, İngilizceyi hızla öğrenmek için kullanılan en etkili dil öğrenme yöntemlerini keşfedecek, konuşma pratiği ve günlük çalışma rutinleri ile nasıl ilerleyeceğinizi öğreneceksiniz. 1. Günlük Pratik: İngilizceyi Konuşarak Öğrenin Dil öğrenmenin en…

beat (fiil) Dövmek Once, when I was in college, I have beaten by ten men who have clubs. (Bir keresinde, üniversitedeyken ellerinde sopalar olan on tane adam tarafından dövüldüm.) Police took a man in custody because he beats his wife and his children brutally. (Polis bir adamı karısını ve çocuklarını vahşice dövdüğü için gözaltına aldı.) I am taking Kung Fu classes because I don’t want to beaten by anyone. (Kung Fu dersleri alıyorum çünkü kimsenin…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!