left (sıfat) Sol Bir kişinin ya da nesnenin kuzeye bakarken batıda olan bir şeyin üzerinde, ona doğru ya da onunla ilgili bir şeyi ifade etmesidir. His left arm was broken. (Onun sol kolu kırılmıştı.) Radikal, reformcu veya sosyalist görüşleri destekleyen bir kişi veya grupla ilgili de kullanılabilmektedir. He was very interested in left politics. (Sol siyaset ile oldukça ilgilenen bir insandı.) Bırakılan, bırakılmış, kalmış Is there any milk left in the refrigerator? (Buzdolabında hiç süt…

Rich Türkçe ne demek? Rich (sıfat) Zengin, varsıl, bol bol, esprili, gani, çok, besleyici, canlı(renk), yüklü, nükteli The richest person in the world is the person who has a happy family and a warm home(Dünyanın en zengin insanı, mutlu bir ailesi ve sıcak bir evi olan insandır.) My father, who is one of the richest people of his neighborhood, always helped the needy in his neighborhood.(Mahallesinin en zenginlerinden olan babam mahallesindeki muhtaçlara her zaman yardım…

good night (ünlem) İyi geceler At 10 PM in our house, everyone says goodnight to each other and goes to their room. (Evimizde saat 22:00’de herkes birbirine iyi geceler der ve odasına gider.) After saying good night to her last night, I couldn’t sleep for a while and decided to read a book. (Dün gece ona iyi geceler dedikten sonra bir süre uyuyamadım ve kitap okumaya karar verdim.) When your loved one sends you a…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!