aloha (ünlem) Merhaba, selamlar *Genelde Hawaii bölgesinde kullanılmaktadır.* Aloha, welcome to our paradise island, Hawaii. (Merhaba, cennet adamız Hawaii’ye hoş geldiniz.) Aloha! I hope you are enjoying your holiday in Hawaii. (Merhaba! Umarım Hawaii’deki tatilinizden keyif alıyorsunuzdur.) He had wrote me a postcard from Hawaii and it started with Aloha! (Bana Hawaii bölgesinden kartpostal yollamıştı ve kartpostal “Aloha!” Ile başlıyordu.) Görüşmek üzere, görüşürüz, güle güle, Allahaısmarladık *Genelde Hawaii bölgesinde kullanılmaktadır.* Aloha! you can visit Hawaii…

junior (isim) Küçük, iki şeyden küçüğü, çocuk, kıdemsiz I have 2 sons. The junior one is 12 and the older one is 18 years old. (Benim 2 oğlum var. Küçük olan 12, büyük olan ise 18 yaşında.) John is one of the junior partners in our law firm. (John, hukuk şirketimizin kıdemsiz ortaklarından biridir.) When Sarah was in high school, she was playing basketball in the junior league. (Sarah lisedeyken küçükler liginde basketbol oynuyordu.) Junior…

the (edat) Kendinden sonra gelen ismin belirli bir isim olduğunu ya da daha öncesinde bahsedilmiş bir isim olduğunu belirtmek için kullanılır. I have a cat. The cat’s name is Melanie. (Benim bir kedim var. Kedinin ismi Melanie.) Kendinden sonra gelen ismin emsalsiz ya da grubunun özel bir üyesi olduğunu belirtmek için kullanılır. Donald J. Trump, the President of United States of America. (Donald Trump, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı.) Doğal fenomenlerin başına ya da yönlerin başına…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!