sunset (isim) Gün batımı, güneş batışı The sunset is looking wonderful at the top of that cliff. (Gün batımı şu uçurumun tepesinde harika görünüyor.) We can finish our job because we have a couple of hours before the sunset. (İşimizi bitirebiliriz çünkü güneşin batımına kadar birkaç saatimiz daha var.) I have never watched the sunset with any of my partners until today. (Bugüne kadar hiçbir partnerimle gün batımını izlememiştim.) We are safe now until the…

talk (fiil) Konuşmak, sohbet etmek I saw your mother in the shopping mall yesterday and we talked about you and our sad broke up.(Dün alışveriş merkezinde anneni gördüm ve senden ve üzücü ayrılığımızdan konuştuk.) Do you remember night that we talked about everything whole night without a break.(Seninle sabaha kadar her şey hakkında, hiç ara vermeden konuştuğumuz geceyi hatırlıyor musun?) Student: What is the meaning of talk?(Öğrenci: Talk ne demek?)Teacher: Talk means to speak.(Öğretmen: Talk…

Gelecek zaman, İngilizcede gerek yazı dilinde, gerekse konuşma dilinde en çok karşımıza çıkan zamanlardan biridir. İki farklı kullanım şekli olan gelecek zaman, cümleye -will ya da -be going to takısı eklenerek oluşturulur. Özellikle İngilizce öğrenmeye yeni başlayan öğrencilerin sıklıkla karıştırdıkları gelecek zamanı ve bununla beraber -will ve -be going to kalıplarının farklarını bu yazımızda bol örnek ve bol alıştırma eşliğinde öğreneceksiniz. İngilizce’de Gelecek Zaman (Future Tense) Her dilde olduğu gibi, İngilizce de gelecek zamanda olacak…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!