enjoy (fiil) Zevk almak, keyif almak My nephew is enjoying the new zoo in our town. (Yeğenim şehrimizdeki yeni hayvanat bahçesinden keyif alıyor.) It was quite hard to enjoy in such an annoying situation. (Öyle sinir bozucu bir durumda keyif almak oldukça zordu.) Do you guys enjoying our meeting party? (Tanışma partimizden keyif alıyor musunuz?) Tadını çıkarmak, keyfini çıkarmak She enjoyed the attention she got for her success in the song contest. (O, şarkı yarışmasındaki…

sit (fiil) Oturmak, tünemek, donmak, bulunmak Even though people are not aware of it, most of their days pass by sitting.(İnsanlar farkında olmasalar da günlerinin çoğu oturarak geçer.) The ornamental pool in the garden has become the place where birds sits daily.(Bahçedeki süs havuzu kuşların her gün oturduğu yer haline geldi.) What I will tell is long and detailed, sit down and listen to me.(Anlatacağım şey uzun ve ayrıntılı, oturun ve beni dinleyin.) The teacher…

date (isim) Tarih, zaman 10 June 1988 is the date of my brother’s birth. (10 Haziran 1988 ağabeyimin doğum tarihidir.) On the date of 1881, Mustafa Kemal Atatürk was born. (1881 tarihinde, Mustafa Kemal Atatürk doğmuştur.) The start date of the school is October the 3rd. (Okulun başlama tarihi 3 Ekim’dir.) Randevu, buluşma The first date with her was awesome. (Onunla ilk randevu olağanüstüydü.) I will ask her out on a date. (Ona buluşma teklifi…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!