other (sıfat) Öteki, başka, diğer In other words, it’s none of my business. So, I don’t care. (Başka bir deyişle, bunların hiçbiri beni ilgilendirmez. Yani, umurumda değil.) Why do you care what others think about you? (Neden diğerlerinin senin hakkında ne düşündüğünü önemsiyorsun?) Jonathan didn’t like the other children. That’s why he never played with them. (Jonathan öteki çocukları sevmedi. Bu yüzden onlarla hiç oynamadı.) Can we go to other place, please? I didn’t like…

in (zarf) İçeri, içinde, iç, dahili Henry insisted I go in and drink a cup of coffee, I couldn’t say no to him. (Henry içeri girip bir fincan kahve içmem için ısrar etti, ona hayır diyemedim.) My friend Andy and Martin couldn’t believe their eyes when they saw what was going on in the house. (Arkadaşım Andy ve Martin içeride neler olduğunu gördüklerinde gözlerine inanamadılar.) In their house, every day was like a carnival. (Onların…

İngilizce kendini tanıtma, adını söylemekten çok daha fazlasıdır. Kendinizle ilgili daha fazla bilgiyi İngilizce olarak anlatmanız gerekiyor. Kendinizi yabancılara tanıtmak zor olabilir çünkü ne söylediğiniz duruma bağlıdır (bir iş görüşmesinde İngilizce kendini tanıtma, bir e-postada İngilizce kendini tanıtma veya ingilizce dersinde kendini tanıtma). https://youtu.be/_NDfThJSfsc Bu yüzden bol bol örnek oluşturmak ve incelemek gerekir. Bu çalışmamızda İngilizce kendini tanıtma örneklerinin yanı sıra İngilizce kendini tanıtma metni örneklerini de görebileceksiniz. Şimdi İngilizce kendini tanıtma cümleleri ile ilgili…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!