over (zarf) Üstüne, üzerine, üzerinde, üzerinden, aşkın, fazla There were over 500 participants at this year’s meeting. (Bu yılki toplantıda 500’ü aşkın katılımcı vardı.) My father jumped over the fence to enter the house. (Babam eve girmek için çitlerin üzerinden atladı.) Üst üste, art arda, sürekli Alice called me over and over tonight. (Alice bu gece beni defalarca kez aradı.) Öbür tarafında, karşı yakasında My sister lives just over the river. (Kız kardeşim nehrin karşı…

go (fiil) Gitmek, haraket etmek, seyahat etmek Be careful and don’t go fast. (Dikkatli ol ve hızlı gitme.) I offered to go with Stacy to the cinema. (Stacy’le sinemaya gitmeyi teklif ettim.) We go to Paris every year. (Her sene Paris’e seyahat ederiz.) Ölmek Everybody wants to go peacefully in their sleep. (Herkes uykusunda huzurla ölmek ister.) Uzanmak (bir yerden bir yere) This road goes to Ankara. (Bu yol Ankara’ya uzanıyor.) Olmak I am afraid…

Dijitalleşen dünyada İngilizce Nickler kullanarak; sanal ortamda kendimizi en iyi şekilde yansıtacak kullanıcı adını bulmak önemlidir. Sosyal medya uygulamaları, oyunlar ve daha pek çok mecrada sizin için hazırladığımız en güzel nickleri kullanabilirsiniz. İngilizce Nickler Seçeceğiniz nick sizi bulunduğunuz ortamda temsil edeceğini unutmayın, nasıl ki dışarda dış görünüşünüz ile ilk izlenimi oluşturuyorsanız, sanal bir mecrada ise insanların sizinle ilgili göreceği ilk şey kullandığınız isimdir. Kullanıcı adınızı seçerken evrensel geçerliliği olduğu kabul edilen, İngilizce Nickler seçerek geniş…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!
Şimdi İlk 3 Ders Ücretsiz: Hemen Kaydol!