Hate Türkçe ne demek? hate (fiil) nefret etmek, kin beslemek I hate summer. I am more like a winter person.(Yazdan nefret ederim. Ben daha çok kış insanı gibiyim.)John and Samanta always hated each other. They can’t work at the same job.(John ve Samantha birbirlerinden her zaman nefret ettiler. Aynı işte çalışamazlar.)Since I was a little child, I hate speaking in public.(Küçüklüğümden beri toplum içinde konuşmaktan nefret ediyorum.)Student: What is the meaning of hate?(Öğrenci: Hate ne demek?)Teacher:…

smile (fiil) Gülümsemek, tebessüm etmek I fell in love with her because she took my breath away from me when she smiled.(Ona aşık oldum çünkü o güldüğünde nefesimi benden aldı.) You smile so cute and your smile looks just like your mother, child.(Çok sevimli gülüyorsun ve gülüşün aynı annene benziyor çocuğum.) When i was 6 years old, i had a very cute dog and it was alway smile.(Ben 6 yaşındayken, çok şirin bir köpeğim vardı…

snob (isim, sıfat) Züppe, burnu havada kimse, snop She was living in a snob neighboorhood for a long time, she decided to move.(Uzun zamandır züppe bir mahallede yaşıyordu, taşınmaya karar verdi.) He always thinks that being a snob is a cool thing.(O her zaman burnu havada olmanın havalı bir şey olduğunu sanır.) The way their family act is so snob.(Onların ailesinin davranış tarzı çok burnu havada.) Jim tells he hates snob people. But his best…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!