lounge (isim) Bekleme salonu, lobi I waited a few hours in lounge of American Airlines at John F. Kennedy Airport.(John F. Kennedy Havalimanı’nda bulunan Amerikan Havayolları lobisinde birkaç saat beklemiştim.) I saw the lounge of the new hospital, which was quite modern and brightly decorated.(Yeni hastanenin bekleme salonunu gördüm ki oldukça modern ve aydınlık bir şekilde dekore edilmişti.) I only have one client left so you can wait in lounge for a moment then we…

sit (fiil) Oturmak, tünemek, donmak, bulunmak Even though people are not aware of it, most of their days pass by sitting.(İnsanlar farkında olmasalar da günlerinin çoğu oturarak geçer.) The ornamental pool in the garden has become the place where birds sits daily.(Bahçedeki süs havuzu kuşların her gün oturduğu yer haline geldi.) What I will tell is long and detailed, sit down and listen to me.(Anlatacağım şey uzun ve ayrıntılı, oturun ve beni dinleyin.) The teacher…

İngilizce’de farklı İngilizce film türleri farklı platformlarda sıkça karşımıza çıkar. Yüzlerce farklı film türü vardır, ancak bu yazımızda ana türlere ve her tür için kullanılan kalıplardan bazılarını inceleyeceğiz. Herkesin kendine göre izlemeyi sevdiği bir film tarzı vardır. Bazıları suçlarla ilgili filmlerden hoşlanırken, diğerleri aşk filmlerini sever. İnsanların zevklerine uygun bir film türünü bulmalarına yardımcı olmak için, tüm filmler konularına, hikayelerine veya yapıldığı tarza göre gruplandırılır ve kategorilere ayrılır. Biz de sevdiğimiz İngilizce film türleri kategorilerinin…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!