null (sıfat) Hükümsüz, geçersiz The contract was declared null. (Sözleşme geçersiz ilan edildi.) The elections should be null. (Seçimler geçersiz olmalı.) İşe yaramaz, değersiz, önemsiz This marriage was null for him. (Bu evlilik onun için değersizdi.) null (isim) Sıfır No matter how many times we calculated, the result was always null. (Kaç kere hesaplamamıza rağmen sonuç hep sıfırdı.) null (fiil) Geçersiz kılmak, iptal etmek After she learned her husband cheated on her, she decided to…

Bu sayfada birbirinden ayırması zor gibi gözüken ama aslında gayet basit bir konu olan Comparative and Superlative konusunu anlatacağız. İsimleri birbiriyle kıyaslamaya yarayan bu İngilizce gramer konusunu örneklerle açıklayıp daha iyi kavramanıza yardımcı olacağız. O halde ilk konumuz olan “Comparative” ile yazımıza başlayalım. Comparative Ne Demektir ve Nasıl Kullanılır https://youtu.be/f2On3a-Cmd8 Comparative kelimesinin kökü Compare fiilinden gelmektedir. Compare karşılaştırma demektir ve gramer olarak karşımıza “Comparative Adjectives” yani “Karşılaştırma Sıfatları” adıyla çıkar. Bir ismin herhangi bir niceliği…

stay (fiil) Kalmak, durmak We talked about meeting time and place but at the end of the day, I stayed for hours in meeting point.(Buluşma saati ve buluşma yeri hakkında konuştuk ancak günün sonunda buluşma yerinde saatlerce durdum.) I have to go to home because my mom called me. You stay here for a while and I will be back as soon as possible.(Annem çağırdığı için eve geri dönmem gerekiyor. Sen bir süre burada kal…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!