sure (sıfat) Elbette, kesinlikle, muhakkak, emin olmak I am sure that we can handle this job. (Eminim ki bu işin üstesinden geleceğiz.) Do you want to come with me to the balcony? – Sure, I do. (Benimle birlikte balkona gelmek ister misin? – Elbette isterim.) Are you sure about that? (Bundan emin misin?) Please be sure to close the windows before you leave. (Lütfen çıkmadan önce pencereleri kapattığından emin ol.) Sağlam, güvenilir I drew a…

dark (isim/sıfat) Kara, karanlık, koyu, belirsiz, izbe, ışıksız Come home before it gets dark, I need to talk to you about an important issue. (Hava kararmadan eve gel, seninle önemli bir konu hakkında konuşmalıyım.) When Alex disappeared in the forest, she was terrified of the dark and wild animals. (Alex ormanda kaybolduğunda karanlıktan ve vahşi hayvanlardan çok korkmuştu.) Dark clouds covered the sky, I guess it will rain. (Kara bulutlar gökyüzünü kapladı, sanırım yağmur yağacak.)…

Would ne demek sorusu İngilizce’de birden fazla cevabı olan ve kapsamlı bir soruyu ifade eder. Will yardımcı fiilinin geçmişteki ifade şeklinden tutun da rica cümlelerinde kullanılan yardımcı fiil olma özelliğine kadar “would” kelimesinin geniş bir anlam yelpazesi vardır. Gelin şimdi would ne demek sorusu hakkında kafalardaki soru işaretlerini giderecek tüm anlamlara göz atalım: Would Ne Demek Sorusunun “Future in The Past” Yapısıyla Bağlantısı Would kelimesi İngilizce’de “Future in the Past” kalıbının bir parçası olarak kullanılabilmektedir.…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!