sister (isim) Kız kardeş, bacı, abla My sister has a big farm upstate. (Ablamın taşrada büyük bir çiftliği var.) When I grow up, I want to work in my sister’s company. (Büyüdüğümde ablamın şirketinde çalışmak istiyorum.) Sophie’s sister is agressive but she still admires her. (Sophie’nin ablası çok agresif ama o hala ablasına hayran oluyor.) Hemşire, hastabakıcı, rahibe Tell me sister, will my brother survive? (Söyle bana hemşire, ağabeyim yaşayacak mı?) Florence Nightingale was a…

Evde İngilizce Öğrenmek Hayal Değil: İşe Yarayan Yöntemler ve Lingusta’nın Farkı Birçoğumuzun içinde aynı düşünce dönüp duruyor:”Keşke zamanım olsa da bir kursa yazılsam…”Ama gerçek şu: Kursa gitmeden de İngilizce öğrenmek mümkün. Hem de etkili bir şekilde. Pandemi sonrası birçok kişi uzaktan çalışmaya başladı. Peki neden uzaktan İngilizce öğrenmeyelim?Bu yazıda, evde İngilizce öğrenmenin gerçekten işe yarayan yollarını ve bu süreci kolaylaştıran Lingusta Metodu’nu anlatacağız. Evde İngilizce Öğrenmenin Zorlukları Öncelikle dürüst olalım. Evde tek başına İngilizce öğrenmek…

care (fiil) Önem vermek, aldırmak, umursamak, özen göstermek, iplemek Where did you get the idea that I didn’t care about you? This is nonsense, of course I care about you. (Seni umursamadığım fikrine nereden kapıldın? Bu saçmalık, elbette seni önemsiyorum.) care (isim) Özen, bakım, dikkat, itina After the doctors show the necessary care and effort, the rest is the work of fate. (Doktorlar gerekli özeni ve çabayı gösterdikten sonra gerisi kaderin işidir.) Every parent should…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
Sevgililer Gününe Özel İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!