book (fiil) Ayırtmak, rezervasyon yaptırmak I booked a dinner for both of us at the best restaurant in the city. (Şehrin en iyi restoranında ikimiz için bir akşam yemeği rezervasyonu yaptırdım.) I booked that shoe I wanted 3 months ago. (İstediğim o ayakkabıyı 3 ay önce ayırttım.) book (isim) Kitap, defter Clair is excitedly reading her new book in her room, I think it’s a page-turner. (Clair odasında heyecanla yeni kitabını okuyor, sanırım kitap çok…

Hard Türkçe ne demek? Hard (sıfat) Katı, sert (kimse) He was a hard man, who never had a kind word for anyone.(Sert bir adamdı, hiç kimseye nazik bir söz söylemedi) Don’t be too hard on Howard.(Howard’a karşı bu kadar katı olma.) Student: What does hard means?(Öğrenci: Hard ne demek?) Teacher: Hard means stony.(Öğretmen: Hard katı demektir.) Zor It was hard to believe sweet little Sarah would be involved with anything so sinister.(Küçük tatlı Sarah’nın bu…

Data Türkçe ne demek? data (isim) veri, girdi The data we collected from the researches on Mars has enlightened us so much that we do know some basic clues about living on Mars.(Mars’taki araştırmalardan topladığımız veriler bizi o kadar aydınlattı ki Mars’ta yaşam hakkında basit ipuçlarını biliyoruz.) bilgi Many computers have the ability to process the data they collect.(Çoğu bilgisayarın topladıkları bilgiyi işleme yeteneği vardır.)He was a mute person with funny face.(O, komik yüzlü sessiz…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!