And ne demek? and (bağlaç – zarf) ve, ile, sonra, sonrasında, daha sonra, artı, durmadan, gittikçe My uncle came home and entered his room after watching us all for a long time.(Amcam eve geldi ve hepimizi uzun süre izledikten sonra odasına girdi.)Sully and Mike didn’t even realize they were heading for a huge adventure.(Sully ile Mike büyük bir maceraya doğru yola çıktıklarının farkında bile değildi.)When I ask you a question, look at my face and…

true (sıfat/fiil/isim) Hakiki, gerçek, doğru, doğrultmak, nihai gerçeklik, meşru To tell you the truth, he doesn’t want to be friends with you.(Doğrusunu söylemek gerekirse, seninle arkadaş olmak istemiyor.) In the story of the lying shepherd, even if the Shepherd told the truth for the last time, no one believed that he was telling the truth because of his previous lies.(Yalancı çoban hikâyesinde, çoban son kez doğruyu söylese bile, önceki yalanlarından dolayı doğruyu söylediğine kimse inanmıyordu.)…

Playboy Türkçe ne demek? playboy (isim) Zampara, Çapkın She was dating a rich American playboy who was seeing two other women at the same time.(Aynı anda iki kadınla görüşen zengin bir Amerikalı zamapara ile birlikteydi.) Legendary actor Roger Moore stars as debonair playboy Simon Templar in the series that made him an international star.(Efsanevi oyuncu Roger Moore, kendisini uluslararası bir yıldız yapan dizide güler yüzlü zampara Simon Templar’ı canlandırıyor.) Their lives are forever changed when…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!