skill (isim) Yetenek, maharet, beceri, vasıf, hüner Survival skills are so high that she can live alone.(Hayatta kalma becerileri o kadar yüksek ki yalnız yaşayabilir.) She climbed the career ladder one by one due to her professional skills.(Mesleki becerilerinden dolayı kariyer basamaklarını tek tek tırmandı.) Summer holidays are perfect times to learn new hobbies and develop skills.(Yaz tatilleri, yeni hobiler öğrenmek ve beceriler geliştirmek için mükemmel zamanlardır.) Children who have the skill to play piano…

İngilizce seviyeleri, İngilizce bilip bilmediğinizi test etmek adına genellikle kullanılan faktörlerdir. İngilizceyi kullanma becerilerinizin ne denli iyi – kötü olduğunu tespit etmeye yarayan seviyelerin farklı şekillerde sınıflandırıldığını ifade etmek gerekir. Başlangıç seviyesinden ileri seviyeye kadar 6 farklı aşaması bulunan İngilizce seviyelerini öğrenmek istiyorsanız sizler için hazırladığımız bu şahane rehberi detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz. https://youtu.be/XRLML9-SPaQ İngilizce Dil Seviyeleri A1 – Beginner: Başlangıç Seviyesi A2 – Elementary: Temel Seviye B1 – Pre Intermediate: Orta Seviye Öncesi B2…

partisan (isim) Tarafgir, taraftar, yandaş The partisan media behave like there are no problems in the country and even the only problem in country is the opposition. (Yandaş medya ülkede hiçbir problem yokmuş ve hatta ülkedeki tek sorun muhalefetmiş gibi davranıyor.) We couldn’t win the elections because of our party’s partisans. (Partimizin tarafgirleri yüzünden seçimi kazanamadık.) Almost all newspapers has become partisan of the nationalist party. (Hemen hemen tüm gazeteler milliyetçi partinin partizanı oldular.) Gerilla,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!