Shine Türkçe ne demek? shine (fiil) parlamak, parıldamak, ışık saçmak The Sun appears to shine particularly brightly in summer because that is when it’s closest to the Earth.(Güneş özellikle yaz aylarında parlıyor gibi görünüyor çünkü o dönemde Dünya’ya en yakın konumda yer alıyor.) My new shoes are shining with the sun.(Yeni ayakkabılarım güneşle birlikte parlıyor.) The room was dark aside from curtains opened to allow the moon to shine through.(Ayın parlamasına izin vermek için açılan…

Travel Türkçe ne demek? travel (isim) gezi, gezinti, seyahat, yolculuk Does any section of science consider time travel a possibility?(Bilimin her hangi bir kanadı zamanda yolculuğu mümkün olarak görüyor mu?)Sorry, I was on travel yesterday.(Üzgünüm, dün seyahatteydim.) Pierre kissed Maria and crossed to her bathroom, tossing several items into her travel bag.(Pierre Maria’yı öptü ve onun banyosuna geçip seyahat çantasına birkaç eşya attı.) Student: What does travel means?(Öğrenci: Travel ne demek?)Teacher: Travel means journey.(Öğretmen: Travel…

casual (sıfat) Raslantısal, rastgele, tesadüfî Today, I attended a casual meeting which I hadn’t got any preparations. (Bugün hiç hazırlığımın olmadığı ve rastgele gerçekleşen bir toplantıya katıldım.) Gündelik (iş) After six months of unemployment, finally I could found a casual job in a restaurant. (Altı ay boyunca süren bir işsizlik sonrasında, sonunda bir lokantada gündelik bir iş bulabildim. Günlük (giysi) Most of the time I like to wear casual clothes. (Çoğu zaman günlük kıyafetler giymeyi…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!