snob (isim, sıfat) Züppe, burnu havada kimse, snop She was living in a snob neighboorhood for a long time, she decided to move.(Uzun zamandır züppe bir mahallede yaşıyordu, taşınmaya karar verdi.) He always thinks that being a snob is a cool thing.(O her zaman burnu havada olmanın havalı bir şey olduğunu sanır.) The way their family act is so snob.(Onların ailesinin davranış tarzı çok burnu havada.) Jim tells he hates snob people. But his best…

Bugün, Present Perfect Tense konu anlatımı ve Present Perfect Tense örnek cümleleri üzerinde duracağız. Present Perfect Tense, çok karıştırılan ve anlaşılması biraz zor olan bir konudur. Türkçe’de tam olarak bir zaman karşılığı olmaması, bu kalıbı öğrenmeyi daha zor hale getiriyor. Simple Past Tense ile sık sık karıştırılan bu kalıbın kurallarını iyice öğrenip, kullanım alanlarını bilirsek karışıklığı engellemiş oluruz. Present Perfect Tense Nedir, Present Perfect Tense kullanım alanları, Present Perfect Tense olumlu cümleler, Present Perfect Tense…

never (zarf) Asla, hiç, katiyen, hiçbir suretle, taş çatlasa, ömrü billah You can tell me anything but never tell me to quit! (Bana her şeyi söyle ama asla vazgeçmemi söyleme!) You should never say never because you never know what life will bring to you. (Asla yapmam dememelisin çünkü hayatın karşına ne çıkaracağını asla bilemezsin.) If you want to achieve success, never give up on your goal. (Başarıya ulaşmak istiyorsanız, asla hedefinizden vazgeçmeyin.) If I…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!