promise (fiil) Söz vermek, vadetmek, garanti etmek, taahhüt etmek My father promised me that when I turn 18, he will buy the car I want. (Babam bana 18 yaşıma girdiğimde istediğim arabayı alacağına söz verdi.) Ethical people stand behind their promises no matter what. (Ahlaklı insanlar, verdikleri sözlerin arkasında ne olursa olsun dururlar.) promise (isim) Söz, vaat He never forgot that promise of his uncle. (Amcasının o sözünü asla unutmadı.) What about your promise that…

trip (isim/fiil) Seyahat, gezi, yolculuk, hafif adımlarla dans etmek, çelmek I hope you enjoy your trip comfortably, our only desire is to serve you well.(Umarım seyahatinizi rahat geçirirsiniz, tek arzumuz size iyi bir şekilde hizmet etmektir.) Classmates tripped John and they knocked her down.(Sınıf arkadaşları John’a çelme taktı ve onu yere serdiler.) On our last trip, we traveled across the continent with my wife.(Son seyahatimizde eşimle birlikte tüm kıtayı dolaştık.) Have a good trip, take…

Bugün, yeni İngilizce kelime öğrenme çalışmalarınızın daha kolay ve eğlenceli hale gelebilmesi için en etkili İngilizce kelime ezberleme teknikleri hangileridir birlikte inceleyeceğiz. İngilizce Kelime Ezberleme ve Öğrenme Teknikleri Yeni bir dilde hakimiyet kazanmak imkansız bir görev gibi görünebilir, özellikle bu dil İngilizce kadar karmaşık olduğunda. Yeni kelimeleri ezberlemek, yeni bir dil öğrenmenin büyük bir parçasıdır ve hal böyleyken başarmak da çok zor gibi görünüyor. Fakat paylaşacağımız İngilizce kelime ezberleme teknikleri ile umarız yeni İngilizce kelime öğrenme süreciniz…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!