For Türkçe ne demek? for (sıfat / bağlaç) için, doğru, zarfında, dair, beri, adına, yüzünden, namına, göre, karşı, amacıyla It really exhausts me that you still treat me like this despite all the risks I took for you.(Senin için aldığım onca riske rağmen bana hala böyle davranıyor olman beni gerçekten çok yoruyor.)Aunt Alice has a bag full of chocolate reserved for her children.(Alice Teyze’nin çocukları için ayırdığı çikolata dolu bir çantası var.)In case of for…

done (sıfat) Bitmiş, sona ermiş After you finished your last two articles, you are done for today. (Son iki makaleni de bitirdikten sonra, bugünlük işin sona eriyor.) This assignment must be done until first week of the next month. (Bu ödev gelecek ayın ilk haftasına kadar bitmiş olmalı.) I don’t think it will be done in an appropriate way. (Bunun uygun bir yolla sona ereceğini sanmıyorum.) Pişmiş How would you like your steak? Well done,…

talk (fiil) Konuşmak, sohbet etmek I saw your mother in the shopping mall yesterday and we talked about you and our sad broke up.(Dün alışveriş merkezinde anneni gördüm ve senden ve üzücü ayrılığımızdan konuştuk.) Do you remember night that we talked about everything whole night without a break.(Seninle sabaha kadar her şey hakkında, hiç ara vermeden konuştuğumuz geceyi hatırlıyor musun?) Student: What is the meaning of talk?(Öğrenci: Talk ne demek?)Teacher: Talk means to speak.(Öğretmen: Talk…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!