sunset (isim) Gün batımı, güneş batışı The sunset is looking wonderful at the top of that cliff. (Gün batımı şu uçurumun tepesinde harika görünüyor.) We can finish our job because we have a couple of hours before the sunset. (İşimizi bitirebiliriz çünkü güneşin batımına kadar birkaç saatimiz daha var.) I have never watched the sunset with any of my partners until today. (Bugüne kadar hiçbir partnerimle gün batımını izlememiştim.) We are safe now until the…

İngilizce meyveler tıpkı ingilizce sebzeler gibi çok sık ihtiyaç duymayacağımız ancak bilmemiz gereken kelime gruplarından birisidir. Meyveler tohum ve çiçek içerir ve olgunlaştıktan sonra çiğ olarak yenebilirler. Dünya genelinde en popüler ve lezzetli meyvelerden bazıları ananas, muz, mango ve papaya gibi tropikal meyvelerdir. İngilizce Meyveler ve Türkçe Karşılıkları Apple: ElmaApricot: KayısıAvacado: AvakadoBanana: MuzBlackberry: BöğürtlenBlueberry: YabanmersiniCherry: KirazCoconut: Hindistan CeviziFig: İncirGrape: ÜzümGrapefruit: GreyfurtKiwi: KiviLemon: LimonLime: Misket LimonuMandarin: MandalinaMango: MangoMelon: KavunNectarine: NektarinOrange: PortakalPapaya: PapayaPassion fruit: Tutku meyvesiPeach: ŞeftaliPear:…

semi (ön ek) Yarı, yarım, kısmi Our state’s football team is going to play semi final with its biggest rival. (Eyaletimizin futbol takımı en büyük rakibi ile yarı final oynayacak.) After the accident, driver was in a semiconscious state. (Kazadan sonra, sürücü yarı bilinçli bir haldeydi.) Amtrak is a semi-governmental railroad company based in United States of America. (Amtrak Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir yarı hükümet sahipli bir demiryolu şirketidir.) There is a semi-olympic swimming…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!
SON GÜN! İngilizce Eğitimde NET %50 İNDİRİM!