mix (fiil/isim) Karışım, karıştırmak, katmak, kaynaşmak, karmak The wood of my wardrobe was a mix of dark oak and pine.(Gardırobumun ahşabı koyu meşe ve çam karışımıydı.) Olive oil and water never mix, the oil always stays on top and the water stays on the bottom.(Zeytinyağı ve su asla karışmaz, yağ her zaman üstte ve su altta kalır.) Rainbow is a mix in which colors are harmonious.(Gökkuşağı, renklerin uyumlu olduğu bir karışımdır.) The Atlantic and Pacific…

after (zarf) Sonra, sonraki, ardından, arkasından, müteakip It was never the same after the accident. (Kazadan sonra asla eskisi gibi olamadı.) I am very happy to be with you again after a long time. (Uzun bir aradan sonra tekrar aranızda olmaktan çok mutluyum.) After you resigned, Mark also resigned. (Senden sonra Mark da istifa etti.) I take a shower after I come from the gym. (Spordan geldikten sonra duş alırım.) Dessert should be eaten after…

aloha (ünlem) Merhaba, selamlar *Genelde Hawaii bölgesinde kullanılmaktadır.* Aloha, welcome to our paradise island, Hawaii. (Merhaba, cennet adamız Hawaii’ye hoş geldiniz.) Aloha! I hope you are enjoying your holiday in Hawaii. (Merhaba! Umarım Hawaii’deki tatilinizden keyif alıyorsunuzdur.) He had wrote me a postcard from Hawaii and it started with Aloha! (Bana Hawaii bölgesinden kartpostal yollamıştı ve kartpostal “Aloha!” Ile başlıyordu.) Görüşmek üzere, görüşürüz, güle güle, Allahaısmarladık *Genelde Hawaii bölgesinde kullanılmaktadır.* Aloha! you can visit Hawaii…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!