Hit Türkçe ne demek? hit (fiil) çarpmak, vurmak, isabet etmek My head hurts. Probably because I hit it on the shelf this morning.(Başım ağrıyor. Muhtemelen bu sabah rafa çarptığım içindir.)Nancy, stop hitting your brother!(Nancy, erkek kardeşine vurmayı kes!)I heard Jeff and Josephine were in a car accident. They hit the car to a tree.(Jeff ve Josephine’in trafik kazası geçirdiğini duydum. Arabayı bir ağaca çarpmışlar.)Try to hit the target.(Hedefe isabet etmeye çalış.)Student: What is the meaning…

flu (isim) Grip, influenza, soğuk algınlığı My sister is very hot and has a runny nose, I assume she has flu. (Kız kardeşimin ateşi var ve burnu akıyor, sanırım grip olmuş.) Coronavirus is so similar with the flu virus but there are some differences between them. (Koronavirüs influenzaya çok benziyor ama aralarında bazı farklar var.) Flu is a very contagious disease. For example Tom in my son’s class has infected the rest of the class…

live (fiil) Yaşamak, ikamet etmek, ömür geçirmek, naklen, zinde They live in a two-story, blue-colored detached house. (Onlar iki katlı, mavi renkte olan müstakil bir evde yaşıyorlar.) Did you know that tortoises can live up to 200 years old? (Kara kaplumbağalarının 200 yaşına kadar yaşayabildiklerini biliyor muydun?) live (sıfat) Canlı, canlı yayın It is necessary to be extremely careful in live animal markets due to the risk of infectious diseases. (Canlı hayvan pazarlarında bulaşıcı hastalık…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!