smile (fiil) Gülümsemek, tebessüm etmek I fell in love with her because she took my breath away from me when she smiled.(Ona aşık oldum çünkü o güldüğünde nefesimi benden aldı.) You smile so cute and your smile looks just like your mother, child.(Çok sevimli gülüyorsun ve gülüşün aynı annene benziyor çocuğum.) When i was 6 years old, i had a very cute dog and it was alway smile.(Ben 6 yaşındayken, çok şirin bir köpeğim vardı…

talk (fiil) Konuşmak, sohbet etmek I saw your mother in the shopping mall yesterday and we talked about you and our sad broke up.(Dün alışveriş merkezinde anneni gördüm ve senden ve üzücü ayrılığımızdan konuştuk.) Do you remember night that we talked about everything whole night without a break.(Seninle sabaha kadar her şey hakkında, hiç ara vermeden konuştuğumuz geceyi hatırlıyor musun?) Student: What is the meaning of talk?(Öğrenci: Talk ne demek?)Teacher: Talk means to speak.(Öğretmen: Talk…

Current ne demek? current (sıfat) geçerli, mevcut Current parenting perspectives gives more opportunity to children for express themselves.(Mevcut ebeveynlik perspektifleri çocuklara kendilerini ifade etmeleri için daha çok fırsat veriyor.)Current fashion trends shows that ladies will wear lots of thick dresses this winter.(Geçerli moda trendleri gösteriyor ki bu kış kadınların bol bol kalın elbise giyeceğini göreceğiz.)Student: What does current means?(Öğrenci: Current ne demek?)Teacher: Current means valid.(Öğretmen: Current geçerli demektir.) güncel, halihazırda, şimdiki, şu anki Current experiments…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!