true (sıfat/fiil/isim) Hakiki, gerçek, doğru, doğrultmak, nihai gerçeklik, meşru To tell you the truth, he doesn’t want to be friends with you.(Doğrusunu söylemek gerekirse, seninle arkadaş olmak istemiyor.) In the story of the lying shepherd, even if the Shepherd told the truth for the last time, no one believed that he was telling the truth because of his previous lies.(Yalancı çoban hikâyesinde, çoban son kez doğruyu söylese bile, önceki yalanlarından dolayı doğruyu söylediğine kimse inanmıyordu.)…

trip (isim/fiil) Seyahat, gezi, yolculuk, hafif adımlarla dans etmek, çelmek I hope you enjoy your trip comfortably, our only desire is to serve you well.(Umarım seyahatinizi rahat geçirirsiniz, tek arzumuz size iyi bir şekilde hizmet etmektir.) Classmates tripped John and they knocked her down.(Sınıf arkadaşları John’a çelme taktı ve onu yere serdiler.) On our last trip, we traveled across the continent with my wife.(Son seyahatimizde eşimle birlikte tüm kıtayı dolaştık.) Have a good trip, take…

İngilizce kendini tanıtma, adını söylemekten çok daha fazlasıdır. Kendinizle ilgili daha fazla bilgiyi İngilizce olarak anlatmanız gerekiyor. Kendinizi yabancılara tanıtmak zor olabilir çünkü ne söylediğiniz duruma bağlıdır (bir iş görüşmesinde İngilizce kendini tanıtma, bir e-postada İngilizce kendini tanıtma veya ingilizce dersinde kendini tanıtma). https://youtu.be/_NDfThJSfsc Bu yüzden bol bol örnek oluşturmak ve incelemek gerekir. Bu çalışmamızda İngilizce kendini tanıtma örneklerinin yanı sıra İngilizce kendini tanıtma metni örneklerini de görebileceksiniz. Şimdi İngilizce kendini tanıtma cümleleri ile ilgili…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!