partisan (isim) Tarafgir, taraftar, yandaş The partisan media behave like there are no problems in the country and even the only problem in country is the opposition. (Yandaş medya ülkede hiçbir problem yokmuş ve hatta ülkedeki tek sorun muhalefetmiş gibi davranıyor.) We couldn’t win the elections because of our party’s partisans. (Partimizin tarafgirleri yüzünden seçimi kazanamadık.) Almost all newspapers has become partisan of the nationalist party. (Hemen hemen tüm gazeteler milliyetçi partinin partizanı oldular.) Gerilla,…

Bugünkü yazımızda sizlere When While ne demek ve when while nerelerde kullanılır onu anlatacağız. İngilizce’de sıkça kullanılan bu kalıpların hangi tense’lerle beraber kullanıldığını, cümlenin nerelerinde bulunduğunu ve bu kalıpta fiillerin kaçıncı halde bulunduklarını örnekler vererek anlatacağız. Bu iki bağlaç genel olarak birbiriyle çokça karıştırılmaktadır. Genel olarak sizlere bu yazıda when while farkını anlatacağız. Dilerseniz çok uzatmadan yazımıza geçip when while cümleleri nasıl oluşturulur ve birbirlerine karıştırılmadan nasıl kullanılır bir göz atalım. When Nedir? When Türkçeye…

PC (isim) Kişiye özel bilgisayar (personal computer) I don’t have a powerful PC but it is very useful for me. (Çok güçlü bir kişisel bilgisayarım yok ancak benim için gayet kullanışlı.) My daughter passed the university exam so it is time to buy a PC for her. (Kızım üniversite sınavını geçti yani şimdi ona bir kişisel bilgisayar alma zamanı.) There are many PCs in our highschool library. (Lisemizin kütüphanesinde bir sürü kişisel bilgisayar mevcuttur.) The…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!