done (sıfat) Bitmiş, sona ermiş After you finished your last two articles, you are done for today. (Son iki makaleni de bitirdikten sonra, bugünlük işin sona eriyor.) This assignment must be done until first week of the next month. (Bu ödev gelecek ayın ilk haftasına kadar bitmiş olmalı.) I don’t think it will be done in an appropriate way. (Bunun uygun bir yolla sona ereceğini sanmıyorum.) Pişmiş How would you like your steak? Well done,…

Unicorn Türkçe ne demek? unicorn (isim) Tek boynuzlu at He soon arrived at the magic wood, and asked a deer where he might find the unicorn(Kısa süre sonra sihirli ormana geldi ve bir geyiğe tek boynuzlu atı nerede bulabileceğini sordu.) Last night I have seen a dream which I flied in the back of a pink unicorn.(Dün gece rüyamda pembe bir tek boynuzlu atın sırtında uçtuğumu gördüm.) She is crying because her mother doesn’t buying…

Nail Türkçe ne demek? nail (isim) tırnak My nails are very neglected so I will go to the hairdresser.(Tırnaklarım çok bakımsız olduğu için kuaföre gideceğim.) Because of I play the violin, I always have to keep my nails short.(Keman çaldığım için tırnaklarımı her zaman kısa tutmak zorundayım.) Because her nails are so long, I’m afraid she’ll take your eye out.(Tırnakları çok uzun olduğu için, gece gözünü çıkaracak diye korkuyorum.) çivi A nail stuck in the…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!