care (fiil) Önem vermek, aldırmak, umursamak, özen göstermek, iplemek Where did you get the idea that I didn’t care about you? This is nonsense, of course I care about you. (Seni umursamadığım fikrine nereden kapıldın? Bu saçmalık, elbette seni önemsiyorum.) care (isim) Özen, bakım, dikkat, itina After the doctors show the necessary care and effort, the rest is the work of fate. (Doktorlar gerekli özeni ve çabayı gösterdikten sonra gerisi kaderin işidir.) Every parent should…

İngilizce öğrenme noktasında dil öğrencilerinin en çok problem yaşadığı alan kelimelerin yazılış ve okunuşlarını öğrenmektir. Zira İngilizce kelimelerin okunuşu yazılışından, yazılışı okunuşundan farklıdır. Buna karşılık ortografik (yazıldığı gibi okunan) bir dil olan Türkçede ufak ses ve vurgu değişiklikleri haricinde her şey alfabeye uygundur. Örneğin “t” harfi “tekerleme” kelimesinde de “satır” kelimesinde de aynı sesi verir. “e” harfi “ver” kelimesinde ve “el” kelimesinde aynı şekilde okunur, fakat incelik-kalınlık farkı vardır. Peki anadili Türkçe olan biri, yazılışı…

count (fiil) Saymak There were fifteen apples in the basket but when he counted those apples there were thirteen apples left.(Sepette on beş elma vardı ancak o elmaları saydığında on üç elma kalmıştı.) I thought I bought 5 apples from the grocery store but I counted it wrong(Marketten 5 elma aldığımı sanıyordum ama yanlış saymışım.) Woman asked her daughter to count guests in order to find out how many glasses she needed to serve tea.(Kadın…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

İngilizce Seviyeni Hemen Ölç!
İngilizce Seviyeni Şimdi Test Et!