girl (isim) Kız, sevgili, kız arkadaş, hizmetçi kız When one of the girls in the class screamed, everyone started running towards there.(Sınıftaki kızlardan biri çığlık atınca herkes oraya doğru koşmaya başladı.) I’m an architect, my girlfriend Leslie is a banker and we live together.(Ben bir mimarım, kız arkadaşım Leslie bir bankacı ve biz birlikte yaşıyoruz.) The girl was crossing tge road and suddenly a car hit her.(Kız karşıdan karşıya geçiyordu ve aniden bir araba ona…

low (sıfat) Alçak, az, düşük, alt, ucuz She bought this skirt at a low price. (O bu eteği düşük bir fiyata satın aldı.) This chair is too low for her. (Bu sandalye onun için çok alçak.) I saw this computer at the mall. The price tag was not low. (Bu bilgisayarı alışveriş merkezinde gördüm. Fiyat etiketi düşük değildi.) Zayıf, güçsüz, kısa The battery is low that’s why the laptop doesn’t work. (Batarya zayıf bu yüzden…

Ginger Türkçe ne demek? ginger (isim / fiil) dürtmek, canlandırmak, teşvik etmek, kışkırtmak, hız vermek He knew his dad was very aggressive so he gingered him every time.(Babasının çok agresif olduğunu biliyordu, bu yüzden onu her seferinde kışkırtıyordu.)In times of crisis, the state uses various means to ginger the market.(Kriz zamanlarında devlet, piyasayı güçlendirmek için çeşitli yöntemler kullanır.) Student: What does ginger means?(Öğrenci: Ginger ne demek?)Teacher: Ginger means to boost.(Öğretmen: Ginger hızlandırmak demektir.) kızıl saçlı,…

İngilizce Öğrenme Rehberiniz:
Güncel Yazılar, İpuçları ve Kaynaklar

300.000+ Kişinin İngilizce Öğrendiği Metodu Şimdi Ücretsiz Dene
Hala Anlıyorum Ama Konuşamıyorum Mu Diyorsun? Bu Döngüyü Bugün Ücretsiz Kır!