Online İngilizce Kursu mu, Yüz Yüze Kurs mu? Nasıl Seçilir?

Gönderen
Lingusta

İngilizceye yeniden başlamaya karar verdin, sıra nereden başlayacağını seçmekte. Bir yanda semtindeki dil kursu, bir yanda online dersler, bir yanda telefondaki uygulamalar var. Üstelik herkes kendi yönteminin en iyisi olduğunu söylüyor.

Bu yazıda hiçbir yöntemi göklere çıkarmayacağız. Biz de bu alanda bir program sunuyoruz; o yüzden Lingusta’nın kime uymadığını da açıkça yazdık. Amacımız, parayı ödemeden önce kendine sorman gereken soruları netleştirmek.

Kısa cevap: online mı, yüz yüze mi?

Tek bir doğru yok. Seçimi belirleyen üç şey var: haftada kaç gün gerçekten ayırabileceğin, ağzından ne kadar İngilizce çıkacağı ve kendi başına devam edip edemeyeceğin.

  • Yüz yüze kurs, birinin seni takip etmesine ihtiyaç duyuyorsan ve programın sabit ders saatlerine uyuyorsa mantıklıdır.
  • Canlı online ders, öğretmenle konuşmak istiyor ama yola zaman ayıramıyorsan iyi bir orta yoldur.
  • Özel ders, sınav ya da iş görüşmesi gibi belirli bir hedefin varsa ve bütçen uygunsa en hızlı geri bildirimi verir.
  • Kendi hızında dinleme programı, düzensiz bir hayatın varsa ve her gün az ama sürekli çalışmak istiyorsan uygundur.

Dört yöntem yan yana

Yöntem Güçlü yanı En büyük riski
Yüz yüze kurs Sabit düzen, sınıf ve öğretmen takibi Yol süresi, devamsızlık ve kaçan dersler
Canlı online ders Yol yok, öğretmenle konuşma imkânı Sabit saat ve ekran yorgunluğu
Özel ders En uzun konuşma süresi, anında düzeltme Yüksek toplam maliyet
Kendi hızında program İstediğin an çalışma, tekrar dinleme Takip eden yok, bırakmak çok kolay; geri bildirim sınırlı

Asıl fark: ağzından ne kadar İngilizce çıkıyor?

Kurs seçerken çoğu kişi ders saatini sayar. Oysa konuşmak istiyorsan bakman gereken rakam, senin konuştuğun süredir.

Basit bir hesap yapalım. Sınıfta 10 kişi olduğunu ve 2 saatlik dersin yarısının öğretmenin anlatımıyla geçtiğini varsayalım. Kalan 60 dakika 10 kişiye eşit bölünürse sana düşen konuşma süresi 6 dakikadır. Haftada iki ders için bu, haftada 12 dakika demektir.

Bu rakamlar her sınıfta aynı olmaz, kesin bir ölçüm de değildir. Ama soruyu doğru yere taşır. Kayıt olmadan önce “Kaç saat ders var?” yerine “Bir derste ben kaç dakika konuşacağım?” diye sor.

Aynı soru kendi başına çalışan için de geçerli. Uygulamada test çözmek ya da kelime kartı çevirmek faydalıdır, ama konuşma pratiği sayılmaz. Bu yüzden hangi yöntemi seçersen seç, her gün yüksek sesle İngilizce söylediğin bir bölüm olmalı.

Yüz yüze kursun gerçek artıları ve görünmeyen maliyeti

Yüz yüze kursun güçlü yanı dersin kendisinden çok düzenidir. O saatte orada olman gerektiğini biliyorsun, yanında aynı yolda ilerleyen insanlar var, öğretmen yüzüne bakıp anlamadığını fark edebiliyor. Birçok insan için bu düzen, en iyi yöntemden daha etkilidir.

Görünmeyen maliyeti ise yoldur. Haftada iki derse gidip geldiğini ve her seferinde toplam 1 saat yolda olduğunu varsayalım. Bu, ayda yaklaşık 8 saat eder. Aynı 8 saati güne yaysan, her gün 15 dakikadan fazla ek çalışma süresi çıkar. Bu yüzden sadece ders ücretini değil, ayırdığın saatleri de hesaba kat. Kurs evinin ya da işinin yanındaysa bu sorun büyük ölçüde ortadan kalkar.

Online kurs seçerken bakılacak 4 ayrıntı

  • Grup büyüklüğü: Online derste 15 kişilik bir grup, ekranda dinlediğin bir seminere dönüşebilir. Mümkünse küçük grup ara.
  • Kamera ve mikrofon kültürü: Herkes kameralarını kapatıp sessizde oturuyorsa konuşma pratiği yapılmıyor demektir. Deneme dersi varsa bunu gözlemle.
  • Kayıt: Kaçırdığın ya da tekrar dinlemek istediğin dersler kayıtlı mı? Tekrar imkânı küçük bir ayrıntı gibi görünür, ama çok işe yarar.
  • Ders dışı çalışma: İki ders arasında ne yapacağın belli mi? Haftada iki saatlik ders tek başına yetmez. Aradaki günleri neyle dolduracağını sor.

Kurs işe yarıyor mu?

Evet, derse düzenli gidenlere yarıyor. Sorun çoğu zaman kursun kalitesi değil, hayatın kursa uymamasıdır. Bir kur haftalarca sürer. İş yoğunluğu, çocuklar ya da bir hastalık yüzünden birkaç ders kaçırınca sınıfın gerisine düşersin. Geride kalan kişi utanır, utanan kişi de gitmemek için bahane bulur.

Kendi hızında programlarda ise tersi bir sorun vardır. Kimse seni aramaz, sınıfta yerin boş kalmaz, bırakman kimsenin dikkatini çekmez. Dürüst olalım: bu tür programı satın alıp hiç devam etmeyen insanlar da var.

O yüzden kendine şunu sor: Geçmişte bir işi kimse takip etmediğinde sürdürebildin mi? Spor, diyet, kitap okuma… Cevabın “hayır” ise öğretmenli bir yöntem daha güvenlidir. Cevabın “evet ama sabit saate uyamam” ise kendi hızında bir program sana daha uygun olabilir.

Parayı karşılaştırırken yapılan hata

Fiyatlar kuruma, şehre ve döneme göre çok değiştiği için burada rakam vermiyoruz. Karşılaştırmayı kendin yapabilmen için bir yöntem verelim. İki kursun kur fiyatına değil, hedefine ulaşana kadarki toplam maliyetine bak:

  1. Başlangıçtan hedefine kaç kur var? A1’den B2’ye gitmek istiyorsan kaç kur ödeyeceğini yazılı sor.
  2. Kaçan ders ne oluyor? Telafi var mı, ücreti var mı?
  3. Ek giderler neler? Kitap, yol, kayıt ücreti ve öğretmen değişikliği.
  4. Bırakırsan ne olur? İade koşullarını sözleşmede oku.

Karşılaştırmanın sonunda iki rakamın olmalı: toplam tutar ve toplam konuşma süren. Tutarı konuşma süresine böldüğünde hangi seçeneğin gerçekten daha ucuz olduğunu görürsün.

Kayıt olmadan önce sorman gereken 7 soru

  1. Bir derste ortalama kaç dakika konuşacağım?
  2. Sınıf ya da grup en fazla kaç kişi oluyor?
  3. Başlangıç seviyemi nasıl belirliyorsunuz?
  4. Bir dersi kaçırırsam ne yapıyorum?
  5. Dersler kayıtlı mı, sonradan tekrar dinleyebilir miyim?
  6. Hangi seviyeye kadar kaç kur ya da kaç ders var?
  7. İade koşullarınız yazılı olarak nedir?

Bir kurum bu sorulara net cevap veremiyorsa bu da bir cevaptır. Başlamadan önce nerede olduğunu bilmek istersen ücretsiz seviye testi birkaç dakikada fikir verir. İngilizce seviyeleri rehberimizde de A1’den C2’ye her seviyede neler yapabildiğini okuyabilirsin.

Hangi durumda hangisini seçmelisin?

Haftada iki akşam boşsun ve yalnız çalışamıyorsun

Yüz yüze ya da canlı online grup kursu sana uyar. Sınıf arkadaşların ve sabit saat, çoğu insan için güçlü bir motivasyondur.

Üç ay sonra bir sınavın ya da iş görüşmen var

Özel ders düşün. Hatalarını anında düzelten biri, belirli bir hedefe çalışırken büyük avantajdır. Sınav için hazırlanıyorsan öğretmenin o sınavı bildiğinden emin ol.

Düzensiz çalışıyorsun, vaktin parça parça

Sabit saatli kurslar seni büyük ihtimalle yorar. Yolda, yürürken ya da sporda dinleyebileceğin bir program daha gerçekçi olur.

Yıllarca gramer gördün ama konuşamıyorsun

Bir gramer kursu daha muhtemelen aynı sonucu verir. Eksiğin kural değil, kulak ve söyleme alışkanlığı. Dinleyerek öğrenmeye dayalı bir yöntem ya da konuşma ağırlıklı dersler seç.

Lingusta nerede duruyor?

Lingusta kendi hızında ilerleyen bir programdır. Öğretmen, sınıf ve ders saati yoktur. Yöntem şöyle işler: gündelik bir durumu anlatan diyaloğu dinlersin, cümleleri yüksek sesle tekrar edersin, aynı kalıplar sonraki derslerde yeniden karşına çıkar.

  • Sana uyar: Günde yaklaşık 30 dakikayı yolda ya da yürürken ayırabiliyorsan, sıfırdan başlıyorsan ya da gramer bilip konuşamıyorsan.
  • Sana uymaz: Bir öğretmenin seni takip etmesini ve hatalarını birebir düzeltmesini istiyorsan. Uygulamada yapay zekâ ile konuşma pratiği var, ama bir öğretmenin yerini tutmaz. Yakın tarihli bir sınava hazırlanıyorsan da özel ders daha doğru bir seçim olur.

Program A1’den C2’ye 198 temel ve 198 okuma dersinden oluşur, dersler internetsiz de dinlenir. 13 yılda 150.000’den fazla kişi kullandı; App Store’da 4,7, Google Play’de 4,6 puanı var. Satın almadan önce ne dediklerini kullanıcı yorumlarından okuyabilirsin.

İlk 7 gün içinde koşulsuz iade hakkın var. Yani yöntemin sana uyup uymadığını görmek için uzun bir taahhüde girmen gerekmiyor.

Sabit ders saatine uyamıyorsan

Dersleri telefonundan dinle, yüksek sesle tekrar et, kendi saatinde ilerle.

Güncel teklifi gör

Sıkça sorulan sorular

Online İngilizce kursu yüz yüze kurs kadar etkili mi?

Ortam tek başına sonucu belirlemez. Ne kadar dinleyip konuştuğun ve ne kadar süre devam ettiğin daha çok şey söyler. İyi bir online ders, kalabalık bir sınıftan daha fazla konuşma süresi verebilir; bunun tersi de mümkündür.

Yetişkinler için hangisi daha uygun?

Yetişkinlerde en büyük engel genellikle zamandır. İş ve aile düzenin sabit saatlere izin veriyorsa kurs, vermiyorsa online ya da kendi hızında bir program daha sürdürülebilir olur. 40 yaşından sonra İngilizce öğrenmek yazımızda bu konuya ayrıntılı baktık.

Kurssuz İngilizce öğrenilir mi?

Evet, ama düzen kurman gerekir. Kendi başına çalışacaksan hazır bir plan işini kolaylaştırır. Evde İngilizce çalışma programı yazımızı başlangıç noktası olarak kullanabilirsin.

Kurs ve uygulamayı birlikte kullanabilir miyim?

Evet. Kursa gidip aradaki günlerde dinleme ve tekrar yapmak iyi bir birleşimdir. Haftada iki ders arasındaki boşluğu doldurur.

Formatları daha ayrıntılı nereden karşılaştırabilirim?

İngilizce eğitimi karşılaştırma sayfamızda dil kursu, özel ders, canlı online kurs ve kendi hızında programı yan yana inceledik.

Son Yazılar

Evde İngilizce Çalışma Programı: Sıfırdan Başlayanlara Hafta Hafta Plan

Sıfırdan başlayanlar için evde uygulanabilir İngilizce çalışma programı: günlük 30 dakikalık düzen, haftalık tablo, aşama…

11 saat önce

40 Yaşından Sonra İngilizce Öğrenilir mi? Yetişkinler İçin Gerçekçi Rehber

30, 40 ya da 50 yaşından sonra İngilizce öğrenilir mi? Yaşın gerçekten neyi değiştirdiği, sık…

11 saat önce

İngilizce Söyleneni Anlamamak Neden Olur? (3 Ayda Çözüm!)

İngilizce Söyleneni Anlamamak Neden Olur? (3 Ayda Dinleme Duvarını Yıkın!) İngilizce öğrenme sürecinde pek çok…

5 ay önce