Müthiş Yeni Metot Süper Kolay ve Mega Hızlı İngilizce Öğretiyor

Lingusta İngilizce derslerini ücretsiz deneyin ve Türkiye'nin kullandığı yeni dil eğitim metodunu şimdi keşfedin.

ÜCRETSİZ DERSLER
İngilizce Dersleri

If Clause Konu Anlatımı – İngilizce Koşul Cümleleri

İngilizcedeki ‘’If Clause ’’ kalıbı, Türkçedeki şart cümlelerine karşılık gelmektedir.

‘’If’’ kelimesi tek başına ‘’eğer’’ anlamına geliyorken bir cümlenin başına geldiğinde ‘’eğer … yaparsan … olur’’ anlamı taşır.

Dört farklı yapısı bulunmaktadır. Bu yapılar Type 0, Type 1, Type 2, Type 3 şeklindedir.

Bu yapılar dışında özel durumlarda kullanılan 3 farklı durumu daha vardır.  

If Clause Yapıları Nelerdir ve Nerelerde, Nasıl Kullanılır?

Type Zero (0)

Genel geçer doğrularda, doğa olaylarından, bilimsel gerçeklerden söz edilirken, herkesin doğru bildiği ve kesinlik ifade eden durumlar ve olaylardan bahsedilirken tercih edilir.

Geniş zaman (present simple) kalıbıyla kullanılır.

Örnekler:

If it is snow, the ground gets froze.

(Kar yağarsa yer donar.)

If you drink cold beverages, you get sick.

(Soğuk içecekler içersen hasta olursun.)

If you don’t drink that shroup, you can’t get well soon.

(Eğer o şurubu içmezsen iyileşemezsin.)

Type One (1) – olacak / olursa olur

Type One, gerçeklik ifade eden ve gerçekte olabilecek durumlar ifade edilirken kullanılan bir yapıdır.

Type One, yüzde yüz gerçeklikten söz edilmeyeceği gibi bir durumun gerçekleşme ve gerçekleşmeme olasılıklarının da olduğu kabul edilen durumlarda kullanılmaktadır.

Type One’da gerçekleşme olasılığı verilen durumlar gelecek zamanda gerçekleşeceği için gelecek zaman ‘’present simple’’ ve ‘’future simple’’ kalıpları ile durumlar ifade edilir.

‘’will’’ ve ‘’can’’ kalıpları ile cümleler kurulabilir.

Örnekler:

If you work harder, you will pass the exam.

(Sıkıca çalışırsan sınavı geçeceksin.)

If you work harder you can pass the exam.

(Sıkıca çalışırsan sınavı geçebilirsin.)

If you don’t eat healty, you will be sick.

(Eğer sağlıklı beslenmezsen hasta olursun.)

If he has money, he will travel.

(Parası olursa, seyahat edecek.)

If we finish our project, we will go to see the movie.

(Eğer projemizi bitirirsek filmi izlemeye gideceğiz.)

  • Type One’da gerçekleşme olasılığı düşük olan durumlardan söz edilirken ‘’should’’ kalıbı kullanılabilir. ‘’Should’’ kalıbının yanında ‘’by any chance’’ kalıbı da tercih edilebilmektedir.

Örnekler:

If you should see her on the weekend, give her my regards.

(Eğer hafta sonu onu görecek olursan selamlarımı ilet.)

If you come to my house by any chance call me before you go.

(Eğer bana gelecek olursan gelmeden önce beni ara.)

Type One’da ‘’should’’ kalıbı cümle başına geldiği zaman ‘’if’’ kullanılmaz. Böyle bir anlatımın tercih edilmesi resmi yazışmalarda ve mektuplarda olmaktadır.

Günlük konuşma dilinde çoğunlukla tercih edilmez.

Should you see her on the weekend, give her my regards.

(Onu görecek olursan selamlarımı söyle.)

Type Two (2) olsa / olur

Type Two konuşma anındaki hayali, farazi durumları ifade etmede kullanılır. Gerçekleşme olasılığından söz edilemez.

Type Two’da, ‘’if’’li cümle genellikle ‘’past simple’’ ile kurulmuşken temel cümlede ‘’might, could, would’’ gibi modallar bulunur.

Türkçe şekilde düşünüldüğünde ‘’öyle olmasaydı, böyle olurdu…’’ anlamı taşımaktadır.

Bu nedenle might, could, would gibi modalların kullanımı cümledeki ihtimal anlatımı için gereklidir.

Örnekler:

If I had her address, I would go to see her in Paris.

(Eğer adresi bende olsaydı, Paris’e onu görmeye giderdim.)

If I won the lottery, I would buy my mother a house.

(Eğer piyangoyu kazansaydım anneme bir ev alırdım.)

She might finish the chores, if her brother helped her.

(Eğer erkek kardeşi ona yardım etseydi ev işlerini bitirebilirdi.)

’’If’’le kurulan cümle geçmiş zamanla kurulduğu için ‘’past simple’’ ve ‘’ past continous’’ kalıplarından olan ‘’was / were’’ cümlelerde yer alabilmektedir.

Gündelik dilde ‘’were’’ kalıbının daha çok kullanılmasından kaynaklı olarak Type Two cümlelerinde was değil, özne ‘’he, she, it’’ bile olsa ‘’were’ kalıbı kullanılmaktadır.

If I were a boy, I won’t hurt any woman.

(Eğer bir erkek olsaydım, hiçbir kadını incitmezdim.)

If she were a teacher, she might change every child’s life.

(Eğer o bir öğretmen olsaydı tüm çocukların hayatını değiştirirdi.)

Type Three (3) olsaydı / olurdu

Type Three’nin kullanıldığı cümlelerde “if clause” geçmişte kalmış, bitmiş ve tamamlanmış durumlar hakkındaki farazi konuşmaları ifade etmek için kullanılır.

Özetle Type Two anlatımıyla kullandığımız, oluşturduğumuz cümleleri şuan da hatırlayıp, dillendirdiğimizde Type Three anlatımı yapmış oluruz.

Type Three anlatımında ‘’past perfect tense’’ zaman kalıbı kullanılır.

Ayrıca Type Two’da olduğu gibi modallar kullanılıyor olmasına rağmen bu modallar ‘’modal perfect’’ kalıplarıyla cümlelerde kendilerine yer bulurlar.

Type Three kalıbında kullanılan modallar: would, might, have’dir. Cümlelerde fiilin üçüncü hali, verb three kullanılır.

Örnekler:

If you had worked enough, you would have passed the exam.

(Eğer yeteri kadar çalışsaydın, sınavı geçerdin.)

If James would done his part, this project will be completed at the right moment.

(Eğer James kendi bölümünü yapsaydı bu proje tam zamanında bitecekti.)

If she had göne to education faculty, she would have become a great teacher.

(Eğer o eğitim fakültesine gitseydi çok iyi bir öğretmen olurdu.)

Not: Bu dört farklı ‘’If clause’’ type’ının dışında kalan durumlar da vardır. Bu durumlar da şu şekildedir.

Koşul Cümlelerinde (If Clause) Özel Durumlar

  1. Durum: ‘’Will, would, should’’ kalıpları normalde “if clause” kalıpları ile bir arada kullanılmaktadırlar.

Fakat bu cümlelerde yer alan bu fiillerin kullanım amacı ‘’kibarca istek belirtmek’’, ‘’belirsizlik’’ gibi anlamlar taşıyorsa “if clause” kalıbı ile kullanılabilir. 

If you will wait her, she will see you soon. (Eğer onu beklersiniz, birazdan sizi görecektir.) –Kibar anlatım

If she should come to picnic, we may go to the forest together. (Eğer o pikniğe gelirse birlikte ormana gidebiliriz.) -Belirsizlik

  1. Durum: ‘’If Clause” yerine ‘’when’’ gelen bazı durumlar vardır. ‘’If’’ eğer anlamı taşıdığı için ‘’ihtimali olan’’ bir durumu ifade ederken, ‘’when’’ ile kesinlik belirten bir durumdan söz edilmektedir.

If Celine texts me, tell her I will text her back. (Eğer Celine bana mesaj atarsa ona mesaj atacağımı söyle.)

When Celine texts me, tell her I will text her back. (Celine bana mesaj attığında ona mesaj atacağımı söyle.)

  1. Durum: Öğüt cümleleri kurulmak istendiğinde ‘’If I were you.’’ kalıbı kullanılmaktadır. Bu kalıp (“Ben senin yerinde olsaydım.”) anlamına gelmektedir.

If I were you, I would go to see him. (Yerinde olsam, onu görmeye giderdim.)

If I were you, I would try to talk with my mother. (Yerine olsaydım, annemle konuşmayı denerdim.)

Müthiş Yeni Metot Süper Kolay ve MEGA Hızlı İngilizce Öğretiyor

ÜCRETSİZ DERSLER