like (fiil)
(Futbol bu hayatta sevdiğim tek şeydir.)
(Dizi veya film izlerken abur cubur yemek hoşuna gidiyor.)
(Bu çiçek çok suyu sevmez bu yüzden onu çok sık sulamazsan iyi olur.)
(Çay mı istersiniz yoksa kahve mi istersiniz efendim?)
(Bir pizza alayım lütfen.)
like (sıfat)
(O tıpkı benim büyükbabama benziyor.)
(Onun kime benzediğini merak ediyordum.)
Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce Değil, Yöntem “Yazılı İngilizceyi anlıyorum ama iş konuşmaya gelince yapamıyorum.”…
Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri için romantik bir akşam yemeği, kimileri için küçük bir hediye...…
Düzenli Çalışmanın Gücü: Eğitim Sezonunda İngilizceyi Hızla Öğrenin Eğitim sezonu, yalnızca okula dönüş anlamına gelmiyor;…