High (sıfat, fiil, isim)
• high pressure: yüksek basınç
• high price: yüksek fiyat
• set a high value on: çok kıymet vermek
• gamble for high stakes: büyük para için kumar oynamak
• fly high: gözü yükseklerde olmak
• high up: yüksek bir konuma sahip olmak
• be in high spirits: neşesi yerinde olmak
• climb high: yükseğe çıkmak
• fall from high: yüksekten düşmek
• ride a high horse: büyüklük taslamak
Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce Değil, Yöntem “Yazılı İngilizceyi anlıyorum ama iş konuşmaya gelince yapamıyorum.”…
Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri için romantik bir akşam yemeği, kimileri için küçük bir hediye...…
Düzenli Çalışmanın Gücü: Eğitim Sezonunda İngilizceyi Hızla Öğrenin Eğitim sezonu, yalnızca okula dönüş anlamına gelmiyor;…