great (sıfat)
(Lisede harika bir tarih öğretmenim vardı.)
(Sen dünyanın en mükemmel annesisin.)
(Bu yıl müthiş bir kâr elde edeceğimizi umuyorum.)
(Garajda küçük ve büyük olmak üzere iki tip sandık var.)
(On bin dolar Türkiye şartlarında çok büyük bir para.)
(Okuldaki silahlı saldırıda büyük bir katliam meydana geldi.)
Great Kelimesi ile Eş Anlamlı Kelimeler
Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce Değil, Yöntem “Yazılı İngilizceyi anlıyorum ama iş konuşmaya gelince yapamıyorum.”…
Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri için romantik bir akşam yemeği, kimileri için küçük bir hediye...…
Düzenli Çalışmanın Gücü: Eğitim Sezonunda İngilizceyi Hızla Öğrenin Eğitim sezonu, yalnızca okula dönüş anlamına gelmiyor;…