on (edat)
(Ödevimi sıramın üzerinde unutmuşum. Gidip onu size getirebilir miyim?
(Bu iftira senin üzerine yapışacak, hemen bunun için bir şeyler yapmalıyız.)
(Feribot ile adaya gittiler.)
(Erkek kardeşim okula yürüyerek gider.)
(Düz gitmeye devam et ve ilk kavşaktan sağa dön, böylece okyanusu solunda göreceksin.)
(Televizyonda, gençlerle alakalı bir program izlemiştim.)
on (zarf)
(O günden bu yana bizimle çalıştılar.)
on (sıfat)
(Stadyumun ışıkları açık, bir antrenman yapılıyor olmalı.)
(Tüm kameralar açıktı fakat cinayet gününe ait bir kayıt göremiyorum şu anda.)
On Kelimesi ile Eş Anlamlı Kelimeler
Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce Değil, Yöntem “Yazılı İngilizceyi anlıyorum ama iş konuşmaya gelince yapamıyorum.”…
Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri için romantik bir akşam yemeği, kimileri için küçük bir hediye...…
Düzenli Çalışmanın Gücü: Eğitim Sezonunda İngilizceyi Hızla Öğrenin Eğitim sezonu, yalnızca okula dönüş anlamına gelmiyor;…