fast (sıfat)
(Jack hızlı bir araba aldı ve bununla gurur duyuyor.)
(Luna gerçekten hızlı bir olimpik yüzücü.)
fast (zarf)
(Eğer işi almak istiyorsan, hızlı davranmalısın.)
(Hadi, konser biletlerini şimdi almalıyız. Koltuklar çabuk doluyor.)
fast (fiil)
(Ünlüler formlarını korumak için haftada bir gün oruç tutar.)
Fast Kelimesinin Diğer Sözcüklerle Kullanılmasıyla Ortaya Çıkan Fiiller
Fast Kelimesi ile Eş Anlamlı Kelimeler
Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce Değil, Yöntem “Yazılı İngilizceyi anlıyorum ama iş konuşmaya gelince yapamıyorum.”…
Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri için romantik bir akşam yemeği, kimileri için küçük bir hediye...…
Düzenli Çalışmanın Gücü: Eğitim Sezonunda İngilizceyi Hızla Öğrenin Eğitim sezonu, yalnızca okula dönüş anlamına gelmiyor;…