crush (fiil)
(Yağı çıkarmak için tohumları ezmen gerekecek.)
(Dev köpek balığı, tekneyi ezdi ve ortadan ikiye böldü.)
crusher (isim)
(Çöpleri öğütücüye atalım.)
crushing (sıfat)
(Başkan Kennedy’nin ölümüne dair yıkıcı haberle ders bölündü.)
have a crush on someone (informal)
(Keman ustasına abayı yakmıştım.)
Crush Kelimesi ile Eş Anlamlı Kelimeler
Ezberliyorsun Ama Konuşamıyorsun: Sorun İngilizce Değil, Yöntem “Yazılı İngilizceyi anlıyorum ama iş konuşmaya gelince yapamıyorum.”…
Sevgililer Günü geldi çattı! Kimileri için romantik bir akşam yemeği, kimileri için küçük bir hediye...…
Düzenli Çalışmanın Gücü: Eğitim Sezonunda İngilizceyi Hızla Öğrenin Eğitim sezonu, yalnızca okula dönüş anlamına gelmiyor;…