Yummy Ne Demek? Yummy Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

yummy (sıfat) Lezzetli, nefis, harika, çok çekici, tadı güzel When you go to the market, you should not fill your…

Men Ne Demek? Men Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

men (isim) Erkekler, adamlar Three men talking to each other at the bar but I can't hear them.(Barda üç adam…

Has Ne Demek? Has Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

has (fiil) Sahip olmak (have fiilinin 3. tekil şahıslar için kullanılan hali) The car has GPS navigation.(Araç GPS navigasyonuna sahip.)Jessica…

Fair Ne Demek? Fair Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

fair (isim) Panayır, fuar, festival I am so excited to go to the fair tonight.(Bu gece panayıra gitmek için çok…

Update Ne Demek? Update Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

update (isim/fiil) Güncelleştirmek, modernize etmek, yükseltmek I've been waiting for 2 hours for my computer to update.(Bilgisayarımın güncellenmesi için 2…

Tag Ne Demek? Tag Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

tag (isim) Etiket Look! There's a tag on the leash with the dog's name on it.(Bak! Tasmanın üzerinde köpeğin isminin…

Take Ne Demek? Take Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

take (fiil) Almak When I was fighting in Vietnam, I took a knife and stabbed a Viet-Cong guerilla in the…

Thanks Ne Demek? Thanks Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

thanks (çoğul isim) Teşekkürler Here is your order, one bowl tomato soup, two pieces of steak, and french fries. –…

Trap Ne Demek? Trap Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

trap (isim/fiil) Kapan, tuzak, set çekmek, aldatmak, pusuya düşürmek, ağız, oyuna getirmek, sifon, darağacı We set up traps in various…

True Ne Demek? True Kelimesi Türkçe Anlamları ve Örnek Kullanımları

5 yıl önce
Lingusta

true (sıfat/fiil/isim) Hakiki, gerçek, doğru, doğrultmak, nihai gerçeklik, meşru To tell you the truth, he doesn't want to be friends…

İngilizceyi Kolayca Öğrenin

Günlük hayata uygun ipuçları ve öğrenme teknikleriyle dil gelişiminizi hızlandırın.